Cahil Cesareti :-)

http://www.cahilcesareti.org/

 

sailingwavecollision-121223

Sadece link verip kaçacaktım, ama çenemi tutamayacağımı biliyorum. Fazla birşey söylemek istemiyorum, sitede çok güzel anlatmışlar, daha önce görüp es geçtiğim bir internet sitesiydi, bugün iyice bakınca daha önce ilgilenmediğim için pişman oldum, ama neyse mutlaka inceleyin. (destek olmayı da unutmayın lütfen, eğer 1 tl size dokunmayacaksa)

Bu arada geç de olsa bir MERHABA…

Benim de cahilce 🙂 bir hamle yapmam an meselesidir artık, yerimde duramıyorum. Sureyelken sürekli değişen gelişen bir proje, öyle sanıyorum ki benim yolculuğum biraz şaşırtıcı olacak, en azından ilk yolculuğum için söyleyebilirim bunu. Açık açık konuşmadığım için kusura bakmayın, biliyorsunuz her şeyi açıkça söylemem.. Sürprizlere hazır olun. Bir anda rüzgarına kapılıverirsiniz alimallah…

11953-sailing-1920x1200-sport-wallpaper

 

Sureyelken

gale-sail4

Dünyanın geçilmesi en zor denizinde, en uzun soluklu solo okyanus turu için, insanın sınırlarının ötesinde insan üstü bir çabayla gerçekleştirilecek bir yolculuk hayaliyle kolları sıvadık ve zannederim ki uzun bir zamandır da çabalamaktayız. Bu yolculuk bir ölüm kalım yolculuğudur. Bu yolculuk yaşamayı delicesine seven çocuk ruhlu insanların korkulu – korkusuz yolculuğudur. Bu yolculuk hayallerimizin ötesinde gökyüzünde bulutların ardında sonsuz bir evrende tek başına bir yolculuktur. Mesele sadece gitmek değil, sonbaharın sarı yaprakları gibi savrulduğumuz şu hayatta özgürlüğümüzün suya yazılan yazısı, imzasıdır. Mesele başarmak ya da başaramamak değil, günü geceye katıp özgürlüğe, hayata yelken açmaktır.

Ne kadar çabalarsak çabalayalım, hayat bir de bakmışsınız hiç ummadığınız bir yere getirir sizi ve ne yapacağınızı bilemezsiniz. Çaresiz hissedersiniz, yorgun, bitkin, üzgün hissedersiniz, gitmek de korkulu bir rüyadır bazen kalmak da.. Sonu geldi zannederken, savaşın daha yeni başladığını görürsünüz ve ayağa kalkıp yürümeye devam edersiniz. Artık aceleniz yoktur bilirsiniz.. yol iz bitmez… yolculuk çok önceden başlamış da habersizdir yolcu.. Kendine yetişmek için yürümektedir.. yürümektedir…

Resim: http://www.google.com.tr/imgres?q=sailing+south+pacific+storm&sa=X&hl=tr&noj=1&tbm=isch&tbnid=R17oDdllnWvqXM:&imgrefurl=http://www.atninc.com/atn-gale-sail-sailing-equipment.shtml&docid=H_SA8aW1ErQpBM&imgurl=http://www.atninc.com/images/products/gale-sail4.jpg&w=450&h=301&ei=1X-HUdC7B8nKOOvGgdAC&zoom=1&ved=1t:3588,r:25,s:0,i:164&iact=rc&dur=2513&page=2&tbnh=184&tbnw=275&start=15&ndsp=26&tx=109&ty=100&biw=1360&bih=667

Bülbülüm Altın Kafeste

Göç etti duygularım..

Yazıyorum bir şarkıyla beraber, şimdilerde aheste aheste… Ah neyleyim şu gönlüme..

[youtube]http://www.youtube.com/watch?v=wM_UzIWI2sg[/youtube]

 

Ben sana aldanamam şarkılar yazılır her şiirine, şimdilerde hep kehribar kokusu, şimdilerde kaplı her yanımız bir hazan bulutu.. Öfkeler kusmuyor insanlar, sallanıp durmuyor rüzgârda hatıralar.. Şimdilerde bacakların titrer, bu bastığın toprak, yer.. Ben sana aldanamam belki ama aldanır görkemli parmaklıkların ardından bakanlar.. Aldanır bu şarkıyı yazan, okuyan dudaklar.. Kimbilir belki yine sarıya boyanır bulutlar, ağlar ağlar ama yine açılamaz, beyazlayamaz yaşayanlar..

Hep eski zamanları arıyor şimdi gözlerim. İlk akşam üzeri… Serili önümüzde ilk gece..

Aklım pek soğuk düşler gördürmekte şimdilerde bana.. Üzülerek seyretmekteyim olan biteni.. Biraz daha sessizlik lütfen.

 

 

Yola Çıkmadan Önce Yapılması Gerekli İşler

  • Acil durum çantası Hazır mı? (İlk Yardım Çantası, İlaçlar, Yardım Fişekleri, vs?)
  • Bot ve Kürek Sağlam mı?
  • Balık adam malzemesi.
  • Can Yelekleri Tamam mı? (Düdük ve Fenerleri Var mı ?)
  • Su Kontrolü + Su Bidonu Dolumu?
  • Kerteriz pusulası.
  • Çizme, Şapkalar, Yağmurluk, Eldiven + Kazak (Soğuk hava için).
  • Olta takımı.
  • Gemici Feneri + Gaz Yağı.
  • Yelken Tamir Kiti.
  • Güneş Gözlüğü ve Güneş Yağı.
  • Dürbün.
  • Uyku Tulumları, Çarşaf.
  • Yeteri Kadar Pil Var mı?
  • Takım Çantası.
  • Kâğıt Havlu ve Tuvalet kâğıdı.
  • Kuru Yiyecek ve Şeker Var mı?
  • Benzinli ya da dizel motor kullanıyorsanız dikkat etmeniz gereken hususlar şunlardır;
  1. Yakıt Kontrolü + Mazot Bidonu Dolu mu?
  2. Yağ Kontrolü + Yedek Yağ Var mı?
  3. Yağ basıncı göstergesi çalışıyor mu?
  4. Yedek Motor Kayışı Var mı?
  5. Yedek Mazot Filtresi Var mı?
  6. Motor Sıcaklık Alarmı Çalışıyor mu?
  7. Motor soğutma suyunun atılıp atılmadığının kontrolü. Yedek İmpeler Var mı?
  8. Aküler dolu mu?

Kaynak: Cengiz Mimarbaşı (www.yelkenciyiz.biz)

Önce Emniyet

  1. Yüzmeyi ne kadar iyi bilirsen bil kara ne kadar yakın olursa olsun teknenin terk edilmemesi gerekir.
  2. Can yeleğinin giyilmesi (Her durumda sizi su üstünde tutması) ölümlerin %80 can yeleği olmadığından kaynaklanmaktadır.
  3. Teknede her kişi için can yeleğinin bulundurulması.
  4. Fırlatılabilir 30 m halata bağlı can simidinin bulundurulması.
  5. En az iki portatif yangın söndürücü bulundurulması (2 lt kapasiteli).  Söndürücülerin ne olursa olsun dolu olduğundan süresinin bitmediğinden ve kullanılabilir olduğundan emin olmalısınız.
  6. Yeterli bir manevra düdüğünün bulundurulması.
  7. Bot ve küreklerin bulundurulması.
  8. Güvenlik araçlarının nerde olduklarını gösteren bir liste oluşturup bunu görülebilinir bir yere konması.
  9. Çok güçlü ses çıkarabilen bir aletin bulundurulması.  Örneğin havalı siren düdüğü gibi.
  10. İlk yardım çantası ve ilk yardım talimatları bulundurulması.
  11. Dümen palasının kırılması halinde kürekler bu görevi görebilir.
  12. Yedek çapa, zincir ve halatların bulundurulması.
  13. Çeşitli el aletlerinin bulundurulması.
  14. Çarmık tellerini kesebilecek bir aletin bulundurulması.
  15. En az bir balta ve bir denizci çakısının bulundurulması.
  16. Madenci fenerinin bulundurulması.
  17. Su boşaltmada kullanılabilecek ipli bir kova.  Bir ucu tekneye bağlı olmalı.
  18. Yırtılması halinde yelkenleri yapıştırabilecek bir bandın bulundurulması.
  19. Ayna ve ışıldak bulundurulması.
  20. Güneş yağı.
  21. Zor durumda kalınması halinde başkalarının yardım istediğinizi anlayabilmeleri için ellerinizi baş üstünde çapraz hale getirin.
  22. 3 adet gece ve 3 adet gündüz işaret fişeği bulundurulmalıdır.  Bu fişeklerin kullanılma süreleri sınırlı olduğundan dikkat edilmelidir.
  23. SOS (üç kısa, üç uzun, üç kısa) veya güçlü beyaz bir ışığı dakikada 50?70 kere yakıp söndürmek.
  24. Bölgenin deniz haritasının bulundurulması.
  25. Pusula.
  26. Dürbün.
  27. Yiyecek ve Su.
  28. Her zaman kötü havalar için uygun giyecek.
  29. Yedek Piller.
  30. Güneş gözlüğü.
  31. El telsizi kötü durumlarda 16 ve 21 nolu kanaları kullanmalıdır. (Mayday Çağrısı) ve bir cep telefonu. Sahil güvenlik, polis veya kurtarma kuruluşlarının telefonları bulundurulmalıdır. Hatta bunları telefonlarınıza kaydedin.
  32. Yatlar arası haberleşme yalnızca 72 ve 73 kanalardan yapılabilinirken balıkçılar 9, 10, ve 77 kanalları kullanır.
  33. Seyir yapacağınız yerleri, ne zaman yola çıkacağınızı ve denizde ne süreyle kalmayı düşündüğünüzü güvenilir birine söylemek yararlı olabilir. Buna seyir planı denir. Bu planda, teknenizi tüm ayrıntılarıyla, rengi yapıldığı malzeme, boyutları, donanım türü ve tanımlanmasına yardımcı olabilecek diğer özellikleriyle tanımlamalısınız. Ayrıca teknede ne tür güvenlik araçları bulundurduğunuz ya da telsizinizin ya da cep telefonunuz ve diğer sağlık bilgileriniz (Kan gurubu, v.s.). Dönmeniz gereken tarihte dönmediyseniz, bu kişi yetkililere haber vermelidir. Tabi döndüğünüzde bu kişiye haber vermeniz gerekir.
  34. Teknenizi yalnız kullanıyorsanız muhakkak araç takip sistemi konmalı ve güvendiğiniz birine bunun ile ilgili tüm bilgileri vermenizde çok büyük fayda vardır.

Kaynak: Cengiz Mimarbaşı (www.yelkenciyiz.biz)

İstanbul’un Yeni Fuar Alanı

Deniz üzerinde düzenlenen Boat Show?un artık ikinci bir limanı daha var: Denizcilik tarihinin en eski limanlarından, tüm dünyanın bildiği adıyla ?Golden Horn? yani Haliç?

NTSR Fuarcılık 30 yıllık sektör deneyimi ile dünyanın en prestijli yatlarını, ülkemizin en değerli Fuar ve Kongre Merkezi?nde deniz severlerle buluşturuyor. Türkiye?nin deniz üzerindeki en büyük fuarı olan Boat Show markası yeni bir heyecana yelken açıyor. Marintürk İstanbul City Port Pendik?ten sonra Boat Show markasının yeni limanı herkesin kolaylıkla ulaşabileceği Haliç olacak.

2007 yılında ön çalışmalarına başlanılan ve tescil ettirilen ?Golden Horn Boat Show? markası ile 2012 yılında, deniz severleri bu büyülü ve tarihi atmosferde ağırlamaya hazırlanıyor.

İstanbul?un denize sıfır kıyısı olan tek kongre ve fuar merkezi ?Haliç Kongre Merkezi?nde denize dair etkinlikler için sonsuz imkânlar sunuluyor. Merkez, 1000 metreye yakın sahil şeridi, 30.000 m2 kapalı ve açık sergi alanları, 1000 araçlık kapalı, açık otopark alanları ile en son teknoloji toplantı, ses, ışık, düzenekleri ile sadece İstanbul?un değil Avrupa?nın da en modern kongre ve fuar merkezi olarak faaliyet gösteriyor.

Dünyanın sayılı metropollerinden birisi olan İstanbul?un tarihi dokusu ve Haliç?in benzersiz ortamında denizcilik sektörünün en iyilerini biraraya getirecek olan bu fuarda devasa yatlar Haliç?te sergilenirken, Golden Horn Boat Show, Avrupa başta olmak üzere dünyanın en prestijli yatçılık ve deniz aksesuarları fuarlarından birisi olmaya aday.

Kaynak: http://www.boatshow.com.tr

Teknede Kullanılan Halatlar ve Görevleri

1.   BalançinaBumbayı yukarı kaldırmak veya aşağı inmesini engellemek için kullanılır.  Yelken seyrinde hiç bir önemi YOKTUR. Bu halatı çekmek istediğinizde anayelken iskotası ve pupa palangası  piyano kilitleri açık olmalıdır.

2.  Iskota Halatları:

Ana yelken Iskotası:

Bumbanın sağa sola gitmesine izin verir çektiğinizde ortaya gelmesini saglar daha fazla çekerseniz bumba aşağı iner anayelken iskotası kullanıldığında balançina piyano kilidi açılmalıdır.

Ceneo Iskotası: 

Cenoanın açılması veya trim edilmesi için kullanılır.

3.  Pupa palangası:

Bumbayı aşağı çekmek veya kasmak için kullanılır.  Bu halat kullanıldığında balançina piyano kilidi açılmalıdır.

4.  Furling Halatları (Anayelken, Ceneva ve Balan Furling):

Ana yelkeni ve  Genavonın kapatılmasında veya toplanmasında kullanılır.

5.  Mandar Halatları (Anayelken, Cenoa ve Balan Mandarı):

Yelkenlerin direğe basılması için kullanılan halatlardır.

6.  Araba Halatları (Anayelken ve Cenoa Araba Halatları):

Yelkenlerin trim edilebilmesi için kullanılan arabaların ayarlanmasında kullanılan halatlardır.

Kaynak: Cengiz Mimarbaşı (www.yelkenciyiz.biz)

Yelken Eğitimi

[youtube]http://www.youtube.com/watch?v=No9sb00blmw[/youtube]

Evet dostlar, merhaba.. Oldukça uzun bir ara oldu. Çalışmalarımın yoğunluğundan ötürü siteyi güncelleyemedim. Tüm takipçilerimden özür diliyorum. Yaklaşık birbuçuk aydır nerdeyse hiç durmadım. Bu sürede yaptıklarım; işe gidip gelmek, denize açılıp pratik yapmak, dalış, uyku..Bundan sonra siteyi ne kadar arayla güncellerim bilemiyorum. Ancak yazılacak birçok şeyi zaten yazdım. Yelkenle ilgili en iyi sitelerden biriyiz.

Siteyi uzun zamandır güncellemediğimiz için sitemde bulunan üyelerimiz; gönüllü sureyelken yazarı olmak isterseniz bana mail yoluyla bilgi verin. Ben bundan sonra daha çok yapmış olduğum yolculuklardan bahsedeceğim ve pratik seyir bilgileri aktaracağım. Belki seyir defteri başlığı altında yeni bir sayfa görebilirsiniz. Bu yüzden yazar olarak sitemize destek vermek isteyen arkadaşları aramızda görmekten çok memnun olurum.

Bu arada: Sureyelken Yelkenciyiz.biz yelken eğitimleri başladı. Yelken eğitimi almak için yine mail yoluyla bana ulaşabilirsiniz.

Dünya turum öncesinde yapacağım pratik seyirlere katılmak isteyenler için sitede duyuru yapacağım. Bizi takip etmeye devam edin.

Fırtına

titreyen rüzgar kanatlarında.. fırtına içimizden geçerken,

yorgun bir denizci okyanus ortasında, ne yapacağını bilmez bir halde.. hiç telaşlı görünmüyor. anlatacak çok şeyi var belki, belki hiçbir şey yok.. okyanus ortası çaresizlik… tekne sulara gömülsün mü yoksa kaldığımız yerden devam mı edelim yaşamaya.. elinde midir her zaman karar vermek yoksa bu sefer tamam mı? daha da var mı nefesin alınacak.. yarım bardak suyun var, yemekse hiç… tükenmişim hafız.. daha yolun yarısına gelmemiş bir denizci, kabul et çok zordu herşey.. yolculuğa çıkmak mı yoksa devam edebilmek mi daha zor.. denizin merhametine mi ihtiyacın var şimdi yoksa mola vermek mi geçiyor aklından söyle.. üzgün değilsin, mutlu da değil.. huzur parmak uçlarında damlalar..

sesinde rüzgar…

kapkaranlık bir gecedeyim.. etrafımda durmadan yer değiştiren tepeler dağlar.. kapatın yollarımı geçemeyeyim, bitmesin dalgalar.. kükreyen, çığlık atan, çıldırmış gibi dalgalar…

Resim: http://mytvmoments.com/view.php?v=250959

Çöldeki Gemiler

… yağmur ormanı hamburger endüstrisinde kullanılacak danalara otlak açmak için
dönüm dönüm yakılıyordu.

… metan sera gazları arasında en hızla artanlardan bir tanesi. Atmosferdeki hacmi
bakımından karbondioksit ve su buharından sonra üçüncü sırada yer alıyor ve
atmosferin üst katmanlarının kimyasını değiştiriyor.

Belki de sorunun cevabının bir bölümü etkili tepki vermenin zor bir işmiş gibi
algılanmasında yatmaktadır. Zihinde canlandırılan sorunun çözümü, aklımızın alabileceğinden büyük çaba ve fedakarlık gerektiren cinstense ya da tek kişinin elinden
gelen her şeyi yapmasına rağmen genel bir felaketin engellenmesi mümkün değilse;
etki ve ahlaksal tepki arasındaki bağlantıyı kopartma eğilimi gösteririz. Sonra tepki
vermek imkansız hale getirildiğinde, tepkimizi tetikleyen imge sadece irkiltici olmakla
kalmaz acı da verir. Bu noktada artık imgeye değil, yarattığı acıya tepki duymaya
başlarız.

Bize yardımcı olabilecek bir diğer yöntem, askeri sistemler içinde yer alan ve hangi
tiyatroda oynandığına bağlı olarak, üç farklı kategoriden birini genellikle diğerleriyle
çelişkili hale getiren bir düzlemdir. Kategoriler, “yöresel” çarpışmalar, “bölgesel
savaşlar ve “stratejik” çatışmalar olarak tanımlanmaktadır. Üçüncü kategori, ülkenin
varlığını tehdit eden ve küresel bağlamda anlaşılması gereken mücadeleleri ifade eder.

Çevresel tehditler de aynı şekilde algılanabilir. Örneğin; su kirliliği, hava kirliliği ve
yasadışı atık giderme esasen yöresel olgulardır. Asit yağmurları, yeraltı su
kaynaklarının kirlenmesi ve büyük ham petrol sızıntıları ise bölgeseldir.

Ancak, küresel çevreyi etkileyen yeni bir çevre sorunları sınıfı da bulunur ve bu
tehditler özünde stratejiktir. Geçtiğimiz kırk yıl içinde atmosferdeki klor oranında
görülen % 600‘lük artış, sadece kloroflorokarbon gazı üreten ülkeler üzerinde bulunan
hava için değil; yeryüzünden arşa kadar her ülkenin, Antarktika‘nın, Kuzey Kutbu‘nun
ve Pasifik Okyanusu‘nun üzerindeki hava için de söz konusudur. Artan klor düzeyleri,
dünyanın güneşten gelen morötesi ışınları ayarlayarak belli miktarını yeryüzüne iletme
sürecini kesintiye uğratmaktadır. Ve eğer klor düzeyinin daha da yükselmesine izin
verirsek, radyasyon düzeyi de artacaktır. Hem de öyle bir artacaktır ki; dünya
üzerindeki bütün hayvan ve bitkilerin hayatı yeni bir yok olma tehlikesiyle karşı karşıya
kalacaktır.

Küresel ısınma da stratejik bir tehdittir. … Bu ısı artışı; rüzgarların esişini, yağmurun
yağışını, hava sıcaklığını, okyanus akıntılarını ve denizlerin seviyesini belirleyen küresel
iklim dengesini ciddi olarak tehdit etmektedir. Bu denge de kara ve denizlerdeki bitki
ve hayvan türleri dağılımını belirler ve insan topluluklarının dünyadaki yerleşimleri
üzerinde büyük bir etkiye sahiptir.

Bir başka deyişle, uygarlığımızın birdenbire küresel çevrenin bir bölümünü değil
tümünü etkileme yetisi kazanmasıyla, insanoğlu ve yeryüzü arasındaki ilişki tamamen
dönüşüme uğramıştır.

Uygarlığımızın seçimleri, günümüzde küresel çevrede meydana gelen değişikliklerin
baskın sebebidir.

Bu yüzyıl, yeryüzüyle olan ilişkimizin fiziksel gerçekliğini tanımlayan iki ana etkenin
kökten değiştiğine tanıklık etmiştir: insan nüfusundaki her on yılda bir Çin nüfusu
oranında gözlenen ani ve şaşırtıcı artış; bilim ve teknoloji devriminin birdenbire ivme
kazanması ve böylece gücümüzün etrafımızdaki dünya üzerinde yakarak, keserek,
kazarak, oradan oraya taşıyarak ve yeryüzünü oluşturan maddeyi dönüştürerek etki
yaratmamızı sağlayacak kertede, inanılmaz bir biçimde büyümesi.

…insanlığın yeryüzünde görünmesinden 1945 yılına kadar, nüfusun iki milyara varması
için dünyadan on binden fazla nesil geçmesi gerekmişti. Şimdiyse bir insan ömrü
boyunca, örneğin benim yaşam sürem içinde dünya nüfusu iki milyardan dokuz
milyarın üzerinde çıkacaktır.

Tıpkı nüfus patlaması gibi, bilimsel ve teknolojik devrim de on sekizinci yüzyılda yavaş
yavaş hız kazanmaya başlamıştır. Ve sürüp gitmekte olan bu devrim birden katlanarak
büyüyecek şekilde hızlanmıştır.

Bu dönüşüm sayesinde yeryüzü kaynaklarının sınırsızca, son damlasına kadar
kullanılmasının sonuçları, sınırlanmamış bir nükleer savaşın yol açacağı sonuçlar kadar
akla hayale sığmaz olacaktır.

Küresel ısınma, ozon tabakasının incelmesi, canlı türlerinin ve ormanların yok olması… Bunların hepsinin ortak sebebi: Uygarlıkla yeryüzünün doğal dengesi arasındaki yeni ilişki.

Silahlanma yarışına nihai çözüm; taraflardan birinin yeni silah geliştirip bunu her yana
yayması ya da tek taraflı olarak silahsızlanma kararı almasıyla değil, yeni anlayışlar
geliştirilmesi ve ilişkinin kendisinin karşılıklı anlayış içinde dönüştürülmesiyle
bulunacaktır. Bu dönüşüm, silah teknolojisindeki değişimleri ve bu teknolojiyi kötüye
kullanan ülkelere nükleer teknolojinin yasaklanmasını da kapsar. Ama esas değişim,
savaş kurumu ve ülkeler arası ilişkileri hakkındaki düşüncelerimizin değişmesiyle
meydana gelecektir.

Kimileri nükleer güç ya da genetik mühendisliği gibi yeni bir teknolojinin sorunu
çözeceğini savunmaktadır. Bazılarıysa, yaşam koşullarımızın ancak teknolojiye olan”
bağımlılığımızın hatırı sayılır oranda azaltılmasıyla, yalınlaşarak iyileştirilebileceği
görüşünden yanadır. Ama gerçek çözüm, uygarlıkla yeryüzü arasındaki ilişkinin yeniden
kurulması ve sağaltılmasıyla bulunacaktır. … Dünyayla kurduğumuz ilişkideki
dönüşümde elbette yeni teknolojilere de yer olacaktır. Ama kilit değişiklikler ilişkinin
kendisinin yeni baştan düşünülmesini kapsamaktadır.

Kaynak: Tükenen Dünya
         Earth in the Balance
         Al Gore