Biten Şeyler

Uykusuz gecenin gecesi oldum.. Sarıldım rüyalarıma? Hece hece şarkılar çaldı rüyalarımda..

Bin bir ah, bin bir dertle doldu bu gece..

Ne şarkılar duydu, ne türküler sustu bu gece..

Zindan gibi karanlık kalpli akşamlar..

Nice akşamlar konuşur bizimle, duymaz olur kulaklar.. Derin bir keder içindeyim hafız.. Bildim ki en güzel ölüm insanın kendi ölümüymüş. Hayat? Boşuna aramadığın saatlerde gizliymiş..

Bu duyduğum keder değil. Gönlüm sanki bir salıncak misali sallanır durur. Aklım fikrim gitmekte. İçli bir sandal gibi uzaklarda ruhum.. Arıyorum.. Tutamıyorum soğuktan sızlayan ellerinden.. Kelime kelime yaşıyorum günlerimi.. İnleyen nağmeler dudaklarımda, kulaklarımda. Bir türkü daha tutturmaya gerek yok. Sahne ve içindekiler aynı.. Değişen içli bir sonbahar akşamı..

Aşk ile gidiyorum şehrinden.. Bir şehir ki bu beni yerle bir eden..

-Sizin aşkınızdan ölen bir erkek/kadın, eğer bir ayağınız olmasaydı yine sever miydi sizi? Bir uzvunuz eksik olsaydı şimdiki eşiniz sizinle evlenir miydi? Zengin bir iş adamı ile aynı anda şimdiki eşinize evlenme teklif etseydiniz şu an sizle mi evli olurdu yoksa zengin iş adamıyla mı? Dürüstçe cevaplayabilir misiniz bu soruları?  Üniversiteyi bitirip ailenize çöpçü olmak istediğinizi söyleseydiniz size ne söylerlerdi. En sevdiğiniz, sizi en çok seven insanlar (onların istediği gibi olmazsanız yaşamazsanız) sizi sevmeye devam ederler miydi? Bu hayatı kimin için yaşıyorsunuz.. Eğer bugün güneş batmadan öleceğimi bilseydim, her gün gittiğim işime gitmezdim. (ama bunun yerine şu an yelkenle dünya turunda olsaydım ve de öleceğimi bilseydim rotamı bile değiştirmezdim) Bu bir temenni değil.. Bu bir hayal değil.. Bu benim seçimim.. Her an ölebilirim.. Ölümden korktuğum için değil aksine korkum olmadığı için söylüyorum bunu. Doğduğumuz anda ölüme koşmaya başlamıyor muyuz? Bunca yalanın, yalancının, sizi sevdiğini söyleyen iki yüzlünün (yukarıdaki sorulardan mütevellit) arasından çıkıp uzaklaşmaktan neden bu kadar korkuyorsunuz. Burada, aralarında yaşlanıp ölmek daha mı güzel.. Bu gün ölecek olsaydınız, bu güne kadar yaşadığınız hayattan memnun kalacak mıydınız? Bu sefer siz bana sormayın neden gidiyorsun diye. Ben sorayım: Burada ne arıyorsunuz? Neden bunca insanın arasında yalnızsınız? Kimi kandırıyorsunuz? Yalnız değil misiniz? Hayatınızı birlikte yaşamaya karar verdiğiniz insan bile basit bir uzvunuz kaybolduğunda sizinle işini bitiriyorsa, bu hayatta, bu dünyada, insanın olduğu herhangi bir yerde bana doğru olan gerçek olan bir şey gösterebilir misiniz? Sevgi bu mu? İnandığımız aşk bu mu? İnsan olarak hayat dediğimiz şey bu diye cevap veriyor bazı ağızlar. Kusura bakmayın o zaman, sevginiz de aşkınız da sizin olsun.. Kimse de bundan sonra bana neden gittiğimi, neden tek başıma bu yolculuğa çıktığımı sormasın. Ben yüreğimde halen daha sevgi taşıyorum.. Denizler çağırıyor beni.. Hayalim bir okyanus ortası.. Ayrılık değil, kavuşmaktan geçer bizim yolumuz.. Nereye gitmemi istiyorsa oraya çeviriyorum rotamı.. Yelkenler fora cemo? Ben buraya ait değilim.. (bachigai). Bu gördüklerinin hepsi birer hayal, -düş peşime.. Peşimde, yol üstünde martılar.. Göç ediyorum ellerinin uzanamayacağı bir yere.. Yürümek delicesine.. Yelkenler fora delicesine? Uyku yok.. Her zaman gündüz, her zaman gece.. Ne arıyorsan, ne bekliyorsan hayattan.. Ruhum çoktan havalandı, uçup gitti.. Beklemesini bile söylemedim.. Ben yetişirim sen git.. Üzerinde adımın yazılı olduğu bir dalga gelip beni bulana dek giderim cemo.. Yetiş!.. Nefesim bitiyor..

Biten Şeyler” üzerine 3 düşünce

  1. cliff

    Burada yazdıklarına dayanarak kendinden yola çıkalım, seni sadece sen olduğun için seven, değer veren, önemseyen, düşünen birilerinin olduğuna ya da olabilceğine hiç mi inanmıyorsun?

  2. admin Yazar

    herkes inanmak ister.. mecbur olduğu için.. başka seçeneği olmadığı için.. yarı gerçek yarı rüyayı yaşarken biz.. yarı uykulu yarı uyanıkken.. sayıklıyorken daha uykularda.. kimleri sevdin de unuttun ey insan.. hatırla geçmişini.. kimler unutulmadı.. rüzgarların önünde kuru yapraklar gibi..

Bir cevap yazın