Hayat Rüya Gibi…

Başı sonu belirsiz bir durumun içinde seyrediyorum kendimi. Bir ben konuşuyorum bir başka biri(leri).. Kendime karşı dürüst olamadığımın bilincindeyim. Türlü türlü duygular içinde bedenim. Günler nehir gibi akmıyor ki bileyim… Ama yine de bırakmak istiyorum kendimi günlerin insafına. Karşı koyamadiğim, canavar gibi kollarıyla çevrili her yanım. Bir yanım kaçmak ister şimdi bir yanım oluruna bırak der boşver. Bir yanım hüzün bulutlarıyla kaplı bir yanım salt neşe.. Bir yanımda kapkaranlık gece, bir yanım ışıklar içinde.. Kederli miyim şimdi hüzünlü müyüm, mutlu muyum, bir saniye yeter değişmeye, bazen saliseler bile konuşur yırtına yırtına. Bir sürü insan konuşuyor sanki içimden… konuşsam olmaz sussam hep bir uçurum.. Yürüyor muyum şimdi yoksa koşuyor muyum, duruyor muyum öylece bir yerde, yoksa sadece bir düşünceden mi ibaretim.. Her gün gördüklerimi görmezsem var olup olmadığımı bile bilemem belki de.. Tutukluyum kendi bedenimde hapsolmuş ruhum.. Yürüyüp gitsem ben de günler gibi öylece… Rüzgâr gibi geçse hepsi, herşey..

(Acınası suretler görüyorum…)

Huzur dolu içinde bulunduğum zaman ama huzursuz bir rüyadayim ben. Hatırı sayılır düşlere dalmişken gözlerim, şimdilerde hüzünbaz saatleri saniyeleri bile duyar gibiyim.. Günler hepten uçup gittiler… Seyrine daldık, sayamadık artık kaç yıl oldu.. Günler, hatırı sayılır bir dost, kapımızı çalarken ellerin.. Oluruna bırakırken ben her şeyi..Belki kendimdeyim belki değil ama biliyorum ben deniz kıyısında yürümeyi…

Bomboş ellerim, rüzgâr gibi geçip gidiyor günler… Rüzgâr işte ansızın, sarhoşmuşcasına sanki, tarifsiz, belki sadece ufacık bir esinti işte.. Sesin şimdi çok uzaktan gelir bilirim. Bilirim bütün kuşlar yabancı artık. Sayamadim günleri geçip gittiler birer birer.. Elleri mühürlü günlerin dudakları ellerinde.. Ellerin hep bambaşka günlerde.

Ben şimdi sessiz bir huzur ağacının altında serin bir rüzgâr beklemekteyim. Seyreyledim günlerin geçişini yaşli bir ağaç gibi sessizce.. Güllerin yaprakları gibi solup gittiler sessizce, hiç yaşanmamış gibi.. Zaman, hiç geçmemiş, hep aynı yerde beklemişiz gibi.. Kırmızı, sarı güller gibi günler.. Geçip gittiler, öylece bakakaldık…

Günler kimin için geçiyor salınarak, kimlere göz kırpıyor.. Günler hepimizin göğsünü bağ bıçaklarına deşip geçtiler.. Günler çığlık çığlığa kelebek kanatlarıyla geçip gittiler.. Göğsümüzde bağ bıçakları, şahit olduk oluyoruz içimizden geçip gitmelerine..

Ne hissettiğimi bile bilmiyorum şimdi. Hiçbir duygu hissetmiyor muyum yoksa hepsi bir arada mı…

Günler geçip giden bir gemi sahilden.. (Hayat bazen o kadar acıdır ki hiç yaşamamış olmayı dilersin) Tek bir gece, tek bir an, bazen buz gibi bir kurşun bitirebilir işini, ama bilemezsin.. Yine de geçip gider gemiler sahilden..

Günler geçip gittiler, yanıbaşımda karanfiller…

Ben bir roman kahramanıyım.. Yazarın düşlerindeki basit bir kahramanım..

Hayat Rüya Gibi…” üzerine 2 düşünce

Bir Cevap Yazın