Etiket arşivi: altabaşo

Flok Iskotaları

Her tramolada ıskotanın direk önünden dolaştırılmasını önlemek için floklarda çift ıskota kullanılır. Bunlar flok ıskota yakasına genellikle açılabilir parçalarla bağlanır. Küçük teknelerde ağırlıktan ekonomi için ıskotalar genellikle ıskota yakasına dikilir veya uzun bir halat tam ortasından kazık bağı yapılarak ıskota yakasına bağlanır. Iskotaların gerilmeden ıskota yakasından başlayıp, direk etrafından dolaştıktan sonra havuza kadar rahat gelecek uzunlukta olmaları gerekmektedir.

Floğun özellikle rüzgara yükselirken uygun şekilde ayarlanabilmesi için ıskota çekme açısının önemi çok büyüktür. Iskota, yalnızca iki parçası biribirine eşit olmayan floğa eşit germe sağlamakla kalmayıp, hızlandırılşmış hava akımını ana yelken arkasındaki boşluğa yöneltmelidir. Floğun verimi, ıskota köprüsünün (kızak ve ray) yeri ile ilgilidir. Deneyler hava akımının yelkenler arasında en iyi şekilde yöneltilmesinin, köprünün baş bodoslama veya flok karula yakasından 10 derecelik bir açı yapan hat üzerinde bulunması şeklinde olacağını göstermiştir. Floğun altabaşo ve kıç gradin yakalarının gerginliğini sağlayan köprünün yeri, orta dikiş uzantısının 10 derecelik hattı kestiği noktanın biraz önündedir.

Flok köprüsünün yeri, tekne rüzgara döndürüldüğünde floğun kıç gradin yakası aynı anda yapraklayacak şekilde ayarlanmalıdır. Köprünün yeri saptandıktan sonra floğun-karula yakasını her zaman baş bodoslama landasındaki aynı yere bağlanmasına dikkat edilmelidir.

Değişik seyirlerde ve rüzgar hızlarında daha verimli ıskota makarası bir ray üzerinde gezen kızağa bağlanır. Ray 10 derecelik hat boyunca uzanır. Ve kızakta kıç gradin ve altabaşo yakalarına istenilen gerginliği sağlayacak yere ayarlanabilir. Aynı sınıf teknelerin bile bireysel kullanma ve yelken özellikleri olur ve en uygun yeri bulmak için deneme-yanılma yöntemi kullanmak gerekir.

Çarmık sayısını arttırmanın avantajları:

  1. Daha iyi ana yelken performansı sağlayan ince direk kullanımına olanak sağlar.
  2. Daha küçük boyutları ve kalınlığı olan hafif direğe olanak sağlar.
  3. Daha küçük iskota açılarına olanak sağlar.

Çarmık sayısını arttırmanın dezavantajları:

  1. Trimi daha zordur.
  2. Maliyeti yüksektir.
  3. Boyuna stabiliteyi denetlemek için özel önlemler alınmalıdır.

Ana direğin güverteyi delerek salmaya kadar inmesinin avantajları:

  1. Daha iyi ana yelken performansı sağlayan ince direk kullanımına olanak sağlar.
  2. Daha küçük boyutları ve kalınlığı olan hafif direğe olanak sağlar.
  3. Daha küçük iskota açılarına olanak sağlar.

Ana direğin güverteyi delerek salmaya kadar inmesinin dezavantajları:

  1. Özellikle boyuna trimi güçleştirir.
  2. Güvertede büyük yatay kuvvetler oluşturur.
  3. Isınma ve su sızdırma riski vardır.

Donanımda kullanılan paslanmaz çelik çubuk ve çelik halatın (tel) karşılaştırılması

Bu karşılaştırmayı aşağıdaki özellikler açısından yapmak yararlı olur:

  • Kopma mukavemeti

Kopma mukavemeti, çubuğun veya telin kopmadan taşıyabileceği maksimum yüktür. Normal olarak aynı çapa sahip çubuk, tele oranla %20 daha güçlüdür.

  • Yorulma

Yorulma, çubuğun veya teli kopmadan taşıyabileceği yük sayısı olarak düşünülebilir. Normalde tel yorulmaya karşı biraz daha duyarlıdır. Ancak çubuk bir işaret vermeden koparken, telin ne zaman kopacağını kestirmek daha kolaydır.

  • Korozyona karşı dayanıklılık

İkisi de aynı malzemeden yapıldıkları için korozyon karakteristikleri de hemen hemen aynıdır.

  • Uzama

Aynı ağırlıkta çubuk uzaması = %80 tel uzaması
Aynı boyuttta çubuk uzaması = %60 tel uzaması

Çubuğun az uzamasının 2 avantajı vardır:

  1. Direk rüzgarın tersi yönüne daha fazla yatar, bu da tekneyi daha fazla rüzgara yönlendirir.
  2. Direk daha dik duracağı için mukavemeti artar.
  • Rüzgar direnci

Çap arttıkça direnç artar dolayısıyla, aynı mukavemetteki çubuk daha ince ve yüzeyi pürüzsüz olduğundan rüzgar direnci daha düşüktür.

  • Kullanım

Telin kullanımı daha iyidir. Daha küçük çaplı daireler şeklinde bükülebilir.

  • Maliyet

Çubuğun maliyeti %50 – %100 daha fazladır.

Kaynak: http://www.yildiz.edu.tr Pdf Yayını

Üçte Bir Aşırma Serenli Yelkenli Tekneler

Derleme: M. Cem GÜR – Mart 2007

Zamanında korsan lağerleri ve Bisquine?lerde altın çağlarını yaşayan bu yelken donanımı en basit şekli ile alçak gönüllü mizana yelkenli kayıklarda günümüzde en revaçta yelkendir. Bu donanım çok basit, aynı zamanda çarmıh olarak da işlev gören tek mandarlı, genellikle de makara donanımsız ıskotalıdır.

İsmini serenin ucundan itibaren üçte bir mesafede bağlanan mandar noktasından almıştır. Atlantik ve Manş Denizi fakir balıkçıları tarafından kullanılmış sonra da unutulmuştur. Yeniden geleneksel teknelere revaç ile denizcilik yaşamına yeniden girdi. Günümüzde ?diğer yol? diye tanımlanan yelken & kürek tekneleri ile altın çağını yaşıyor.

Üçte Bir Aşırma Serenli Donanım

Tarihi çok eskilere dayanan kare yelkenin altabaşo ön ucunun bordaya bağlanmasından doğan 18. ve 19. yüzyıllarda Manş Denizinde olduğu kadar bütün Atlantik Okyanusu kıyılarında basit balıkçı teknelerinden korsan gemilerine, med cezir bölgesi kabotaj teknelerine kadar her çeşit deniz aracında kullanıldı.

Adını mandarın serene bağlandığı üçte bir oranından alıyor. (Gerçekte bu nokta tekne tipine ve seren eğimine göre değişmektedir) Pek çok kullanım yöntemi vardır. Karula direkten biraz ileride bağlanır. Yelken trimine göre klasik olarak tekne boyu ekseni üzerinde, direğin önünde veya dibinde olabilir. Orsa yakası mandara vurulan bir palanga marifetiyle iyice gerilerek sertleştirilir.

  • İlk örnek picoteux teknelerinde ve Arcachon pinaslarında görülür. Her kontra değişikliği için yelken ve seren mayna edilip karula ile birlikte direğin rüzgâr altına alınır.
  • İkinci örnek Bröton mizanalı kayıklarında görülür. Yelken sadece uzun süre aynı kontrada seyir yapılacaksa mayna edilip rüzgâr altına alınır.
  • Üçüncü örnekte ise seren ve yelken her zaman direğin aynı tarafındadır. Böylece sloop gibi tekne boyuna kesitinde kalır.

Seren eğimi yani serenin direk ile yaptığı açı değişkendir. Zaman içinde ve yöresel olarak farklılık gösterir.

Aynı boyda bir teknede yelken ve direk sayısı değişebilir ve hatta değişik isimlerde alabilir. Atlantik?te küçük boy teknelerde mizanalı bir kayık sadece bir tek yelken kullanır. Oysa Manş kıyılarında aynı büyüklükte bir kayıkta bir direk, bir bocurum ve cıvadra olabilir ve böylece üç yelken kullanabilir.

Üçte bir aşırma serenli donanım en basiti dolayısıyla en ucuzudur. Çamdan kabaca işlenmiş bir direk, bir gargari halkası, çarmıhsız, makarasız bir tek iskota. Tabii bu donanım randa armaya göre çok da seyyaldir. Sabit çarmıh ve bumba yoktur. Teknenin başına çok yakın dikilen direk balıkçılık işleri ve manevralarını engellemez. Yelken, seren ve direk gerektiğinde hep birlikte tekne içine sığabilir veya bordadan taşırılan bir çatal ağaç üzerine yerleştirilerek kürek çekilir veya bordadan balıkçılık yapılabilir. Nihayet donatmak ve donanımı sökmek gayet kolaydır. Sonuç olarak bu donanımı bütün fakir balıkçı köylerinde, servis ve taşıma teknelerinde görürüz. Fransa ve İngiltere?de bütün sahillerde yaygın olarak görürüz.

4 ila 8 metreye kadar olan küçük balıkçı tekneleri genelde tek başına kullanılan veya kısıtlı mürettebatı olan iş tekneleridir. İngilizler özellikle ?dipping lug? (borda değiştirerek) kullanıyorlar. Yelkenli iş teknelerinin kaybolmasından sonra bile nadir de olsa gezi ve eğlence amaçlı teknelerde bu donanım zor da olsa yaşamaya devam etti.

60lı yıllarda kabaca eklenmiş ağır güverteler, aşırı güçlü makineler ve onların 3 devasa kanatlı pervaneleri, bilinçsiz ve bilgisizce yapılmış donanımlarla sadece tek kontrada seyredebilen yelkenler ile bu arma bütün çekiciliğini yitirdi.

80li yıllarda yeniden başlayan geleneksel teknecilik akımı ?buhar gücünü? alt etmeyi başardı. Yayınlar, reklâmlar, etkinlikler sayesinde özelikle Cotentin, Güney Brötanya?da hala kullanılagelen üçte bir aşırma serenli armalar yeniden hayat buldular. ?Misaine? gibi gönüllülük esasına göre çalışan araştırma ve uygulama dernekleri sayesinde tekne sahipleri yelkenlerini klasik üçte bir arma ile değiştirdiler, yeni kullanım teknikleri geliştirdiler.

Yeni tekneler inşa edildi. Bazıları modern polyester teknelerden çok daha verimli ve hızlı olup kullanıcıları hayrete düşürdü. Uzun zaman lanetlenen üçte bir aşırma serenli armalar geleneksel yeniden yapım tekneler üzerinde altın çağlarını yaşıyor.

Paralel olarak yeni bir ?geleneksel tenezzüh? anlayışı gelişti: ?YELKEN&KÜREK? tekneleri. Bunlar basitliği ve yüksek verimi için üçte bir aşırma serenli donanımı tercih ettiler. Günümüzde üçte bir aşırma serenli tekne filoları Fransa ve İngiltere?de yoğun olmak üzere bütün Avrupa?da gururla seyrediyorlar.