Etiket arşivi: Andrea Doria

Barbaros Hayreddin Paşa

Tarihin en büyük denizcilerinden biri, Akdeniz’i talan eden efsane korsanımız, Osmanlı Devleti’nin ilk kaptan paşası, Barbaros Hayreddin Paşa. Nam-ı diğer kızıl sakal, nam-ı diğer Hızır Reis..

1476 yılında Midilli Adası’nda doğmuştur. Osmanlı tarihinin en büyük denizcisidir. Asıl adı “Hızır” olup kendisinden korkan Avrupalı Devletler tarafından ün saldığı Avrupa’da “Kızıl Sakallı” manasına gelen “Barbarossa” ismiyle anılmış ve din ve devlet yolunda yaptığı büyük işlerden dolayı da Kanuni Sultan Süleyman tarafından, kendisine dine hayrı dokunan manasına gelen “Hayreddin” ismi verilmiştir.

Hayreddin Paşa, Selanik Vardar Yenice’sinden ve Midilli fatihlerinden olan babası Türk sipahisi Vardari Yakup Ağa ile Midillili bir türk olan annesi mukaddes hatun’nın dört oğlundan biri olarak 1470’li yıllarda Midilli adasında doğdu. Kendisine verilen “Barbaros” lakabı İtalyanca “Kızılsakal” anlamına gelir. Üç kardeşi olan Hızır Reis Limni adasında dünyaya geldi.

Oruç Reis, genç yaşta kardeşi İlyas ile birlikte deniz ticareti yaparken, Ege Denizi’nde Rodos Şövalyelerine tutsak düştü. Serbest kaldıktan sonra, yaşadığı olayın etkisiyle tüccar yerine korsan olmaya karar verdi. Bir süre sonra kardeşi Hızır Reis de ticareti bırakıp ona katıldı. Akdeniz kıyılarına akınlar düzenleyip, ganimetler elde ettiler. Cerbe adasını üs olarak kullanan Hızır Reis ve ağabeyi Oruç Reis?in ünü bütün Akdeniz?e yayıldı. İki kardeş Tunus Sultanı Muhammed ile anlaşarak Tunus?taki Halkü?l-Vaâd (La Gaulette) liman kalesini kullanmaya başladı. Hızır ve Oruç, ele geçirdiği ganimetin beşte birini Tunus sultanına veriyor, kalan malları Tunus pazarında satıyorlardı.

Hızır ve Oruç 1516’da ele geçirdikleri yüklü bir gemiyi armağan olarak Piri Reis himayesinde Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim’e gönderdiler. Bunun üzerine Yavuz Sultan Selim de onlara verdiği desteğin bir ifadesi olarak armağanlar yolladı. Oruç Reis ve Hızır Reisi’in, ağabeyleri İshak’ın da kendilerine katılmasından sonra korsanlıkla yetinmeyip Kuzey Afrika’da toprak edinmeye başladılar. 1516-1517’de İspanyollara karşı savaştılar ve Tenes, Tlemsen ve Oran kentlerini ele geçirerek Cezayir’i denetimlerine aldılar. Oruç Reis Cezayir hükümdarı ilan edildi. İspanyollar ertesi yıl Cezayir?i geri almak için Araplarla birleşerek saldırıya geçti. Bu savaşta Hızır Reisin ağabeyleri olan İshak Reis ve Oruç Reis öldürüldü. Hızır Reis, Yavuz Sultan Selim adına para bastırıp hutbe okutarak ona bağlılığını bildirdi. Yavuz Sultan Selim de Hızır Reis?i Cezayir Beylerbeyliğine atayarak koruması altına aldı. Bunun üzerine önce Tunus ve Tlemsen Beyleri birleşerek Cezayir’e yürüdüler. Cezayir şehri dışındaki toprakları alıp, Cezayir içindeki halkı ayaklandırdılar. Ayaklanmayı bastıran Hızır Reis beyleri durdurdu. 1519’da Cezayir’e gelen İspanyol donanmasını mağlup etti. Ama Cezayir halkının durumu ve Tunus Beyi ile yapılan savaşın iyi netice vermemesi üzerine gemileri ve kendine bağlı Reislerle Cezayir’i bırakıp Şerşel Adaları?na çekildi…..

Barbaros’un Kaptan-ı Derya “Hayreddin” olması

Hızır Reis 1520-1525 arasında Avrupa?nın Akdeniz kıyılarını vurarak büyük ganimetler elde etti. 1525?de Cezayir’i yeniden ele geçirdi. Ertesi yıl Şerşel’e baskın düzenleyen Cenevizli Amiral Andrea Doria?yı yenilgiye uğrattı. Kanuni Sultan Süleyman?ın Alman seferi sırasında Andrea Doria?nın Mora kıyılarına saldırması Osmanlıları güç duruma düşürdü. Bunun üzerine Kanuni, Hızır Reis’i İstanbul’a çağırdı ve 1533?te “Hayreddin” adını verdiği Hızır Reis?i Osmanlı donanmasının başına (kaptan-ı derya) atadı.

Hayreddin Paşa 1534’te Akdeniz?e açıldı ve İtalya kıyılarına seferler düzenleyip Tunus’u ele geçirdi. Ancak Andrea Doria komutasındaki Haçlı donanması karşısında Tunus’u bırakmak zorunda kaldı ve ertesi yıl İstanbul’a döndü. 1536’da daha güçlü bir donanmayla yeniden Akdeniz’e açılan Barbaros, İtalya kıyılarını vurdu ve Ege Denizi’ndeki Venedik adalarını Osmanlı topraklarına kattı.

Preveze Deniz Savaşı

Osmanlıların Akdeniz?deki denetiminin artması üzerine, Papalık, Venedik, Ceneviz, Malta, İspanya ve Portekiz gemilerinden oluşan bir “Haçlı donanması” kuruldu ve başına Andrea Doria getirildi. Osmanlı donanması ile Haçlı donanması 1538?de Preveze Körfezi önlerinde karşılaştı. Haçlıların 600’den fazla gemisi vardı. Bunun 308’i harp teknesi olup, 120’si en büyük oturak gemileriydi. Haçlılar donanmaya on binlerce forsadan başka 60 bin asker bindirmişlerdi. Hayrettin Paşa komutasında ise 122 kadırga ve forsalar dışında 20 bin askeri vardı. Toplamı 80 bin kişiyi bulan bir deniz savaşı daha önce hiç görülmemişti. Savaş sonucunda haçlı donanması 128 gemisini kaybetmiş, 29’u da Osmanlı denizcileri tarafında ele geçirilmişti. Hayrettin Paşa hiçbir gemisini kaybetmezken dört yüz kadar levent’i şehit olmuştu. Hayreddin Paşa, tarihe Preveze Deniz Savaşı olarak geçen savaşın mutlak galibiyetini Osmanlı devletine kazandıran Kaptanı Derya olarak adını tarihe yazdıracaktı. Bu zafer Osmanlı Devleti?nin Akdeniz’deki egemenliğini pekiştirdi.

Roma-Cermen İmparatoru Şarlken, Preveze?nin öcünü almak için 1541’de Cezayir’e saldırdıysa da başarılı olamadı. Bu arada Fransa Kralı I. François, Şarlken’e karşı Osmanlılardan yardım isteyince, Kanuni Barbaros?u Fransa?nın Akdeniz kıyılarına gönderdi. Barbaros, Toulon’da Fransız donanmasıyla birleşerek 1543’te Nice’i aldı. Ertesi yıl İstanbul?a dönen Barbaros Hayreddin Paşa, 4 Temmuz 1546?da burada öldü, Beşiktaş’taki türbesine defnedildi.

Osmanlı Devleti’nin kaptan paşaları, hil’atlerini Barbaros’un Beşiktaş’taki türbesinde giyerlerdi, bu törende dua edilir ve fakir fukaraya yemek verilirdi.

Sefere çıkan veya tatbikata giden Türk gemileri, günümüzde dahi bu türbenin önünden geçerken Barbaros’u top atışıyla selamlarlar.

Barbaros Hayreddin Paşa?nın anısına 1941-1943?te İstanbul?un Beşiktaş semtinde dikilen Barbaros Anıtı, ünlü heykelciler Ali Hadi Bara ile Zühtü Müridoğlu tarafından yapılmıştır. Heykelin arkasında Yahya Kemal Beyatlı’nın şu dizeleri yazılıdır:

Deniz ufkunda bu top sesleri nerden geliyor?
Barbaros, belki, donanmayla seferden geliyor!
Adalar`dan mı? Tunus`dan mı, Cezayir`den mı?
Hür ufuklarda donanmış iki yüz pare gemi
Yeni doğmuş aya baktıkları yerden geliyor;
O mübarek gemiler hangi seherden geliyor?

Beşiktaş’taki Kadıköy iskelesine Beşiktaş Barbaros Hayrettin Paşa İskelesi adı verildi ve mimarlar Erkan İnce ile M. Hilmi Şenalp tarafından Osmanlı Mimarisi tarzında yenilendi.

Türk Donanması’ndaki muhtelif gemilere adı verildi.

Komutanlığı süresi içinde “Dünya tarihinin en büyük deniz savaşı” olan Preveze Deniz Savaşı‘nda aleyhine birleşen Avrupa donanmalarını büyük bir hezimete uğratarak zaferlerinin doruğuna ulaştı ve adını silinmeyecek bir şekilde dünya tarihine altın harflerle kazıdı… Günümüzde de dünyadaki tüm bahriyeli askerlerin üniformalarında bulunan üç tane beyaz çizginin temsil ettiği tarihteki üç büyük deniz harbinden birinin kahramanı olan türk denizcisidir..

Muharebelerinin kronolojisi

  • Oruç Reis‘in Ege Denizi’nde Rodos Şövalyelerine tutsak düşmesi, kardeşi İlyas‘ın şehit olması.
  • 1510 Oruç Reis serbest kaldıktan sonra, yaşadığı olayın etkisiyle tüccar yerine korsan olmaya karar verdi.
  • Oruç Reis, Akdeniz kıyılarına akınlar düzenledi ve ganimetler elde etti.
  • Hızır Reis ticareti bırakarak Cerbe Adası?na gelip ağası (ağabeyi) Oruç Reisle beraber korsanlığa başladı.
  • 1512 İki kardeş Tunus Sultanı Muhammed ile anlaşarak Tunus?taki Halkü?l-Vaâd (La Gaulette) limanını kullanmaya başladı.
  • 1516-1517’de İspanyollara karşı savaştı ve Tenes, Tlemsen ve Oran kentlerini ele geçirerek Cezayir’i denetimlerine aldılar.
  • 1517 Oruç Reis Cezayir hükümdarı ilan edildi.
  • 1518 İspanyollar Cezayir?i geri almak için Araplarla birleşerek saldırıya geçtiler. Bu savaşta kardeşleri İshak Reis ve Oruç Reis şehit oldular.
  • 1518 Yavuz Sultan Selim, Hızır Reis?i Cezayir Beylerbeyliğine atayarak koruması altına aldı.
  • 1519 Hızır Reis, İspanya donanmasını yenilgiye uğrattı.
  • Cezayir’i bırakarak Şerşel Adaları?na çekildi
  • 1520-1525 arasında Avrupa?nın Akdeniz kıyılarını vurarak büyük ganimetler elde etti.
  • 1530?da Cezayir’i yeniden ele geçirdi.
  • 1531 Şerşel’e baskın düzenleyen Cenevizli Amiral Andrea Doria?yı yenilgiye uğrattı.
  • 1534’te Akdeniz?e açıldı ve İtalya kıyılarına seferler düzenledi.
  • 1534’te Tunus’u ele geçirdi. Ancak Haçlı donanması karşısında Tunus’u bırakmak zorunda kaldı.
  • 1536’da daha güçlü bir donanmayla İtalya kıyılarını vurdu.
  • 1536 Ege Denizi’ndeki Venedik adalarını Osmanlı topraklarına kattı.
  • 1538?de Preveze Deniz Savaşında Haçlı Donanmasını yendi.
  • Toulon’da Fransız donanmasıyla birleşerek 1543’te Kutsal Roma Germen İttifakını yenerek Nice’i aldı.

Bu yazıda wikipedia‘dan faydalanılmıştır.

Turgut Reis

Turgut Reis, Trablusgarp fatihi olarak anılan Türk denizcisi ve korsanıdır. Osmanlı Devletinin Menteşe (Muğla)  sancağına bağlı Saravuloz köyünde, tahminen 1485 yılında doğdu. Gençliğinde cirit, güreş, ok atmada gösterdiği ustalık ve cesaretiyle çevrede tanınıp Menteşe kıyılarından levent toplayan Hızır Reisin (Barbaros Hayreddin Paşa) adamları tarafından seçilerek, Cezayir leventleri arasına alındı. Pek çok muharebede cesaret ve silâhları kullanmadaki mahâretiyle büyük kahramanlıklar gösterip, Barbaros?un takdir ve teveccühünü kazandı ve reis oldu.

Barbaros?un emrinde zaferden zafere koşan bu müstesna kahramanın, Preveze Zaferinin kazanılmasında büyük hizmetleri görüldü. Muharebe sırasında harp hattının gerisinde gönüllü ihtiyat filosuna kumanda etti. Harbin en şiddetli zamanında, yerinde yaptığı çevirme ile Andrea Doria?nın bütün ümitlerini kırarak onu geri çekilmeye mecbur etti. Geri çekilen düşmanı takipte de üstün gayret ve cesaret göstererek pek çok gemiyi zapt etti.

O dönemde Bodrum Kalesi halen Rodoslu St.John Şövalyeleri’nin elindeydi ve Bodrum yarımadasının kıyıları hristiyan korsanların yağmasına açıktı. Bu risk nedeniyle Türk yerleşimleri çoğunlukla kıyıdan uzak yerlere kuruluyordu. Seroz da bir dağ köyüydü ve ahalisi geçimini denizden sağlamıyordu. Menteşe yöresi gençlerinin çoğu gibi Turgut’un hayallerini de yiğit bir deniz gazisi olmak süslerdi.

Turgut Reis, 1540?ta Sâlih Reisle beraber Akdeniz?deki korsan gemilerine karşı açtıkları mücadele günlerinde, Korsika?da gemisini yağlarken ani bir baskın yapan Andrea Doria?nın oğlu Giovanni tarafından esir edildi ve forsaya vuruldu. Üç yıla yakın eziyet ve sıkıntı içinde kürek çekti. Daha sonra Cenova’ya götürülüp hapsedildi. Bunu haber alan Barbaros Hayreddin Paşa, Cenova’yı kuşatarak şöyle haber gönderdi:

?Eğer Turgut?umu sağ sâlim teslim etmezseniz, Ceneviz dâhil bütün köylerinizi yıkar, taş taş üstünde bırakmam!?

İnanan ver amacı olan bir kuvvetin neler yapabileceğini daha önceki tecrübeleriyle çok iyi bilen Cenevizliler, derhal Turgut Reisi teslim ettiler. Turgut Reisi büyük bir sevgiyle karşılayan Barbaros Hayreddin Paşa, dönüşte yedek gemisini ona hediye etti. Zamanla filosunu büyüten Turgut Reis, Batı Akdeniz?de kendini kabul ettirerek Cerbe Adasına yerleşti. Akdeniz?de düşmana aman vermeyen gazâlarının sonucunda, Sultan Süleymân Han (1520-1566) tarafından İstanbul?a dâvet edildi. Emrinde çalışan gözü pek, yiğit, kahraman silâh arkadaşlarından Kılıç Ali, Gâzi Mustafa, Hasan Reis, Kara Dayı, Kara Kadı gibi kaptanlarla birlikte, sekiz gemiyle İstanbul?a gelip, Sultana bağlılıklarını arz ettiler. Sultan Süleyman Han Turgut Reis’e iltifatlarda bulunup Karlıeli Sancakbeyliğini, diğerlerine de yetmişer-seksener akçe ulufeyle, fener taşıma hakkını verdi.

Akdeniz’in hristiyan yakasında Dragut adıyla tanınan Turgut Reis’in yağma seferleri, kralların da gündemindeydi ve kendisini etkisiz hale getirmek üzere birkaç defa takip filoları oluşturuldu. Kendisine bağlı 8 gemilik şahsi filosuna komuta eden Turgut Reis, bu küçük çatışmalardan zaferle ayrıldı.

Turgut Reis, bundan sonra bir Osmanlı kaptanı olarak tekrar denize açıldı. İspanyollar, Cerbe Adasında kendisini baskına uğrattılarsa da bir dere yatağından, Fâtih?in İstanbul kuşatmasında donanmayı Haliç?e indirmesi gibi, gemilerini denize aşırıp Haçlı donanmasının ardına düştü ve büyük bir bozguna uğrattı. Malta Baskını, Manya Zaferi, Selanik limanı önündeki harple kendisini dost ve düşmana iyice tanıttı.

Kanuni’nin emriyle Fransa Kralı Fransuva’ya destek vermek üzere 120 parçalık bir donanma ile Marsilya’ya hareket eden Barbaros’un, ani bir şekilde Cenova önlerinde demir atmasıyla; şehir meclisi fidye görüşmelerine yanaşmak zorunda bırakıldı. Şehir, Türk toplarının menzili içindeydi. Bazı kaynaklara göre o sırada açık denizde olan, Turgut Reis’in forsaya vurulduğu gemi derhal limana çağırıldı ve ünlü amiral, Türk donanmasına teslim edildi.

Barbaros’un vefatından sonra, enderun kökenli olmaması nedeniyle ona soğuk bakan saray erkânı, Kaptan-ı Derya‘lığa getirilmesine karşı çıktı. Donanmanın Türkmen kökenli tabanı ve sarayda değil sahada yetişen tüm reislerin desteğine rağmen, Donanma-i Hümayun’un komutası hiçbir zaman kendisine teslim edilmemiştir.

1548-1550 yılları arasında iki yıl Kuzey Afrika sâhillerinde, Müslümanlara yardım etti. Sultan Süleymân Han,  Trablusgarb?ın fethini istedi. 15 Ağustos 1551?de, Malta şövalyelerinin hâkimiyetinde bulunan Trablusgarb?ı fethi, 1552?de Andrea Doria?ya karşı kazandığı Pestiye Zaferi, 1553?te Korsika Adasının merkezi Bastia?yı zaptı başarılarından sonra, Trablusgarb Beylerbeyliğine getirildi. Bu vazifedeyken, Kaptan-ı derya Piyale Paşa ile birlikte pek çok deniz seferine katıldı. 1560?ta Andrea Doria?nın oğlu Giovanni?nin Cerbe saldırısında, Turgut Reis’in Osmanlı donanmasının zafere ulaşmasında çok büyük gayreti görüldü. 1565?te Malta Kuşatmasına katıldı. 17 Haziranda St. Elmo burcunda yapılan bir hücumda, başından yara alarak beş gün baygın yattıktan sonra, 23 Haziranda St. Elmo?nun fethi günü şehit oldu.

Türk denizcileri arasında, kahramanlığı, devlete hizmetiyle ayrı bir yeri olan, Barbaros Hayreddin Paşanın; ?Turgut benden yeğdir!? dediği bu deryalar hâkiminin naaşı, Trablusgarp?ta kendisinin yaptırdığı câminin yanındaki türbesine gömüldü. Günümüzde de türbesi, Libyalılar ve onu sevenlerin ziyaretgâhı hâlindedir.

Turgut Reis son nefesini verirken, St. Elmo kalesi Türk hakimiyetine geçmişti. Ancak; Paşa’nın şuuru kapalı olduğu için bu müjdeli haber kendisine açıklanamadı.

Cumhuriyet döneminde, Doğduğu Seroz köyünün bağlı olduğu beldeye Turgutreis adı verilmiştir. Bugün, beldenin kıyısında adını taşıyan bir gezi parkı ve bu parkın içinde Turgut Reisi bir kadırganın burnunda, kılıcıyla ufku gösterir vaziyette tasvir eden bir anıt vardır.