Etiket arşivi: apaz seyri

Apaz Seyir Ayarları

Orsa seyrinde rüzgarın gelme açısı nedeniyle, kuvvetin çoğunun tekneyi ileri götürmek yerine yana yatırmaya harcanması (bayılma) rüzgardan tam verimle faydalanılamaması anlamına gelmektedir. Apaz seyirde ise rüzgarın yürütücü etkisi ile bayma etkisi hemen hemen eşit olduğundan tekne oldukça süratlenir.

Apaz seyirde yelkenler biraz boslanmalı, ekip dengeli oturmalıdır.

Pupa Seyri ve Ayı Bacağı Kavramı

Pupa seyri, rüzgarın tam arkadan geldiği seyir tipidir. Yelkenler mümkün olduğunca boşlanmalı, kavislendirilmelidir. Ekip üyeleri de iskele ve sancağa dengeli olarak oturmalıdır. Rüzgar arkadan geldiği sürece, teknenin başı suya gömüleceğinden, ekibin arka tarafa yaklaşması hız üzerinde olumlu etki edecektir.

Ayı Bacağı

Rüzgar tam arkadan geldiğinde, anayelken, cenovanın rüzgarını keser ve onu işlevsiz hale getirir. Bu durumdan kurtulmak için cenova ters kontraya basılır. Böylelikle, rüzgar tarafından doldurulan yelken alanı artar ve tekne hızlanır. Ayı bacağı seyri hızlı olmasına rağmen dikkat gerektiren ve zor bir seyirdir. Dümenci rüzgar ile olan açısını düşürdüğünde, cenova tersten dolmaya başlar ve söner. Dümenci rüzgar ile olan açısını büyüttüğünde ise tekne istemsiz kavança atabilir.

İstemsiz Kavança

Pupa seyrinde yelken yapmak, ip üstünde yürümeye benzer. Rüzgara 170 ? 180 derece açı ile giderken rüzgarda olusabilecek küçük bir değişim veya dümencinin dalgınlık sonucu tekneyi 180 derecenin de ötesine kaydırması, veya teknenin dengesini bozacak bir dalga, anayelkenin tersten dolmasına ve istemsiz kavança atılmasına sebep olabilir.

İstemsiz kavança atılması, anayelken bumbasının bir anda kontra değiştirmesine sebep olacaktır. Bu olay,

  • O sırada havuzlukta olan ekip üyelerine,
  • Sert hareket sonucu hareketli ve hareketsiz donanıma, zarar verebilir.

İstemsiz kavança tehlikesi nedeniyle pupa seyrinde dümenci dikkatli bir şekilde rüzgarın durumunu kontrol etmelidir.

www.su-sail.org alıntıdır.

Kontra Kavramı

Burada 5 adet seyirden bahsetmemize rağmen, yukarıdaki şekilde her apaz ve orsa seyri için iki farklı simge görüyoruz. Bunlar, rüzgarın geliş yönüne, yani kontrasına göre belirtilmiş açılardır. şöyle ki, rüzgar eğer sancak tarafından 90 derece açıyla geliyorsa, teknemiz sancak kontra, apaz seyrinde gidiyor demektir. Eğer iskele tarafından, 90 derece açıyla rüzgar geliyorsa, teknemiz iskele kontra apaz seyrinde demektir. Bir baska ifadeyle, rüzgarın geldiği yön, bizim kontramızı belirtir. Kontra kavramı oldukça önemlidir. Yelkenli teknelerin birbirlerine karşı geçiş üstünlükleri de kontra kavramıyla açıklanır.

Teknenin ilerleyemediği 90 derecelik ?kör alan?da kontra kavramından bahsedemeyiz. Çünkü tekeye rüzgar kafadan gelmekte ve tekneye bir itiş gücü sağlamamaktadır. Pupa seyrinde de genel olarak kontradan söz edilmez. Rüzgar tam arkadan gelmektedir ve kontra tayin etmek imkansızlaşır. Bu durumlarda da tam olmamakla beraber, tekne içinde bumbanın yönü kontra belirlemede kullanılabilir. Eğer bumba sancakta duruyorsa iskele kontra, iskelede duruyorsa da sancak kontra gidildiği söylenebilir.

Rüzgarüstü – Rüzgaraltı Kavramı

Rüzgarüstü ve rüzgaraltı kavramını incelemek için öncelikle rüzgarı akan tanecikler olarak hayal etmeliyiz. Tekneye taneciklerin çarptığı cephe, rüzgarüstü cephesi, taneciklerin çarpmadığı cephe ise rüzgaraltı cephesidir.

Yükselmek – Alçalmak

Yükselmek, tekneyi rüzgarüstüne doğru yönlendirmek demektir. Örnek olarak, rüzgarın yandan geldiğini varsayalım. Dümenciye ?yüksel? komutu geldiğinde, rüzgarı yandan değil, biraz daha önden alan bir seyire geçecektir.

Düşmek, tekneyi rüzgaraltına doğru yönlendirmek demektir. Örnek olarak yine rüzgarın yandan geldiğini varsayalım. Dümenciye ?düş? komutu geldiğinde, rüzgarı yandan değil, biraz daha geriden alan bir seyire geçecektir.

Yükselmek ? Alçalmak yerine orsalama ? kafayı açma terimleri de kullanılabilir. Orsalamak, tekneyi rüzgarın geldiği yöne yaklaştırmak demektir. Kafayı açmak ise tekneyi, rüzgarın geldiği yönden uzaklaştırmak demektir.

Yelken Seyirleri

Halk arasında bilinen genel yargı, yelkenli teknelerin rüzgarı arkadan almaları gerektiğidir. Oysa modern yelkenli tekneler rüzgara karşı gidemeseler de rüzgara karşı 45 derece açıdan başlamak üzere, rüzgarı çaprazdan ve yandan da alabilirler. Yelkenli tekneler yön değiştirmek istediklerinde dümenlerini kullanarak dönerler. Ancak eğer o şekilde gitmeye devam etmek istiyorlarsa, mutlaka yelkenlerini de o seyre göre ayarlamalılardır.

Yelken üzerindeki ayarların çoğu rüzgarın geliş yönüne göre yapılır. Bu nedenle gidilecek yöne karar verildikten sonra ayarlar rüzgarın geliş yönüne göre yapılır.

Orsa Seyri

Yelkenli tekneler rüzgarın geldiği yöne doğrudan ulaşamazlar. Yelkenler rüzgarla dolmaz, tıpkı direkte sallanan bir bayrak gibi sallanır ve ses çıkarırlar. Ancak rüzgar 45 dereceden daha büyük bir açıyla geliyorsa, yelkenli tekneler yol alabilir. İşte rüzgara dar açılarla yapılan bu seyre, ?orsa seyri? denir.

Apaz Seyri

Rüzgarın yandan, 55 ila 160 derece arasında geldiği seyir tipidir. Apaz seyri bayılma kuvvetinin orsaya göre daha düşük olduğu, dolayısıyla da en hızlı seyir tipidir. Apaz seyri kendi altında iki ara seyir barındırır.

Dar Apaz: Rüzgarın 55 ila 80 derece açı ile geldiği seyir tipidir.

Genis Apaz: Rüzgarın 110 ila 160 derece açı ile geldiği seyir tipidir.

Pupa Seyri

Tarihin ilk çağlarından beri kullanılan, en eski seyir tipidir. Rüzgarın tam arkadan geldiği bu seyir oldukça dikkatli olmayı gerektirir. Dümende yapılacak küçük bir hata veya rüzgarın yönündeki küçük bir değişme, anayelkenin tersten dolup, çok şiddetli bir şekilde diğer tarafa geçmesine neden olabilir. Buna istemsiz kavança denir.

Ana Yelken Trimi ( Ders 3 )

Ana yelken hızdan ziyade tekneye ivme ve yön veren, dümen dengesini sağlayan ve teknenin yatma derecesini birinci dereceden etkileyen yelkendir. Bu nedenle yanlış trim edilmiş bir ana yelken teknenin dengesini olumsuz yönde etkileyecektir.

Orsa ve Dar Apaz için:

1) Doğru bükümü ıskotayı kullanarak ayarlayın. Doğru bükümü bulmak için pratik bir yol yelkenin üst çıtasının bumba ile paralel olması veya üst kurdelenin kıça doğru uçmasıdır. Unutmamak gerekir ki büküm doğrudan güngörmezin konumunu etkiler. Oldukça açık bir güngörmez teknenin orsa çekmesini azaltır. Bu kullanım hafif havalar ve çalkantılı denizler için kullanışlı olur. Güngörmezi kapamak için ıskotayı çekmek gerekir.

Çok kapatılmış bir güngörmez ise orsa çekmeyi arttırmasıyla birlikte tekneyi bayıltır. Orta rüzgar ve dalgasız denizde tam armalı teknelerde iyi orsa gitmek için kullanılabilir. Ne var ki daha sert havalarda bu denli orsa çekmeye karşı yapılan dümen hareketleri büyük olur. Tekneyi rotada tutabilmek için dümen palası adeta bir el freni işlevi görür. Güngörmezi açmak için ıskotayı boşlamak gerekir.

2) Ana yelken arabası, ıskota gerginliğini dolayısıyla bükümü değiştirmeden bumbanın tekne orta hattıyla yaptığı açıyı değiştirmesine yarar.

Not: Tekne için ideal yatıklık derecesi 15o?dir. Pratik olarak anayelken bu yatıklığı mümkün olduğu kadar sağlamalıdır. Bu kural hafif havalarda, çalkantılı denizlerde ve camadan vurmak istenmediğinde işlemeyebilir.

Sertleşen havalarda camadan vurmak mümkün değilse yelken biraz ters rüzgar alabilir. Bu durumda iyi bir anayelkenci – dümenci uyumu gerekir. Bu sayede maksimum hız korunur. Ancak camadan vurmak yelkenlerin ömrü ve teknenin dengesi açısından daha sağlıklıdır.

3) Direğin ıstralyalar veya runnerlar yardımıyla geriye eğilmesiyle ana yelkenin orsa yakası ile güngörmez yakası arasındaki mesafe artar, yelkenin orta ve üst kısımlarının derinliği azalır.

Eğik bir direk sert hava ile sakin denizlerde, yüksek orsa istendiğinde ya da çok orsa çeken tekneye camadan vurulamayan durumlarda kullanılır. Direk eğildiğinde yelken üzerindeki torun kıça kaydığı unutulmamalıdır.

Aşırı eğik direkli teknelerin ana yelkenlerinde bumbanın kıçtaki ucundan orsa yakasına katlanmalar oluşur.

4) Ana yelkenin alt yakasının derinliği arka yaka/altabaso halatı ile ayarlanır. Altabaso trimi, aynı zamanda büküme de doğrudan etki ettiği için ana yelken için vazgeçilmez bir öneme sahiptir. Çekilmiş bir altabaso ile anayelkenin alt kısmı düzleşince, yelkenin orta ve üst kısımlarında görece daha az kasılma olduğundan, yelkenin alt kısmına göre daha çok rüzgaraltına açılır. Yani büküm oluşur, güngörmez açılır.

Rüzgar arttıkça altabaso son hizaya kadar çekilir. Dalgalı durumlarda rüzgarın şiddeti dalgaya baskınsa çekili, dalganın şiddeti rüzgara baskınsa biraz gevşek kullanılır.

Not: Aşırı durgun havada hafif tekneler yelkeni düzleştirip bükümü arttırarak daha hızlı gidebilirler. Çünkü zayıf bir hava akımı için derin bir yelkenin rüzgâraltı yakasını dolaşmak zordur.

Not: Ana yelken güngörmez yakasından daha çok aşağı çekilip, gerilmek istendiğinde dip camadanı ismini verdiğimiz bir sistemden yararlanılır. Bu sistem altabaso gergisi gibi bumbanın içinden geçip bumbanın arkasından çıkmakla birlikte altabaso gergisinin bağlandığı matafyonun 25-50 cm üzerindeki bir üst matafyona bağlanır.

5) Ana yelkenin tor yerini ayarlamada ana yelken mandarı ve kanigam sisteminden yararlanılır. Bu sistemlerin yanı sıra daha önce de belirttiğimiz gibi direği eğmek toru kıça kaydırır. Ayrıca yelkenler eskidikçe torun kıça kaydığı da unutulmamalıdır.

Ana yelken toru çoğu durumda ortada kullanılır. Hafif havalarda ana yelken torunu kıçta kullanmak faydalıdır. Rüzgâr arttıkça tor daha da kıça kayar, böyle durumlarda kanigam veya mandarı çekerek toru başa kaydırmalısınız.

Orsa yakasındaki dikey katlanmalar mandarın aşırı gergin, yatay katlanmalar ise mandarın aşırı gevşek olduğunu gösterir.

Not: Mandarı aldığımızda güngörmez yakasının üst kısmı kapanacaktır. Halbuki kanigamı aldığımızda güngörmez yakasının üst kısmı açılır. Bunun sebebi iki halatın yelkeni çekiş yeridir.

Not: Kanigam kasıldığında ana yelkenin alt kısmında kırısıklıklar olusur, ancak elde ettiğimiz tor yerini ve güngörmez ayarını düsündüğümüzde kaz gelecek yerden tavuğu esirgememek gerekir.

Apaz ve Pupa için:

Apaz seyrinde ana yelkeni yine kurdeleler kıça uçuşacak şekilde ayarlayın. Bu seyirde tüyler kısmen kullanılabilir.

Rüzgâr pupaya kaydıkça kurdeleler bir işe yaramayacaktır.

Bu durumda yelkeni pırpırlatmayacak kadar ıskotadan boşlamak pratik olacaktır. Ancak ana yelken gurcataya dayanırsa formunu kaybeder ve gücünü yitirmeye başlar. Boşlarken bu durum göz önünde bulundurulmalıdır.

Bu seyirlerde araba rüzgaraltına alınmalıdır.

Özellikle hava pupaya döndükçe ıskota, bükümü ayarlayamaz olur. Bu durumda büküm pupa palangasıyla kontrol edilmelidir. Pupa palangası kasıldığında büküm azalır. Böylece rüzgâr kaybı engellenmiş olur.

Not: Palanganın üst çıtayı bumbaya paralel yapacak kadar alınması faydalı bir referanstır.

Ancak hafif havalarda bumbanın ağırlığını da göz önünde bulundurduğumuzda palangayı çok almamak gerekir.

Bu seyirlerde altabaso boşlanarak yelkenin alt kısmında, kıç ıstralya boşlanarak üst kısmında derinlik oluşturmak gerekir. Kanigam ve mandar boşlanarak toru kıça kaydırmak da apaz ve özellikle pupada faydalıdır.

Yelkencilik (Armalar, Yelken Tipleri ve Terimleri)

YELKENLİ TEKNELERDE ARMALAR

KABASORTA ARMA:

Direğe dik açı yapan, seren denen yatay direkler üzerine açılan bir yelken düzenine sahiptir.

SÜBYE ARMA:

Ana yelkenin ön yakası direk ve istralyalara sabitlenir, alt yaka flok yelkeni gibi bazı istisnalar dışında bir bumba ile açılır. Günümüz teknelerinin çoğu sübye armalıdırlar.

DİREKLERİNE GÖRE ARMALAR:
Tek direkli ve çok direkli olarak ayrılırlar.

TEK DİREKLİ ARMALAR:

SLOOP: Bir ön yelkeni vardır.
CUTTER (KOTRA): İki ön yelkeni vardır.
KAT: Ön yelkeni bulunmaz.

İKİ VEYA DAHA ÇOK DİREKLİ ARMALAR:

KETCH: Ön direk uzun (ana direk), mizana direği dümen palasının önünde yer alır.
YAWL: Ön direk uzun (ana direk), mizana direği dümen palasının arkasında yer alır.
USKUNA: Arka direk uzun (ana direk), ön direk kısadır.

YELKEN TİPLERİ

DÖRT KÖŞE:
Kabasorta armanın temel yelkenidir, yelken halatlarla bir serene bağlanır.

LATİN:
Alt köşesi mümkün olduğunca aşağıda tutulan ve bu sayede direkteki bölümü yukarıda kalan, 3 yakalı yelkendir.

PRAÇIRA:
Yelkeni taşıyan serenin, direğin önüne çekildiği yelken sistemidir.

RANDA:
Yelkenin üst köşelerini bağlamak üzere direğe geçirilmiş giz denilen çubuğun üzerine açılmış yelken tipidir.

AÇAVELA:
Direkte çapraz olarak uzanan açavela denen bir çubuk üzerine açılan yelkendir.

BERMUDA:
Günümüzde yaygın olarak kullanılan ve alt kenarı (yakası) bir bumba üzerine açılan üçgen yelken türüdür.

YELKENCİLİK TERİMLERİ

KONTRA:
Yelkenli teknelerin ve deniz taşıtlarının sancak veya iskele olup olmadıklarına verilen isimdir..Yelkenin dolduğu yön anlamına da gelir.

SANCAK:
Yelkenli teknelerin ve deniz taşıtlarının sağ kısımlarına verilen isimdir. Rengi yeşildir, geceleri deniz taşıtlarının yeşil görülen yanları sancak yanlarıdır. Yol hakkına sahiptir ve iskele kontra tekneden yol alır.

İSKELE:
Yelkenli teknelerin ve deniz taşıtlarının sol kısımlarına verilen isimdir. Kırmızı renktedir ve sancak kontra taşıta yol vermek zorundadır.

SEYİR:
Yelkenli teknelerin rüzgarla olan açılarına göre 3 ana gidiş yönü vardır. Bunlar orsa, apaz ve pupadır.İşte bu yönlere verilen ada seyir diyoruz.

ORSA SEYRİ:
Orsa rüzgara en yakın seyredilen seyirdir. Yelkenli tekneler rüzgara karşı gidemezler. Yaklaşık teknenin omurga hattıyla rüzgar arasında 45 derecelik bir açı oluşur. İşte bir yelkenli teknenin rüzgara en yakın seyredebildiği seyire orsa seyri diyoruz.

APAZ SEYRİ:
Bir yelkenli teknenin rüzgarı yandan alarak seyir etmesine verilen isimdir. Teknenin omurga hattıyla rüzgar arasında 90 derecelik bir açı vardır. Apaz seyirini dar apaz ve geniş apaz diye iki kısıma ayırabiliriz. Eğer rüzgar açısı 50 derece olursa dar, 135 derce olursa geniş apaz deriz. Apaz seyiri çoğu yelkenli tekne için en hızlı seyirdir.

PUPA SEYRİ:
Yelkenci olan olmayan herkesin en çok bildiği seyirdir. Pupa seyirinde yelkenli tekne rüzgarı arkadan (180 dereceden) alır. Yelken pupa seyrinde paraşüt gibi çalıştığı için etkisi orsa ve apaz seyirine kıyasla oldukça düşüktür. Yani bu seyir biraz daha yavaş sayılabilir.

TRAMOLA (TİRAMOLA):
Rüzgara yakın orsa seyirinde giden yelkenli tekne, gideceği hedefe ulaşabilmek için dönüşler yapmak zorundadır. Rüzgarüstüne doğru yapılan bu dönüşlere tramola denir. Unutulmaması gereken tramola sadece orsa seyirinde atılır.

KAVANÇA (BOCİ TRAMOLA):
Rüzgarı arkadan alan yelkenli tekne yine gideceği hedefe göre dönüş yapıp, kontra değiştirmek zorundadır. Rüzgar altına doğru yapılan dönüşlere kavança ya da boci tramola adı verilir. Kavança sert havada bumbanın oldukça sert hareket etmesine sebep olacağı için, dikkatli yapılması gereken bir dönüştür. Zorunlu değilse sert havada yapılmamalıdır. Unutulmamalıdır orsa seyrinde kavança atılmaz, geniş apaz veya pupa seyrinde bu dönüş yapılabilir.

RÜZGARÜSTÜ:
Yelkenli teknenin rüzgarı aldığı yöne verilen isimdir.

RÜZGARALTI:
Yelkenli teknenin rüzgarı aldığı yönün tersi tarafına verilen isimdir.

ORSALAMAK:
Yelkenli teknenin rüzgarla arasındaki açıyı küçülterek mümkün olabildiği sınıra kadar tekneyi rüzgara yaklaştırmaya denir. İstenildiği taktirde sınıra kadar gelinmesi zorunlu değildir.Yani orsalamanın mümkün olan sınırlar içinde belirli bir sınırı yoktur.

KAFAYI AÇMAK:
Yelkenli teknenin rüzgarla arasındaki açıyı arttırmasına denir. Orsalamanın tam tersi olarak da düşünülebilir.

YAPRAKLAMA:
Eğer yelkenimizi rüzgarla dolduramıyorsak, yelkenimiz bir sağa, bir sola oynar. İşte bu harekete yapraklama veya pırpırlama denir. Bu durumda yelkende herhangi bir güç elde edilmez ve yelkenli tekne ilerleyemez.

KÖR TRAMOLA:
Tramola atabilmek için yelkenli teknemizin tramola atmaya başlamadan önce kazanmış olduğu yeterli hız yani yeterli bir enerji olmalıdır. Kısacası duran teknemize tramola attıramayız. Eğer tramola atarken enerji eksikliği yüzünden tramolamızı tamamlayamayıp, köre düşüyorsak (yapraklama) buna kör tramola diyoruz.

BAYILMA:
Özellikle rüzgarlı havalarda orsa ve apaz seyirlerinde yelkenli teknemiz rüzgar altına doğru yatar ve yan yan seyir eder. İşte bu durumu bayılma diye ifade ediyoruz. Bayılma engellemez ama aşırı bayılma, teknenin burnunu rüzgara doğru çevirerek engellenmelidir.

TRİM:
Yelkenimizin şeklini değiştirerek, ondan en yüksek ölçüde verim alabilmemiz için ona uyguladığımız küçük şekil değişiklerine trim deriz.

KERTERİZ:
Rüzgarın hafif dönüşlerini anlamak ve bu dönüşlerin rotamızı bozmasını engellemek için pruvamızdaki sabit bir noktayı aklımızda tutmaktır. Ona göre rüzgar değişimlerini anlar ve rotamızı değiştiririz. Kerteriz oldukça önemli bir kavramdır.