Etiket arşivi: bowman

Balonla Kavança Atılması

Şimdi yok yere bir çok kişinin kabusu olan balonlu kavançayı gerçekleştirelim:

Balonu olan tekneler ana yelken ve floka da sahip olan, yani kontrolü  birden fazla kişinin  elinde olan teknelerdir. Bu yüzden her teknede bir görev dağılımı vardır. Bu görev dağılımı da 2 kişilik bir 470 teknesinden, 8-10 ekipli bir yata farklılık gösterecektir. Büyük teknelerde ve yatlarda balonla ilgili  işlemleri (balonu basmak ve indirirken mandarı boşlamak hariç), kısa boylu, kilosu az ama güçlü insanlardan seçili ?Bowman? denilen ?başüstü adamı?  yaparken, 470, 420, pirat  vb. teknelerde bu işlemleri flokçu gerçekleştirir. Daha basit olacağından ve de temelini anlamamızı kolaylaştıracağından ötürü, balonlu seyirde kavançayı 2 kişilik bir centreboard üzerinden anlatacağız.

Kavançanın rüzgaraltına doğru kontra değiştirmek amaçlı bir manevra olduğunu, daha önceki derslerimizde ifade etmiştik. Aynı seyirde farklı kontralardaki iki teknenin birbiriyle tamamen simetrik olduğunu düşünecek olursak, kavança öncesinde ve sonrasında teknedeki ana donanımın (balonla ilgili kısım tamamen dahil) öncekine göre tamamen ters olacağı yargısına varırız. Manevralar dersinde bir kavança esnasında nelerin yer değiştirdiğini görmüştük,  şimdi balonla kavançada buna, balonla ilgili donanımın da yer değiştireceğini ekleyerek bir simulasyonla kavança atalım:

Sancak kontra balonla pupa seyrettiğimizi düşünün. Ana yelken ile flok teknenin iskele tarafında, flokçu rüzgarüstünde (sancak) otururken, dümenci teknenin  pupada mevcut olan sancak – iskele dengesi bozulmasın diye rüzgaraltında (iskele) oturmakta. Dümencinin  bir elinde anayelken ıskotası diğer bir elinde de dümen varken, flok cem kilitte takılı, flokçunun sağ elinde ise rüzgarüstünde (sancak) bulunan gönderin içinden geçip güverteye gelen balon  ıskotası, sol elinde ise rüzgaraltı taraftan gelen, balonun iskele yakasına bağlı olan balon ıskotasının diğer ucu.

Buraya kadarki olan kısmı gözünüz önünde doğru bir şekilde canlandırın. (Şimdi anlatacağımız kısımlar her teknede, hatta her ekip içinde  değişiklikler gösterirken, bir tanesinden yola çıkarak anlatacağımız kavançada, aslen önemle, hangi donanımların nasıl yer  değiştireceği üzerinde durun.) Balonumuzun rüzgarüstü ıskotası cem kilitte takılı fakat flokçunun sağ eliyle kontrol durumundaydı. Şimdi kavançayı atalım!

  1. Balon trimcisi ıskotaları çekmeden ve boşlamadan, aynı şekilde balonu kullanarak, rüzgarüstü barbuholer?ı boşlaması için piyanocuya emir veriyor. (Küçük teknede kendi boşlayabilir.) Burada önemli olan şey  şu; barbuholer  boşlanmış olsa dahi rüzgarüstü  ıskota elimizde  olduğundan ötürü, balonun kontrolünde bir değişiklik yok.
  2. Bowman (başüstü adam), kavança hazırlığı için teknenin pruvasında konumunu alacak ve kavançayı beklemeye başlayacaktır. Bowman?in görevi kavança atılırken, direk ile balonun rüzgarüstü yakasına tokalı olan  gönderi, balonun diğer yakası ve direk arasına tokalamaktır. (Bu işi küçük teknelerde flokçu veya balon trimcisi yapabilir.)
  3. Artık kavança öncesi  hazırlık bitti. Dümenci dümen hareketiyle tekneyi rüzgaraltına doğru döndürüyor ve kavança başlıyor. Ana yelken karşı kontraya geçiyor, tüm ekip teknenin diğer tarafına geçiyor.
  4. Bu sırada bowman, gönderin, balonun rüzgarüstü tarafına bağlı olan  kısmını çözmüş (veya kancayı açmış/patlatmış) olacağından balon tamamen iki iskotaya bağlı olarak uçuyor olacaktır.

Gönderin balondan ayrılıp, balonun serbest hale geçtiği durum, balonla kavançanın en kritik noktasıdır. Balon trimcisi her iki eliyle, tıpkı kukla oynatır gibi iskotaları tutar ve balonun sönmemesini sağlar. Yapması gereken, dönen bir teknede, rüzgar yönü ile balon arasındaki açıyı korumak için guy?ı hafifçe alıp, sheet?i hafifçe boşlamaktır. Bu işlem, çok kısa bir sürede gerçekleştiği ve çok hassas dengeler üzerine kurulu olduğu için tecrubeyle kazanılacak bir beceridir.

Orta havanın üstünde veya  büyük teknelerde her iki iskota aynı kişi tarafından tutulamayabilir, bu durumda balon trimcisine vinççiler yardım eder. Büyük teknelerde bu iki iskota farklı kişiler tarafından tutulabilir. Bir yatta, balon kullanımı genelde şöyledir:

  1. Bowman, gönderin her iki ucunu da (biri direğe, diğeri de ıskotaya takılıydı) çıkararak sadece ortadan baskı ipine bağlı durumda  bırakır. Hemen sonrasında ise, gönderin eskiden direkte takılı olan tarafını yeni  rüzgarüstü ıskotasına geçirir,  eskiden  ıskotada takılı olan ucunu ise direğe takar. Böyle eski rüzgarüstü, rüzgaraltı olmuş, eski rüzgaraltı, rüzgarüstü olmuştur.
  2. Böylece eski sheet, guy; eski guy ise sheet olmuştur. Balon trimcisi, dümenci rotayı tutturduğunda guy?ı alarak yeni trimi yapar ve sheet ile balonu kullanmaya devam eder.
  3. Yeni rüzgarüstü-eski rüzgaraltı olan taraftaki  barbuholerın boşunu sonuna kadar alınır. Yeni rüzgaraltı-eski rüzgarüstü olan taraftatki barburholer olabildiğince boşlanır.

Ara bilgi:

  • Küçük teknelerde dümenci ve flokçu aynı anda oturmalıdırlar ki teknenin dengesi bozulmasın.
  • 470 gibi iki kişilik teknelerde, dümenci kavança sırasında balonu devralır ve flokçu gönderin konumunu değiştirir.
  • Büyük teknelerde, balon-gönder sistemi farklılık gösterebilir. Gönderin direğe bağlı olan ucunun sabit olduğu teknelerde, kavançayı gerçekleştiren adam  olan başüstü adamı gönderin bir ucunu değiştirir. Iskota işlemleri, dümenci tarafından değil, diğer ekip tarafından, yelken büyük olduğundan dolayısıyla üzerindeki yükler de fazla olacağından vinçler yardımıyla halledilir.

Balonlu kavançada Balonla ilgili olarak neler değişti:

  • Balonun kendi r.a. kısmı r.ü., r.ü. kısmı da r.a. oldu.
  • Gönderin  uçları değişti, ıskotayı tutan uç direğe monte oldu, direkteki uç ise diğer  ıskotaya takıldı. Fakat gönderin iskotaya bağlı ucu her iki konumda da rüzgarüstü iskota (guy) oldu.!
  • Ekip, dolayısıyla balon trimcisinin yer değiştirdi.

Kaynak: Boğaziçi Üniversitesi Yelken Takımı

 

Balon (Spinnaker) Nedir?

!!!: Bu doküman Boğaziçi Üniversitesi Yelken Takımı sporcularının 2 yıldız kursu boyunca balonla seyirlerde  pratik eğitim ön açıklaması olacak  şekilde hazırlanmıştır. Bu doküman, tamamen pratik tecrübeler sonucu kağıda dökülmüş olup, zaman içinde sporcunun tecrübesini artırıp yeni teknikler bulabilmesi ve bu dokümana  eklemeler yapması imkanını verir. Sporcunun  denize çıkış saatleri kısıtlı olacağından, kendisine has teknikler  geliştirmesi zaman alacaktır. Bu nedenle dokümanın hazırlanış amacı, balon kullanmanın inceliklerini en baştan sporcuya göstermek ve nispeten kısa zamanda tekniğini geliştirmesini sağlamaktır.

Dokümanın içerdiği tekniklerin hepsi, özellikle hiç balon kullanmamış sporcular  tarafından kolayca  anlaşılamayabilir. Bu nedenle içeriğin her denize çıkış öncesi ve sonrası tekrarlanması ve her antreman sırasında  bu bilgilerden bir kısmını referans alarak kendini geliştirmeye çalışması tavsiye edilir.


Balon (Spinnaker) Nedir?

Balon, çift yelkenli (flok + anayelken) teknelerde, ağırlıklı olarak  geniş seyirlerde kullanılan (pupa ve geniş apaz) , derin  torlu, kavisli,  özünde üçgen şekline sahip bir yelken çeşididir.

Balonlar yatlarda  balon trimcisi tarafından kullanılır ve bowman, pitman ve vinççiler tarafından kullanılmasına yardım edilir. Ufak  teknelerde ve centerboardlarda tek başına flokçu kullanabilir.

Teknelere göre  farklılık göstermesine örnek verecek olursak,  centreboard dediğimiz hareketli salmalı yarış teknelerinde balon  anayelken ve flok basılıyken ve de, dar apazdan pupaya kadar olan geniş bir yelpazede kullanılırken, yatlarda balonun  flok indirilmesi kaydıyla  basıldığını ve de geniş apaz ve pupa seyirlerinde kullanıldığını görürüz.  Yatlarda dar apaz ve  apaz seyirlerinde kullanılmamasının en büyük  sebebi ise, alanının büyük olmasından ötürü, üzerinde biriktirdiği aşırı kuvvet nedeniyle teknenin broşa girmesine (genelde sert rüzgarlarda, teknenin aniden rüzgar  altına yatması ve de orsalaması sonucu, suya çakılması) yol açmasıdır. Bir diğer faktör de, şeklen pupaya daha uygun oluşundan ötürü,  flokun dar seyirlerde balondan çok daha iyi performans veriyor  oluşudur.

Balonların kullanım alanları balonun kendi şekline ve cinsine göre de değişir.   Geniş seyirler için omuzlu (üçgenin dikdörtgene daha çok yaklaşmış hali)  ?Simetrik? balonlar tercih edilirken, dar seyirlerde, balonla gidilebilecek açıyı daraltabilmek için ?Asimetrik? balonlar (üçgen şekline daha yakın, tek köşesi teknenin pruvasına sabitlenerek kullanılanlar) tercih edilmektedir.   ?Jennaker? denilen nispeten daha da az torlu, daha da üçgenimsi balon ise en dar orsa açısını yakalayabilmek ve süratli gidebilmek için, özellikle çift omurgalı ve de pruva gönderli (catamaran, tornado, 49er) teknelerde kullanılan tiptir.

Balonun Kumaşı, Kalınlığı

Bir balonun kumaşını belirleyen çeşitli faktörler vardır. Bunlardan birincisi balonun fiziksel yapısı (alanı, derinliği, ağırlık merkezi)  diğeri ise kullanılacağı rüzgar  şiddetidir. Büyük teknelerin, balonları da büyük olacağından, bu balonlar üzerinde birikecek rüzgar gücü de fazla olacaktır, buna bağlı olarak  da, bu balonların yapımında kullanılacak olan  kumaş nispeten daha sağlam örgülü, daha kalın bir  kumaş olacaktır. Fakat her teknenin balon takımını da kendi içinde düşünecek olursak, bir teknenin hafif rüzgarda ince kumaşlı, sert  havalarda ise kalın kumaşlı balonu kullanacağı sonucuna varırız.  Bunun sebebi ise, hafif havada kalın kumaşlı balonun daha ağır olduğundan, kendi kendisini söndürme eğiliminin artırması ve de doldurulmasını zorlaştırmasıdır. Buna paralel  olarak, sert rüzgarlarda, ince kumaşlı balonların daha kolay yıpranarak parçalanacak olabilmesinden ve de ince kumaşı yüzünden  geçirgenliğinin de fazla olması nedeniyle daha az verimli olacağından söz edebiliriz.

Balon İskotaları (Guy ve Sheet)

Bir balonun teknede donatılmış hali temel olarak şu şekildedir:

Balonun yaka dediğimiz, iplerin bağlandığı 3 tane ucu vardır. Bu  uçları kabaca, ikizkenar bir üçgenin 3 köşesi olarak düşünebiliriz. Bu üçgenin üst köşesine bir mandar bağlanarak, direğin muhtelif  yüksekliğine çekilmektedir. Diğer iki yakasına ise Balon Iskotaları bağlanmaktadır. Küçük teknelerde bu tek bir ipin iki ucu olurken, büyük teknelerde, rüzgaraltı (sheet) ve rüzgarüstü (guy) ıskotası olarak iki  farklı ip kullanılmaktadır. Bu iskotalar teknenin donanımına göre farklılık gösterecek  şekilde muhtelif makaralardan geçecektir. Böylece balonumuzu donatmış olduk. Balonumuz tepeden direğe alt taraftan da ıskotalarla teknedeki ekipman veya ekibe sabitlenmiş durumdadır.

Shut Sistemi:

Bazı teknelerde (léquip, catamaran, tornado, 49er vb…) kullanılan, balonu  daha kolay ve hızlı basıp indirmeye yarayan bir sistemdir. Bundaki fark, balon mandarının balonun  dikey simetrisi üzerinde bulunan birkaç matafyondan da geçerek, balon indirilirken balonun kendi  kendisini toplayarak, tekne güvertesindeki yuvasına yerleşmesidir.

Shut sistemi olmayan teknelerde, balonun ?tıkıldığı?  bir torba ya da başka bir yer mevcuttur, balon basılı değilken ya da kullanılmazken burada muhafaza edilir.

Balonun Basılması

Balon yuvasında donatılı haldeyken (ıskotaları ve mandarı bağlı), muhtelif bir sistemle balon mandarının  çekilmesi, dolayısıyla balonun üst yakasının yukarıya yükselmesi ve de en  sonunda mandarın geçtiği makaraya  yapışmasıdır. Böylece Balonu basmış olduk. Şimdi yapmamız  gereken ise balonu kullanmak!  Balonu kullanmamız için bize gerekenler ?barbuholer sistemi? ve de ?balon gönderi?dir.

Kaynak: Boğaziçi Üniversitesi Yelken Takımı