Etiket arşivi: cenova

Dikkat Edilmesi Gereken Trim Detayları

Ana yelken ıskotası – Arabası bağıntısı (Orsa):

Çok hafif havalar dışında ana yelkenimiz her zaman güç ile dolacağından ötürü, teknemiz yatana kadar ıskotayı almamız gereken en son noktaya kadar alırız. Fakat hafif havalarda ıskotayı sonuna kadar almak yelkenlerimizi kasıp, güngörmezini kapatacağından ötürü, bu istemediğimiz durumdan kurtulmak için ıskotamızı biraz boşlarız.

Fakat ıskotamızı boşlamak bize istediğimiz yelken formunu verirken, bumbamızın omurga hattı ile yapacağı açıyı arttıracağından bize orsa derecesi kaybı olarak geri dönecektir, bunu engellemek için de, arabayı (yani bumbayı) rüzgar üstüne çekeriz ki, açık bir güngörmezle hızlı, doğru yelken açısıyla da orsacı gitmeyi başarabilelim.

Dikkat edilecekler:

  • Rüzgarın yelkene geliş açısı
  • Güngörmezin açık- kapalılık durumu

Pupa palangası:

Hafif havada orsa giderken asla alınmamalı !
Rüzgar estikçe daha fazla alınmalı !

Apazlarda, tekne düz giderken kafasını açmasına sebep olmayacak kadar çok alınık, orsalamasına sebep olmayacak kadar az alınık olmalıdır. (Sebebi alındıkça yelkendeki yük miktarının artmasıdır)

Pupada ise direkle yaptığı açı 90 derece olacaktır ki, fazla boş olup knock down yememize sebep olmasın, ya da fazla geri olup bize broş yedirtmesin.

Dikkat edilecekler:

  • Direk- bumba açısı
  • Ana Yelken üzerine binen yük
  • Güngörmez biçimi

Ana yelken iskota Arabası:

Rüzgar üstüne çekildikçe teknemiz daha orsacı gidebilecektir (teknenin dizaynına bağlı olarak, yelkenimiz omurga hattına yaklaştıkça) Bununla beraber yelkenin orsa yükünü de arttıracağından, tekneyi doğrultabildiğimiz havalara kadar rüzgarüstüne alınık, daha sert koşullarda ise nispeten bırakılı olmalıdır.

Dikkat edilecekler:

  • Rüzgarın yelkene geliş açısı
  • Güngörmezin açık- kapalılık durumu

Arka Yaka (anayelken) :

Hafif havada, yelkenin formuna çok tor vermemek için alınmalıdır. Özellikle çok hafif havalarda yelkenin üzerindeki rüzgarın sürekli kayması için yelkenin dümdüz olması sağlanmalıdır.

Çok sert havalarda ve fırtınalarda da, yelkene çok yük binmemesi amacıyla arka yaka alınmalı ve yelken düz hale getirilmelidir.

Orta kuvvetli havalarda ise yelkene tor verilmelidir. Yelken üzerinden kayan rüzgar türbülans yaratmayıncaya kadar, yelkene tor verilmesi tercih edilir.

?Arka yaka ayarına yelkenin gaz pedalı diyebiliriz.?

Dikkat edilecekler:

  • Havanın sertlik durumu
  • Teknenin yatma açısı (teknenin tartılabilirliği)
  • Yelkenin arkasında bulunan tüyler
  • Tor miktarı

Kaningam (anayelken) :

Hafif havada, yelkenin form esnekliğini bozmamak açısından alınmamalıdır. Direk ortalarından başlayıp bumbanın bitimine doğru olan doğrultudaki potlar, çok uzun ve çakışan (zararlı pot) olmadıktan sonra, kısa boylu ve paralel potlar, yelkenimizde bulunması gereken potlar olup, bunların ?yelkenin şeklini bozuyor? düşüncesiyle ortadan kaldırılması için kaningamı çekmek, büyük bir hatadır.

Kaningam rüzgar sertledikçe, giderek daha da çok çekilmelidir.

Dikkat edilecekler:

  • Ana yelken üzerinde, ön tarafta meydana gelen potlar
  • Ana yelkenin ön tarafında tor miktarı

Ana yelken ıskotasının kullanımı (centerboard):

Her dümencinin stiline göre değişiklikler gösterir. Bu konu üzerinde tecrübe kazandıkça beceri elde edeceğiniz kesin.

Flok (Cenova) arabası:

Boyutları ve ayardaki tesiri ufak görünse de, flok arabası için yelkenli teknenin orsa verimini belirleyen ana faktördür demek yanlış olmayacaktır.

Flok arabası floğun güngörmez gerginliğini, floğun toru ile birlikte belirlerken, bunu flok ıskotası tansiyonunun dikey bileşenini ayarlamak ile yapar. Bu ayar ile ilgili bilgi, yelken trimi tablosunda mevcuttur.

  • Tekneyi tartamadığımız durumlarda floktaki toru azaltmak istiyorsak, arabayı en arkaya alırız.
  • Floğun üst kısmında tor yaratmak istiyorsak, uygun bir pozisyona kadar arabayı öne alırız.

Dikkat edilecekler:

  • Flok üzerindeki yükler
  • Floğun üst ve altındaki tüyler ve tor farkları

Flok ıskotasının kullanımı (centerboard):

Flok ıskotası ana yelken ıskotası gibi, sürüş sırasında teknik amaçlı, hareketli olarak kullanılmaz, temel olan çeşitli koşullarda, floğu doğru pozisyon ve şekil olarak ayarlayıp, ıskotayı sabitlememizdir.

Hafif havalarda, flok ıskotasının ne kadar alınması gerektiği formuna gözle bakılarak ayarlanır, çünkü koşullar hassas, ve floğun her zamankinden daha az çekili olması çok daha önemlidir.

Flok iskotasıyla seyir sırasında fazla oynamamaya dikkat etmeliyiz.

Kaynak: Boğaziçi Üniversitesi Yelken Takımı

Yelken Türleri ve Kısımları

Yelken Türleri

Cat teknelerde yalnızca bir ana yelken vardır. Şalupa teknenin ise en az iki yelkeni, ana yelken ve ön yelkeni bazen de balon yelkeni olur. Balon, hafif, genellikle naylondan ve rüzgaraşağı seyir için kullanılan yelkendir. Küçük ön yelkenlere flok denir. Daha büyük ön yelkenler cenova adını alır.

Yelken Kısımları

Bir yelkenin güverteye yakın kısmı alt yaka ya da altabaşo yakasıdır. Yelkenin sırı, üçgenin uzun kenarına güngörmez ya da kıç gradin yakası denir. Yelkenin ön tarafı orsa yakasıdır. Orsalamak rüzgar üstüne gitmek anlamının yanı sıra bir yelkenin ön yakasının yapraklanması anlamında da kullanılar. Yelkenlerin bağlandıkları yerlerinde farklı isimleri vardır. Ana yelkenin alt ön bağlantı köşesine karula köşesi denir. Her iki yelkenin de en üst bağlantı yerlerine yelken başlığı denir. Yelkenin alt arka köşesine ise iskota köşesi denir.

Amatör Teknelerin Sefere Çıkabilmesi için Gereken Belgeler

(01 ve 07.2004 tarihlerinde yeniden düzenlenmiş olup sadece geçmiş hakkında bilgi oluşturması için buraya eklenmiştir.)

Motor Faturası,
Tekne Faturası ile yapımcı tarafından verilecek ve yapımcının bağlı olduğu oda tarafından tasdik edilecek, İnşa Belgesi temin edildikten sonra Belediye Ruhsatı alınıp Liman kaydı için Liman?a müracaat edilir.
Liman, Maliye?ye yazı yazarak aşağıdaki vergileri tahakkuk ettirip tahsil ediyor.
Bu makbuzlarla tekrar Liman?a giderek Tonilato Belgesi, Yat Kayıt Belgesi (Büyük tekneler için Gemi Tapusu) alınır.
Ayrıca:
Sahil Sıhhiye kuruluşundan Patenta,
Teknede telsiz varsa Telsiz Ruhsatı alınır.
Maliyenin tahakkuk ettirip aldığı vergiler :
Taşıt Alım Vergisi
Motorlu Taşıt Vergisi
Çevre Kirlenme Vergisi
Eğitime Katkı Payı
Özel Vergi
T.Yelken Federasyonu’ndan kayıt alan sportif amaçlı yelken tekneleri Taşıt Alım Vergisinin %50’sini ödüyorlar.
Ticari teknelerin bizi ilgilendiren tarafı ise, onların da aynı işlemleri yapmalarına karşılık KDV muafiyeti ile Taşıt Alım Vergisi muafiyeti almalarıdır.

Apaz Seyir Ayarları

Orsa seyrinde rüzgarın gelme açısı nedeniyle, kuvvetin çoğunun tekneyi ileri götürmek yerine yana yatırmaya harcanması (bayılma) rüzgardan tam verimle faydalanılamaması anlamına gelmektedir. Apaz seyirde ise rüzgarın yürütücü etkisi ile bayma etkisi hemen hemen eşit olduğundan tekne oldukça süratlenir.

Apaz seyirde yelkenler biraz boslanmalı, ekip dengeli oturmalıdır.

Pupa Seyri ve Ayı Bacağı Kavramı

Pupa seyri, rüzgarın tam arkadan geldiği seyir tipidir. Yelkenler mümkün olduğunca boşlanmalı, kavislendirilmelidir. Ekip üyeleri de iskele ve sancağa dengeli olarak oturmalıdır. Rüzgar arkadan geldiği sürece, teknenin başı suya gömüleceğinden, ekibin arka tarafa yaklaşması hız üzerinde olumlu etki edecektir.

Ayı Bacağı

Rüzgar tam arkadan geldiğinde, anayelken, cenovanın rüzgarını keser ve onu işlevsiz hale getirir. Bu durumdan kurtulmak için cenova ters kontraya basılır. Böylelikle, rüzgar tarafından doldurulan yelken alanı artar ve tekne hızlanır. Ayı bacağı seyri hızlı olmasına rağmen dikkat gerektiren ve zor bir seyirdir. Dümenci rüzgar ile olan açısını düşürdüğünde, cenova tersten dolmaya başlar ve söner. Dümenci rüzgar ile olan açısını büyüttüğünde ise tekne istemsiz kavança atabilir.

İstemsiz Kavança

Pupa seyrinde yelken yapmak, ip üstünde yürümeye benzer. Rüzgara 170 ? 180 derece açı ile giderken rüzgarda olusabilecek küçük bir değişim veya dümencinin dalgınlık sonucu tekneyi 180 derecenin de ötesine kaydırması, veya teknenin dengesini bozacak bir dalga, anayelkenin tersten dolmasına ve istemsiz kavança atılmasına sebep olabilir.

İstemsiz kavança atılması, anayelken bumbasının bir anda kontra değiştirmesine sebep olacaktır. Bu olay,

  • O sırada havuzlukta olan ekip üyelerine,
  • Sert hareket sonucu hareketli ve hareketsiz donanıma, zarar verebilir.

İstemsiz kavança tehlikesi nedeniyle pupa seyrinde dümenci dikkatli bir şekilde rüzgarın durumunu kontrol etmelidir.

www.su-sail.org alıntıdır.

Yelkenli Tekneler ve Donanımları

Asıl Tekne

Asıl tekne, adından da anlaşılacağı üzere teknenin üzerindeki tüm donanımdan arındırılmış kabuğa verilen isimdir. Ahşap, fiberglas, metal hatta betondan imal edilebilir. Görevi tekneyi yüzdürmektir.

Teknenin yanlarında, suya dik olan kısımlara borda denir. Bordalar teknenin önüne doğru birleşerek baş bodoslamayı oluştururlar. Baş bodoslamanın görevi, suyu yararak hidrodinamik kuvvetleri minimuma indirmektir. Teknenin arkasında ise bordalar ?ayna? adı verilen başka bir plaka ile birleştirilir. Küçük teknelerde buraya dıştan takma motorlar takılabilir.

Bordaların üzerindeki kısma genel olarak güverte denir. Yelken direğinin gerisinde yelken kontrol donanımı ve mürettebat için yapılmış bir bölme vardır. Bu bölüme havuzluk denir.

Havuzluk ile bordanın arasındaki güverte uzantılarına ise küpeşte denir. İlk bakışta karışık gelen bu ifadeler aşağıdaki şekilde daha açıkça anlaşılmaktadır.

A. Tekne Donanımı

1. Salma

Modern bir yelkenli teknenin vazgeçilmez parçası ?Salma?dır. Temel olarak su altında bulunan bir ağırlık olan salma sayesinde tekneler rüzgara karsı dar açılarla gidebilmektedir. Genel olarak salmaları ikiye ayırabiliriz.

Haraketli Salmalar
Genellikle sportif amaçla tasarlanan centerboard sınıfı teknelerde bulunur. Kullanıcı salmayı değisik seyirlerde indirip – kaldırabilir veya belirli ölçülerle açısını değiştirebilir. Genellikle oldukça hafif olan bu salmalar el ile kontrol edilirler.

Sabit Salmalar
Eğitim teknelerimizde ve yatlarda sabit salmalar kullanılır. Bu salmalar oldukça ağırdırlar ve teknenin gövdesine monte edilmişlerdir. Genellikle kurşun ve benzeri metallerden yapılırlar.

Salmalar ağırlaştıkça teknenin dengesi atracak, buna karşın ağırlığı da artacağı için hantallaacaktır.

2. Dümen

Dümen, suyu değisik açılarda keserek tekneye yön verir. Küçük teknelerde ?yeke? tip dümenler kullanılırken, büyük teknelerde dümene çok yük bindiğinden yeke yerine ?dolap? dümen kullanılmaktadır.  Dümen kendi içinde birkaç parçadan oluşur.

Dümen Palası, suyun altında kalan büyük yassı parçadır. Suyu kestiği açıya göre tekne yön değistirir. Dümen palasının üst ucuna bağlanan çubuğun adı ?yeke?dir. ?yeke?, dümenci tarafından oynatılarak palaya yön verir. Birçok teknede yekeyi daha rahat kontrol edebilmek için yekenin ucuna ikinci bir çubuk takılır. Bunun adı uzatma (extension) dır.

Tekne yekenin ters yönüne doğru manevra yapar.

B. Güverte Donanımı

Güverte üzerinde bulunan donanımların tümüdür. Kurtağzı, koçboynuzu, vinç, cemkilit ve benzeri parçalardır.

1. Koç Boynuzu


Üzerine halat dolamaya yarayan, metal parçadır. Güverte üzerinde bulunur, tekne karaya bağlanırken kullanılır.

2. Kurtağızı

Koçboynuzuna dolanan ipe yön vermek için kullanılır. Tekne bağlanırken ipin direk olarak koç boynuzuna değil, kurtağzı aracılığıyla geçirilmesinde fayda vardır.

3. Cem Kilit

Cem kilitler, içlerinden geçirilen ipin tek yönlü kaymasını önlerler. Cem kilitten ipi çıkarmak için biraz daha çekip, boşlamak veya yıkarı çekmek gerekebilir.

4. V Kilit

V kilitler, oldukça basittirler. Cem kilitlerle aynı vazifeyi görürler ancak kullanımları daha zordur. Yük altında bazen sıkışabilirler, ipi aşındırabilirler. Bu nedenle cenova arabalarının kontrolü gibi daha az yük uyugulanan alanlarda kullanılırlar.

5. Liftin

Liftinler, tekne üzerinde bulunan telleri gerginleştirip, boşlamada kullanılırlar.

6. Vinç

Vinçler, küçük teknelerde bulunmaz. Küçük teknelerde iskota ve mandarlar genellikle elle alınabilecek kadar hafiftir. Yelken alanı büyüdükçe mandar ve iskotalara binen yük de arttığındani büyük teknelerde vinçler bulunur.

C. Direk ve Direk Destek Parçaları

Teknenin gövedesine bağlı, yelkenlerin havada durmasını sağlayan parçaya direk denir. Tahtadan, metalden veya kompozit materyallerden yapılabilir. Yelkenler güçlerinin önemli bir kısmını bu direğe iletirler. Direğin bu güçler karşısında formunu koruyabilmesi için direk bazı sistemlerle desteklenir. Bu sistemleri şu şekilde sıralayabiliriz:

1. Çarmıhlar

Çarmıhlar direğin sağına ve soluna konan yatay çubuklardır. Yelken direği yükseldikçe bu çarmıhların sayısı da artar. Bu çarmıhlar çeşitli tellerle gövdeye bağlanırlar ve gerilip gevşetilebilirler. Direğin sağa- sola doğru esnemesini önleyen temel sistem budur.

Son 15 yılda üretilen çoğu teknenin çarmıhları az da olsa geriye doğru bükümlüdür. Bu sayede direğin öne esnemesini önlemede yardımcı olurlar. Daha eski teknelerde bu iş için ?runner? isimli ek destek telleri kullanılırdı.

2. Istıralyalar

Istıralyalar teknenin başından ve kıçından çıkıp direğin üst kısmına bağlanan tellerdir. Bu teller direğin öne veya arkaya bükülmesini engellerler. Baş bodoslamadan direğe bağlı olana Baş Istıralya, Aynalıktan direğe bağlı olana ise kıç ıstıralya denir. İleri seviye yelkenciler, ıstıralyaların gerginliği ile oynayarak direği ileri veya geri büker, bu sayede yelkenin daha iyi rüzgar yakalamasını sağlarlar. Istıralya ayarları özellikle sert havada çok hassastır. Gereğinden fazla kasılmış veya gereğinden gevşek teller direğe fazladan yük bindirip direğe zarar verebilir.

D. Yelken

Yelken bir çarşaf değildir. Çarşaflar düz ve iki boyutlu nesnelerken, yelkenler 3 boyutlu ve tıpkı uçak kanatları gibi hava akımını sağlayabilecek şekilde eğimlidirler. Yelkeni yere serdiğinizde, çarşaf gibi düz olmadığını, katlandığını ve buruştuğunu görebilirsiniz.

Yelken kumaşları özeldir. En basit yelken kumaşı bile yüksek gerilime ve kötü hava şartlarına dayanacak şekilde yapılır. Gezi teknelerinde genellikle ?Dakron? dan yapılan yelkenler kullanılır. Yarış teknelerinde kullanılan Tape Drive, Kevlar gibi üst sınıf malzemelerle üretilen yelkenler daha hafif ve daha dayanıklı olurlar. Materyal ne olursa olsun, tüm yelken kumaşları güneşe karşı çok hassastır. Kullanılmadıkları zaman mutlaka örtülmelidirler.

Anayelken

Anayelken, direğin gerisinde, bir yakası direğe, diğer yakası bumba ucuna bağlı yelkendir. Teknenin dengesinin kontrolünde önemli görev yapar.

Cenova (Flok)

Cenova yelken, direğin ön kısmında ve bir yakası baş ıstıralyaya bağlı şekilde çalışır. Genova yelkene Flok da denir. Kabaca eğer yelken direğin gerisine ulaşamayacak boyuttaysa flok denir.

Balon

Bu iki yelkene ek olarak, baş ıstıralyanın da önünde açılan üçüncü tip yelkene ?balon? yelken denir. Asimetrik, Simetrik ve değisik kalınlık ve kesimlerde olan bu yelken başlı başına bir eğitim konusudur.

Yelken Yakaları

Yelkenin üç kösesi aşağıdaki gibi adlandırılır:

Mandar Yakası (Head)

Mandar ipinin bağlandığı, yelkeni yukarı basmaya yarayan yakadır. Anayelkende bu yaka direğin en tepesine ulaşır. Cenovada ise baş ıstıralya ile direğin birleşim noktasına kadar yükselir.

Karula Yakası (Tack)

Karula yakası, yelkenin alt köşesinde bulunur. Anayelkende Bumba ile direğin birlesim noktasında iken, cenovada baş ıstıralya ile güvertenin birleşim noktasındadır.

İskota Yakası (Clew)

İskota yakası, yelkenin yönünün ve açısının ayarlandığı köşedir. Bu köşeye anayelkende arka yaka gergisi bağlanırken, cenovada iskota bağlanır. İskota yakası, cenovada özellikle önemlidir. Her kontra değişiminde, yani rüzgarın yönünün her değişişinde cenova yer değiştirmek durumundadır. Bir iskota sancak tarafa döşenirken, diğer iskota iskele tarafa döşenir. Bu nedenle iskota yakasına iki iskota bağlanır.

Yelkenin kenarları

Orsa Yakası:

Yelkenin sabit, dikey kenarıdır. Anayelkende direk boyunca, Cenovada ise bas ıstıralya boyunca uzanır.

Alt Yaka:

Karula yakası ile iskota yakası arasında kalan kenardır. Anayelkende bumba boyunca, cenova’da ise güverte boyunca uzanır.

Güngörmez Yakası:

Mandar yakası ile iskota yakası arasında kalan, serbest yakadır. Birçok trim ayarı bu yakanın durumuna göre yapılır.

Tekne Yönleri

Tekne, üzerinde birçok donanım barındıran, karmaşık ve çoğunlukla dar bir araçtır. Günlük hayatta kullandığımız, ?sağ ? sol, ön ? arka? gibi kavramlar tekne içinde anlam belirsizliği yaratırlar. Başüstünden dümenciye doğru, ?sağdan tekne geliyor? denildiğinde dümencinin aklına gelecek ilk soru, ?ona göre mi sağ yoksa bana göre mi? olacaktır. Acil bir durumda böyle bir şüphe ciddi sorunlara yol açabilir.

Bu nedenle denizciler, tekne üzerinde ayrı bir yön sistemi kullanırlar. Teknenin dev bir pusula üzerinde durduğunu düşünelim.

Teknenin kuzey ? güney hattına ?kemere hattı? denir.
Teknenin önü (kuzey) ?Baş?,
Teknenin arkası (güney) ?Kıç?
Teknenin sağı (doğu) ?Sancak?
Teknenin solu (batı) ?İskele?
Tüm ara yönler ise ?Omuzluk? olarak adlandırılır. (Sancak kıç omuzluk gibi…)

Tekne nereye gidiyor, teknede kim ne yöne bakıyor olursa olsun, bu terimler kullanıldığı sürece anlam bulanıklığı yaşanmaz.

Yazılar www.su-sail.org sitesinden alıntıdır.

Cenova İle Ana Yelken Arasındaki Etkileşim ( Ders 4 )

Ana yelken ve cenovanın tekne için birlikte hareket ederek bir bütün oluşturduğunu unutmayın.

Dar Aralık Sorunu:

Cenova, ana yelkene göre çok çekiliyse ya da cenovanın güngörmezi ana yelkenin konumuna göre çok kapalıysa cenovadan geçen rüzgâr ana yelkene ters rüzgâr verir ve ana yelken kullanışsız olur.

Sert rüzgârlarda cenova ana yelkene göre çok kasılı ise:

  • Cenova ıskotası biraz boşlanabilir.
  • Ana yelkenin bükümü arttırılabilir.
  • Ana yelken düzleştirilebilir.

Ana yelkenin biraz ters rüzgâr alması makuldur, ancak çok fazla ters rüzgâr aldığı zaman yukarıdaki işlemler yapılmalıdır.

Sert rüzgarlarda cenovanın güngörmezi çok kapalı ise:

  • Cenova mandarını çekerek tor yeri başa alınabilir.
  • Cenovanın ıskotası alınabilir.

Geniş Aralık Sorunu:

Ana yelken ile cenova arasındaki aralık çok genişse, ana yelken, ön yelkenle olan etkileşiminin verdiği ekstradan ilerleme kuvvetini kaybedebilir. Bu durumda:

  • Ana yelken ıskotası boşlanabilir.
  • Cenova ıskotası alınabilir.
  • Ana yelkenin derinliği arttırılabilir.

Cenova Trimi ( Ders 2 )

Cenova, pratik olarak teknenin itici motorudur diyebiliriz, çünkü önünde yelken ya da direk gibi hava kuvvetini yönlendirecek, ters akım oluşturacak bir cisim yoktur.

Orsa ve Dar Apaz için:

1) Cenova için doğru bükümü belirlemenin pratik bir yolu: arabadan ıskota doğrultusunda uzatılacak bir hattın orsa yakasını ortadan tam ikiye bölecek şekilde arabanın ayarlanmasıdır.

Doğru bükümün elde edilmesiyle, dümenle yapılacak orsalama hareketlerine cenovanın tüyleri en alttan en tepeye kadar aynı anda ve aynı şekilde tepki verir.

Rüzgârüstüne dönerken cenovanın önce alt kısmının yapraklanması demek, bükümün az, güngörmezin kapalı olması demektir. Böyle bir durumda araba kıça kaydırılmalı ve ıskotanın aşağı çekisi azaltılmalıdır. Yapılan değişiklikle ıskota köşesi yükselir ve cenova güngörmezi rüzgâraltına açılır. Artan yatay çekişle cenovanın alt kısmı düzleşir.

Rüzgarüstüne dönerken cenovanın önce üst kısmının yapraklanması demek, bükümün çok, güngörmezin fazla açık olması demektir. Böyle bir durumda araba basa kaydırılmalı ve ıskotanın aşağı çekisi arttırılmalıdır. Böylece güngörmez yakası gerilir ve büküm azalır. Yatay çekisin azalmasıyla cenovanın alt kısmının derinliği artar.

2) Bükümü belirledikten sonra ıskota ile cenovayı dümencinin isteğine göre ayarlayın. Doğru bükümle artık tüyleri daha etkili kullanabilirsiniz. Rüzgârüstü tüy pırpırlıyorsa ıskotayı kasın, rüzgâraltı tüy pırpırlıyorsa boşlayın.

Eğer sıkı orsa gidiyorsanız cenova ile gurcata arasındaki mesafeden yararlanabilirsiniz:

  • 1 yumruk (normal)
  • 2-3 yumruk (hızı tercih/hafif rüzgarlar)
  • 2-3 yumruk (sert hava ile çalkantılı deniz birlikte)
  • gurcataya değerse (en uygun orsa)

3) Daha önce de belirttiğimiz gibi cenovanın alt kısmının derinliğini arabanın konumu ayarlar. Kimi durumlarda cenovanın orta ve üst kısımlarına da derinlik verilmek istenir. Bu durumda baş ıstralya gerginliğinden yararlanılır. Gergin bir bas ıstralya düz bir yelken ve hava için dar bir giriş sağlar. Gevşek bir başıstralya ise derin bir yelken ve hava için yuvarlak bir giriş sağlar.

Gergin baş ıstralya(25/100) sakin bir deniz için orta ve sert havalarda ya da orsası yüksek seyir istendiğinde tercih edilmelidir.

Gevsek baş ıstralya ise çalkantılı denizler için uygun olup, hafif rüzgar ve orsa yerine hızın istendiği durumlarda tercih edilmelidir. Cenova arabasının gergin bas ıstralya isteyen koşullarda kıça, gevşek baş ıstralya isteyen koşullarda ise başa kaydırılmasının sebebi yine cenova derinliğini ayarlama kaygısındandır. Ancak daha önce de belirttiğimiz gibi, cenova arabası aynı zamanda bükümü de kontrol ettiğinden daha hesaplı ayarlanmalıdır.

Not: Baş ıstralya uzunluğu genellikle doğru direk eğimini belirlediğinden değiştirilmemelidir.

4) Cenova?nın tor yerini de trim edebiliriz. Tor yerini ayarlamada en etkili trim aracı cenova mandarıdır.

Mandarın kasılmasıyla tor basa, gevşetilmesiyle tor kıça kayar. Mandar gerginliği de baş ıstralya gibi cenovanın giriş biçimini etkiler. Gergin mandar toru basa alarak yuvarlak bir giriş ve kolay dümen hakimiyeti (geniş kanal), gevsek mandar ise toru kıça kaydırarak dar bir giriş, zor bir dümen hakimiyeti(dar kanal) ve yüksek orsa verir. Yuvarlak giriş cenovayı rota değişikliklerine daha toleranslı yapar. Çalkantılı denizler, değişken rüzgârlar ve tecrübesiz dümenciler için uygundur. Orsa yakasındaki dikey katlanmalar mandarın aşırı gergin, yatay katlanmalar ise mandarın aşırı gevsek olduğunu gösterir.

Not: Mylar ve Kevlar yelkenler Dacron yelkenlere göre daha az esnediğinden tor yerini ayarlamak için mandar yerine bas ıstralya sarkmasını kullanmak daha uygundur. Bu gibi durumlarda mandar ayarı için aşırı gerginlik yerine yatay kırışıklıkların giderilmesi esastır.

Not: Iskota ile araba arasındaki karşılıklı etkileşim, baş ıstralya ile mandar arasında da vardır. Trim yapılırken birden çok trim elemanı hesaba katılmalıdır.

Apaz ve Pupa için:

Rüzgâra olan açı genişledikçe cenovanın alt kısmında aşırı derinlik oluşur. Cenovayı hakkıyla doldurmak için ıskota çekme noktasını teknenin dışına almak gerekir. Bu varsa ikincil bir dış araba hattı ya da ıskota yönlendiricisinin (barber hauler) kullanılmasıyla sağlanabilir.

Bu seyirlerde yelkenden maksimum güç alabilmek için yelkenin ortası düzgün trimlenmiş olmalıdır. Tüylerden orta tüyler izlenmelidir. Tüyler en verimli orsada çalışır, apaza ve pupaya kaydıkça verimini kaybeder. Zahiri rüzgâr iyice kıça kaydıkça cenova ana yelkenin örtmesi yüzünden doldurulamaz olur. Duruma göre cenova gönderle kullanılabilir, simetrik ya da asimetrik balon basılabilir, ya da iğnecik pupa gidiliyorsa ayı bacağına geçilebilir.

İleri Trim Teknikleri ( Ders 1 )

Genel Esaslar

Bir yelkenli için trim yapılırken 4 temel durum göz önünde bulundurulmalıdır:

-Hava
-Dalga
-Süreklilik
-Öncelikler

Hava ile ilgili trimler rüzgar ve yağış durumlarını içerir. Rüzgar temel olarak 5 farklı etki şiddetindedir: Yok denecek kadar az rüzgar(1-2 bofor), hafif hava(2-3 bofor), orta hava(4-5 bofor), sert hava(6-7 bofor), fırtına(8+ bofor). Trim yapılırken gerçek rüzgara göre değil, zahiri rüzgara göre yapılır, çünkü yelkenlere etkiyen rüzgar, tekne hızının hesaba katıldığı zahiri rüzgârdır. Yağış ise sıklık, şiddet ve tür(kar, dolu, tipi) özelliklerine göre dikkate alınır.

Yelken üzerindeki trimler dalgasız deniz ve çalkantılı denize göre farklılık gösterir. Teknenin, sakin ve dalgasız denizlerde hızlı ve dosdoğru gitmesi beklenirken; çalkantılı denizlerde dalganın etkisiyle yön değistirmesi, yoldan ve hızdan kaybetmesi olağandır. Bu durumda teknenin trimini dalgaları asacak ve kolay hızlanacak bir şekilde yapmak akılcı olur.

Tekneyi trim ederken çevredeki süreklilik önemlidir. Tekne triminin sabit ve hareketli donanımlar üzerinden yapıldığını varsayarsak her trimin her zaman kolaylıkla yapılamayacağını baştan kabul etmek gerekir. Ayrıca iyi giden bir tekne üzerinde gerekli olmadıkça fazla değişiklik yapmak tekneyi yavaşlatabildiği gibi oldukça zahmetlidir. Denizdeki yerel sağanakların varlığı ve sıklığı, özellikle Marmara gibi denizlerde yadsınamayacak bir gerçektir.

Tekne her şeyden önce kullananın önceliklerine göre trim edilmelidir. Kimisi tekneyi uzun ömürlü kullanmak ister, kimisiyse onu bir yarış gurusu haline getirmek. Kimi seyirlerde kuvvetli orsalama tercih edilir, kimisindeyse azami hız veya manevra. Kaptan burnu kurtarmayı ya da çatışmayı önlemeyi düşünebilir. Tekne hata kabul etmeyen profesyonel bir trime ya da hataya tahammül eden amatör bir trime sokulabilir. İyi denizciler, tekneyi önceliklerine göre trim ederler.

Not: Trim, dümencinin hareketlerine paralel olarak yapılır. Yelken üzerinde yapılan her değisiklik, dümenle uyumlu olmak zorundadır.

Tekne Trim Edilerek 5 Temel Seyir Özelliğine Hükmedilir

1) Hız
2) Orsalama Yeteneği
3) Dümen Çekmesi
4) Teknenin Yatıklığı
5) Yalpalama

Not: Bahsi geçecek trimler tek anayelken ve tek önyelkenden olusan tek direkli kesirli/tam armadan olusan monohull (tek gövdeli) sloop (salopa) yelkenli tekneleri içindir.

Trim Terminolojisi:

Ana Yelken Iskotası (Main sheet): Bumbayı bir palanga düzeneğiyle anayelken arabasına bağlayan ve bumbanın bağlantı yerine uzaklığını ayarlayarak ana yelkenin kumanda edilmesini sağlayan halat.

Ana Yelken Arabası (Traveller): Ana yelken bumbasının tekne orta hattıyla yaptığı açıyı doğrudan yönlendiren hareketli trim düzeneği.

Pupa Palangası (Boomvang): Direk ile bumba arasındaki açıyı ayarlayan palanga sistemi.

Arka Yaka/Alt Yaka/Altabaso Halatı (Outhaul): Ana Yelkenin güngörmez yakasının bumba ile birleşen köşesinin (clew), bumbanın en gerideki noktası ile arasındaki mesafeyi ayarlayan trim düzeneği.

Ana Yelken Mandarı (Main Halyard): Ana Yelkeni direğin tepesine yelkenin orsa yakası üst köşesinden çekerek basan halat.

Kanigam (Cunningham) Halatı: Ana Yelkenin orsa yakasını aşağı doğru kastıran düzenek.

Balançina/Mantilya (Topping Lift): Bumbayı en gerideki ucundan direğin tepesine doğru çekerek kaldıran halat.

Kıç ıstralya (Backstay): Teknenin direğini en üst noktasından geriye doğru çeken gerilim. Bazı teknelerde direğin 2/3 üstünden runner/checkstay dediğimiz düzenekle direğin geriye doğru gerilimi biraz daha yanlara açılmıştır. Ancak bu tekneler tramola ve kavançalarda gerilimin sağlandığı noktayı sürekli değistirmek zorundadır.

Baş ıstralya (Forestay): Teknenin direğini en üst noktasından teknenin başına doğru çeken gerilim. Bazı teknelerde direğin 2/3 hizasından direği, direk ile baş ıstralya arasındaki bir noktaya doğru kastıran babystay bulunur. Tramolalarda ve balon kullanımında zorluk çıkartır.

Cenova Mandarı (Genoa Halyard): Cenovayı baş ıstralya hattından direğin tepesine üstten kastırarak basan halat.

Cenova Iskotası (Genoa Sheet): Cenovanın güngörmezle alt yakasının birleştiği köşesinin (clew) cenova arabasına uzaklığını ayarlayarak cenovayı kumanda eden halat.

Cenova Arabası (Genoa Traveller): Cenova ıskotasının cenovayı tekneye doğru çekme noktasını belirleyen hareketli düzenek.

Iskota Yönlendiricisi (Barber Hauler, Tweeker): Balon ve cenovaların ıskota çekiş noktalarının teknenin boyuna hattına olan uzaklığını ayarlamaya yarayan makaralı düzenek.

Tüyler(Telltales): Yelkenin üzerine konduğu yerdeki hava akımını anlatır. İyi trimlenmiş bir yelkendeki hava akımı genellikle rüzgaraltı ve rüzgarüstü tüyleri birbirine paralel uçuşturacak şekildedir. Tüylerden yararlanılarak rüzgârın yelkene uygun açıdan girip girmediği tespit edilebilir. Aynı zamanda ana yelkenin güngörmez yakasında hava akımını anlatan kurdeleler vardır.

Yelkenin Toru (draft/draught): Yelkenin en torbalaşan çukur yerine yelkenin toru denir. Torun yeri ve miktarı trimde oldukça önemlidir.

Büküm(helezon/twist): Gerçek rüzgar hızı denizden göğe yükseldikçe artar. Teknenin hızının dikkate alındığı vektör bileşenlerinin etkisiyle zahiri rüzgâr yükseklerde daha bir kıça kaymış şekilde yelkene etki eder. Bu sebeple yelkenin üst kısımları rüzgâraltına daha çok bırakılmalıdır. Bu da ancak yelkende bir büküm yaratmakla mümkün olur. Ayrıca büküm sayesinde yelkenin rüzgâr kaçırması sağlanabilir. Büküm, cenova için arabanın konumuyla, ana yelken için bumbanın yüksekliğiyle ayarlanır. Yelkenlerde fazla büküm her zaman az büküme göre daha iyidir, çünkü bükümün fazla olması demek, dümende kolaylık demektir.

Kanal (groove): Yelken trimi, tekne hızı ve orsa gidebilme kombinasyonunun oluşturduğu dar seyir yolu. Yelkenin bükümü arttıkça kanal genişler. Tekne kanala girdiğinde rahat ve etkili yol alır.

Güngörmez (leach): Yelkenin teknenin kıçına bakan yakasına güngörmez yakası denir. Güngörmez yakası bize yelkenin bükümünü en iyi anlatan yakadır. Açık güngörmez bükümün çok olması, kapalı güngörmez bükümün az olması demektir.

Dip Camadanı (flattening reef): Yelkenin güngörmez yakasını bumbanın ucuna ve aşağıya doğru çeken yardımcı trim halatıdır.

Güngörmez ipi (leach cord): Yelkenin güngörmez yakası pırpırladığında, yelkenin hırpalanmasını önlemek için kasılmalıdır. Böyle bir durum yoksa gevşek bırakılmalıdır.

Salma (Keel): Birçok yelkenlide sabittir. Yelkenli teknelerin rüzgâra karşı gidebilmesini sağlayan teknenin gövdesinin altında bulunan eklenmiş ağırlıktır. Rüzgârın yelkenler üzerinde yarattığı tekneyi yatırma direncini, suyun altında karşılayarak, teknenin kerteriz doğrultusunda gitmesini sağlar. Yarış yatları için bu ağırlık 3.5 tonu bulabilir. Salma ağırlığı, rüzgâr ve dalga etkisine tepki olarak yarattığı karşı moment/tork sayesinde teknenin devrilmesini engeller.

Trim 4 Temel Duruma Yapılır:

1) Büküm
2) Derinlik
3) Tor Yeri
4) Tekneye Açı

Sert Havada Seyir ve Alınması Gereken Önlemler

?En iyi kaptan, teknesini ve ekibini hiçbir tehlikeye sokmayandır.?


Denize çıkılmadan önce yapılması gereken ilk iş havayı kontrol etmektir.
En keyifli ve kolay seyirler 5 ile 12 knot havada yapılan seyirlerdir. 5 knotun altında rüzgar çok hafif olduğundan tekneyi yelkenlerle hareket ettirmek ve ona manevra yaptırmak zor olabilir. 12 knotun üzerinde tekne gereğinden fazla yatabilir. Bunu engellemek için yelken alanı küçültülür veya en azından yelken üzerindeki rüzgar gücü azaltılır. 20 knot havada denize çıkmak dikkat ister. 25 knot ve üzeri havada tecrubesi olmayan yelkencilerin denize çıkması tavsiye edilmez.

Sert havada tekne üzerinde neler yapılması gerektiği konusunda temel bilgi bütün yelkencilerde bulunmalıdır. Denizdeyken bir fırtınaya yakalanmak oldukça büyük bir ihtimaldir. Sert rüzgarla karşılaşıldığında açık denizde kalmak dar bir limana girmeye çalışmaktan daha güvenli olabilir.
Rüzgar hızı 15 knot ve üzerindeyken çoğu yelkenli teknede birinci camadanın vurulması düşünülebilir. Büyük teknelerde 25 knotun üzerinde kullanılmak üzere ikinci bir camadan noktası bulunabilir. Fakat küçük tekneler sert havalarda daha çok zorlanır. Bu durumda, fırtına floğuyla (normal floğun %25?i) seyir yapmak çok daha iyidir. Başlangıç seviyesindeki bir yelkenciye, sert havada tüm yelkenleri indirip, motoru çalıştırması ve acilen kıyıya dönmesi tavsiye edilir.
Bir teknenin sert havada yelken yapabilmesi onun büyüklüğüne ve dizaynına bağlı olduğundan, ne zaman camadan vurulacağı teknenin yatma derecesine ve dümenin kontrolüne bağlıdır.
? Sert havada iskeleyi terk etmeden önce camadan vurup, sonra gerekirse camadanı açmak, açıldıktan sonra camadan vurmaktan her zaman daha kolaydır.
? Sert havada denize çıkarken harness?larınız her zaman üzerinizde olsun.
Rüzgar hızındaki artışı orsada veya dar apazda hissetmek kolaydır. Ancak pupa ve geniş apaz seyirlerde, rüzgar gerçek hızından daha hafifmiş gibi hissedilir ve rüzgar hızı hissedilene kadar ani bir şekilde artabilir.

1. Sert Havada tekne üzerinde alınması gereken önlemler
1.1. Rüzgar > 17 knot
Tüm ekip, seyir pozisyonunu ciddi şekilde alması gerekir.
Tekne yatıyorsa trapez yapılmalı.
Dümenci ve trimcilerin seyir sırasında dikkatleri açık olması gerekir.
Kamara içerisinde boşta duran, sallanan, devrilen eşya kalmamalı ve sabitlenmeli.

1.2. Rüzgar > 25 knot
Tekne fazla yatacağından camadan ve yelken ufaltma işlemleri yapılmalıdır.
Her türlü acil durumda, müdahale etmek çok zor olacağından ekibin dikkatinin iyice açık olması gerekir.
Tüm ekip, can yeleklerini giymelidir.
Teknenin güvertesinde harekette olan elemanlar, özellikle başüstü elemanlar harness kullanarak tekneye sabitlenmelidir.
1.3. Rüzgar > 33 knot
Teknenin seyir sırasında hakimiyeti kaybediliyorsa veya ekip tecrübesiz ise yelkenler indirilmeli ve motorla seyre geçilmelidir.
Korunaklı bir koya doğru yönelmelidir.
2. Camadan Vurmak (Reefing)
Yelken Alanını Küçültmek
Camadan vurma kararı teknenin boyuna ve dengesine bağlıdır. Eğer tekne çok fazla bayılıyorsa, ekip zorlanıyorsa veya sert hava bekleniyorsa camadan vurmak düşünülmelidir. Eğer camadan vurmayı düşünüyorsanız, en iyisi vakit kaybetmeden yapmaktır.
Sert hava koşullarında iskeledeyken camadan vurmak ve gerekdiğinde yelkeni açmak, yüksek rüzgarda camadan vurmaya çalışmaktan her zaman daha kolaydır.
Camadan Vurma prosedürü
? Tekne hafif rüzgara döndürülür ve ana yelkendeki rüzgar yükü boşaltılır.
? Pupa palangası biraz boşlanır. Eğer ana yelken iskotaları omurga hattı hizasında sabitlendiyse iskotalar da laçka edilmelidir.
? Ana yelken mandarı laçka edilerek yelkenin ön yakasındaki camadan matafiyonu bumbaya bağlanacak kadar ana yelken aşağıya indirilmelidir.
? Ön yakadaki camadan matafiyonu sabitlenir.
? Camadan ipinin boşu alınır. Yelkenin arka yakasındaki matafiyon sabitlenir.
? Ana yelken mandarının boşu tekrar alınarak ufalan yelkenin trimi yapılır.
? Pupa palangasının boşu alınır.

Büyük yelkenli teknelerin çoğunda üç tane camadan noktası bulunur. Bu noktalarda, yelkenin ön ve arka yakalarında güçlendirilmiş matafyonlar vardır. Arka yakadaki matafyonun içinden bir ip geçer ve bu ip bumbanın içinden geçerek direk dibine gelir. Ön yakadaki matafyonun içinden de bir ip geçebilir. Böylece yelkene sadece ana yelkeni indirip camadan iplerini doldurarak camadan vurulabilir. Ancak çoğu teknede bir kişinin direk dibine giderek (harness?la tabiki!!) ön yakadaki matafyonu bağlaması gerekir. Matafyon bir iple veya kancadan geçirilerek bağlanabilir.

Ana yelkenin ön ve arka alt yakaları sabitlendikten sonra ortadaki fazla yelken camadan ipleriyle bağlanır. Böylece yelkenin bu kısmının su ve rüzgar tutması engellenir.
Eğer bumba üzerinde bir kanca yoksa, matafyonu bağlamak için bir ip kullanılabilir. Genelde direk üzerinde ipi bağlamak için bir koç boynuzu bulunur. Eğer ipi bağlamak için uygun bir yer yoksa ipi bumbanın kaz boynundaki (bumbayı direğe bağlayan kısım) ön kısmına bağlayarak yelekni aşağı ve öne doğru çekin. Bu ip camadan bağı ile bağlanabilir.

Cenovanın küçültülmesi
Çok sert hava koşullarında ana yelken indirilerek sadece fırtına floğu ile yelken yapmak tercih edilir. Ancak bu karar da teknenin dengesine bağlıdır.
Flok da camadanlanabilir. Bazı teknelerde bulunan ?furling? sistemi sayesinde floğun bir kısmı baş ıstralyaya sarılarak yelken alanı küçültülebilir. Gerekli flok alanı rüzgarın şiddetine ve teknenin dengesine bağlıdır. Flok olmadan sadece ana yelkenle gidilmeye çalışılıyorsa teknenin kontrolü güçleşir ve tekne büyük bir güçle rüzgara girmeye çalışır. Teknenin biraz orsalamak istemesi tercih edilebilir (sağanaklarda teknenin yatışını azaltmak yelkenlerdeki gücü azaltmak için rüzgara giriyorduk), fakat fazlası performansı düşürür.
Floğun furlinge sarılması en kolay geniş apaz ve pupa seyirlerde yapılır çünkü ana yelken bu seyirlerde floğun rüzgarını engeller. Böylece yelkenin gereğinden fazla yapraklaması da engellenir. Zor bir durumda kalındığında, iskotaları boşlayarak flok furlinge sarılabilir, fakat sert havada yelkenin fazla uçuşması yelkene hasar verebilir.

Sert havada furlingi sarmaya yarayan halatı kontrol etmek oldukça zordur. İpi gerdikçe sert bir rüzgar ipin elinizden kaymasına neden olarak istemeden floğun yeniden açılmasına neden olabilir. Sert havada bu işi iki kişi yapmak çok daha iyidir. Bir kişi başa yakın bir yerden furlingin ipini çekerek floğu sararken, diğeri bir vince sardığı ipin boşuna alarak rüzgarlara floğun yeniden açılmasını engeller.
Sert havada furlingden floğu açmak da zor bir durumdur. Önce furlingi 1 ? 2 metre boşlayıp, bu ipi sabitledikten sonra floğun çalışan (rüzgaraltı) iskotasını almak gerekir. Eğer furling ipi ve iskota beraber boşlanırsa ve furling sabitlenmezse, rüzgar furlingin elinizden kaçmasına ve floğun kontrol dışında tamamen açılmasına neden olur.

FURLING İPİNİ ASLA VİNÇ KOLU İLE GERMEYİN!! Eğer ip gereğinden fazla gerilirse baş ıstralyayı yerinden çıkarabilir, arma inebilir ve sert havada direk kırılabilir.
?Fırtına ihbarı olduğunda en iyisi denize çıkmamaktır.?
Denizde sert hava ile karşılaşıldığında en iyisi rüzgarla (önden veya arkadan) 40 derecelik bir açıyla gitmektir (dar veya geniş apaz seyirler). Eğer pupa gitmek tercih edilirse kazara kavança atma tehlikesine karşı ana yelken indirilmeli, sadece fırtına floğu kullanılmalıdır. Seyrin şekli ve yelkenlerin durumu; rüzgarın hızı, ekibin performansı, rüzgarın stabil olup olmamasına gibi birçok parametreye bağlıdır ve yanlış verilen bir karar büyük tehlikeler doğurabilir.
Özetlersek sert havada yelken yapmak için alınması gereken önlemler;