Etiket arşivi: dalga surfü

Yelken Bağlantıları, Formu, Kesimi

En genel tanımıyla, rüzgar surf’ünü dalga surf’ünden ayıran özellik, rüzgar surf’ünün donanımının olmasıdır. Zaten onu yelken dünyasında popüler yapan özelliği de işte budur.

Günümüz rüzgar surf’lerinde eklem tiplerini iki temel formda inceleyebiliriz, lastik eklem olanlar ve yataklı eklem şeklinde olanlar.

Lastik eklem: Çok dayanıklı bir yapıya sahip olup, tamamiyle güvenilirdirler. En büyük dezavantajları, eklem ray üzerinde yuvasına oturtulurken, lastiğin zorlanarak elle bükülmesidir. Bunun için lastik dibinde sert plastik veya metalden yapılmış ufak bir lövye bulunur.

Yataklı eklem: Bugün üzerinde en çok uğraşılan bir eklem tipidir. Geliştirilmeye ve daha sağlam bir hale getirilmeye çalışılmaktadır. Çünkü lastik eklemin en büyük dezavantajı olan, board’a bağlantı işlemi çok rahat yapılabilmektedir. Sistem üç boyutlu olarak her türlü hareketi serbestçe yapabilen bir bağlantıdan ibarettir.

Eklem ne tür olursa olsun, sağlam olmalıdır. Çünkü denizin ortasından yırtılmış bir yelkenle bile dönebilirsiniz fakat kırılmış bir eklemle saadece donanımı orada bırakıp board ile yüze yüze geri gelebilirsiniz.

Sonuçta önemli olan surf yapmak ise, yedek bir eklem her zaman (surf’ün) ilk yardım çantasında bulunduracağımız bir parça olmalıdır.

Direk: Bir an için direk uzatmalarını düşünmezsek (veya gerekli değil ise) eklemin içersine yerleştiği standart tipte direk ile tanışalım;
Direk, karbon-fiber liflerinden veya deniz suyuna dayanıklı alüminyumdan üretilmiş olabilir. Satın alırken dikkat edilecek en önemlifaktörlerden biri dayanıklılığıdır. Çünkü yelken trim edildiğinde, direk alacağı form ile zorlanmakta, ters bir hareket ile bumba bağlantısı civarından kırlabilmektedir.

Direğin, yelken trim edildiğinde alacağı form (bombelik) yelkenin kesimine ve dikimine bağlı olduğundan, genellikle yelkenler üzerinde, kullanılması gereken direğin dayanıklılık faktörü yazar (Stifness). Bugün üretilen karbon direkler 6.4-7.3 arası dayanıklılık değerlerine sahiptirler.

Doğal olarak alüminyum direkler daha fazla dayanıklılığa sahip olmalarına rağmen, hem daha ağır oluşlarında hemde metal yorulması yüzünden pek tercih edilmemektedirler.

Direğin uzunluğunun 4.60-4.80 metre arası olduğu düşünülürse, taşıma açısından en büyük zorluğu çıkartacak parçalardan biri olarak karşımıza çıkar. Bunun için, son zamanlarda 2 parçalı direk türleri çıkmıştır. Böylece yaklaşık olarak 2 metre dolayındaki parçalar, yelken çantasının içine bilr konulabilmektedir.

Farklı direk uzunlukları isteyen yelkenler için ayrı ayrı direkler kullanmamak için (mesela ekonomik sebeplerden) direk uzatmaları yapılmıştır. Uzatmalar iki türlüdür:

1) Eklemle direk arasına yerleştirilenler, yani direk dibi uzatmaları (Sabit vaye ayarlanabiliruzunlukta).
2)Direk ucuna eklenenle, yani direk ucu uzatmaları. (Genelde sabit uzunluklarda).

Uzatmaların herhangi bir sakatlık çıkartmamaları için sıkıca oturmaları gerekir.

Direk, yelkenin orsa yakasındaki kılıf içersine girer. Kılıf bumbanın direğe bağlandığı bölge haricinde sürekli yapıdadır. Bumba bu açıklıktan direğe tespit edilir.

BUMBA VE BAĞLANTILARI:

Günümüzde iki tür bumba bağlantısı vardır:

1)Halatlı olanlar.
2)Kilitli olanlar.

İki tür bağlantı da yeterince güvenilir olmasına rağmen, kilitli bağlantı direğin güvenliği açısından daha etkilidir. Çünkü halatlı bağlantıda bumba direğe dar bir açı ile dururken bağlantı yapılmakta, daha sonra bumba direğe dik bir hale getirilerek bağlantı sıkılmaktadır, böylece büyük bir kuvvet bağlantı halatı ile direği sıkmaktadır. Yeterinde fazla bir sıkma direği çatlatabilir. Ayrıca su içersinde yeterli görülen bir sıkılık, bağlantı halatları kuruyunca yeterinden fazla bir hale gelebildiği gibi kuru iken sıkı olan bir bağlantı ıslanınca bollaşabilir.

Kilitli mekanizmalarda böyle bir durum söz konusu olmaz, ayrıca direğe bağlantı noktasının yüzeyi büyük tutulduğundan , bumbanın olur olmadık yerlerde bollanıp yerinden oynaması önlenmiştir.

Bumba surf olayını direkt olarak etkileyen faktörlerden birisidir. Elle tutulan kısımlarının yumuşak bir madde ile kaplı olmasının gerektiğini 15 gün surf yapmış biri ellerindeki nasırlarların aracılığı ile görebilir. Doğal olara, “…daha rahat bumbalar, daha pahalı bumbalardır..” bu yüzden yumuşak eldivenler de rahatlığınızı sağlayabilir.

Bumbanın, yelkenin rahatça istenilen forma girmesi için yeterli bir genişlikte, kaviste olması gerekir. Fazla kavis ise, kontrol açısından rahatsızlık yaratır, surfçü su düzlemine fazla yaklaşmak zorunda kalır ve çalkantılı, dalgalı sularda vücudu suya girerek hız keser.

Hız yarışlarında ise, vücudun su düzlemine yakın olması, istenen bir durumdur fakat bu tür yarışlar genellikle çalkantısız sularda yapılır.

Bumba değişen boy yapısında olmalıdır, böylece birden fazla (bumba genişlikleri farklı) yelkenle kullanılabilir. Günümüzde hemen hemen her firma bu tür bumbalar üretmektedirler. Bumbanın kısa olması, yelkenin yeterince gerilmemesine, triminin doğru yapılamamasına neden olur. Yeterinden uzun bumbada ise, karada trim’i iyi yapılmış gibi gözüken yelken, denizde (rüzgar etkisi altında) rüzgar kaçırır, bu durumda yelkenin güngörmez yakasındaki bağlantı, bumba ucuna iyi oturamayacak, ıskota halatı uzun kalacaktır.

Bumba ucu bağlantıları son zamanlarda eklemli yapılmaktadır. Böylece bumba uzatma ve kısaltmaları sırasında, uç bağlantısı en uygun pozisyonu alacaktır.

Genellikle ıskota halatı kilitleri bumba ucu üzerinde bulunmaktadır.

Bumba yüksekliği sürüşü direkt olarak etkiler. Surfçünün karada en rahat pozisyonu önceden bulması (veya bilmesi) gerekir. Bunun yanında en genel halde iki tür yükseklik şu durumlar için kullanılır:

1)Çene hizasında: Bu yükseklik, yelkeni suya daha çok yatırıp, daha çok yelken kapatarak hız yapmak için.

2)Omuz veya daha alçak seviyede: Bu yükseklik daha çok slalomtürü kullanışlar içindir.

Bazı yelken firmaları, nasıl ki bumba direk bağlantısını ayarlanabilir yapmış ise, bumba ucu ıskota bağlantısını yelken üzerinde bir kaç noktaya karşılık getirmektedirler. Böylece bumba kullanıcı için daha rahat bir pozisyona getirilebilmektedir.

YELKENİN FORMU

Yelken bumba ucundan ıskota halatı ile, direk dibinden (eklem üzerindeki kilit ile) germe halatı ile trim edilir, forma sokulur.
Yelken trim edilirken kilolarca yük bu trim halatlarına bindiğinden dolayı, daha rahat kuvvet uygulayabilmek için trim makaraları kullanılır.

Yelken güzelce trim edildikten sonra, dikkat edersek, formunun bir kanat yapısında olduğunu görürüz. En genel anlamda bütün yelkenler bu formda olmalarına rağmen bombeliğin yani maksimum derinliğin yeri yelken tiplerine ve kullanılacak amaca göre değişmektedir.

Hız tipi yelken kesimlerinde maksimum derinligin, (tor) direğe yakın taraflarda, slalom tipi yelken kesimlerinde ortaya yakın taraflarda oluştuğunu görürüz.

Yelken temel formunu, rüzgar tarafından oluşturulan basınç farklarında alır. Bunun yanı sıra yelkene yapay bir form (veya form stabilizasyonu) verebilmek için balenalar (çıtalar) kullanılır.

Balenalar (çıtalar), günümüz yelkenlerinin vazgeçilmez elemanlarıdır. Atık klasik üçgen kesim yelken bazı dezavantajları yüzünden funboard’lar için terk edilmiştir. Klasik üçgen yelkenin en büyük dezavantajı; gerekli yelken alanını sağlayabilmek için çok uzun bumba kullanma gereğidir.

Dikkat edilirse, günümüz yelken formları daha çok dikdörtgen (veya yamuk) yapılara doğru kaymaktadırlar. Böylece hemen hemen yarı uzunluktaki bir bumba ile üçgen kesimdeki yelkenin aynı yelken alanı oluşturulmaktadır. Böylece (kısa bumbalar ile) kontrol kolaylığı artmakta, ağırlıkta önemli ölçüde tasarruf edilmektedir.

YELKENİN KESİMİ

Yelken kesimlerinin son zamanlarda geçirdiği evrimler dikkate değerdir. Gün geçmiyor ki daha hızlı ve kontrol kolaylığı olan yelken kesimleri çıkmasın.

Örneğin “KANAT KESİMİ”,”DİREK KILIFININ AERODİNAMİK YAPILMASI” gibi unsurlar daha hızlı yelkenlerin yapılmasına yolaçmıştır.

Ayrıca yelkenin güngörmez yakasına eklenen ve belli bir basınçtan sonra rüzgar kaçırmaya başlayan, fazla alanlar ile, güç regülasyonu sağlanıp, yelken değiştirmeden kullanım kolaylığı yaratılmaktadır.

Yelken kesimleri kullanılacak amaca göre değişir. En belirgin ve en çok kullanılan kesim farklılıkları yelkenin ALT YAKASINDA olanlarıdır. Bu farklılıklar, hızi slalom, dalga-slalom türü kullanışlar için kendini gösterir.

Dikkat edilirse yelkenin alt yakası slalom, hız-slalom kesimlerinde daha aşağıdadır. Bunun nedeni yelkenle board arasındaki açıklık kapatılarak yüksek hızlara çıkabilmektir. Bu bir bakıma manevra zorluğu getirecekmiş gibi gözükse de, slalom tipi kesimlerde bumba kısa tutularak durum kompanze edilmiş olur. Hatta şöyle demek daha doğru olacak, slalom tipi kesimlerde bumbanın kısa tutulmasından dolayı gelen manevra kolaylığına ek olarak hız yapabilmek için alt yaka düşük tutulmuştur. Bu tür kesim daha çok power-jibe türü dönüşlere elverişlidir.

Hız tütü yelken kesimlerinde, klasik yelken kesiminin hala vazgeçilmez hız yapabilme kaabiliyetinden dolayı, bumba uzundur. Kesim tam boy balenalarla forma sokulmuş yelkenlerde bile klasik kesime benzer. Bu kesimde ise , slalomdakinin tem tersi, bumba uzun olduğundan, manevra kkabiliyeti için yelken alt yakası yüksek tutulmuştur.

Dalga-slalom kesimlerinde alt yaka hemen hemen hiçbir fazlalık oluşturmadan, direk dibi ile bumba ucu arasında düz bir çizgi çizer. Bunun nedeni daha kolay duck-jibe yapabilme ve çok dalgalı sularda bu kısmın suya girip engelleyici bir etki yapmamasını sağlamaktır.

Yelken kesimlerine göz gezdirdikten sonra, yelken dikimlerinde en çok kullanılan materyallere bir bilgi olması açısında göz gezdirelim:

Dacron: Polyester liflerinde oluşmuş kumaş. Kolayca boyanabilir ve kesimi dikimi rahattır. Fakat zamanla diagonal olarak deformasyon gösterir.

Mylar: Bir çesit polyester film tabakası. Dacron gibi bir materyalin stabilizasyonu için ve su geçirmezliğini sağlamak  için kullanılır.

Kevlar: Çok yüksek gerilmeleri karşılayabilecek, yapısında fiber kullanılmış bir dokumadır. Bu materyal ile ilgili en önemli problem güneş altında dayanıklılığının azalmasıdır.

MonoFilm: Günümüzde artık dacron’un yerini yelkenin her noktasında almış olan, film yapısındaki bir tabakadır. Yelkenin formunu sonuna kadar korur, hafiftir, şeffaf olduğu için ekstra pencereye ihtiyaç yoktur. Ve yapışkan batlarla çok çabuk tamir edilebilir.

PVC (Poly Vinyl Chloride): Genelde pendere materyali olarak kullanılır. Tek dezavantajı ağır olmasıdır.

Kullanılan materyal, yelkenin kullanılırlığını direkt olarak etkiler. Basınç altında yelkenin temel formu bozulmamalı, buna karşılık yeterince hafif olmalıdır. Genelde Dacron yüzeyde kullanılan Mylar tabaka stabilizasyon sağlamanın yanı sıra, yelkenin suda ağırlaşması, çakilirken suyun kolayca akmasını sağlar, buna karşılık ek bir ağırlıktır. MonoFilm’de ise herhangi bir problem yoktur.

Yelken ağırlığı pek yabana atılmamalıdır. Örneğin 5m2 modern bir yelken balenalar ile 2.5-3 kg ağırlıktadır. Buna donanımın diğer elemanlarıda eklendiğinde 6-7 kg bir ağırlıka karşı karşıya kalırız.

Bir de bu ağırlık denizin ortasında board’la direk arasında kalmış olan ayağınızın üzerine binerse işte 6-7kg neymiş o zaman anlarsınız. Size surf donanımındaki en önemli parçalardan birini sunmama izin verin:Direk dibi yastığı.

Hem sizi, hem deboard’unuzu istenmeyen kazalardan koruyan bu ufak parçayı da anmadan geçmeyelim.

Boardunuz ve kendiniz için (kilonuza ve rüzgar şartlarına bağımlı olarak) en uygun yelken alanını seçmek, daha rahat surf yapabilmek için başlıca şarttır. Aşağıdaki tablo da genel olarak, üzgar kuvvetlerine karşılık rahat bir kullanım sağlayacak yelken alanları ve ortalama bumba uzunlukları bir fikir vermesi açısından gösterilmiştir. Tabii bu değerler surfçünün özelliklerine ve isteklerine göre değişebilir.

Rüzgar Alan Direk Bumba
8 kuvvetinde 3.2m2 4.00m 165cm
7 kuvvetinde 4.0m2 4.45m 165cm
6 kuvvetinde 4.5m2 4.45m 180cm
4-5 kuvvetinde 5.2m2 4.60m 180cm
4 kuvvetinde aşağıda >5.7m2 4.70m 200cm