Etiket arşivi: deniz tutması

Bir Deniz Yolculuğunun Ardından…

Aşağıdaki yazı Melih Carter’e aittir. (1melihcarter.blogspot.com adresinden alıntı yapılmıştır)

Dün, çalıştığım dernekçe, toplu halde günü birlik deniz yolculuğuna çıktık. Çıktığımız deniz Manş Denizi, mevsim sonbahar, hava soğuk ve rüzgarlı, deniz ise feci dalgalı olunca, “deniz yolculuğu” kavramının tum albenisi kayboluyor diyebilirim. Sanırım bu anahtar kelimelerden sonra nasıl bir yolculuk olduğunu az cok kestirebilmişsinizdir, ama ben detaylara iniyim tabi.

Önce sabahın 9.30 unda limanda olduk, bizi bekleyen tekne, gemi ya da herneyse tam bilemiyorum, Manş Denizinde yaptığı turlarla Fransa genelinde tanınan bi tekneydi, yani bizim dernek dökmüş parayı bizim için (!) çok sağolsunlar. Sabah kalktığımda havanın kapalı ve ha yağdı ha yağacak modunda olmasından dolayi, az çok kestirmiştim günün gidişatını ama yine de olumlu olmaya çalışıp cok takmadim. Sonra hep beraber teknemize bindiiik ve denize açıldık, plan; aslında 45 dakika mesafede olan Chausey Adası’na, 3 saatlik geniş bir rota izleyerek varmak, orda demir atıp yemek yemek, sonra da daha kısa bir rota izleyerek tekrar limana dönmekti. Bu plana sadık kaldığımızı belirteyim önce, amaaa akıntıya ters yol almamız yetmiyo gibi bi de feci bi rüzgar bize eşlik edince, dalgalarin boyutu yeri geldi 1 metreyi bile geçti. Teknenin korkulukları benim diz hizama geldiğinden, hiç ayakta durmama kararı alıp, bütün gidiş yolu ayaklarımı korkuluklara doğru uzatıp destek alarak oturur pozisyonda devam ettim. Zaten yol boyu tekne sola yatık olarak gittiği için en doğru hareket bu olurdu. Gel gelelim 2 saat gecmişti ki o sallanma, sağa sola yatma, atlama, zıplama derken benim mide başladı, derin derin nefes alarak ve mide bulantısını aklımdan çıkarmaya çalışarak bir süre idare edebildim, sonra geminin kiç tarafina bi baktim ki 3-4 arkadaş çoktan kafalar tekneden dışarı sarkmiş halde mide boşaltma seanslarına başlamışlardı. Etkilenmemek için hemen dikkatimi farklı yöne vermeye karar vermiştim ki, teknede görevli adam yelkenleri açmak için benden halatlara yardım etmemi rica etti, ben de fırsat bu fırsat atladım tabi. Güzel, eğlenceli bi olaydı ama bi kere daha anlamış oldum, denizciliğin ne kadar zor bi iş olduğunu. Yarım saat sonra ben artik “Allah’ım, beni cezalandırıyor musun? ne yaptım bunu hakedecek?”  tarzı yakarmalara başlamıştım ki içimden yavaş yavaş Chausey Adası koyuna girdik, dalgalar azaldı, deniz duruldu ve sakince süzülmeye başladık. O anda adeta bir “yeniden doğuş” yaşamış kadar oldum, midem bir anda geçti, deniz tutması o anda ortamı terketti.

Sonra birşeyler yedik, içtik, 1-2 saat de orda harcadık. Kaptandan ağız birliğiyle dönüş yolunu daha kısa tutmasını rica ederek dönüş yoluna koyulduk. Dönüş yolunca kaptandan aldığım nacizane tavsiyeleri uygulayaraktan hep ayakta durdum ve ufuk çizgisine, uzaktaki adalara falan odaklandım, hiç deniz tutması olmadı bu sefer, güzel oldu. Ama dönüş yolunun en güzel anları, bize eşlik eden 6-7  tane yunusu izlediğimiz anlar oldu 🙂 Sürekli suya girip çiktilar, arada kuyruklarını denize vurarak adeta selamladılar bizi, çok guzeldi! Ve ardından o harika pembe-turuncu karışımı renge sahip gün batımını izleyerek 20.45 civari Graville Limanı’na geri döndük.

Deniz Tutması

Daha çok tekne dalışlarında görülen bir olay olmasına rağmen en tecrübeli denizcileri bile deniz tutabilir. Özellikle deniz dalgalı ve çalkantılıyken ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlık süt çocuklarında görülmez, yaşlılarda ise nadiren görülür. Fırtınalar ve uzun seyirler sırasında denizcileri bile etkileyebilir.

Başlıca belirtileri, halsizlik, keyifsizlik, baş dönmesi, solukluk, soğuk ter dökme, baş ağrısı, endişe duygusu, mide bulantısı ve kusmadır. Kusmanın önüne geçilmez; az veya çok aralıkla tekrarlanır. Bu rahatsızlıkların sonucunda nabız zayıflar ve atışı yoğunlaşır, kan basıncı azalır; bazen kan basıncı yükselebilir de. Genellikle sersemlik hissi ile başlayan belirti ilerledikçe bulantıya, kusmaya dönüşür. Deniz tutmuş kişi kendini hasta hatta ölecek gibi hissedebilir, o anda karaya çıkabilmek için her şeyi verebilir.

Kişiden kişiye belirtiler ve etkileri değişebilir. Herkeste farklı şekilde ortaya çıkabilir. Malesef nedeni tam olarak bilinemiyor. İleri sürülen görüşler arasında en geçerlisi, deniz tutmasının nedenini, geminin sallanmasıyla iç kulağın aşırı etkilenmesine bağlamaktadır; sağırların ve iç kulağı az etkilenenlerin deniz tutması ile karşılaşmamaları ve iç kulağın yapay olarak etkilenmesiyle, deniz tutmasına benzer rahatsızlıkların oluşması bu varsayımı doğrulamaktadır. Nörovejetatif sistemin de deniz tutmasını etkilediği sanılmaktadır. Tedavi için, antihistaminik ilaçlar kullanılır.

Deniz tutmasından korunmak için, denize çıkmadan önce, özellikle hassas bünyeli kişilerin, ağır yemek yememeleri, denize çıkmadan 1 saat kadar önce emedur, metpamid veya dramamine gibi bulantı ve kusmayı baskılayacak bir ilaç almaları (bu ilaçların biraz uyku ve sersemlik yan etkisi olacağı akılda tutulmalıdır) önerilir.

Dümen tutmak, ufka bakmak deniz tutmasını azaltır. İçeride zaman geçirmek, kitap okumak, harita üzerinde fazla zaman geçirmek, mazot ve eksoz kokusu deniz tutmasını tetikleyebilir.

Deniz tutması başlamış kişi güverteye, rüzgar üzerine çıkartılmalı, güneşten, sıcak çarpmasından ve hipotermiden koruyucu önlemler alınmalıdır.  Deniz tutan kişilerin dengesinin iyi olmadığı hesaba katılmalı, kusmak için güverteden sarkmasına izin verilmemeli, eline bir kova veya torba verilmelidir. Hava sertse, kişi havuzlukta bile olsa, can yeleği giydirilmeli ve tekneye can halatı ile bağlanmalıdır.

Bulantıdan korunmak ve deniz tutmasını tedavi etmek için doğal bir ilaç da zencefildir. Bu acı bitki kökü küçük parçalar halinde çiğnenebilir. Zencefil bu konuda ilaçlar kadar başarılı ve yan etkisizdir. İlaçların mekanizmaları nasıl açıklanırsa açıklansın uyku ve sersemlik hali deinz tutmasını engelleyen birinci etkileridir. Bu nedenle ilaç yerine denize çıkmadan önce alınacak alkol de aynı etkiyi yapar. Bir saat önce içilecek bir bardak bira veya şarap önerilir. Bulantı başladıktan sonra ise alkolden kaçınılmalıdır.

Bulantı ve kusma başladıktan sonra ilaç almanıza gerek yoktur. Hassas olan kişilerin yolculuk başlamadan 1-2 saat önce ilaç kullanmaları tavsiye edilir. Tekneye binmeden evvel ağır ve yağlı yiyecekler yenmemelidir.

Eğer ilaç alınacaksa, ilacı alanın, ilacın yan tesirlerini iyi bilmesi gerekir. Bilhassa kulak arkasına yapıştırılan deri üstü ilaçlar dalıştan önce kullanılmamalıdır.

Yine ilaç bilinen bir dozda da olsa alınacaksa bunun dalıştan çok önce hatta daha geceden alınmasında fayda vardır. Zaten deniz tutmuş birine o anda verilecek ilacın bir faydası yoktur.

www.denizmagazin.com

www.denizveyelken.com

www.7gunsaglik.com