Etiket arşivi: dümenci

Balonun Mayna Edilmesi (İndirilmesi)

Basılı olan balonu indirmek için yapılması gereken işlemler oldukça basittir:

  • İlk olarak gönderin direkteki ucu, ıskotadaki  ucu ve de ortadaki  baskı kancası  çıkartılarak gönder serbest bırakılır, teknedeki yerine yerleştirilir.
  • Balon uçuşmasın diye balonun alt yakaları birleştirilerek, balona adeta sarılma  şeklinde balonun içindeki rüzgarın yok edilmesi ve de mümkün olduğunca aşağıya doğru olan bir ip gibi olmasına çalışılır. (Burada amaç balonun, mandarla  aşağıya inerken, suya değil de tekneye inmesidir.)

Büyük teknelerde balon mayna edilirken, balonun alt yakasından tutup, onu çekmek için ekipten 3-4  kişi görev alabilir. Bu kişiler balon  aşağıya inerken bir yandan balonu  kollarının arasında sıkıştırıp rulo etmeye çalışır.

  • Bu  sırada üzerinde yük kalmayan balonun mandarı, flokçunun  işaretiyle dümenci tarafından boşlanır ve de flokçu büyük kulaçlarla balonu aşağıya torbasının içine çekerek indirir, torbasına tıkar.

Büyük teknelerde, balon mayna edildikten  sonra kollarının arasında balon yumağıyla başüstünde cebelleşen ekibin ilk görevi, balonu bir yığın halinde (yine de dağıtmamaya ve yırtmamaya çalışarak)  teknenin içine sokmaktır.

Cenova basımından sonra tüm orsa kolunda işi kalmayan bowman veya varsa teknenin içinde görevli olan ekipten biri, balonu elleyerek balon torbasının içine sokar.

Balonu ellemek:

Balonun 3 köşesi neta olarak torbanın dışında kalacak  şekilde, balonun en ortasından torbanın içine sokulmasıdır. Buradaki en önemli detay, balonun dolanmamış olduğundan emin olmak, ve balon tekrar basıldığında hiç çapariz olmadan mandarlanıp,  şişiyor olmasından emin olmaktır.

Ara Bilgi: Shut sisteminde flokçu sadece gönderi çıkartır, dümenci  kapalı balon mandarı sistemi sayesinde, mandarı ters yönde çekerek, balonun kendi kendisini indirip, büzüp, toparlayıp yuvasına girmesini sağlar.

Balon torbası, balonun içine sıkıştırılarak sığabileceği, üstünde cırt-cırtlı açıklıklar bulunan büyük bir çantadır. Balon torbası, büyük teknelerde balon basılacağı zaman teknenin içinden başüstüne çıkarılır ve balonun basılacağı kontradaki vardevelaya toka edilir. (veya iple bağlanır)

Bazı yatlarda, bilinen balon torbası yerine, çorap şeklinde, direğin tepesinden aşağı doğru balonun tümünü saracak  şekilde indirilen  bir balon torbası kullanılabilir. Bu tip balon torbaları, manevra kabiliyetini düşürse de, kullanımı kolay bir yöntem olduğu için tercih edilebilir.

ÖNEMLİ UYARI: Balon indirirken dikkat edilecek en önemli husus, dümencinin, balon mandarını bırakmak için, ekibinin  balonun üzerindeki rüzgarı boşaltıp, balonu büzüp indirmeye hazır duruma gelmesini ve de ?mandarı bırak/mayna? komutunu vermesini beklemesidir.

Bu işlem aceleyle ve balon doluyken yapılırsa, balon hızlı bir şekilde tepeden rüzgarla dolarak teknenin önünden suya dalar ve de olabilecek aksaklıklar bazen denizde çözümlenmesi mümkün bile olamayacak türdendir. Bu gibi durumlarda, seyre devam etmek için balon mandarı ve iskotaları kesilip balonu denize bırakmak gibi maddi kaybı büyük olan çözümler bile tercih edilebilir. Bunun için mayna sırasında balonu teknenin içine alacak ekip ile dümenci-piyanocu uyum içinde olmalıdır.

Kaynak: Boğaziçi Üniversitesi Yelken Takımı

Yelken Seyri ve Güvenlik

Artık denize çıktınız. Şimdi en önemli kısım görev dağılımı. Yine de teknede herkesin kapasitesi, ilgisi ve bilgisi ile görev dağılımı belirleniyor. Tecrübeniz ne kadar azsa angarya işleri yapma olasılığınız da o kadar yüksek ama bunlardan da bir şeyler öğrenebilirsiniz. Yemek yapmak, bulaşık yıkamak da teknede yapılması gereken şeyler ve birilerinin yapması gerekiyor. Ortalama büyüklükteki bir teknede görev dağılımının şu şekilde olması beklenebilir.

Seyir esnasında görev dağılımı:

Dümenci-skipper (Tekne Kaptanı): Bu görev genellikle teknedeki en tecrübeli elemanın görevidir. Aslında skipper ile dümenci aynı kişi olmak durumunda değil ama genelde Türkiye?deki uygulama böyledir. Bu kişi ekibin ve teknenin performansından sorumludur. Ekibin geri kalanının uyumlu çalışmasını gözetir. Teknede son kararlar daima onundur.

Navigatör: Uzun seyirlerde rota çizmek- mevki belirlemek vb. işlerden sorumlu ekip elemanıdır.
-Elektronik cihazlardan anlayıp, onları kullanma becerisine sahip olmanın yanısıra, harita bilgisi ve meteoroloji bilgisinin de iyi olması gereklidir. Telsizle haberleşme de çoğunlukla bu ekip elemanının görevidir.

Başüstü Ekibi: Teknenin büyüklüğüne göre sayı değişmekle birlikte ortalama büyüklükte (40 foot) bir teknede direk dibi ve baş üstü olmak üzere iki kişiden oluşur. Uzun seyirlerde şamandıra yarışlarındaki kadar yorulmasalar da bazı özel durumlarda (mandarların karışması, yelkenlerin yukarıda takılı kalması) direğe çıkmak, bumbaya tırmanmak gibi işleri yaparlar.
-Genel olarak atletik bir yapıya sahip olmaları gerekmektedir. Her manevra öncesi ve sonrası, çok hızlı davranmak ve çıkabilecek aksaklıkları önceden görebilecek tecrubeye sahip olunması baş üstü ekibinin sahip olması gereken niteliklerdir.

Trimmerlar: Ana yelken, cenoa, balon yelkenlerinin uygun seyirlerde, uygun açıda ve gerginlikte olmasını sağlayan havuz ekibidir. Direğin manevralar sırasında gerginliğini ayarlayan runnercılar da bu kategoride yer alırlar.
-Bu kişilerin yelken tecrubelerinin çok olması, en ufak rüzgar değişikliğini bile algılayabilmeleri, yelkenin formu hakkında fazlaca bilgi sahibi olmaları gerekmektedir.

Piyano: Tekne üzerindeki çeşitli donanımlar vasıtasıyla kokpite gelen mandarlar ve diğer kontrol işlerinden sorumlu ekip elemanı. Bu mevkide çalışan kişi diğer ekip elemanları, özellikle de başüstü ile koordinasyon halinde olmalıdır.
-Teknedeki her halatın ne işe yaradığını bilmesi gereken kişidir.

Sweeper (ortacı): Bu ekip elemanları teknede geri kalan birçok işte çalışır. Nispeten tecrübesiz elemanlar bu görevi yapar. Çeşitli işler (balon ellemek, yelken katlamak, vinç çevirmek, bulaşık yıkamak, tekneyi yıkamak, ıskotaları yıkamak, yemek yapmak vb.) yapıldığı için öğrenme süreci hızlıdır.

Vardiya Sistemi:

Görev dağılımı konusunda diğer bir önemli nokta da vardiya sistemi. Özellikle uzun seyirlerde vardiya sistemi kesinlikle seyirden önce belirlenmeli ve ekip bu sisteme uymalıdır. Vardiyalar ekip sayısı hava şartları seyrin uzunluğu gibi çeşitli koşullara göre değişiklik gösterebilir. Burada önemli olan seyir boyunca tekneyi güvenle götürecek sayıda ekip elemanının hazır vaziyette ve dinç olarak bulunmasıdır.

Buraya kadar olan kısım genel olarak görev dağılımını belirtiyor. Manevralarda ve yelken seyrinde görev dağılımı daha kritiktir. Hepiniz şimdiye kadar öğrendiklerinizle yelkenli teknede manevralar konusunda belirli bir bilgiye sahipsiniz. Burada önemli nokta uzun veya kısa bir seyir olsun mutlaka herkesin görevinin bilincinde olması ve sorumluluklarını büyük bir ciddiyet ve dikkatle yerine getirmesidir.

Bu Yazı Boğaziçi Üniversitesi Yelken Takımı Kitapçığından alıntıdır..

Ana Yelken Trimi ( Ders 3 )

Ana yelken hızdan ziyade tekneye ivme ve yön veren, dümen dengesini sağlayan ve teknenin yatma derecesini birinci dereceden etkileyen yelkendir. Bu nedenle yanlış trim edilmiş bir ana yelken teknenin dengesini olumsuz yönde etkileyecektir.

Orsa ve Dar Apaz için:

1) Doğru bükümü ıskotayı kullanarak ayarlayın. Doğru bükümü bulmak için pratik bir yol yelkenin üst çıtasının bumba ile paralel olması veya üst kurdelenin kıça doğru uçmasıdır. Unutmamak gerekir ki büküm doğrudan güngörmezin konumunu etkiler. Oldukça açık bir güngörmez teknenin orsa çekmesini azaltır. Bu kullanım hafif havalar ve çalkantılı denizler için kullanışlı olur. Güngörmezi kapamak için ıskotayı çekmek gerekir.

Çok kapatılmış bir güngörmez ise orsa çekmeyi arttırmasıyla birlikte tekneyi bayıltır. Orta rüzgar ve dalgasız denizde tam armalı teknelerde iyi orsa gitmek için kullanılabilir. Ne var ki daha sert havalarda bu denli orsa çekmeye karşı yapılan dümen hareketleri büyük olur. Tekneyi rotada tutabilmek için dümen palası adeta bir el freni işlevi görür. Güngörmezi açmak için ıskotayı boşlamak gerekir.

2) Ana yelken arabası, ıskota gerginliğini dolayısıyla bükümü değiştirmeden bumbanın tekne orta hattıyla yaptığı açıyı değiştirmesine yarar.

Not: Tekne için ideal yatıklık derecesi 15o?dir. Pratik olarak anayelken bu yatıklığı mümkün olduğu kadar sağlamalıdır. Bu kural hafif havalarda, çalkantılı denizlerde ve camadan vurmak istenmediğinde işlemeyebilir.

Sertleşen havalarda camadan vurmak mümkün değilse yelken biraz ters rüzgar alabilir. Bu durumda iyi bir anayelkenci – dümenci uyumu gerekir. Bu sayede maksimum hız korunur. Ancak camadan vurmak yelkenlerin ömrü ve teknenin dengesi açısından daha sağlıklıdır.

3) Direğin ıstralyalar veya runnerlar yardımıyla geriye eğilmesiyle ana yelkenin orsa yakası ile güngörmez yakası arasındaki mesafe artar, yelkenin orta ve üst kısımlarının derinliği azalır.

Eğik bir direk sert hava ile sakin denizlerde, yüksek orsa istendiğinde ya da çok orsa çeken tekneye camadan vurulamayan durumlarda kullanılır. Direk eğildiğinde yelken üzerindeki torun kıça kaydığı unutulmamalıdır.

Aşırı eğik direkli teknelerin ana yelkenlerinde bumbanın kıçtaki ucundan orsa yakasına katlanmalar oluşur.

4) Ana yelkenin alt yakasının derinliği arka yaka/altabaso halatı ile ayarlanır. Altabaso trimi, aynı zamanda büküme de doğrudan etki ettiği için ana yelken için vazgeçilmez bir öneme sahiptir. Çekilmiş bir altabaso ile anayelkenin alt kısmı düzleşince, yelkenin orta ve üst kısımlarında görece daha az kasılma olduğundan, yelkenin alt kısmına göre daha çok rüzgaraltına açılır. Yani büküm oluşur, güngörmez açılır.

Rüzgar arttıkça altabaso son hizaya kadar çekilir. Dalgalı durumlarda rüzgarın şiddeti dalgaya baskınsa çekili, dalganın şiddeti rüzgara baskınsa biraz gevşek kullanılır.

Not: Aşırı durgun havada hafif tekneler yelkeni düzleştirip bükümü arttırarak daha hızlı gidebilirler. Çünkü zayıf bir hava akımı için derin bir yelkenin rüzgâraltı yakasını dolaşmak zordur.

Not: Ana yelken güngörmez yakasından daha çok aşağı çekilip, gerilmek istendiğinde dip camadanı ismini verdiğimiz bir sistemden yararlanılır. Bu sistem altabaso gergisi gibi bumbanın içinden geçip bumbanın arkasından çıkmakla birlikte altabaso gergisinin bağlandığı matafyonun 25-50 cm üzerindeki bir üst matafyona bağlanır.

5) Ana yelkenin tor yerini ayarlamada ana yelken mandarı ve kanigam sisteminden yararlanılır. Bu sistemlerin yanı sıra daha önce de belirttiğimiz gibi direği eğmek toru kıça kaydırır. Ayrıca yelkenler eskidikçe torun kıça kaydığı da unutulmamalıdır.

Ana yelken toru çoğu durumda ortada kullanılır. Hafif havalarda ana yelken torunu kıçta kullanmak faydalıdır. Rüzgâr arttıkça tor daha da kıça kayar, böyle durumlarda kanigam veya mandarı çekerek toru başa kaydırmalısınız.

Orsa yakasındaki dikey katlanmalar mandarın aşırı gergin, yatay katlanmalar ise mandarın aşırı gevşek olduğunu gösterir.

Not: Mandarı aldığımızda güngörmez yakasının üst kısmı kapanacaktır. Halbuki kanigamı aldığımızda güngörmez yakasının üst kısmı açılır. Bunun sebebi iki halatın yelkeni çekiş yeridir.

Not: Kanigam kasıldığında ana yelkenin alt kısmında kırısıklıklar olusur, ancak elde ettiğimiz tor yerini ve güngörmez ayarını düsündüğümüzde kaz gelecek yerden tavuğu esirgememek gerekir.

Apaz ve Pupa için:

Apaz seyrinde ana yelkeni yine kurdeleler kıça uçuşacak şekilde ayarlayın. Bu seyirde tüyler kısmen kullanılabilir.

Rüzgâr pupaya kaydıkça kurdeleler bir işe yaramayacaktır.

Bu durumda yelkeni pırpırlatmayacak kadar ıskotadan boşlamak pratik olacaktır. Ancak ana yelken gurcataya dayanırsa formunu kaybeder ve gücünü yitirmeye başlar. Boşlarken bu durum göz önünde bulundurulmalıdır.

Bu seyirlerde araba rüzgaraltına alınmalıdır.

Özellikle hava pupaya döndükçe ıskota, bükümü ayarlayamaz olur. Bu durumda büküm pupa palangasıyla kontrol edilmelidir. Pupa palangası kasıldığında büküm azalır. Böylece rüzgâr kaybı engellenmiş olur.

Not: Palanganın üst çıtayı bumbaya paralel yapacak kadar alınması faydalı bir referanstır.

Ancak hafif havalarda bumbanın ağırlığını da göz önünde bulundurduğumuzda palangayı çok almamak gerekir.

Bu seyirlerde altabaso boşlanarak yelkenin alt kısmında, kıç ıstralya boşlanarak üst kısmında derinlik oluşturmak gerekir. Kanigam ve mandar boşlanarak toru kıça kaydırmak da apaz ve özellikle pupada faydalıdır.