Etiket arşivi: hüzün

Benden Sor Sırrını Mesafelerin..

kim bilir hangi yıldızın kısır çöllerinde şimdi
beyhude hatırlıyoruz bu hiç olmamış şeyleri

belki rüyalarındır bu taze açmış güller
bu yumuşak aydınlık dalların tepesinde
bitmeyen aşk türküsü kumruların sesinde
rüyası ömrümüzün çünkü eşyaya siner

hep burada, ömrün her merhalesinde
hapsolmuş bir şafak gibi derinde
zamana gülecek neşen ve hüznün

harap mezarlıklarda ölülerin rüyası
gelir ve tekrar doğar ölmüş sandığın aşka
anlarsın, ölüm yoktur geçen zamandan başka

uzakta, aya çok yakın bir yerde
çılgın ve muhteşem harabelerde
büyük sükutların fırtınası var

ve bir kadın, beyaz, sakin, büyülü
göğsünde kanayan bir zaman gülü
mahzun bakışlarla dinler derinde
olup olmamanın eşiklerinde
garip telaşını, binlerce fecrin
ocağında nezir güvercinlerin
hülyam o kıvılcım ve kül yağmuru
çırpınır bu beyaz mahşere doğru

bakışın, gülüşün, neşen ve hüznün
ay altında bir gül nağmesi yüzün

benden sor sırrını mesafelerin
benden sor ve benden dinle akşamı

ve tanımadan, hiç tanımadan sev insanları
değişmenin ebedi olduğu yerde
güzeldir hayat

kabrimi gösteren taş parçasından
yıllarla silinmiş olsa da adım
bir zaman, ey yolcu, ben de yaşadım
çılgın heveslerim vardı benim de
benim de raşeler gezdi tenimde
alnımda bahtımın kırılmaz tacı
ben de ey yolcu, şen, yahut kavgacı
adımlarla gezdim hayat yolunu
ve bir avuç toprak oldum en sonu

Kaynak: http://piktobet.blogspot.com

Ahmet Hamdi Tanpınar

Estarabim..

Hayat kendi ellerinle doldurmadığın müddetçe boştur.. Bu boşluk tüm bedenini, ruhunu sarmış olabilir. Ve sen bunun farkında olmayabilirsin. Belki kendini çok iyi hissediyorsun..

Gitanjali’de Rabindranath Tagore şöyle söyler:

“İnatçılık engeldir fakat onu kırmaya çalıştığımda kalbim acır. İstediğim şey özgürlüktür ancak onu umut etmek beni utandırır. Sende paha biçilmez bir zenginlik olduğuna eminim ve senin tarzın benim en iyi dostumdur. Ancak odamı dolduran sahte parlaklığı süpürüp atacak yüreğe sahip değilim. Üzerimi kaplayan kefen, toprağın ve ölümün kefenidir. Ondan nefret ediyorum ancak yine de ona sevgiyle sarılıyorum. Çok borcum var, hatalarım büyük, utancım saklı ve ağır. Ancak kendi iyiliğimi istemeye sıra geldiğinde dualarım kabul olursa diye korkudan dizlerim titrer.”

Şimdi gözlerimde hiç olmadığım yerlerin hüznü. belirsizlik sarhoşluğunda gergin dakikalar, _sayıyorum_

karanlıkta yürümek gibi, yolun sonunu görmek, hiç değilse şimdi diyebilmek, bulup bulup yitirmek, tüm saflığınla kalabilmek gibi,

rüya gibi, yosun tutmuş bir kaya gibi, iki birayla sarhoş gibi, değermiş gibi, arada kalmış gibi, hayalmiş gibi, anlamamış gibi, unutulmuş bir kenara fırlatılmış gibi, tüm hayatın kızıla boyanmış gibi, saçların gibi, eski sevgili gibi,

kör olası çöpcüler gibi,

sağdan soldan estarabim gibi,

şaşkın gibi,

öyle bir geçer zaman ki….

ister misin şimdi bir rüzgâr essin..

ne gözlerin sonlanır bir hüzün yağmurunda,
ne şarkılar susar senle olmadan..
bir türkü tutturmuşum cemo, azıcık ucundan..
söylesem ne olur sussam kimler ağlar yalandan..

sevemezsin kara gözlüm beni doyunca.. aramızda her kimse.. hiç kimse…
herkes bana deli diyor hafız!.. daha çok yolumuz var..

ister misin şimdi bir rüzgâr essin…