Etiket arşivi: Isabelle Joschke

Karada Kadınım Teknede Denizciyim

JEANNE GRÉGOIRE

32 yaşındaki Grégoire,  ?Deniz, benim için özgürlük olduğu kadar, herkesin eşit olduğu bir yer. Doğa, herkesi eşit kılıyor? diyor

Onlar için tutkunun adı; deniz, rüzgâr, yelken ve özgürlük. Öyle bir özgürlük ki, uçsuz bucaksız denizde, 10.10 metrelik tekneyle dalgalara, fırtınaya karşı yapayalnız yelken açmak ve kadın başına ve de 27 tecrübeli erkek yelkenciye karşı ölümüne yarışmak…

14 Eylül’de Fransa’nın Nice kentinde verilen startla  1660 millik büyük bir mücadele de noktalandı. İstanbul rotalı bu zorlu yarışta 27 yarışçı arasında iki kadın yelkenci de vardı. Genelde erkeklerin yaptığı bu spor dalında iddialı olmaya çalışan iki kadından biri Fransız Jeanne Gregoire.

‘Kuru giysiyi özledim’
Filonun iki kadın yarışçısından biri olan 32 yaşındaki Fransız kadın yarışçı Jeanne Grégoire, 24 gün boyunca karaya çıkmadan yarıştığı, ölümle burun buruna geldiği günler de olduğunu anlatırken, “En çok sıcak yemeği, kuru giysiyi ve temiz bir banyoyu özlüyorum? diyor.  Grégoire sözlerine şöyle devam ediyor: ?Bakmayın siz benim bu halime, makyaj yapmayı, güzel giymeyi sever, bunları denizde bile özlerim. Yarış biter bitmez, önce temiz bir banyo yapar, sıcak yemek yer ve ıslak olmayan yatakta uyur, ertesi gün de kendimi Paris sokaklarına atar, çılgınca alışveriş yaparım.Yüzümdeki kırışıklıklar sizi yanıltmasın. Onlar, denizde rüzgârın ve güneşin bana yaptığı kötü bir şaka.?

Yarışlarda genel klasmanda 14’üncü olan 32 yaşındaki Jeanne Gregoire’nin yaşamı oldukça ilginç. At binicisiyken hukuk eğitimi almış ancak Figarist olmuş. Figaro yarışlarının en zorlusu olan Cap İstanbul‘un denizcilik dünyasındaki önemi de üst düzeydi. Çünkü Figaro sınıfında var olabilmeyi başaran denizciler ‘Figarist‘ adıyla anılıyor. Bu da yelkencilikte ‘rüştünü ispat etmek‘ demek oluyor. Gregoire, Nice-İstanbul arasındaki bu uzun rotada teknesinde tek başına, dışarıdan hiçbir yardım almadan bitiş çizgisini geçenler arasındaydı. Bu sporu küçümsemeyin, erkeklerin arasında kadın yarışmacı olmak hiç kolay değil. Küçümseme, dikkate alınmama gibi sıkıntılardan bahsediyor Gregoire ve ‘Ancak ben kendimi çoktan kabul ettirmiştim’ diye konuşuyor.

Yarışlara hazırlanmak için haftada sekiz saat spor yaptığını, fiziksel olarak güçlü olmak için yük taşıdığını anlatan Jean Gregoire, günlerce denizde kalındığı için bunları yapmak zorunda olduğunu söylüyor. Bu yarışların en büyük tehlikesi kuşkusuz suya düşmek! Gregorie: ‘Kesinlikle çok tehlikeli bir durum. Gece yarısı elinizde küçük bir fenerle yol alıyorsunuz. Düşseniz ölebilirsiniz. Yaşama şansınız çok zayıf oluyor. Bir yarışçı için en korkunç olan durum bu. Eğer ölmüyorsanız üç gün boyunca ıslak dolaşmak zorunda kalıyorsunuz.’


Gregorie bu yarışlarda suya düşmedi ancak çok zorluklar yaşadı, uykusuzluk gibi… Bazen günde beşer dakikadan üç kez uyuduğunu, en fazla bir gün içinde iki saat uyuyabildiğini anlatan Gregoire şöyle devam ediyor: ‘Denizde olduğunuzda kadın veya erkek gibi kavramlar ortadan kalkıyor. Ben karada kadınım denizde denizciyim. Bir buçuk ay evinizi sırtınızda taşımışsınız gibi oluyor. Fransa’ya, evime dönünce kendimi yatağa atıp üç ay boyunca uyumayı düşlüyorum. Kesinlikle uzun bir süre balık yemek istemiyorum. Bütün yarış boyunca üç kıyafetim vardı. Eve döndüğümde en lüks mağazalara gidip kadın gibi görüneceğim giysiler satın alacağım, makyaj yapacağım.’

ISABELLA JOSCHKE

Katıldığı ilk yarışta 3. etabı birincilikle tamamlayan Joschke, 53 kilo… Teknesi ise 10 metre boyunda, 3.5 ton ağırlığında…

Aslında edebiyat eğitimi gördüğünü söyleyen 26 yaşındaki Isabelle Joschke, yarışın en zorlu parkuru sayılan 3. etabı (Marzamemi-Aghios Nichalos) kazanmanın zaferiyle çıktı karaya. Üstelik bu onun ilk yarışıydı.

“27 erkeği geride bıraktınız bu size ayrı bir mutluluk veriyor mu?” sorusunu, “Tecrübeyi geride bırakmak ve hayatta kalmayı başarmaktır asıl mutluluk” diye yanıtlıyor.

Isabelle Joschke, 53 kilo. Kontrol etmek zorunda olduğu tekne ise 10.10 metre boyunda, 3.45 metre genişliğinde 3.5 ton ağırlığında. Rüzgâr ve göğe yükselen dalgalara karşı tek başına kullandığı bu teknede tuvalet, kamara, yatak ve mutfak bulunmuyor.

İki kadın da, parkurun en güzel kara parçasının, Ege kıyıları ve Bozcaada olduğunda hemfikirler. Isabelle Joschke, Boğaz’dan geçerken gördüğü ve hayran kaldığı İstanbul’u hiç bilmiyor, Grégoire de Ayasofya Müzesi’ni gezmek istediğini anlatıyor. Açık denizlerdeki bu yarışın başka bir heyecanı ise 5 ayrı etabın biricileri ve genel klasmanın biricisi arasında paylaşılacak olan 150 bin euro değerindeki ödül.

Kaynak:

Şükran ÖZÇAKMAK

Özkan GÜVEN

Star