Etiket arşivi: İstanbul Yelken Kulübü

Filo Yarışı II 28 Kasımda Başlıyor

YK ve TAYK tarafından Platu 25 Beneteau tipi eş teknelerle düzenlenen ve 13 Kasım Cumartesi günü başlaması planlanan 2010 yılının  ikinci Filo Yarışı (Fleet Race), Kurban Bayramına denk gelmesi sebebiyle 5 gün ileriye alındı.


Verilen kayıtların geçerli olduğu yarışlarda da buna bağlı olarak son kayıt  tarihi  24 Kasım’a kadar uzatıldı.

İstanbul Yelken Kulübü (İYK) ile Türkiye Açık deniz Yarış Kulübü (TAYK) işbirliğinde düzenlenen ve Fenerbahçe-Kalamış parkurunda yapılması planlanan yılın ikinci Filo Yarışı (Fleet Race), ekiplerden gelen istekler doğrultusunda iki hafta ileriye alındı.

9 günlük Kurban Bayramı’nın  hafta sonunu da kapsaması üzerine, ekiplerden gelen önerileri değerlendiren organizasyon, yarışların 28 Kasım gününe alınmasını kararlaştırdı. Filo yarışı-II, 26 Aralık Pazar günü yapılacak final karşılaşması ile sona erecek.

10 Kasım olarak ilan edilen son kayıt verme tarihi de 24 Kasım Çarşamba gününe kadar uzatıldı.

FİLO YARIŞI 2 PROGRAMI

Filo Yarışı (Fleet Race)-II’nin baştan iki gününün 7 yarışlık serinin sonuna eklenmesinden oluşan değişikliğe göre yeni programı şöyle:

Kayıtların Kapanışı: 24 Kasım saat 18:00
Geç Kayıt Kapanış:  26 Kasım saat 12:00
Kura çekimi ve Dümenci Toplantısı: 26 Kasım saat 19:30
(İstanbul Yelken Kulübü tesisleri)

Filo Yarısı 2 – 1 (28 Kasım Pazar) Fenerbahçe Parkuru
Filo Yarısı 2 – 2 (5 Aralık Pazar) Fenerbahçe Parkuru
Filo Yarısı 2 – 3 (12 Aralık Pazar) Fenerbahçe Parkuru
Filo Yarısı 2 – 4 (18 Aralık Cumartesi) Fenerbahçe Parkuru
Filo Yarısı 2 – 5 (19 Aralık Pazar) Fenerbahçe Parkuru
Filo Yarısı 2 – 6 Yarı Final (25 Aralık Cumartesi) Fenerbahçe Parkuru
Filo Yarısı 2 – FİNAL (26 Aralık Pazar) Fenerbahçe Parkuru*

*Kaynak: turksail.com

Geçmişten Günümüze Yelkencilik

Yelkeni spor olarak benimseyen ilk ulus İngilizler oldu.
1839 yılında Seamark Club’ın kurulmasından sonra, yelken sporu, özellikle denizlerde kıyısı olan öbür ülkelere yayıldı. Ticaret, savaş ve ulaşımda kullanılan teknelerin, çağların getirdiği araç ve gereçlerle donatılması da yelkenlilerin önemini artırdı.

Askeri ve ticari alan dışında halkın yelkenle yakınlaşması XIX. yy’ın ikinci yarısında başlar.Bunda bir çeşit taşıt aracı olan yelkenli sandalın büyük payı olmuştur.
Hint Denizi’ne kadar yelken açan Osmanlılar ise, başlangıçta spor açısından hiç bir girişimde bulunmamışlardı.

Osmanlı Bahriyesi’nin eğitim için kullandığı yelkenli okul gemilerindeki subay ve subay adaylarının özel yelken sandallar yaptırarak gezi için kullanmaları,amatör Türk yelken sporunun da başlangıcı oldu.
Deniz Harp Okulu’nun Nüvidi Fütuh yelkenli gemisiyle Belkıs, Yunus ve Martı adlı kotraları ögrencilerin yelkeni sevmelerinde rol oynadı. Genç subay adayları bu kotraları kiralayarak okulda öğrendiklerini geliştirdiler.

İstanbul’ da ilk yelken yarışları, 1912 – 1914 yılları arasında İngilizler tarafından yapıldı. İngiliz aileleri kulüpler kurarak yelkencilik calışmalarını hızlandırırken, Moda, Bakırköy ve Büyükada’ da kurulan kulüplerde de yelken ilk defa spor olarak ele alındı.1915’ te Harbiye Nezareti İngilizlere’ e ait teknelere ganimet olarak el koymuş, bu yelkenli tekneler de Türk kulüplerine dağıtılmıştı. Ne var ki, bu da beklenen sonucu veremedi.

Cumhuriyet döneminde hızlanan çalışmalarla İstanbul Su Sporları Kulübü kuruldu ( 1930 ), Galatasaray ve Anadolu kulüplerinde yelkencilik ele alındı.İlk yelkencilerimizden Dr. Demir Turgu’un , büyük yelken teorisyeni Manfred Cury’yi tanıyıp,onun flokcusu olarak yarışması, Almanya’ dan yurda dönerken ( 1931 ) yelkencilik üstüne en son bilgileri ve 12 m² ‘ lik sarpi sınıfının planlarını da birlikte getirmesi geleceğe ışık tuttu.Bu planların ilk uygulayıcısı, o devrin Sular İdaresi müdürü Delagrange oldu ve 12 m²’ lik sarpi, ilk uluslararası sınıf teknesi olarak denize indirildi.Bunun, Anadolu Kulübü’nden Şeref Refik Bey’in kendi yaptığı, Dr. Demir Turgut’un da Harun Bey’in şantiyesinde yaptırdığı sarpiler izledi.

Yelkende milli formayı ilk defa 1936 Olimpiyatlari’nda Behzat Bayda, Harun Ülman ve Demir Turgu giydiler.Behzat Baydar- Harun Ülman Çift star sınıfında 13 ülke arasında yedinciliği alırken, Demir Turgut da Olimpik Yole’de 22 ülke arasında yirminci olmuştu.

O tarihten yelkenciliğimiz hız kazandı ve yukarıdaki adların yani sıra Nejat Yulkarslan, Burhan Kunt gibi yeni yelkencilerin adları duyulmaya başladı. Daha sonra başlayan duraklama devri 1950’ye kadar sürer. Bu tarihten sonra İstanbul Yelken Kulübü`nün kurulması ( 1952 ) ve yeni yelkencilerin yetişmesi, bu spor dalının yeniden canlanmasını sağladı.
Demir Erzin, Samim ve Vecdi Arduman, Mahmut Bir gibi sporcular yetişti, ertesi yıl da ilk Türkiye birinciligi yapıldı.

1954′te İstanbul Yelken Kulübün’den Haşim Mardin kotrasıyla Atlantik’i geçti. Aynı yelkenci 1956’da 800 millik Uluslararası Yelken Tatbikat Gemileri Yarışına katıldı. Yüksek Denizcilik Okulu adına yarışan Mardin, 12 ülke arasında yarışmayı ilk bitiren yelkenci oldu, ancak genel sıralamada handikap hesaplarıyla üçüncülüğü alabildi. Aynı yıl Avusturya’da yarışan İstanbul Yelken Kulübü’nün Oktay Ereş Umur Kaya, Taylan Sağnak, Nusret Söyke, Emre Gönensay ve Ilban Onur’dan kurulu takımı Pirat Takım Yarışı’nda 5 ülke arasında ikinci oldu. Ertesi yıl Oktay Eres ile flokcusu Vural Suveren, F. D. (Flying Dutchman (Uçan Hollandalı)) sınıfında Avrupa Şampiyonası’nda 14 ülke arasında yedincilik kazandılar (o tarihte yurdumuzda F.D. sınifı yarış yapılmıyordu).

Avusturya’da yapılan Mondsee Pokal pirat sınıfı yarışında Nusret Söyke- Ertugrul Aray ekibi birincilik aldı, bunu 1958′de elde edilen ikincilik izledi.1961′de Macit Busus’un ajanlığa getirilmesiyle İzmir bölgesinde yelkencilik calışmaları canladı.Haluk ve Nesrul Kardeşler , Raşit Yılmaz, Hayri Karabilgin, Ergun Şengün,Kemal Kayın, Bilhan Merzeci, Ali Değerli, Altan Yolman, Bülent An,Güçlü Bayar, Yusuf Zaptıcı, İbrahim Selamioğlu, David Franko, İzmir in yetiştirdiği ünlü yelkencilerdir.1966 ve 1967 yıllarında Altan Yalman-Hayri Karabilgin çifti Doğu Avrupa Gençler Snipe şampiyonluğunu kazandı.