Etiket arşivi: kaningam

Dikkat Edilmesi Gereken Trim Detayları

Ana yelken ıskotası – Arabası bağıntısı (Orsa):

Çok hafif havalar dışında ana yelkenimiz her zaman güç ile dolacağından ötürü, teknemiz yatana kadar ıskotayı almamız gereken en son noktaya kadar alırız. Fakat hafif havalarda ıskotayı sonuna kadar almak yelkenlerimizi kasıp, güngörmezini kapatacağından ötürü, bu istemediğimiz durumdan kurtulmak için ıskotamızı biraz boşlarız.

Fakat ıskotamızı boşlamak bize istediğimiz yelken formunu verirken, bumbamızın omurga hattı ile yapacağı açıyı arttıracağından bize orsa derecesi kaybı olarak geri dönecektir, bunu engellemek için de, arabayı (yani bumbayı) rüzgar üstüne çekeriz ki, açık bir güngörmezle hızlı, doğru yelken açısıyla da orsacı gitmeyi başarabilelim.

Dikkat edilecekler:

  • Rüzgarın yelkene geliş açısı
  • Güngörmezin açık- kapalılık durumu

Pupa palangası:

Hafif havada orsa giderken asla alınmamalı !
Rüzgar estikçe daha fazla alınmalı !

Apazlarda, tekne düz giderken kafasını açmasına sebep olmayacak kadar çok alınık, orsalamasına sebep olmayacak kadar az alınık olmalıdır. (Sebebi alındıkça yelkendeki yük miktarının artmasıdır)

Pupada ise direkle yaptığı açı 90 derece olacaktır ki, fazla boş olup knock down yememize sebep olmasın, ya da fazla geri olup bize broş yedirtmesin.

Dikkat edilecekler:

  • Direk- bumba açısı
  • Ana Yelken üzerine binen yük
  • Güngörmez biçimi

Ana yelken iskota Arabası:

Rüzgar üstüne çekildikçe teknemiz daha orsacı gidebilecektir (teknenin dizaynına bağlı olarak, yelkenimiz omurga hattına yaklaştıkça) Bununla beraber yelkenin orsa yükünü de arttıracağından, tekneyi doğrultabildiğimiz havalara kadar rüzgarüstüne alınık, daha sert koşullarda ise nispeten bırakılı olmalıdır.

Dikkat edilecekler:

  • Rüzgarın yelkene geliş açısı
  • Güngörmezin açık- kapalılık durumu

Arka Yaka (anayelken) :

Hafif havada, yelkenin formuna çok tor vermemek için alınmalıdır. Özellikle çok hafif havalarda yelkenin üzerindeki rüzgarın sürekli kayması için yelkenin dümdüz olması sağlanmalıdır.

Çok sert havalarda ve fırtınalarda da, yelkene çok yük binmemesi amacıyla arka yaka alınmalı ve yelken düz hale getirilmelidir.

Orta kuvvetli havalarda ise yelkene tor verilmelidir. Yelken üzerinden kayan rüzgar türbülans yaratmayıncaya kadar, yelkene tor verilmesi tercih edilir.

?Arka yaka ayarına yelkenin gaz pedalı diyebiliriz.?

Dikkat edilecekler:

  • Havanın sertlik durumu
  • Teknenin yatma açısı (teknenin tartılabilirliği)
  • Yelkenin arkasında bulunan tüyler
  • Tor miktarı

Kaningam (anayelken) :

Hafif havada, yelkenin form esnekliğini bozmamak açısından alınmamalıdır. Direk ortalarından başlayıp bumbanın bitimine doğru olan doğrultudaki potlar, çok uzun ve çakışan (zararlı pot) olmadıktan sonra, kısa boylu ve paralel potlar, yelkenimizde bulunması gereken potlar olup, bunların ?yelkenin şeklini bozuyor? düşüncesiyle ortadan kaldırılması için kaningamı çekmek, büyük bir hatadır.

Kaningam rüzgar sertledikçe, giderek daha da çok çekilmelidir.

Dikkat edilecekler:

  • Ana yelken üzerinde, ön tarafta meydana gelen potlar
  • Ana yelkenin ön tarafında tor miktarı

Ana yelken ıskotasının kullanımı (centerboard):

Her dümencinin stiline göre değişiklikler gösterir. Bu konu üzerinde tecrübe kazandıkça beceri elde edeceğiniz kesin.

Flok (Cenova) arabası:

Boyutları ve ayardaki tesiri ufak görünse de, flok arabası için yelkenli teknenin orsa verimini belirleyen ana faktördür demek yanlış olmayacaktır.

Flok arabası floğun güngörmez gerginliğini, floğun toru ile birlikte belirlerken, bunu flok ıskotası tansiyonunun dikey bileşenini ayarlamak ile yapar. Bu ayar ile ilgili bilgi, yelken trimi tablosunda mevcuttur.

  • Tekneyi tartamadığımız durumlarda floktaki toru azaltmak istiyorsak, arabayı en arkaya alırız.
  • Floğun üst kısmında tor yaratmak istiyorsak, uygun bir pozisyona kadar arabayı öne alırız.

Dikkat edilecekler:

  • Flok üzerindeki yükler
  • Floğun üst ve altındaki tüyler ve tor farkları

Flok ıskotasının kullanımı (centerboard):

Flok ıskotası ana yelken ıskotası gibi, sürüş sırasında teknik amaçlı, hareketli olarak kullanılmaz, temel olan çeşitli koşullarda, floğu doğru pozisyon ve şekil olarak ayarlayıp, ıskotayı sabitlememizdir.

Hafif havalarda, flok ıskotasının ne kadar alınması gerektiği formuna gözle bakılarak ayarlanır, çünkü koşullar hassas, ve floğun her zamankinden daha az çekili olması çok daha önemlidir.

Flok iskotasıyla seyir sırasında fazla oynamamaya dikkat etmeliyiz.

Kaynak: Boğaziçi Üniversitesi Yelken Takımı

Genel Trim Özellikleri ve Tanımlar

Yelkenlerde Trimler

Çıtaların gerginliği:

Bazı yelkenlilerde çıtaların yelkendeki tansiyonu ayarlanabilir. Bu yolla yelken üzerinde rüzgar etkisinin haricinde yapay bir kavis (tor) elde edilir, bu tor farklı amaçlarda kullanılacaktır.

Güngörmez ipi:

Çıtaların görevi yelkenin arkasından rüzgar çıkışı gerçekleşirken bu kısmın yani güngörmezin yapraklamasını engellemektir. Fakat yelken alanı büyük olan teknelerde çıtalar arası mesafe de uzun olacağı için, kuvvetli rüzgarlarda bu ara mesafelerdeki pırpırlamayı da önlemek için yelkenin arka kısmına dikine bir ip geçirilmiştir. Rüzgar şiddeti gerekli kıldıkça bu ip gerginleştirilmelidir.

Kaningam:

Kaningam yelkenin ön yakası dediğimiz kısmın tansiyonunu, (direk tepesinden, direk bumba birleşimine kadarki kısım) ayarlamaya yarayan sistemdir. Tansiyonu arttırıldıkça yelkendeki toru ön tarafa, direğe doğru taşır ve böylece yelkendeki rüzgarın çıkışı kolaylaştırılmış olacağından, esen rüzgarlarda da tekne daha kolay doğrultulur.

Arka yaka:

Yelkenimizin alt yakasının gerginliğini ayarlayan bu sistem, ana yelkenimizi düzleştirmek amacıyla kullandığımız en etkili sistemdir. Görevi ise Güngörmez?in kapalılığını azaltmak yani yelkendeki toru direkt azaltıp çoğaltmaktır.

Araba:

Araba dediğimiz sistem, her teknede farklılık gösterebilirken, ana mantık aynıdır; araba bir yelkenin rüzgar ile yaptığı açıyı ayarlayarak (ıskotadan farklı), teknenin orsacılığının, ya da diğer bir anlamda ana yelkendeki gücün ayarlandığı sistemdir.

Pupa Palangası:

Palanga alındıkça yelkenin esnekliği ve üzerindeki tor azalırken düzlüğü de artar. Bu arada güngörmez de açılır.

Flok arabası (öne-arkaya):

Flok arabası floğumuzun düzlüğünün ve torluluğunun, güngörmezinin kapalı açık oluşunun ayarlandığı sistemdir. Öne alındıkça floktaki tansiyon ve tor artarken, güngörmez kapanır,ana yelkenle olan koridor daralır.

Balon gönderi yüksekliği:

Gönder yüksekliği, esen rüzgarın şiddetine göre değiştirilmekle birlikte, birçok istisnai faktör de içerir. Örneğin Balonun dolmasının zorlaştığı kadar hafif havalarda balonun ağırlığının sönmesine sebebiyet vermesinin engellenmesi için balon gönderi nispeten yukarıda kullanılır. Çok esen rüzgarlarda üzerinde az kuvvet oluşsun diye balonun sathını azaltmak amacı ile gönder yukarıda kullanılır. Ya da daha orsacı gitmek istendiğinde yelkendeki ağırlık merkezi öne taşındıkça tekne daha orsacı gideceğinden, apazlarda yukarı kaldırılır.

Barbuholer ayarı:

Barbuholer balon ıskotalarını kontrol eden bir ip olup, çok esen dalgalı şartlarda balonun pupa seyrinde ani şekilde yer değiştirip teknenin dengesini bozmasını engellemek, nitekim onu stabilize etmek amacı ile kullanılır.

Direkte Trimler

Gurcata kapalılığı:

Gurcataların bu ayarı direğin bükümünü arttırmak için kullanılır.

Gurcata uzunluğu:

Çarmıhların gurcatanın üstünde kalan kısmının tansiyonunu belirler, dolayısıyla ne kadar uzun olurlarsa, direğin üst kısmındaki esnemeler o kadar az olacaktır.

Direk dibi:

Teknenin ayarlarının tutması için ve de her tekneye ve de kaptanına göre yapılan ayardır. Direğin tekneye monte olduğu kısmının teknenin kıç-baş ölçüsüne göre yeridir.

Yan tansiyonlar:

Çarmıkların ne kadar gergin olduğunun ölçüsüdür.

Ön tansiyon (istralya tansiyonu):

Floğun içinden geçen telin ne kadar gergin olduğudur. Bu tel ne kadar gergin olursa o tekne o kadar orsacı gidecektir.

Direk ölçüsü:

Direğin ne kadar dikik ya da yatık olduğunun ölçüsüdür.

Tekne Üzerindeki Trimler

Salma çekikliği:

Salmanın ne kadar çekik olduğunun ölçüsüdür. Salmanın teknenin altında kalan kısmının azalmasını istediğimizde, eğer salma milli bir salma ise salmayı çekerken teknenin altındaki (salmada) ağırlık merkezi geriye gideceğinden dolayı, teknenin doğrultulması daha kolay olacağının yanı sıra teknenin orsa gidiş açısı da düşecek böylece üzerindeki yük de azalacaktır.

Ekibin dağılımı:

Ekibin seyir esnasında, tekne üzerindeki dağılımı önemlidir. Orsa ve apazda tekne bir tarafa yatarken, ekibin diğer tarafta trapezde durması; pupa seyrederken ekibin kıça doğru kayması; çok hafif havalarda, küçük teknede ekibin tekne üzerinde fazla hareket etmemesi ekibin tekne üzerindeki dağılımının ideal ölçüleridir.

Kaynak: Boğaziçi Üniversitesi Yelken Takımı