Etiket arşivi: kaptan

Yaşayan Efsane – Sadun BORO

Dünyayı dolaşan ilk Türk denizcisi olan Sadun Boro, 1928?de İstanbul?da doğdu. Caddebostan kıyılarında büyüdü ve denizciliğe sandalla başladı. Galatasaray Lisesi?nde okudu. 1948?de İngiltere?ye giderek tekstil üzerine eğitim gördü. İngiltere?deki eğitimi sırasında, 1952?de, bir İngiliz ile beraber LING adlı 11 metrelik yelkenli ile 6 ay süren ilk açık deniz Atlantik seyahatini yaptı.

1963?te kendi yelkenlisi Kısmet?i yaptırdı. Kısmet, Salacak?ta Athar Beşpınar?ın atölyesinde kızağa kondu. 1965?te Alman asıllı eşi Oda Boro ile birlikte 10,5 metrelik Kısmet yelkenlisi ile dünya seyahatine çıktı. Kanarya Adalarında aldıkları ve Miço adını verdikleri bir kedi de kendilerine eşlik etti. Seyahat 3 yılda tamamlandı. Hürriyet gazetesi seyahat anılarını tefrika olarak yayınladı. Seyahat sırasında Deniz adını verdiği bir kızı oldu. Kızı 8 yaşına geldiğinde 2 senelik bir seyahat yaparak Karayipler ve Kuzey Amerika?nın doğu kıyılarını gezdi.

Sadun Boro’ya göre, dünyayı yelkenliyle gezmek için “cesaret”e ihtiyacınız yok! Kolay olduğu için değil… Öncelikle ihtiyacınız olan bir şey var: deniz sevgisi ve hatta deniz tutkusu. Denize tutku düzeyinde bağlanmış birinin artık cesarete ihtiyacı yoktur. Sevgi, bilgi ve deneyim onun boşluğunu doldurur.

Evet, çocukluğumuzun kahramanı, gençlik çağımızın idolü, yaşama, denizin ufuk çizgisinden bakmak isteyenlerin “deniz feneri” sayın Sadun Boro böyle diyor.

“Sadun kaptan” (sevenleri ona böyle hitap ediyor) oldukça alçak gönüllü. Yaptığı ve pek çoğumuz için olağanüstü sayılacak şeyleri bile anlatırken, sanki çok sıradan bir şeymiş gibi ya da “Ayıptır söylemesi…” tarzında anlatıyor. Ayrıca çok espritüel ve şen kahkahalı biri. Görüşmemiz sırasında zaman zaman kahkaha atıyor ve o anlarda gözleri ışıl ışıl parlıyor. Ama anladığım kadarıyla biraz kırgın ve biraz da bıkkın. İnsanlarımızın denize karşı ilgisizlikleri, ya da aşırı (ve tabii ki olumsuz) ilgileri (!) onu biraz umutsuzluğa itmiş gibi görünüyor. Ama o yine de denizlerimizin korunması için hala bireysel olarak mücadelesini sürdürüyor. Gerektiğinde ilgililere görüşlerini aktarıyor, Yelken Dünyası’nda ve zaman zaman da Yeni Yüzyıl’da denizlerimizin güncel sorunları ile ilgili uyarıcı, çözüme yönelik ve çevre bilincini artırıcı yazılar yazıyor. Ona göre, denizlerimiz gibi, zaten çok gelişmiş olmayan denizciliğimiz de ölüyor. İnsanlarımız denizi severmiş gibi yapıyorlar. Teknelerine cep telefonu muamelesi yapıyorlar. Tekneleri, deniz sevgisinden çok, statü göstergesi için alıyorlar. Hafta sonu uçağa atlayıp güneye gidiyorlar, kaptan ve tayfalaryardımıyla tekneyle denize açılıyor, belki biraz denize giriyor, daha çok kumar oynuyorlar.

Sadun kaptan, çocukken geçirdiği kızılcık hastalığı yüzünden pek dalamamış.Bunu biz dalgıçlar için büyük bir şanssızlık olarak görüyorum. Düşünsenize, Sadun Boro dalıyor olsaydı, dünyanın her köşesinden ne güzel anıları ve fotoğrafları olurdu. Üstelik onun gibi azimli bir insan, bu konuda da mutlaka, ne yapar eder dünyaya, denizcilikte olduğu gibi, bu konuda da sesimizi duyururdu. Ünlü Fransız ve İtalyan dalgıçların yanında bizim de övünebileceğimiz bir dalgıcımız olurdu…

Sadun Boro, özellikle Gökova, Göcek, Fethiye gibi güney Ege kıyılarının korunması için çok uğraşmıştır. Özellikle gazete ve dergilerde yayınladığı yazılarla gençlere doğa ve deniz sevgisi aşılamayı amaç edinmiştir. Bir Gökova aşığı olan Sadun Boro’nun Gökova’daki Okluk Koyu’nun ortasına yaptırıp körfeze armağan ettiği Denizkızı heykeli ünlüdür

Sadun Boro, dünya seyahatinin anılarını Pupa Yelken adlı eserinde de topladı. 2004?te Bir Hayalin Peşinde adlı kitabı yayınlandı. Vira Demir adlı son kitabı, İstanbul?dan Antalya?ya denizciler için rehber niteliğinde.

Sadun Boro?nun 22 Ağustos 1965′te başlayıp 15 Haziran 1968?de tamamlanan dünya seyahatinin rotası aşağıdaki şekilde gerçekleşmiştir:

  • İstanbul
  • Cebelitarık
  • Kanarya Adaları
  • Barbados
  • Karaip Adaları
  • Panama Kanalı
  • Galapagos Adaları
  • Markiz Adaları
  • Tuamotu Adaları
  • Tahiti ve Rüzgaraltı Adaları
  • Tonga Adaları
  • Fiji Adaları
  • Yeni Hebrid Adaları
  • Yeni Gine Adası
  • Torres Boğazı
  • Timor Adası
  • Endonezya
  • Singapur
  • Bengal Koyu
  • Seylan Adası
  • Arap Denizi
  • Kızıldeniz
  • İsrail


  • Sert Havada Seyir ve Alınması Gereken Önlemler

    ?En iyi kaptan, teknesini ve ekibini hiçbir tehlikeye sokmayandır.?


    Denize çıkılmadan önce yapılması gereken ilk iş havayı kontrol etmektir.
    En keyifli ve kolay seyirler 5 ile 12 knot havada yapılan seyirlerdir. 5 knotun altında rüzgar çok hafif olduğundan tekneyi yelkenlerle hareket ettirmek ve ona manevra yaptırmak zor olabilir. 12 knotun üzerinde tekne gereğinden fazla yatabilir. Bunu engellemek için yelken alanı küçültülür veya en azından yelken üzerindeki rüzgar gücü azaltılır. 20 knot havada denize çıkmak dikkat ister. 25 knot ve üzeri havada tecrubesi olmayan yelkencilerin denize çıkması tavsiye edilmez.

    Sert havada tekne üzerinde neler yapılması gerektiği konusunda temel bilgi bütün yelkencilerde bulunmalıdır. Denizdeyken bir fırtınaya yakalanmak oldukça büyük bir ihtimaldir. Sert rüzgarla karşılaşıldığında açık denizde kalmak dar bir limana girmeye çalışmaktan daha güvenli olabilir.
    Rüzgar hızı 15 knot ve üzerindeyken çoğu yelkenli teknede birinci camadanın vurulması düşünülebilir. Büyük teknelerde 25 knotun üzerinde kullanılmak üzere ikinci bir camadan noktası bulunabilir. Fakat küçük tekneler sert havalarda daha çok zorlanır. Bu durumda, fırtına floğuyla (normal floğun %25?i) seyir yapmak çok daha iyidir. Başlangıç seviyesindeki bir yelkenciye, sert havada tüm yelkenleri indirip, motoru çalıştırması ve acilen kıyıya dönmesi tavsiye edilir.
    Bir teknenin sert havada yelken yapabilmesi onun büyüklüğüne ve dizaynına bağlı olduğundan, ne zaman camadan vurulacağı teknenin yatma derecesine ve dümenin kontrolüne bağlıdır.
    ? Sert havada iskeleyi terk etmeden önce camadan vurup, sonra gerekirse camadanı açmak, açıldıktan sonra camadan vurmaktan her zaman daha kolaydır.
    ? Sert havada denize çıkarken harness?larınız her zaman üzerinizde olsun.
    Rüzgar hızındaki artışı orsada veya dar apazda hissetmek kolaydır. Ancak pupa ve geniş apaz seyirlerde, rüzgar gerçek hızından daha hafifmiş gibi hissedilir ve rüzgar hızı hissedilene kadar ani bir şekilde artabilir.

    1. Sert Havada tekne üzerinde alınması gereken önlemler
    1.1. Rüzgar > 17 knot
    Tüm ekip, seyir pozisyonunu ciddi şekilde alması gerekir.
    Tekne yatıyorsa trapez yapılmalı.
    Dümenci ve trimcilerin seyir sırasında dikkatleri açık olması gerekir.
    Kamara içerisinde boşta duran, sallanan, devrilen eşya kalmamalı ve sabitlenmeli.

    1.2. Rüzgar > 25 knot
    Tekne fazla yatacağından camadan ve yelken ufaltma işlemleri yapılmalıdır.
    Her türlü acil durumda, müdahale etmek çok zor olacağından ekibin dikkatinin iyice açık olması gerekir.
    Tüm ekip, can yeleklerini giymelidir.
    Teknenin güvertesinde harekette olan elemanlar, özellikle başüstü elemanlar harness kullanarak tekneye sabitlenmelidir.
    1.3. Rüzgar > 33 knot
    Teknenin seyir sırasında hakimiyeti kaybediliyorsa veya ekip tecrübesiz ise yelkenler indirilmeli ve motorla seyre geçilmelidir.
    Korunaklı bir koya doğru yönelmelidir.
    2. Camadan Vurmak (Reefing)
    Yelken Alanını Küçültmek
    Camadan vurma kararı teknenin boyuna ve dengesine bağlıdır. Eğer tekne çok fazla bayılıyorsa, ekip zorlanıyorsa veya sert hava bekleniyorsa camadan vurmak düşünülmelidir. Eğer camadan vurmayı düşünüyorsanız, en iyisi vakit kaybetmeden yapmaktır.
    Sert hava koşullarında iskeledeyken camadan vurmak ve gerekdiğinde yelkeni açmak, yüksek rüzgarda camadan vurmaya çalışmaktan her zaman daha kolaydır.
    Camadan Vurma prosedürü
    ? Tekne hafif rüzgara döndürülür ve ana yelkendeki rüzgar yükü boşaltılır.
    ? Pupa palangası biraz boşlanır. Eğer ana yelken iskotaları omurga hattı hizasında sabitlendiyse iskotalar da laçka edilmelidir.
    ? Ana yelken mandarı laçka edilerek yelkenin ön yakasındaki camadan matafiyonu bumbaya bağlanacak kadar ana yelken aşağıya indirilmelidir.
    ? Ön yakadaki camadan matafiyonu sabitlenir.
    ? Camadan ipinin boşu alınır. Yelkenin arka yakasındaki matafiyon sabitlenir.
    ? Ana yelken mandarının boşu tekrar alınarak ufalan yelkenin trimi yapılır.
    ? Pupa palangasının boşu alınır.

    Büyük yelkenli teknelerin çoğunda üç tane camadan noktası bulunur. Bu noktalarda, yelkenin ön ve arka yakalarında güçlendirilmiş matafyonlar vardır. Arka yakadaki matafyonun içinden bir ip geçer ve bu ip bumbanın içinden geçerek direk dibine gelir. Ön yakadaki matafyonun içinden de bir ip geçebilir. Böylece yelkene sadece ana yelkeni indirip camadan iplerini doldurarak camadan vurulabilir. Ancak çoğu teknede bir kişinin direk dibine giderek (harness?la tabiki!!) ön yakadaki matafyonu bağlaması gerekir. Matafyon bir iple veya kancadan geçirilerek bağlanabilir.

    Ana yelkenin ön ve arka alt yakaları sabitlendikten sonra ortadaki fazla yelken camadan ipleriyle bağlanır. Böylece yelkenin bu kısmının su ve rüzgar tutması engellenir.
    Eğer bumba üzerinde bir kanca yoksa, matafyonu bağlamak için bir ip kullanılabilir. Genelde direk üzerinde ipi bağlamak için bir koç boynuzu bulunur. Eğer ipi bağlamak için uygun bir yer yoksa ipi bumbanın kaz boynundaki (bumbayı direğe bağlayan kısım) ön kısmına bağlayarak yelekni aşağı ve öne doğru çekin. Bu ip camadan bağı ile bağlanabilir.

    Cenovanın küçültülmesi
    Çok sert hava koşullarında ana yelken indirilerek sadece fırtına floğu ile yelken yapmak tercih edilir. Ancak bu karar da teknenin dengesine bağlıdır.
    Flok da camadanlanabilir. Bazı teknelerde bulunan ?furling? sistemi sayesinde floğun bir kısmı baş ıstralyaya sarılarak yelken alanı küçültülebilir. Gerekli flok alanı rüzgarın şiddetine ve teknenin dengesine bağlıdır. Flok olmadan sadece ana yelkenle gidilmeye çalışılıyorsa teknenin kontrolü güçleşir ve tekne büyük bir güçle rüzgara girmeye çalışır. Teknenin biraz orsalamak istemesi tercih edilebilir (sağanaklarda teknenin yatışını azaltmak yelkenlerdeki gücü azaltmak için rüzgara giriyorduk), fakat fazlası performansı düşürür.
    Floğun furlinge sarılması en kolay geniş apaz ve pupa seyirlerde yapılır çünkü ana yelken bu seyirlerde floğun rüzgarını engeller. Böylece yelkenin gereğinden fazla yapraklaması da engellenir. Zor bir durumda kalındığında, iskotaları boşlayarak flok furlinge sarılabilir, fakat sert havada yelkenin fazla uçuşması yelkene hasar verebilir.

    Sert havada furlingi sarmaya yarayan halatı kontrol etmek oldukça zordur. İpi gerdikçe sert bir rüzgar ipin elinizden kaymasına neden olarak istemeden floğun yeniden açılmasına neden olabilir. Sert havada bu işi iki kişi yapmak çok daha iyidir. Bir kişi başa yakın bir yerden furlingin ipini çekerek floğu sararken, diğeri bir vince sardığı ipin boşuna alarak rüzgarlara floğun yeniden açılmasını engeller.
    Sert havada furlingden floğu açmak da zor bir durumdur. Önce furlingi 1 ? 2 metre boşlayıp, bu ipi sabitledikten sonra floğun çalışan (rüzgaraltı) iskotasını almak gerekir. Eğer furling ipi ve iskota beraber boşlanırsa ve furling sabitlenmezse, rüzgar furlingin elinizden kaçmasına ve floğun kontrol dışında tamamen açılmasına neden olur.

    FURLING İPİNİ ASLA VİNÇ KOLU İLE GERMEYİN!! Eğer ip gereğinden fazla gerilirse baş ıstralyayı yerinden çıkarabilir, arma inebilir ve sert havada direk kırılabilir.
    ?Fırtına ihbarı olduğunda en iyisi denize çıkmamaktır.?
    Denizde sert hava ile karşılaşıldığında en iyisi rüzgarla (önden veya arkadan) 40 derecelik bir açıyla gitmektir (dar veya geniş apaz seyirler). Eğer pupa gitmek tercih edilirse kazara kavança atma tehlikesine karşı ana yelken indirilmeli, sadece fırtına floğu kullanılmalıdır. Seyrin şekli ve yelkenlerin durumu; rüzgarın hızı, ekibin performansı, rüzgarın stabil olup olmamasına gibi birçok parametreye bağlıdır ve yanlış verilen bir karar büyük tehlikeler doğurabilir.
    Özetlersek sert havada yelken yapmak için alınması gereken önlemler;