Etiket arşivi: kavança

Balonla Kavança Atılması

Şimdi yok yere bir çok kişinin kabusu olan balonlu kavançayı gerçekleştirelim:

Balonu olan tekneler ana yelken ve floka da sahip olan, yani kontrolü  birden fazla kişinin  elinde olan teknelerdir. Bu yüzden her teknede bir görev dağılımı vardır. Bu görev dağılımı da 2 kişilik bir 470 teknesinden, 8-10 ekipli bir yata farklılık gösterecektir. Büyük teknelerde ve yatlarda balonla ilgili  işlemleri (balonu basmak ve indirirken mandarı boşlamak hariç), kısa boylu, kilosu az ama güçlü insanlardan seçili ?Bowman? denilen ?başüstü adamı?  yaparken, 470, 420, pirat  vb. teknelerde bu işlemleri flokçu gerçekleştirir. Daha basit olacağından ve de temelini anlamamızı kolaylaştıracağından ötürü, balonlu seyirde kavançayı 2 kişilik bir centreboard üzerinden anlatacağız.

Kavançanın rüzgaraltına doğru kontra değiştirmek amaçlı bir manevra olduğunu, daha önceki derslerimizde ifade etmiştik. Aynı seyirde farklı kontralardaki iki teknenin birbiriyle tamamen simetrik olduğunu düşünecek olursak, kavança öncesinde ve sonrasında teknedeki ana donanımın (balonla ilgili kısım tamamen dahil) öncekine göre tamamen ters olacağı yargısına varırız. Manevralar dersinde bir kavança esnasında nelerin yer değiştirdiğini görmüştük,  şimdi balonla kavançada buna, balonla ilgili donanımın da yer değiştireceğini ekleyerek bir simulasyonla kavança atalım:

Sancak kontra balonla pupa seyrettiğimizi düşünün. Ana yelken ile flok teknenin iskele tarafında, flokçu rüzgarüstünde (sancak) otururken, dümenci teknenin  pupada mevcut olan sancak – iskele dengesi bozulmasın diye rüzgaraltında (iskele) oturmakta. Dümencinin  bir elinde anayelken ıskotası diğer bir elinde de dümen varken, flok cem kilitte takılı, flokçunun sağ elinde ise rüzgarüstünde (sancak) bulunan gönderin içinden geçip güverteye gelen balon  ıskotası, sol elinde ise rüzgaraltı taraftan gelen, balonun iskele yakasına bağlı olan balon ıskotasının diğer ucu.

Buraya kadarki olan kısmı gözünüz önünde doğru bir şekilde canlandırın. (Şimdi anlatacağımız kısımlar her teknede, hatta her ekip içinde  değişiklikler gösterirken, bir tanesinden yola çıkarak anlatacağımız kavançada, aslen önemle, hangi donanımların nasıl yer  değiştireceği üzerinde durun.) Balonumuzun rüzgarüstü ıskotası cem kilitte takılı fakat flokçunun sağ eliyle kontrol durumundaydı. Şimdi kavançayı atalım!

  1. Balon trimcisi ıskotaları çekmeden ve boşlamadan, aynı şekilde balonu kullanarak, rüzgarüstü barbuholer?ı boşlaması için piyanocuya emir veriyor. (Küçük teknede kendi boşlayabilir.) Burada önemli olan şey  şu; barbuholer  boşlanmış olsa dahi rüzgarüstü  ıskota elimizde  olduğundan ötürü, balonun kontrolünde bir değişiklik yok.
  2. Bowman (başüstü adam), kavança hazırlığı için teknenin pruvasında konumunu alacak ve kavançayı beklemeye başlayacaktır. Bowman?in görevi kavança atılırken, direk ile balonun rüzgarüstü yakasına tokalı olan  gönderi, balonun diğer yakası ve direk arasına tokalamaktır. (Bu işi küçük teknelerde flokçu veya balon trimcisi yapabilir.)
  3. Artık kavança öncesi  hazırlık bitti. Dümenci dümen hareketiyle tekneyi rüzgaraltına doğru döndürüyor ve kavança başlıyor. Ana yelken karşı kontraya geçiyor, tüm ekip teknenin diğer tarafına geçiyor.
  4. Bu sırada bowman, gönderin, balonun rüzgarüstü tarafına bağlı olan  kısmını çözmüş (veya kancayı açmış/patlatmış) olacağından balon tamamen iki iskotaya bağlı olarak uçuyor olacaktır.

Gönderin balondan ayrılıp, balonun serbest hale geçtiği durum, balonla kavançanın en kritik noktasıdır. Balon trimcisi her iki eliyle, tıpkı kukla oynatır gibi iskotaları tutar ve balonun sönmemesini sağlar. Yapması gereken, dönen bir teknede, rüzgar yönü ile balon arasındaki açıyı korumak için guy?ı hafifçe alıp, sheet?i hafifçe boşlamaktır. Bu işlem, çok kısa bir sürede gerçekleştiği ve çok hassas dengeler üzerine kurulu olduğu için tecrubeyle kazanılacak bir beceridir.

Orta havanın üstünde veya  büyük teknelerde her iki iskota aynı kişi tarafından tutulamayabilir, bu durumda balon trimcisine vinççiler yardım eder. Büyük teknelerde bu iki iskota farklı kişiler tarafından tutulabilir. Bir yatta, balon kullanımı genelde şöyledir:

  1. Bowman, gönderin her iki ucunu da (biri direğe, diğeri de ıskotaya takılıydı) çıkararak sadece ortadan baskı ipine bağlı durumda  bırakır. Hemen sonrasında ise, gönderin eskiden direkte takılı olan tarafını yeni  rüzgarüstü ıskotasına geçirir,  eskiden  ıskotada takılı olan ucunu ise direğe takar. Böyle eski rüzgarüstü, rüzgaraltı olmuş, eski rüzgaraltı, rüzgarüstü olmuştur.
  2. Böylece eski sheet, guy; eski guy ise sheet olmuştur. Balon trimcisi, dümenci rotayı tutturduğunda guy?ı alarak yeni trimi yapar ve sheet ile balonu kullanmaya devam eder.
  3. Yeni rüzgarüstü-eski rüzgaraltı olan taraftaki  barbuholerın boşunu sonuna kadar alınır. Yeni rüzgaraltı-eski rüzgarüstü olan taraftatki barburholer olabildiğince boşlanır.

Ara bilgi:

  • Küçük teknelerde dümenci ve flokçu aynı anda oturmalıdırlar ki teknenin dengesi bozulmasın.
  • 470 gibi iki kişilik teknelerde, dümenci kavança sırasında balonu devralır ve flokçu gönderin konumunu değiştirir.
  • Büyük teknelerde, balon-gönder sistemi farklılık gösterebilir. Gönderin direğe bağlı olan ucunun sabit olduğu teknelerde, kavançayı gerçekleştiren adam  olan başüstü adamı gönderin bir ucunu değiştirir. Iskota işlemleri, dümenci tarafından değil, diğer ekip tarafından, yelken büyük olduğundan dolayısıyla üzerindeki yükler de fazla olacağından vinçler yardımıyla halledilir.

Balonlu kavançada Balonla ilgili olarak neler değişti:

  • Balonun kendi r.a. kısmı r.ü., r.ü. kısmı da r.a. oldu.
  • Gönderin  uçları değişti, ıskotayı tutan uç direğe monte oldu, direkteki uç ise diğer  ıskotaya takıldı. Fakat gönderin iskotaya bağlı ucu her iki konumda da rüzgarüstü iskota (guy) oldu.!
  • Ekip, dolayısıyla balon trimcisinin yer değiştirdi.

Kaynak: Boğaziçi Üniversitesi Yelken Takımı

 

Balon Trimi ve Kullanımı

Balon yelken basıldıktan sonra verimli bir şekilde kullanması için trim edilmesi gerekir. Trim için yapılması gereken ilk iş gönderi doğru yüksekliğe ve rüzgara göre doğru açıya getirmektir. Örneğin rüzgarı tam arkadan alırken yani pupa seyirde balonun her iki yakası aynı yükseklikte olmalıdır. Bu yükseklik rüzgarın şiddetine göre seyir esnasında değişebilir. Bu nedenle gerektiğinde direk dibinden balon gönderinin yüksekliği ayarlanmalıdır. Dikey yönde yapılan bu trimin yanı sıra yatay eksende yapılan trim de çok önemlidir. Yatay trimi en iyi yapmanın yolu rüzgarın göndere dik gelmesini sağlamaktır. Örneğin yandaki şekilde pupa seyrinde yol alan yelkenlinin gönderi rüzgar üstüne doğru açılmıştır. Bu sayede balonun rüzgardan maksimum faydalanması sağlanır. Aynı şekilde asimetrik bir balonla apaz seyrinde yol alan bir yelkenli, balonu en iyi şekilde doldurmak için gönderini baş ıstralyaya yaklaştırır.

Bir kez trim yapıldıktan sonra yapılması gereken şey rüzgaraltı iskotasını boşlamak ve toplamaktır. Balon tam formunu alana kadar rüzgaraltı iskotası toplandıktan sonra yavaş yavaş bu iskota boşlanır ve balonun formunun tekrar bozulması beklenir. Ancak bu boşlama hareketi çok hızlı yapılmamalıdır. Bu işlem balon seyri boyunca tekrarlanır ve bu sayede en yüksek verim elde edilmiş olur.

Trim yapılırken trimcilerin bir kulağı kaptanda olmalıdır. Kaptan seyri değiştirmedikçe yelkenlerinden en fazla verim alınmaya çalışılmalıdır. Ancak kaptan bazı durumlarda balonun kontrolunu kolaylaştırmak ya da rota değiştirmek için dümen hareketi yapabilir.

Balonla Kavança Atılması

Balon basılıyken kavança atmamız gerekebilir. Teknenin boyutuna ve donanımına göre kavança atma şekli ve kavança atarken başüstünde olacak mürettebat sayısı değişebilir. Buna ek olarak simetrik ve asimetrik balonlarda kavança sistemleri farklıdır.

Aşağıda bir yatın nasıl kavança attığı şekillerle üç aşamada gösterilmiştir.

  • Simetrik balon basılı bir yelkenlide kavança atılırken yapılacak ilk iş pupa seyrine girmek ve balonu buna göre trim etmektir.
  • Anayelken iskotası sonuna kadar alınarak anayelken tam ortaya getirilir. Böylelikle istemsiz kavança ihtimali önlenir.
  • Başüstü, üst baskının kontrollü bir şekilde boşlanmasını ve gönderin aşağı gelmesini ister.
  • Gönderin balon iskotasından kurtulması için gönderin ucundaki pimi biri açar. Böylece balon teknenin önünde serbest olarak uçmaya başlar. Bu sırada balon trimcileri balonun kontrolden çıkmaması için gerektiğinde müdahale etmek için hazır beklerler.
  • Balon gönderinin iskotadan çıktığı an kavançanın en kritik aşamasıdır. Bu aşamada başüstü gönderi teknenin eski rüzgaraltı tarafına geçirip balon iskotasını ya da varsa balon guyını gönderin ucuna geçirerek havuzluktaki arkadaşına gönderi yukarı basması için bağırır.
  • Eş zamanlı olarak ana yelken öbür kontraya geçirilir ve pupa seyrine göre boşlanır.
  • Balon gönderine iskota hiçbir çapariz vermeyecek şekilde takıldıktan sonra alt baskı kontrollü bir şekilde boşlanırken üst baskı ipi alınır.
  • Yeni rüzgar üstü trimcisi gönderin açısını ayarlar. Böylece balon gönderi trim edilir ve dümenci pupadan çıkarak geniş apaza dönebilir.

Balonun İndirilmesi

Balonun güvenli bir şekilde indirilebilmesi için balonun dolması önlenmelidir. Bu amaçla anayelken kullanılmalıdır. Hava sertlesmiş ise cenova da açılarak balonun söndürülmesine yardımcı olunur.

  • Dümenci yavaş yavaş apaz seyrine girer.
  • Trimciler bu esnada balon gönderini baş ıstralyaya yavaş yavaş yaklaştırırlar. Gönderin baş ıstralyaya tam olarak değmemesine dikkat edilir.
  • Başüstü elemanı pruvaya giderek üst baskının boşlanmasını bekler. Üst baskının boşlanması, başüstünün güvenliği açısından önemlidir.
  • Üst baskı boşlandıktan sonra baş üstü gönderin ucundan balonun rüzgarüstü sakılını patlatır. Bir yakası boş kalan balon, rüzgaraltına doğru uçmaya ve pırpırlamaya başlar.
  • Mandar boşlanırken hemen 2 veya daha fazla kişi balonu sadece bir yakasından çekerek kamaraya alırlar. Eğer ikinci yakadan da çekilirse balon rüzgarla dolmaya başlayacak ve indirmek zor olacaktır.

Bir diğer yöntem de apaz seyrine geçildiğinde cenovayı açarak balonu söndürme ve toplamadır. Bu durumda balonun sakılı patlatılmaz. Rüzgaraltı ıskota çekilirken rüzgarüstü boşlanır. Bu sırada mandar boşlanırken balon rüzgaraltı yakasından çekilerek kamaraya alınır.

Balonu indirirken başüstü ve piyano koordinasyonlu bir şekilde çalışmalıdır. Başüstü sakılı patlattıktan sonra piyanodan balon mandarı yavaşça boşlanmalı ve balon tamamen inene kadar mandara yol verilmelidir. Balon indikten sonra başüstü boşta kalan tüm iskota, alt baskı, üst baskı vb. donanımları neta eder.

Balon Yelkenin Basılması

Balonu basmadan önce denetlenmesi gereken ilk şey balonun açılmasının mümkün olup olmadığıdır. Zira rüzgarın şiddeti, dalga, ekibin deneyimi ve ekipman durumu gibi bir çok faktör bu durumu etkiler. Açılmaması gereken bir zamanda açılan balon yelken, tekneyi ve mürettebatı riske sokabilir. Balon, gerek dengesiz yapısı, gerek yüksek çekiş gücü ile yanlış zamanlarda çok tehlikeli hale gelir. Dalgalı bir deniz, zaten dengesiz olan balon seyrini çok tehlikeli hale getirebilir, kavança atımını imkansız hale getirebilir…

Balonun basılması 2 aşamada yapılır: Balonun ve balon donanımının hazır edilmesi ve balonun basılması.

1) Balon Hazırlama:

Öncelikle balonun, balon torbasında çapariz vermeyecek sekilde durduğundan emin olunmalıdır. Bunun için gerekirse balonu kamarada ya da karada çantasından çıkarıp ellemek gerekir. Ellenmiş bir balon herhangi bir sorun yoksa torbadan düzgün çıkar ve çapariz vermez. Balon düzgün ellenmemişse muhtemelen düzgün açılamayacak, kendi etrafında dönerek 8 şeklini alacaktır. Bu duruma ?balonun 8 çıkması? denir ve en çok karşılaşılan sorunlardan biri de balonun sekiz olmasıdır. Kendi etrafında dönen balon yandaki fotoğrafta görüldüğü gibi havada 8 şeklini alır.

Balonu Elleme Yönergesi

  1. Balonun alt köşelerinden birini bul.
  2. Bu köşeden alt yakayı çantaya sokarak takip et ve diğer alt köşeyi de bul.
  3. Alt köşeleri çantanın uçlarına sabitledikten sonra her iki köşeden de yakaları takip ederek çantaya sok. Bu işlemi yaparken ara sıra balonun orta kısımlarını da çantaya sok.
  4. Sonunda tepe yakasını bulunca onu da kolayca bulunacak şekilde bırak ve çantayı kapat.

Balonun Döşenmesi

  • Başüstü elemanı, balonun ellenmiş olduğundan emin olduktan sonra diğer donanımları hazırlar.
  • Önce iskotaları ve guyları döşer. iskotalar yandaki şekilde görüldüğü gibi küpeştenin dışından kıç hizasından havuzluğa girer. Guylar ise küpeşte üzerinden havuzluğa doğru gelir ve buradan kullanılır.
  • Balon yerine yerleştirilir. Sancak, iskele ve mandar şakılları balonun köşelerine takılır.
  • Balon gönderi, ucundan guy geçecek şekilde hazırlanır. Alt ve üst baskılar göndere takılır. Burada dikkat edilmesi gereken şey baskı iplerinde ve iskotalarda herhangi bir çapariz olmamasıdır. Ayrıca balon rüzgaraltından basılırken gönderin de teknenin rüzgarüstü tarafında donatılmış bir şekilde durduğundan emin olunmalıdır.

2) Balonu Basmak

Hazırlık tamamlandıktan sonra dümenci rüzgarı önce apaz sonra geniş apaz almaya başlar. Balon mandarı hızla çekilerek balon basılır. Başüstü bu esnada balona yol vererek balonun düzgün yükselmesini sağlar. Balon trimcileri balon basıldıktan hemen sonra balon gönderinin yerini ayarlar ve balonu şişirirler.

Dikkat edilmesi gerekenler:

  • Balon basılırken mandar hızla ve durmaksızın çekilmelidir. Eğer balon tam basılmadan şişmeye başlarsa özellikle sert havalarda mandarda aşırı yük oluşacak ve balonu basmak imkansız hale gelecektir.
  • Balon basılmadan hemen önce rüzgarüstü ıskota (varsa guy) baş ıstralya hizasına kadar çekilmelidir.
  • Balon basıldıktan sonra gönder bumbaya paralel şekilde rüzgarüstüne doğru uzanmalıdır.

Yelken Seyirleri

Herkesçe bilinen kanı, yelkenli teknelerin rüzgarı arkadan almaları gerektiğidir. Oysa günümüz yelkenli tekneleri rüzgara karşı gidemeseler de rüzgara karşı 45 derece açıdan başlamak üzere, rüzgarı çaprazdan ve yandan da alabilmektedirler
Yelkenli tekneler yön değiştirmek için dümenlerini kullanırlar. Ancak eğer o şekilde gitmeye devam etmek istiyorlarsa, mutlaka yelkenlerini de o seyre göre ayarlamaları gerekmektedir. Yelken üzerindeki ayarların çoğu rüzgarın geliş yönüne göre yapılır. Bu sebeple hangi yöne gidileceğine karar verildikten sonra ayarlar rüzgarın geliş yönüne göre yapılır.

Ana seyirleri üç başlıkta inceleyelim.

Orsa Seyri (Rüzgarüstü Seyir)

Orsa seyri en yavaş yelken seyridir. Çünkü rüzgarı bu açıyla aldığınızda rüzgar gücünün çoğu, tekneyi ileri hareket ettirmek yerine tekneyi yatırmaya harcanır. Orsa seyirde tekneyi yatırma gücü, ileri hareket ettirme gücünden 4 kat fazladır. Orsa seyirde rüzgar daha şiddetli hissedilir. Rüzgar ve dalgaların suratınızda patladığı orsa seyri tekne ve mürettebat için zordur. Teknenin başı her dalgayla  iner çıkar. Yelkenli teknenin rüzgara en çok yaklaşabildiği bu seyirde flok çarmıklara kadar, ana yelkende teknenin ortasına kadar trim edilir. Orsa seyrine volta vurmak da denir. Yelkenler olabildiğince gergin trim edilmelidir. Flok iskotası yelken çarmıklara yaklaşana dek gerilmelidir. Ön yelkeniniz flok yerine bir cenova ise fazla trim etmeniz halinde direğe ve direk gurcatalarına yaslanacaktır. Orsa seyirde ana yelken bumbası teknenin orta hattına gelinceye kadar trim edilmelidir. Bu teknenin rüzgar üstüne yakın seyir yapma imkanını arttırır. Yelkenler içeri doğru gergin olduğu kadar yukarı doğruda gergin olmalıdırlar. Ayrıca mandarlarında gerili olmasına dikkat etmeniz gereklidir. Eğer ön yelken tamamen içeriye trim edilmiş ve rüzgarüstü ve rüzgaraltı kurdeleleri geriye doğru uçuşuyorsa, rüzgar üstüne doğru 45 derecede gidiyorsunuz demektir. Eğer rüzgar üstündeki kurdele düşüyorsa rüzgar üstüne fazla çıktınız, yükseldiniz demektir. Bu durumda teknenin başı birkaç derece rüzgaraltına döndürülmelidir. Yani yekeyi yelkenlerin ters yönüne çekmeli, dümenin yelkenlere doğru çevrilmesi gerekir. Rüzgarla 43 derece açı ile seyir yapmak yanlışken, 48 derece ile seyir yapmak da yanlış değildir. Bu sizi yalnızca yavaşlatır.

Apaz Seyri

Apaz seyri en hızlı seyirdir. Apaz seyrinde toplam kuvvet bileşkesi, gitmek istediğimiz yöne, yani ileri doğrudur. Bu seyirde daha büyük yelken alanı kullanılır. Bu da tekneyi hızlandırır. Apaz seyri pupa seyrinden de hızlıdır. Çünkü rüzgarla aynı yönde gidilen pupa, seyrinde, yelken rüzgarı tutan bir araç görevini görür. Yalnızca rüzgarı tutarak hareket ettiği için pupa seyri yapan bir teknenin rüzgardan hızlı gitmesi mümkün değildir. Orsa seyri çok dar bir seyir açısıdır. Teknenin başı rüzgarla 45-50 derecelik bir açıdadır. Apaz seyri ise tersine 50-170 dereceler arasını içerir. Apaz seyri dar Apaz, apaz (borda apaz) ve geniş apaz seyirleri olmak üzere üç bölüme ayrılır. Teknenin başı rüzgarla 50-90 derecelik açı yaptığında dar apaz, 90-120 derecelik bir açı yaptığında apaz (Borda Apaz), 120-170 derecelik açılarda geniş apaz olur. Orsadan dar apaza geçerken yelkenler giderek boşlanmalıdır. Aynı şekilde dar apazdan borda seyrine, sonra da geniş apaza geçerken, ya da rüzgar altına düşerken yelkenler giderek boşlanmalıdır. Tersine, geniş apazdan apaza sonrada dar apaza geçerken, yani rüzgar üstüne yükselirken ise yelkenler giderek trim edilmelidir. Apaz seyirde, yelkenlerin yapraklanmasını rüzgar altına dönerek, yelkenleri trim ederek ya da her ikisini birden yaparak durdurabilirsiniz. Orsadan geniş apaza geçerken mandarları biraz boşlayın, apaz seyrinde rüzgarla dolan yelkenler daha iyidir. Rüzgar fazlaysa daha düz yelkenler bayılmayı azaltır, mandarı iyice gererek, orsa yakası gergisini kullanarak yelkenleri düz hale getirin

Pupa Seyri

Pupa seyri tam rüzgar yönünde yapılan seyirdir. 180 derece ile tam rüzgar aşağı seyir yapılır. Pupa seyri yerine 160 derecelik geniş apaz seyri yapmak daha uygun olacaktır. Geniş apaz seyri yapıp rüzgaraltı volta atarak ilerlemek pupa seyrine oranla daha hızlıdır. Yarış tekneleri pupa seyri yapmamayı tercih ederler. Pupa seyrinde ana yelken rüzgara 90 derece açıda tutulur. Ana yelken çarmıklara yaslanmamalıdır. Ana yelkenin fazla boşlanması halinde tekne rüzgara dönmeye çalışacaktır. Rüzgar sert olduğunda, dümen teknenin dönüşünü engelleyemez. Pupa seyirde ön yelken etkisiz olduğu için genellikle rüzgarüstü tarafa doğru açılır. Yelken rüzgarüstü tarafa geçirildiğinde iyice boşlanır. Ayı Bacağı denen bu pozisyon ön yelkenin rüzgarla dolmasını sağladığı için, pupa seyirde daha hızlı yol alınmasına olanak verir. Pupa seyir yapmayı seçmeniz halinde kavança atmanızda gerekecektir. Rüzgar şiddetliyse ve deniz dalgalıysa kavança ile dönmemeniz gerekmektedir.

Kavança şu şekilde yapılır:

  • Dümencinin Alesta kavança komutuyla başlar.
  • Bumbanın donanımı boşlanır. Rüzgaraltı dönüş için denizin uygun olup olmadığına bakılır.
  • Hareketli salma en çok dörtte bir kadar indirilir.
  • Ön yelken rüzgaraltı iskotası boşlanmaya hazır olur.
  • Mürettebat hazır der.
  • Dümenci yekeyi ana yelkenin karşı yönüne çekerek rüzgar altı dönüşü başlatır.
  • Rüzgarüstü iskota hazırlanır.
  • Tam rüzgar aşağı konumuna gelince dümenci kavança diye bağırır. Kavançada zamanlama çok önemlidir. Ana yelken tamamen içeride trim edilmiş olmalıdır. Yelken trimi tamamlanmamışsa dönüşü durdurmanız gerekir.

Tramola – Kavança


Tramola

İskele kontra orsa seyreden bir tekne düşünelim. Bu tekne sancak kontra seyre geçiş yapmak istediğinde yükselerek, yelken yapılamayan, 90 derecelik kör alandan geçmek zorunda kalacak. Rüzgarüstüne doğru yapılan bu geçişe, tramola denir. Sağlıklı bir tramola atabilmek için, ölü alanda fazla oyalanmadan, hızla kontra değiştirmek gerekir. Tekne kendi hızıyla dönüşünü tamamlayabilmelidir. Eğer teknede tramola atabilmek için yeterli hız yoksa, önce hız kazanılmalı, ardından tramolaya başlanmalıdır.

Tramola tamamlanamazsa, yani tekne ?ölü alan? da kalırsa tekne hiçbir yöne hareket edemez. Buna köre düşmek denir.

Kavança

Teknenin yükselerek yaptığı dönüşü öğrendik. Sıra teknenin rüzgardan uzaklaşarak yaptığı dönüşü tanımlamaya geldi. Geniş apaz iskele kontra giden bir teknenin, sancak kontraya geçmek istediğini düşünelim. Bu şartlarda önce pupa seyrine geçecek, kavança atarak bumbasının yerini değiştirecek, sonunda tekrar geniş apaza girerek seyrine devam edecek demektir. Kavança dönüşü esnasında ölü alan bulunmadığı için hızlıca atılmasına gerek yoktur. Rüzgar sürekli arkadan itmektedir. Aksine, bu itiş kuvveti hızlı bir dönüşte bumbayı çok sert br şekilde karşı tarafa geçirebilir. Bu nedenle kavança dönüşleri çok yavaş ve dikkatice yapılmalıdır.

İstemsizce yapılan sert bir kavança ekibe ve donanıma zarar verebilir!

Kontrollü bir kavança atmanın ilk kuralı dümencinin yavaş bir dönüş planlamasıdır. Dönüş esnasında bir kişi bumbayı eliyle diğer tarafa itebilir. Bu, bumba üzerinde oluşacak yükü azaltacaktır. Bir başka yöntem ise anayelken iskotasının boşunu alıp, dönüşten hemen sonra tekrar bırakmaktır.