Etiket arşivi: kıyı

Denizcilikte Harita Okuma

1) Bir haritanın alt ve üst tarafındaki derece, dakika ve ondalıklar boylamı gösterir. Türkiye ve sahilleri, başlangıç, yani  sıfır (0) noktası olan Greenwich’in doğusunda kaldığı için buradaki boylamlar (E) işaretli, yani doğudur. Doğuya gidildikçe boylam büyür. Haritanın sağ ve sol iki yanındaki derece ve dakikalar ise enlemi gösterir. Ekvator sıfır hattı olup kuzeye doğru çıkıldıkça, enlem büyür, (N) işaretini alır,yani kuzeydir.

2) Haritada, iki nokta arasındaki mesafeyi ölçmek için, iki yandaki enlem göstergesinin derece ve dakikası kullanılır. 1 derece 60 mil olup her dakika 1 mile eşittir. Ayrıca her dakikada ondalıkla, yani ona bölünüp gösterilir. Mesafe ölçerken sakın, boylam göstergesini kullanmayın. Önce iki ucu sivri pergelle, iki nokta arasındaki açıklık ölçülür. Sonra yandaki enlem göstergesinde bu açıklığın kaç dakika, yani kaç mil olduğu okunur.

3) Türk haritalarında derinlik ve yükseklikler metredir. Eski İngiliz haritalarında, derinlik kulaç veya kadem, yükseklikler de kadem olarak gösterilir.

4) Türk haritalarında 10 m. derinlik hattı içinde kalan denizler, açık mavi, karalar sarı renkte gösterilir.

5) Haritada bir noktanın mevkii verilirken önce enlemi sonra boylamı okunur.

6) Haritada, bir noktanın enlemini bulmak için paralel cetvelin bir yakasını en yakın enlem çizgisine koyar, diğerini o noktaya çekip yandaki enlem göstergesi üzerinde derece ve dakikasını okuruz. Boylam için de, bu sefer cetvelin bir yakası en yakın boylam çizgisine konur diğer yakası o noktanın üzerine çekilir. Haritanın alt veya üst kısmındaki göstergeden, önce derece, sonra dakika ve ondası okunur. Cetvel yerine bu işlem pergelle de yapılabilir. En yakın boylam ve enlem çizgisinden o noktanın uzaklığı ölçülür. İlgili göstergede aynı çizgiden itibaren mesafe konarak derecesi okunur.

7) Denizde metreden başka kullanılan uzunluk ölçüleri şunlardır.
1 mil = 1852 m. <> 1 Gomina = 1/10
mil=185.2 m. <> 1 kadem = 30.5 cm
1 Kulaç = 1/100 <>Gomina = 2 <>yarda = 6 kadem<> Saattaki süratin mil olarak ifadesi knot’tur.

GPS Kullanırken, elinizdeki haritanın buna göre ne kadar doğru olduğuna bakılması bilhassa eski baskı haritalarda sahile yakın yerlerde mevki koyarken dikkatli olunması gerekir.

Sahillerimizle ilgili haritalar için Seyir, Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığına başvurabilirsiniz.

Harita Üzerinde Dip ve Kıyı Özelliklerinin Gösterilmesi

Bir haritaya bakıldığında kıyı veya bölgenin genel Sekli yanında birçok kısaltma ve semboller göze çarpar. İşte haritanın okunması demek bu işaretlerin ve kısaltmaların ne anlama geldiğinin anlaSılıp yorumlanması demektir. Bunlardan bazıları aşağıda verilmiştir.

Dip Özelliklerini Belirten Kısaltmalar :

S – Kumluk M – Çamurlu
G – Çaklıllık Wd – Sazlık,eriştelik (Posidonia)
Ms – Midye r – Kayalık
St – TaSlık Sh – Kabuklu
Crl – Mercanlık Wk – Balçık
Os – Sulu çamur Oys – İstiridye
Cl – Lüleci çamuru Sp – Sünger
Dip ve kıyı özelliklerini tanımlayan kısaltmalar :
+ – Kayalık ( 6 Kadem su )
++ – Görünen kayalık
+++ – Taşlık
3’den fazla + – Çıkartılmamış batık ve tehlikeli sığlık
– Görünen batık
Derinlik kontur veya hatları :
….. ….. – ( 5 noktalı hat ) 5 kulaç hattı
.___. ___. – 10 kulaç hattı
..___..___.. – 20 kulaç hattı
…___…___… – 30 kulaç hattı

Virginia Woolf – Deniz Feneri

Ama tek bir gece nedir ki? Kısacık bir zaman parçası, hele hemen böyle karanlığın rengi solmaya, kuşlar, horozlar, böylesine çabuk ötmeye, dalgaların boşluklarında, kıvnlan bir yaprak gibi, soluk bir yeşillik belirmeye başladığında. Ama yine gecenin ardından gece gelir. Kışın elinde daha böyle bir deste gece vardır, onları yorulmak bilmez parmaklanyla, eşit olarak, hak geçirmeden dağıtır. Bu geceler uzarlar, karanrlar. İçlerinde, yükseklerde, pırıl pırıl, ışıktan tabaklar gibi gezegenler taşırlar. Sonbahar ağaçlan hırpalanmış da olsalar, soğuk katedral odacıklarının alacakaranlığında parıldayan eskimiş bayraklara! ışıltısı vardır üzerlerinde; buralarda mermer sayfalar üstünde, altın harflerle savaşta ölüm anlatılır, uzaklarda Hindistan çöllerinde kemikler nasıl ağarır ve yanar, bunlar anlatılır. Sonbahar ağaçları son ay ışığında, hasat zamanının dolunaylarında pırıldar, bu ışıkta emekçinin çalışması yavaşlar, biçilmiş anızlı tarlalar dümdüz görünür, masmavi dalgalar kıyıyı yalar…

Ama daha fırtınalı bir denize düşen ben, diye haykıracaktı, eğer bunu yaparsa, artık dayanamayacaklar, avaz avaz bağıracaklardı; içinde kaynayan o heyecan bu kez de patlarsa artık dayanamayacaklardı; ama şaşılacak şey; ağzından yalnız bir «Ya!» çıkmıştı o kadar, sanki kendi kendine, böyle bir şey, çevreyi yaygaraya vermeye değer mi? Evet, fırtınalarda insanlar boğuluyor, ama bu işte ne bir hile, ne bir tuzak vardır, sonra denizin dibi de (sandviç kâğıdındaki kırıntıları denize dökerek) önünde sonunda sudan başka nedir ki diye düşünmüştü. Piposunu yakıp cebinden saatini çıkardı. Dikkatli dikkatli baktı; belki de aklından bir bölük matematiksel hesap yaptı.

Sonunda övünçle-. «Aferin!» dedi. «James bizi sanki doğuştan denizciymiş gibi getirdi.»