Etiket arşivi: kükreyen kırklar

Önce Güney Okyanusu…

Bu hikâyeyi anlatabilmek için Güney Okyanusu’nu ve ufak bir tekneyle orada yelken açmanın ne demek olduğunu anlamamız lazım.

Güney Okyanusu’nun kapsadığı engin deniz sahası, Pasifik Okyanusu, Hint Okyanusu ve Güney Atlantik Okyanusu’nun en uç kısımlarına dayanır. Resmi kayıtlarda 40 derece güney enlemiyle sınırlıdır. Denizcilerin yıllar öncesinde, “Kükreyen Kırklar”, “Öfkeli Elliler”, “Çığlık Atan Altmışlar” diye adlandırdığı enlemleri içerir. Rüzgârın sürekli olarak şiddetli estiği, sıklıkla “hurricane” derecesine ulaşan fırtınaların ardı ardına koptuğu bir bölgedir. Bu şiddetli fırtınalarda dalgalar yükselir, yükselir ve neredeyse hayal dahi edilemeyecek boyutlara ulaşır. Bu güne kadar kesin olarak kaydedilmiş en yüksek dalga 120 feet (yaklaşık 40 metre) işte bu denizlerde görülmüştür. Güney Okyanusu’ndaki dalgalar, hiç bir kara parçası tarafından durdurulmadan dünya etrafında döner durur. Buz dağları ve tepesi su üstüyle aynı seviyede duran daha ufak buz kütleleri de bu buz gibi sularda dolanır durur. Asırlar boyunca bu bölge, denizcilerin mezarlığı olmuştur. Kabasorta yelkenli gemilerdeki denizciler Güney Okyanusu’nun Cape Horn’a kadar uzanan kısmına “ölü adamın yolu” demişlerdi. Melville’in dediği gibi “Orası, denizin tüm korkunçluğunu yansıtan duygu”yu şekillendirir.

Dünyanın herhangi bir kara parçasından en uzak nokta Güney Okyanusu’ndadır. Antarktika’daki Dart Burnu ile Bounty Gemisi’ndeki isyan olayıyla meşhur Pitcairn Adası arasındaki mesafe 1660 mildir. Vendeé Globe yarışlarının çoğu, Cape Horn’a doğru giderken bu adanın yakınlarından ve hatta bazen tam üzerinden geçerler. Sadece birkaç astronot, bu teknelerin pozisyonunda bulunan insanlardan daha uzak bir mesafe ile karadan uzaklaşmıştır. Bu bile, gezegenin bu bölgesinin ne denli uzak olduğunu anlatmaya yetmez. Bazı denizciler, Güney Okyanusu’nun büyük bir kısmını “delik” diye adlandırır. Uzun mesafeli uçaklar için dahi, eğer tekrar karaya dönmeyi düşünüyorlarsa, bu ulaşılmaz bir mesafedir. Dünyanın büyük bir bölümü henüz Avrupalılar tarafından keşfedilmediği zamanlarda çizilmiş haritalarda, bilinmeyen bu engin bölgede “Hic sunt dracones” yani “Burada ejderhalar var” diye yazılıydı. Tahmin edilemeyen ve korkutucu tehlikelerin kesinliğini vurgulayan bu ifade Güney Okyanusu için halen geçerlidir.

Gezegenimizde halen tarih öncesi vahşiliğin ve yalnızlığın hüküm sürdüğü bir bölge olduğu fikrini kabullenmek bizler için oldukça güç olsa gerek. Dünyamızda ulaşılması büyük başarı sayılan pek az yer kalmıştır; yürüyerek veya kar kızağıyla Antarktika’nın, Sahra Çölü’nün henüz keşfedilmemiş bölgeleri ve Güney Okyanusu, yelkenli bir tekne ile. Buzun, kumun veya suyun oluşturduğu bu vahşi yörelerde doğa, insanı ürkütecek ve hatta yokedecek derecede güç kazanır ki; bu güç yakın tarihimize kadar her tarafımızı kapsıyordu.

Denizcileri, Güney Okyanusu’nun tam kalbinden geçiren sadece iki – dünya etrafında – tek başına yelken yarışı var. Bunlardan biri, dört ayrı bacaktan oluşan Around Alone Yarışı. Tekneler yol boyunca  üç yerde durur ama tamir veya kırılan bir parçayı değiştirmek gerektiğinde. Diskalifiye olmaksızın, planda olmayan bir rotaya kaçabilirler. Vendeé Globe’da ise yarışçıların hiç durmaksızın ve hiçbir yardım almaksızın seyretmeleri gerekmektedir. Uzun mesafe yelken yarışlarında şartları en zor olanıdır. Teslim derecesinde basit kuralları olan bu yarış, “denizcilerin en ulaşılmaz sınırları zorlama hırsı” doğrultusunda oluşmuştur. Daha kısa yarışlarda görülen karışık engeller veya gizli saklı yarış kurallarının hiç biri yoktur. Vendeé Globe da varış hattına ilk ulaşan kazanır. Bir insan, bir tekne ve ilk gelen…

Yarışan skipper’lar için Güney Okyanusu olayın kalbini oluşturur. 27 bin millik toplam yarış mesafesinin neredeyse yarısını oluşturan bu bölgeden geçmek “eğer bir terslik olmazsa” altı – yedi haftalık müthiş bir çabayı gerektirir. Yarışın diğer bölümleri de kendine göre mücadeleyi ve gerçek anlamda tehlikeleri içerir ama bunların çoğunluğu aşılabilir derecededir. Denizciler, Güney Okyanusu’na vardığında her an her şeyin olabileceği bir ülkede seyrederler. Rüzgâr ve dalgalar azdığında, böyle bir durumla karşılaşacak kadar şanssız olan en iyi tekne ve skipper’ını mahvedebilir. Yarışçılar sıklıkla kendilerini ölüm kalım savaşı içerisinde bulurlar. İpler yıkıcı rüzgâr ve denizlerin elindedir, bu durumda denizcinin yapabileceği tek şey dayanmak ve ümüdini kaybetmemektir. Gerçek anlamda yarış üç bölümden oluşur; Atlantik, Güney Okyanusu, Atlantik. Öldürücü olanı ortadakidir.

Vendeé Globe skipper’larından Christophe Augin “Ondan sonrası tatil” diye ifade ediyor.

Derek Lundy, Tanrı’nın Terk Ettiği Deniz, sf 27-30

Dünyanın en zorlu yelken yarışlarından olan Vendeé Globe..

Asıl olay güney okyanusudur. Antarktika’ya ne kadar yakın dönerseniz yolunuz o kadar kısalır.


wendee globe @ Yahoo! Video

Ama bu durumda ortam daha karanlıktır ve dalgaların da etkisiyle göz gözü görmez. Şimdiye kadar ölçülmüş en yüksek dalga boyu 40 metredir ve bu güney okyanusunda görülmüştür. Karaya en uzak olduğunuz yer güney okyanusudur. Buraya uçaklar bile geri dönmeyi düşünüyorlarsa gelmezler. Çünkü geri dönüş için yakıtınız yetmez. Vendee Globe dünyanın en zor yelken yarışıdır.

Tek başınıza, hiçbir yardım almadan hiçbir zaman durmayan sürekli 20-30 metre dalgalarla boğuşarak Güney Okyanusunu geçmeniz gerekir. Bu arada kulaklarınızın duyacağı en korkunç sesler Kükreyen Kırkların, Çığlık Atan Ellilerin içinden geçersiniz. Bazı yarışçılar artık sesleri duymamak için kulaklarını tıkarlar. Ancak bu sefer de dalgaların gelişini ve yönünü hesaplayamadıklarından tekrar açmak zorunda kalırlar. İşin en kötü kısmı ise bu yaşadıklarınızın sürekli olmasıdır.

Güney Okyanusu denizlerin Everest’idir ve herhangi bir hatada ölüm kesindir. Beş katlı apartman büyüklüğünde dalgalar arasında buzullara çarpma olasılığınız her zaman vardır ve bu durumda tekneniz kâğıt gibi yırtılır. Ne olduğunu bile anlayamaya vaktiniz kalmaz. Daha kötüsü var mı? Evet!.. Yarış yaklaşık 4-6 ay kadar sürebilir, ölmediğiniz müddetçe durmadan çalışmanız hesap yapmanız gerekir. Bu süre zarfında onar, on beşer dakika aralıklarla uyuyabilirseniz şanslı sayılırsınız. Yani 4-6 ay kadar bir süre 10 – 15 dakika nöbetler halinde uyursunuz. Güney okyanusu hiçbir zaman uyumaz sürekli hareketlidir, hata götürmez ve sizi de uyutmaz.

Dalga hızı 50 deniz mili civarı olabilir. 30 ilâ 70 arasında oynar. Bu yarışa katılacak tekneler son teknolojidir ve her yıl hız ve güvenlik amacıyla geliştirilir. Yarışa katılan yelkenciler ise dünyanın en iyi ve profesyonel yelkencileridir. Yarışa katılabilmek için bu yeterli değildir, belli bir mesafe solo deniz yolculuğu yapmış olmanız ve kendinizi kanıtlamanız gerekir. Wendee Globe 20 bin millik bir rotayı kapsar…

Daha detaylı bilgileri ve yaşanmış olayları yakında başka bir yazıda anlatıcam. Şimdilik hoşçakalın..