Etiket arşivi: orsa seyri

Yelkenli Teknenin İlerlemesi

Rüzgarın, hareketsiz bir yelken üzerindeki etkisi

  • Hava molekülleri, tıpkı suyun yukarıdan aşağı akması gibi; yüksek basınçtan, alçak basınca doğru akar.
  • Hareket eden hava molekülleri rüzgarı yaratır.
  • Yelkenli tekneler, rüzgarın yelken üzerinde yarattığı kuvvetler sayesinde ilerleyebilir.

Bilindiği gibi, yelkenlerin torlu (ortası bombeli, konveks) bir yapısı vardır. Yelken üzerine gelen hava molekülleri yelkenin üstünden ve altından (rüzgarüstü ve rüzgaraltı) geçecek şekilde ikiye ayrılır.

Yelkenin rüzgarüstü kısmına çarpan ve buradan geçen hava molekülleri, yelkenin üzerinde bir ?itiş? kuvveti oluşturur. Yelkenin rüzgaraltı kısmından geçen hava molekülleri ise yelkenin üzerinde bir ?emiş? kuvveti oluşturur.

Yelkene uygulanan emiş ve itiş kuvvetleri

Yelkenin torlu yapısı nedeniyle, iki farklı yolu takip eden hava moleküllerinin bir rüzgaraltı kısmında kalanları daha da hızlanır. Bu hız farkının sonucu olarak Bernoulli İlkesine göre, yelkenin iki tarafında bir basınç farkı oluşur. Bu nedenle itiş ve emiş kuvvetlerinin büyüklükleri de farklılaşır.

Şöyle ki; emiş kuvveti genelde itiş kuvvetinin 4-5 mislidir ve yelkende oluşan emiş kuvveti, yelken üzerine etki eden toplam kuvveti artırmada daha da önemlidir.

Uçak kanatlarının da çalışma mantığı budur. Aynı yelkenin formunda olanı uçak kanatlarının, alt ve üst kısmında oluşan, basınç farkları nedeniyle, uçağın kanatlarına yukarı doğru bir basınç uygulanır. Böylece uçak havalanır.

Rüzgarın yelkene gelme açısı 0 derece olduğunda yelken tıpkı bir yaprak gibi sallanır ve rüzgarla dolmaz. Yelkenin formu ve biçimine göre yelkenin rüzgarla dolma açısı farklılık gösterebilir.

Yelkenin rüzgaraltından akmakta olan hava moleküllerinin rüzgarüstünden akan hava molekülleri ile birleşmesi temel amaçtır. Fakat bu moleküller, yelkendeki tor nedeniyle yelkenin arka tarafından sıyrılabilir ve bu da rüzgaraltı bölgesinde bir türbülans yaratır. Bu türbülansın etkisiyle bu bölgedeki alçak basınç kuvveti yok olur, bu da emiş kuvvetinin etkisini azaltır.

Aynı şekilde, hızla ilerleyen bir yelkenin dalgalar ve rota değişiklikleri nedeniyle sürekli yavaşlaması da, yelken üzerindeki türbülansı artıracak ve performans düşüklüğüne neden olacaktır.

Her yelkenin dolabilmesi için, rüzgarın esiş doğrultusu ile arasında belli bir açı olması gereklidir. Üçgen yelkenler için bu açı 22-250 olabildiği gibi, Serenli yelkenlerde 30-350 olabilir.

Gerçek ve Zahiri (Hissedilen) Rüzgar (True Wind- Apparent Wind)

Bu iki kavram, temel olarak şöyle açıklanabilir:
Hareketsiz bir cisim üzerine gelen rüzgar gerçek rüzgardır. Rüzgarlı bir günde, sahilde otururken, yüzümüzde hissettiğimiz rüzgar gerçek rüzgardır. Bu sırada yüzümüze bir rüzgar ölçer yerleştirirsek, okuyacağımız değer, rüzgarın gerçek hızı olacaktır.

Zahiri rüzgar, diğer adıyla göreceli veya hissedilen rüzgar ise hareketli bir cisme etki eden rüzgardır.

Şöyle ki; yine aynı sahil boyunca, bu sefer oturmayıp, koşalım. Gerçek rüzgarın değeri aynıdır, atmosferde ve mekanda değişme olmadıkça değişmez. Bununla beraber, koştuğumuz için, yüzümüze daha fazla hava molekülü çarpmaya başlamıştır.

Bu durumda yüzümüz artık, iki farklı rüzgar yönünün etkisi altındadır. Yüzümüze yerleştireceğimiz bir rüzgar ölçer, bu nedenle artık yalnızca gerçek rüzgarı değil, aynı zamanda koşu hızımız nedeniyle suratımıza çarpan hava moleküllerini de ölçecektir. Bu nedenle ölçülen rüzgar, yani hissedilen rüzgar (apparent wind), gerçek rüzgardan (true wind) hem daha farklı yönde, hem de farklı bir büyüklükte olacaktır.

Tıpkı hareket etmeyen bir arabadan başınızı çıkardığınızda hissettiğiniz rüzgarın, hareket eden arabadan başınızı çıkardığınızda hissedeceğinizden farklı oluşu gibi. Arabanın hızı arttıkça, suratınızda hissedeceğiniz rüzgar artacaktır. Bununla birlikte arabanın hızının artması demek, rüzgarın önden daha çok hissedilmesi demek.

Yani hareket eden cismin hızı arttıkça zahiri rüzgar da artar, ve zahiri rüzgarın yönü, cismin hareket yönü doğrultusunda kayma gösterir.

Gelelim, yelkenli teknelere:

Teknemizde, rüzgardan çabuk etkilenen yelken gibi bir parça olduğu için, zahiri rüzgara çok dikkat etmeliyiz. Teknemizin hızının artmasıyla, yelkene etki eden rüzgarın hızının artacağını ve bu nedenle daha fazla kuvvete maruz kalabileceğini unutmamalıyız.

Hissedilen rüzgarın yönü, tekne hızı ve hissedilen rüzgar hızı arttıkça, teknenin yönü doğrultusunda bir kaymaya uğrayacaktır. Bu nedenle, teknenin baş tarafından gelecek bir gerçek rüzgar yönü, teknemizin hissedilen rüzgarını artırmaya çok yardımcı olacaktır.

Gerçek rüzgarın, tekneye en dik gelebildiği orsa seyrinde, teknemizin en hızlı gitmesini sağlayan bir faktör de, hissedilen rüzgardır. Bu nedenle, orsa seyrinde hissedilen rüzgarın kullanımı çok önemlidir. Bunun için, orsa seyrinde, dümenle ve yelkenin trimiyle mümkün olduğunca az oynayıp, yelken üzerinde akmakta olan rüzgarı kesmekten kaçınmalıyız.

Apaz Seyir Ayarları

Orsa seyrinde rüzgarın gelme açısı nedeniyle, kuvvetin çoğunun tekneyi ileri götürmek yerine yana yatırmaya harcanması (bayılma) rüzgardan tam verimle faydalanılamaması anlamına gelmektedir. Apaz seyirde ise rüzgarın yürütücü etkisi ile bayma etkisi hemen hemen eşit olduğundan tekne oldukça süratlenir.

Apaz seyirde yelkenler biraz boslanmalı, ekip dengeli oturmalıdır.

Pupa Seyri ve Ayı Bacağı Kavramı

Pupa seyri, rüzgarın tam arkadan geldiği seyir tipidir. Yelkenler mümkün olduğunca boşlanmalı, kavislendirilmelidir. Ekip üyeleri de iskele ve sancağa dengeli olarak oturmalıdır. Rüzgar arkadan geldiği sürece, teknenin başı suya gömüleceğinden, ekibin arka tarafa yaklaşması hız üzerinde olumlu etki edecektir.

Ayı Bacağı

Rüzgar tam arkadan geldiğinde, anayelken, cenovanın rüzgarını keser ve onu işlevsiz hale getirir. Bu durumdan kurtulmak için cenova ters kontraya basılır. Böylelikle, rüzgar tarafından doldurulan yelken alanı artar ve tekne hızlanır. Ayı bacağı seyri hızlı olmasına rağmen dikkat gerektiren ve zor bir seyirdir. Dümenci rüzgar ile olan açısını düşürdüğünde, cenova tersten dolmaya başlar ve söner. Dümenci rüzgar ile olan açısını büyüttüğünde ise tekne istemsiz kavança atabilir.

İstemsiz Kavança

Pupa seyrinde yelken yapmak, ip üstünde yürümeye benzer. Rüzgara 170 ? 180 derece açı ile giderken rüzgarda olusabilecek küçük bir değişim veya dümencinin dalgınlık sonucu tekneyi 180 derecenin de ötesine kaydırması, veya teknenin dengesini bozacak bir dalga, anayelkenin tersten dolmasına ve istemsiz kavança atılmasına sebep olabilir.

İstemsiz kavança atılması, anayelken bumbasının bir anda kontra değiştirmesine sebep olacaktır. Bu olay,

  • O sırada havuzlukta olan ekip üyelerine,
  • Sert hareket sonucu hareketli ve hareketsiz donanıma, zarar verebilir.

İstemsiz kavança tehlikesi nedeniyle pupa seyrinde dümenci dikkatli bir şekilde rüzgarın durumunu kontrol etmelidir.

www.su-sail.org alıntıdır.

Orsa Seyri

Yelkenli tekneler rüzgarın geldiği yöne doğrudan ulaşamazlar. Yelkenler rüzgarla dolmaz, tıpkı direkte sallanan bir bayrak gibi sallanır ve ses çıkarırlar. Ancak rüzgar 45 dereceden daha büyük bir açıyla geliyorsa, yelkenli tekneler yol alabilir. İşte rüzgara en dar açılarla yapılan bu seyre, ?orsa seyri? denir. Bu seyirde tüm yelkenler olabildiğince gergin duruma getirilir. Varsa genoa arabaları geri alınır, Anayelken ve cenoa iskotaları olabildiğince alınır. Ancak özellikle hafif havada, yelkenlerin rüzgar yakalayabilmesi için tüm yelkenler biraz boşlanmalıdır. Unutulmamalıdır ki, fazla kasılmış bir yelken tıpkı fazla boş bir yelken kadar verimsizdir. Rüzgar gelme açısı büyüdükçe yelkenler de paralel olarak boşlanır.

Orsa seyrinde tekne üzerinde büyük bir bayılma kuvveti olusturur, tekne yana yatar. Bu nedenle özellikle hafif teknelerde, orsa seyrinde ekibin ve ağırlıkların yeri önemlidir. Tüm ekip ve ağırlıkların teknenin yattığı yönün tersinde (rüzgarüstünde) durması hatta mümkünse trapez yapılması gerekir.

Orsa seyrinde anayelken ve floğun mümkün olduğunca gergin olması gerekir. Ancak tekne çok fazla yatıyor, dümen kontrolü zorlaşıyorsa anayelken bir miktar boşlanabilir. Özellikle bol sağanaklı denizlerde anayelkencinin çok dikkatli davranması ve sağanağa girmeden biraz önce anayelken iskotasını bir miktar boşlaması gerkemektedir. Aynı şekilde, sağanaktan çıktığında anayelkeni tekrar kasmalıdır. Orsa seyri anayelkenci ve dümenci arasında maksimum koordinasyon gerektiren, oldukça zahmetli, bir o kadar da keyifli bir seyirdir.

Kontra Kavramı

Burada 5 adet seyirden bahsetmemize rağmen, yukarıdaki şekilde her apaz ve orsa seyri için iki farklı simge görüyoruz. Bunlar, rüzgarın geliş yönüne, yani kontrasına göre belirtilmiş açılardır. şöyle ki, rüzgar eğer sancak tarafından 90 derece açıyla geliyorsa, teknemiz sancak kontra, apaz seyrinde gidiyor demektir. Eğer iskele tarafından, 90 derece açıyla rüzgar geliyorsa, teknemiz iskele kontra apaz seyrinde demektir. Bir baska ifadeyle, rüzgarın geldiği yön, bizim kontramızı belirtir. Kontra kavramı oldukça önemlidir. Yelkenli teknelerin birbirlerine karşı geçiş üstünlükleri de kontra kavramıyla açıklanır.

Teknenin ilerleyemediği 90 derecelik ?kör alan?da kontra kavramından bahsedemeyiz. Çünkü tekeye rüzgar kafadan gelmekte ve tekneye bir itiş gücü sağlamamaktadır. Pupa seyrinde de genel olarak kontradan söz edilmez. Rüzgar tam arkadan gelmektedir ve kontra tayin etmek imkansızlaşır. Bu durumlarda da tam olmamakla beraber, tekne içinde bumbanın yönü kontra belirlemede kullanılabilir. Eğer bumba sancakta duruyorsa iskele kontra, iskelede duruyorsa da sancak kontra gidildiği söylenebilir.

Rüzgarüstü – Rüzgaraltı Kavramı

Rüzgarüstü ve rüzgaraltı kavramını incelemek için öncelikle rüzgarı akan tanecikler olarak hayal etmeliyiz. Tekneye taneciklerin çarptığı cephe, rüzgarüstü cephesi, taneciklerin çarpmadığı cephe ise rüzgaraltı cephesidir.

Yükselmek – Alçalmak

Yükselmek, tekneyi rüzgarüstüne doğru yönlendirmek demektir. Örnek olarak, rüzgarın yandan geldiğini varsayalım. Dümenciye ?yüksel? komutu geldiğinde, rüzgarı yandan değil, biraz daha önden alan bir seyire geçecektir.

Düşmek, tekneyi rüzgaraltına doğru yönlendirmek demektir. Örnek olarak yine rüzgarın yandan geldiğini varsayalım. Dümenciye ?düş? komutu geldiğinde, rüzgarı yandan değil, biraz daha geriden alan bir seyire geçecektir.

Yükselmek ? Alçalmak yerine orsalama ? kafayı açma terimleri de kullanılabilir. Orsalamak, tekneyi rüzgarın geldiği yöne yaklaştırmak demektir. Kafayı açmak ise tekneyi, rüzgarın geldiği yönden uzaklaştırmak demektir.

Yelken Seyirleri

Halk arasında bilinen genel yargı, yelkenli teknelerin rüzgarı arkadan almaları gerektiğidir. Oysa modern yelkenli tekneler rüzgara karşı gidemeseler de rüzgara karşı 45 derece açıdan başlamak üzere, rüzgarı çaprazdan ve yandan da alabilirler. Yelkenli tekneler yön değiştirmek istediklerinde dümenlerini kullanarak dönerler. Ancak eğer o şekilde gitmeye devam etmek istiyorlarsa, mutlaka yelkenlerini de o seyre göre ayarlamalılardır.

Yelken üzerindeki ayarların çoğu rüzgarın geliş yönüne göre yapılır. Bu nedenle gidilecek yöne karar verildikten sonra ayarlar rüzgarın geliş yönüne göre yapılır.

Orsa Seyri

Yelkenli tekneler rüzgarın geldiği yöne doğrudan ulaşamazlar. Yelkenler rüzgarla dolmaz, tıpkı direkte sallanan bir bayrak gibi sallanır ve ses çıkarırlar. Ancak rüzgar 45 dereceden daha büyük bir açıyla geliyorsa, yelkenli tekneler yol alabilir. İşte rüzgara dar açılarla yapılan bu seyre, ?orsa seyri? denir.

Apaz Seyri

Rüzgarın yandan, 55 ila 160 derece arasında geldiği seyir tipidir. Apaz seyri bayılma kuvvetinin orsaya göre daha düşük olduğu, dolayısıyla da en hızlı seyir tipidir. Apaz seyri kendi altında iki ara seyir barındırır.

Dar Apaz: Rüzgarın 55 ila 80 derece açı ile geldiği seyir tipidir.

Genis Apaz: Rüzgarın 110 ila 160 derece açı ile geldiği seyir tipidir.

Pupa Seyri

Tarihin ilk çağlarından beri kullanılan, en eski seyir tipidir. Rüzgarın tam arkadan geldiği bu seyir oldukça dikkatli olmayı gerektirir. Dümende yapılacak küçük bir hata veya rüzgarın yönündeki küçük bir değişme, anayelkenin tersten dolup, çok şiddetli bir şekilde diğer tarafa geçmesine neden olabilir. Buna istemsiz kavança denir.

Ana Yelken Trimi ( Ders 3 )

Ana yelken hızdan ziyade tekneye ivme ve yön veren, dümen dengesini sağlayan ve teknenin yatma derecesini birinci dereceden etkileyen yelkendir. Bu nedenle yanlış trim edilmiş bir ana yelken teknenin dengesini olumsuz yönde etkileyecektir.

Orsa ve Dar Apaz için:

1) Doğru bükümü ıskotayı kullanarak ayarlayın. Doğru bükümü bulmak için pratik bir yol yelkenin üst çıtasının bumba ile paralel olması veya üst kurdelenin kıça doğru uçmasıdır. Unutmamak gerekir ki büküm doğrudan güngörmezin konumunu etkiler. Oldukça açık bir güngörmez teknenin orsa çekmesini azaltır. Bu kullanım hafif havalar ve çalkantılı denizler için kullanışlı olur. Güngörmezi kapamak için ıskotayı çekmek gerekir.

Çok kapatılmış bir güngörmez ise orsa çekmeyi arttırmasıyla birlikte tekneyi bayıltır. Orta rüzgar ve dalgasız denizde tam armalı teknelerde iyi orsa gitmek için kullanılabilir. Ne var ki daha sert havalarda bu denli orsa çekmeye karşı yapılan dümen hareketleri büyük olur. Tekneyi rotada tutabilmek için dümen palası adeta bir el freni işlevi görür. Güngörmezi açmak için ıskotayı boşlamak gerekir.

2) Ana yelken arabası, ıskota gerginliğini dolayısıyla bükümü değiştirmeden bumbanın tekne orta hattıyla yaptığı açıyı değiştirmesine yarar.

Not: Tekne için ideal yatıklık derecesi 15o?dir. Pratik olarak anayelken bu yatıklığı mümkün olduğu kadar sağlamalıdır. Bu kural hafif havalarda, çalkantılı denizlerde ve camadan vurmak istenmediğinde işlemeyebilir.

Sertleşen havalarda camadan vurmak mümkün değilse yelken biraz ters rüzgar alabilir. Bu durumda iyi bir anayelkenci – dümenci uyumu gerekir. Bu sayede maksimum hız korunur. Ancak camadan vurmak yelkenlerin ömrü ve teknenin dengesi açısından daha sağlıklıdır.

3) Direğin ıstralyalar veya runnerlar yardımıyla geriye eğilmesiyle ana yelkenin orsa yakası ile güngörmez yakası arasındaki mesafe artar, yelkenin orta ve üst kısımlarının derinliği azalır.

Eğik bir direk sert hava ile sakin denizlerde, yüksek orsa istendiğinde ya da çok orsa çeken tekneye camadan vurulamayan durumlarda kullanılır. Direk eğildiğinde yelken üzerindeki torun kıça kaydığı unutulmamalıdır.

Aşırı eğik direkli teknelerin ana yelkenlerinde bumbanın kıçtaki ucundan orsa yakasına katlanmalar oluşur.

4) Ana yelkenin alt yakasının derinliği arka yaka/altabaso halatı ile ayarlanır. Altabaso trimi, aynı zamanda büküme de doğrudan etki ettiği için ana yelken için vazgeçilmez bir öneme sahiptir. Çekilmiş bir altabaso ile anayelkenin alt kısmı düzleşince, yelkenin orta ve üst kısımlarında görece daha az kasılma olduğundan, yelkenin alt kısmına göre daha çok rüzgaraltına açılır. Yani büküm oluşur, güngörmez açılır.

Rüzgar arttıkça altabaso son hizaya kadar çekilir. Dalgalı durumlarda rüzgarın şiddeti dalgaya baskınsa çekili, dalganın şiddeti rüzgara baskınsa biraz gevşek kullanılır.

Not: Aşırı durgun havada hafif tekneler yelkeni düzleştirip bükümü arttırarak daha hızlı gidebilirler. Çünkü zayıf bir hava akımı için derin bir yelkenin rüzgâraltı yakasını dolaşmak zordur.

Not: Ana yelken güngörmez yakasından daha çok aşağı çekilip, gerilmek istendiğinde dip camadanı ismini verdiğimiz bir sistemden yararlanılır. Bu sistem altabaso gergisi gibi bumbanın içinden geçip bumbanın arkasından çıkmakla birlikte altabaso gergisinin bağlandığı matafyonun 25-50 cm üzerindeki bir üst matafyona bağlanır.

5) Ana yelkenin tor yerini ayarlamada ana yelken mandarı ve kanigam sisteminden yararlanılır. Bu sistemlerin yanı sıra daha önce de belirttiğimiz gibi direği eğmek toru kıça kaydırır. Ayrıca yelkenler eskidikçe torun kıça kaydığı da unutulmamalıdır.

Ana yelken toru çoğu durumda ortada kullanılır. Hafif havalarda ana yelken torunu kıçta kullanmak faydalıdır. Rüzgâr arttıkça tor daha da kıça kayar, böyle durumlarda kanigam veya mandarı çekerek toru başa kaydırmalısınız.

Orsa yakasındaki dikey katlanmalar mandarın aşırı gergin, yatay katlanmalar ise mandarın aşırı gevşek olduğunu gösterir.

Not: Mandarı aldığımızda güngörmez yakasının üst kısmı kapanacaktır. Halbuki kanigamı aldığımızda güngörmez yakasının üst kısmı açılır. Bunun sebebi iki halatın yelkeni çekiş yeridir.

Not: Kanigam kasıldığında ana yelkenin alt kısmında kırısıklıklar olusur, ancak elde ettiğimiz tor yerini ve güngörmez ayarını düsündüğümüzde kaz gelecek yerden tavuğu esirgememek gerekir.

Apaz ve Pupa için:

Apaz seyrinde ana yelkeni yine kurdeleler kıça uçuşacak şekilde ayarlayın. Bu seyirde tüyler kısmen kullanılabilir.

Rüzgâr pupaya kaydıkça kurdeleler bir işe yaramayacaktır.

Bu durumda yelkeni pırpırlatmayacak kadar ıskotadan boşlamak pratik olacaktır. Ancak ana yelken gurcataya dayanırsa formunu kaybeder ve gücünü yitirmeye başlar. Boşlarken bu durum göz önünde bulundurulmalıdır.

Bu seyirlerde araba rüzgaraltına alınmalıdır.

Özellikle hava pupaya döndükçe ıskota, bükümü ayarlayamaz olur. Bu durumda büküm pupa palangasıyla kontrol edilmelidir. Pupa palangası kasıldığında büküm azalır. Böylece rüzgâr kaybı engellenmiş olur.

Not: Palanganın üst çıtayı bumbaya paralel yapacak kadar alınması faydalı bir referanstır.

Ancak hafif havalarda bumbanın ağırlığını da göz önünde bulundurduğumuzda palangayı çok almamak gerekir.

Bu seyirlerde altabaso boşlanarak yelkenin alt kısmında, kıç ıstralya boşlanarak üst kısmında derinlik oluşturmak gerekir. Kanigam ve mandar boşlanarak toru kıça kaydırmak da apaz ve özellikle pupada faydalıdır.

Sert Havada Seyir ve Alınması Gereken Önlemler

?En iyi kaptan, teknesini ve ekibini hiçbir tehlikeye sokmayandır.?


Denize çıkılmadan önce yapılması gereken ilk iş havayı kontrol etmektir.
En keyifli ve kolay seyirler 5 ile 12 knot havada yapılan seyirlerdir. 5 knotun altında rüzgar çok hafif olduğundan tekneyi yelkenlerle hareket ettirmek ve ona manevra yaptırmak zor olabilir. 12 knotun üzerinde tekne gereğinden fazla yatabilir. Bunu engellemek için yelken alanı küçültülür veya en azından yelken üzerindeki rüzgar gücü azaltılır. 20 knot havada denize çıkmak dikkat ister. 25 knot ve üzeri havada tecrubesi olmayan yelkencilerin denize çıkması tavsiye edilmez.

Sert havada tekne üzerinde neler yapılması gerektiği konusunda temel bilgi bütün yelkencilerde bulunmalıdır. Denizdeyken bir fırtınaya yakalanmak oldukça büyük bir ihtimaldir. Sert rüzgarla karşılaşıldığında açık denizde kalmak dar bir limana girmeye çalışmaktan daha güvenli olabilir.
Rüzgar hızı 15 knot ve üzerindeyken çoğu yelkenli teknede birinci camadanın vurulması düşünülebilir. Büyük teknelerde 25 knotun üzerinde kullanılmak üzere ikinci bir camadan noktası bulunabilir. Fakat küçük tekneler sert havalarda daha çok zorlanır. Bu durumda, fırtına floğuyla (normal floğun %25?i) seyir yapmak çok daha iyidir. Başlangıç seviyesindeki bir yelkenciye, sert havada tüm yelkenleri indirip, motoru çalıştırması ve acilen kıyıya dönmesi tavsiye edilir.
Bir teknenin sert havada yelken yapabilmesi onun büyüklüğüne ve dizaynına bağlı olduğundan, ne zaman camadan vurulacağı teknenin yatma derecesine ve dümenin kontrolüne bağlıdır.
? Sert havada iskeleyi terk etmeden önce camadan vurup, sonra gerekirse camadanı açmak, açıldıktan sonra camadan vurmaktan her zaman daha kolaydır.
? Sert havada denize çıkarken harness?larınız her zaman üzerinizde olsun.
Rüzgar hızındaki artışı orsada veya dar apazda hissetmek kolaydır. Ancak pupa ve geniş apaz seyirlerde, rüzgar gerçek hızından daha hafifmiş gibi hissedilir ve rüzgar hızı hissedilene kadar ani bir şekilde artabilir.

1. Sert Havada tekne üzerinde alınması gereken önlemler
1.1. Rüzgar > 17 knot
Tüm ekip, seyir pozisyonunu ciddi şekilde alması gerekir.
Tekne yatıyorsa trapez yapılmalı.
Dümenci ve trimcilerin seyir sırasında dikkatleri açık olması gerekir.
Kamara içerisinde boşta duran, sallanan, devrilen eşya kalmamalı ve sabitlenmeli.

1.2. Rüzgar > 25 knot
Tekne fazla yatacağından camadan ve yelken ufaltma işlemleri yapılmalıdır.
Her türlü acil durumda, müdahale etmek çok zor olacağından ekibin dikkatinin iyice açık olması gerekir.
Tüm ekip, can yeleklerini giymelidir.
Teknenin güvertesinde harekette olan elemanlar, özellikle başüstü elemanlar harness kullanarak tekneye sabitlenmelidir.
1.3. Rüzgar > 33 knot
Teknenin seyir sırasında hakimiyeti kaybediliyorsa veya ekip tecrübesiz ise yelkenler indirilmeli ve motorla seyre geçilmelidir.
Korunaklı bir koya doğru yönelmelidir.
2. Camadan Vurmak (Reefing)
Yelken Alanını Küçültmek
Camadan vurma kararı teknenin boyuna ve dengesine bağlıdır. Eğer tekne çok fazla bayılıyorsa, ekip zorlanıyorsa veya sert hava bekleniyorsa camadan vurmak düşünülmelidir. Eğer camadan vurmayı düşünüyorsanız, en iyisi vakit kaybetmeden yapmaktır.
Sert hava koşullarında iskeledeyken camadan vurmak ve gerekdiğinde yelkeni açmak, yüksek rüzgarda camadan vurmaya çalışmaktan her zaman daha kolaydır.
Camadan Vurma prosedürü
? Tekne hafif rüzgara döndürülür ve ana yelkendeki rüzgar yükü boşaltılır.
? Pupa palangası biraz boşlanır. Eğer ana yelken iskotaları omurga hattı hizasında sabitlendiyse iskotalar da laçka edilmelidir.
? Ana yelken mandarı laçka edilerek yelkenin ön yakasındaki camadan matafiyonu bumbaya bağlanacak kadar ana yelken aşağıya indirilmelidir.
? Ön yakadaki camadan matafiyonu sabitlenir.
? Camadan ipinin boşu alınır. Yelkenin arka yakasındaki matafiyon sabitlenir.
? Ana yelken mandarının boşu tekrar alınarak ufalan yelkenin trimi yapılır.
? Pupa palangasının boşu alınır.

Büyük yelkenli teknelerin çoğunda üç tane camadan noktası bulunur. Bu noktalarda, yelkenin ön ve arka yakalarında güçlendirilmiş matafyonlar vardır. Arka yakadaki matafyonun içinden bir ip geçer ve bu ip bumbanın içinden geçerek direk dibine gelir. Ön yakadaki matafyonun içinden de bir ip geçebilir. Böylece yelkene sadece ana yelkeni indirip camadan iplerini doldurarak camadan vurulabilir. Ancak çoğu teknede bir kişinin direk dibine giderek (harness?la tabiki!!) ön yakadaki matafyonu bağlaması gerekir. Matafyon bir iple veya kancadan geçirilerek bağlanabilir.

Ana yelkenin ön ve arka alt yakaları sabitlendikten sonra ortadaki fazla yelken camadan ipleriyle bağlanır. Böylece yelkenin bu kısmının su ve rüzgar tutması engellenir.
Eğer bumba üzerinde bir kanca yoksa, matafyonu bağlamak için bir ip kullanılabilir. Genelde direk üzerinde ipi bağlamak için bir koç boynuzu bulunur. Eğer ipi bağlamak için uygun bir yer yoksa ipi bumbanın kaz boynundaki (bumbayı direğe bağlayan kısım) ön kısmına bağlayarak yelekni aşağı ve öne doğru çekin. Bu ip camadan bağı ile bağlanabilir.

Cenovanın küçültülmesi
Çok sert hava koşullarında ana yelken indirilerek sadece fırtına floğu ile yelken yapmak tercih edilir. Ancak bu karar da teknenin dengesine bağlıdır.
Flok da camadanlanabilir. Bazı teknelerde bulunan ?furling? sistemi sayesinde floğun bir kısmı baş ıstralyaya sarılarak yelken alanı küçültülebilir. Gerekli flok alanı rüzgarın şiddetine ve teknenin dengesine bağlıdır. Flok olmadan sadece ana yelkenle gidilmeye çalışılıyorsa teknenin kontrolü güçleşir ve tekne büyük bir güçle rüzgara girmeye çalışır. Teknenin biraz orsalamak istemesi tercih edilebilir (sağanaklarda teknenin yatışını azaltmak yelkenlerdeki gücü azaltmak için rüzgara giriyorduk), fakat fazlası performansı düşürür.
Floğun furlinge sarılması en kolay geniş apaz ve pupa seyirlerde yapılır çünkü ana yelken bu seyirlerde floğun rüzgarını engeller. Böylece yelkenin gereğinden fazla yapraklaması da engellenir. Zor bir durumda kalındığında, iskotaları boşlayarak flok furlinge sarılabilir, fakat sert havada yelkenin fazla uçuşması yelkene hasar verebilir.

Sert havada furlingi sarmaya yarayan halatı kontrol etmek oldukça zordur. İpi gerdikçe sert bir rüzgar ipin elinizden kaymasına neden olarak istemeden floğun yeniden açılmasına neden olabilir. Sert havada bu işi iki kişi yapmak çok daha iyidir. Bir kişi başa yakın bir yerden furlingin ipini çekerek floğu sararken, diğeri bir vince sardığı ipin boşuna alarak rüzgarlara floğun yeniden açılmasını engeller.
Sert havada furlingden floğu açmak da zor bir durumdur. Önce furlingi 1 ? 2 metre boşlayıp, bu ipi sabitledikten sonra floğun çalışan (rüzgaraltı) iskotasını almak gerekir. Eğer furling ipi ve iskota beraber boşlanırsa ve furling sabitlenmezse, rüzgar furlingin elinizden kaçmasına ve floğun kontrol dışında tamamen açılmasına neden olur.

FURLING İPİNİ ASLA VİNÇ KOLU İLE GERMEYİN!! Eğer ip gereğinden fazla gerilirse baş ıstralyayı yerinden çıkarabilir, arma inebilir ve sert havada direk kırılabilir.
?Fırtına ihbarı olduğunda en iyisi denize çıkmamaktır.?
Denizde sert hava ile karşılaşıldığında en iyisi rüzgarla (önden veya arkadan) 40 derecelik bir açıyla gitmektir (dar veya geniş apaz seyirler). Eğer pupa gitmek tercih edilirse kazara kavança atma tehlikesine karşı ana yelken indirilmeli, sadece fırtına floğu kullanılmalıdır. Seyrin şekli ve yelkenlerin durumu; rüzgarın hızı, ekibin performansı, rüzgarın stabil olup olmamasına gibi birçok parametreye bağlıdır ve yanlış verilen bir karar büyük tehlikeler doğurabilir.
Özetlersek sert havada yelken yapmak için alınması gereken önlemler;