Etiket arşivi: ruhumu savuran rüzgârlar kadar

dalgalar..

aklıma gelmeyen rüyalar kadar.. hepimize ait olan, ama bir türlü paylaşamadığımız yaralar.. her gün her sene.. gözlerinde sonlanıyor bir şeyler, bir şeyler..

korka korka attığım adımlar kadar.. etrafımı sardı bütün duygular.. kalacaklar sandım bulutların etkisinde.. sıkı sıkı tembih edip gittiler evhamlarımın etkisinde.. yükseklerden uçtu kuşlar.. gözlerimde yine durgunluk var.. bu aralar.. kapkara bir endişe.. bilemiyorum.. keyifsizim nicedir.. hanidir geleceksin.. (yokluğundan soldu gönlüm.. ) (bin bir dertle doldu gönlüm…)  ne varsa harap bir kalpte var..

senin yüzünden battığım kanlar kadar.. mona roza.. bugün bende bir hâl var… karanlık ellerinde başlar.. bıraksan kemiklerimde hissederim..

suskun bir kelime, bir şiir kadar.. biraz gül, bir eylül, sararmış kuru bir yaprak kadar.. ne söylesem boş ne desem yanlış, değil ki hepsi bu kadar.. sonsuza dek orada kalacak ruhum, duyduğu anladığı kadar.. hayat rüyâ gibi, benden bu kadar.. bu sazlar, şarkılar, bu pamuk pamuk bulutlar ve yine şiirler kadar…

üstüme örtülen dalgalar kadar.. buraya kadar bütün duyduğum dalgalar.. deniz, okyanus, su.. kayıp sevgili, bulduğum aşk kadar..

ardı ardına gelen, beni özgürlüğüme kavuşturan dalgalar kadar.. bırak artık kollarımı yoruldum işte yüzemeyecek kadar..

ruhumu savuran rüzgârlar kadar.. yüzüme dokunup, saçlarımı okşayan, hepsi senin marifetin mi bu rüzgâr..