Etiket arşivi: Ümit Burnu

Vendée Globe

Tek başına, 24 saat boyunca durmadan, herhangi bir limanda mola vermeden ve dışarıdan herhangi bir yardım almadan okyanuslardaki her türlü fırtınayı ya da tam tersi durgun havayı sağ salim geçip dünyanın çevresini dolaşmak. Dünyada bunu yapabilecek fiziksel ve psikolojik donanıma sahip yelkenci sayısı çok fazla değildir ve bu gözü pek insanlar her 4 senede bir Vendée Globe yarışında gerek doğayla gerekse de birbirleriyle mücadele ederler.

Vendée Globe ilk defa 1989 yılında Philippe Jeantot tarafından düzenlendi. Jeantot daha önce ilki 1982?de düzenlenen BOC Challenge yarışmasına katılmış ve hem 1982-1983 hem de 1986-1987 yarışlarında birinci olmuştu. Yarışın etaplı formatını beğenmeyen Jeantot, bunun yerine Golden Globe Race organizasyonuna benzer şekilde hiç durmaksızın solo yarışılmasından yanaydı. Böylece denizciler için nihai mücadele ortamı oluşabilecekti.

İlki 1989-1990?da yapılan Vendée Globe yarışını Titouan Lamazou kazandı. Yarışa katılan ve çeşitli arızalarla karşılaşan Jeantot ise yarışı 4. sırada bitirdi. Bir sonraki Vendée Globe yarışı 1992-1993?te düzenlendi ve bundan sonra da düzenli olarak her 4 senede bir yapıldı. En son 2008-2009?da yapılan ve müthiş mücadelelere sahne olan Vendée Globe yarışını Michel Desjoyeaux kazandı.

Vendée Globe yarışı Open 60 sınıfı tekneler arasında yapılmaktadır. Yarışın başlangıç ve bitiş noktası Fransa?nın Vendée bölgesindeki Les Sables d?Olonne?dur. Yarışmacılar buradan yola çıkıp Atlantik Okyanusundan aşağıya Ümit Burnu?na inerler. Buradan Leeuwin ve Ümit burunlarını iskelede bırakıp Antarktika?nın çevresini saatin ters yönünde dolanarak bitiş noktasına geri dönerler. Bu genel rotanın yanı sıra güvenlik amacıyla her yarışta ek kapılar rotaya eklenebilir.

Yarışma boyunca yarışmacılar demir atmakta serbesttir ancak bir şamandıraya bağlanmak ya da başka bir tekneye bordalamak yasaktır. Hava ve rota durumu dahil dışarıdan herhangi bir yardım alamazlar. Bu kuralın tek istisnasında yarışmacılar sadece yarışın başlangıcını takip eden 10 gün boyunca bir tamirat için başlangıç noktasına dönüp daha sonra yarışa tekrar başlayabilirler.

Yarışmacılar özellikle Güney Okyanusundaki sert havalar nedeniyle çok zor şartlar altında yarışırlar. Katılımcıların büyük çoğunluğu yarıştan çekilmek zorunda kalır, 1996-1997 yarışında ise Kanadalı Gerry Roufs denizde kaybolmuştu. En son düzenlenen 2008-2009 yarışında start alan 30 tekneden sadece 11 tanesi yarışı bitirebildi. Bu nedenle yarışmacılar, karşılaşılacak durumlarla başa çıkabileceklerini göstermek için yarışa katılacakları tekneyle daha önceki açık deniz deneyimlerini yarış komitesine sunmak zorundadırlar.

Bartolomeu Dias

Bartolomeu Dias (yaklaşık 1450 -29 Mayıs 1500), Portekizli denizci ve kâşif. Afrika kıtasının güney ucu olan Ümit Burnu‘nu ilk kez gemiyle dolaşan kişidir.

Dias’ın keşif gezilerinden önceki hayatı tam olarak bilinmemektedir. Büyük ihtimalle Gil Eanes ile 1434 yılında Kap Bojador’u dolaşan Joao Dias’ın ve tüccar, kâşif olan 1444 yılında Afrika’nın en batı ucunu keşfeden, bugünkü Senegal kıyılarına ulaşan , Terra dos Guineus ‘un kâşifi Diniz Dias ile akrabalığı olduğu tahmin edilmektedir.

Dias 1486 da Portekiz Kralı II. Joao’dan gizli tutulması gereken bir görev alır. Bu görev Afrika kıtasının en uç noktasına gitmek, burayı dolaşmak ve eğer mümkünse Hindistan’a kadar giderek bu deniz yolunu keşfetmektir .

Kendisine bu görev için 3 gemi verildi. Filo Afrika kıyıları boyunca ilerleyerek , daha önce portekizlilerin inmediği kadar güneye inerek bugünkü Namibya kıyılarına çıktı. Daha sonra Golfo de São Tomé ‘yi (bugünkü Spencer Bai) geride bırakan Dias bugünkü Güneybatı Afrika’da Lüderitz Körfezi’nde karaya çıktı. Burada Padrão denilen Portekiz Krallığını simgeleyen ve burasının Portekiz’in egemenliğine geçtiğini vurgulayan kraliyet armalı ilk taştan direkleri dikti.Daha sonra şiddetli kuzey rüzgarına ve fırtınaya tutulan filo rotasını güneye kaydırmak zorunda kaldı.

Birkaç gün sonra hava sıcaklığı iyice düşünce rotasını tekrar kuzeye çeviren Dias, burada üzerinde yaşam olan bir koya rastladı ve buraya Angra dos Vaqueiros adını verdi. Bugün burasının Afrika’nın güney kıyılarındaki Mosselbai olduğu tahmin ediliyor. Buradan rotasını doğuya cevirip Algoa Bai’ye girdi ki 12 Mart 1488 tarihinde, buraya yakın Kap Padrone ‘de bir armalı direk daha dikti. Mürettabattaki huzursuzluğun yavaş yavaş artması neticesinde, isteği dışında doğuya yöneldi ve Groot Vis nehrinin ağzına ulaştı. Burada artık yönün kuzeye doğru döndüğü fark ediliyordu. Böylece Dias 70 yıldır aranan, Afrika’yı dolaşarak Hindistan’a açılan yolu keşfettiğini fark etmiş oldu. Dias aslında Ümit Burnu‘nu dolanmıştı.  Ancak mürettabatında baş gösteren bir hastalıktan dolayı geri dönmek zorunda kaldı.

Geri dönüş yolunda Ümit Burnu’nu Fırtınalar Burnu olarak adlandırdı. Bugünkü isim olan Ümit Burnu, Portekiz Kralı Joao tarafından, yakında Hindistan yolu keşfedilecek ümidiyle verilmiştir. Bazı kaynaklar ise bu ismin, gemicilerin moralini bozmamak gayesi ile değiştirildiğini söyler.

Dönüşte Tafelbai körfezinde (bugünkü Capetown) 1. Mayıs 1488 tarihinde son arma direğini dikti. Angola sahillerinde bir müddet konaklayan Dias 16 ay sonra, Aralık 1488 sonunda Portekiz’e geri döndü.

Bu seyahat gizli tutulduğundan elde yazılı olarak detayları anlatan bir belge ve çizimler hiç mevcut olmamıştır.

Dias’ın dönüşünden sonra ilk Hindistan yolculuğu için sadece danışmanlık yapmış, bu yolun deniz haritalarını oluşturmuş ve bu yolu takip edecek gemilerin donanımlarından sorumlu olmuştur. Bununla birilkte yolculuğa çıkan Vasco da Gama‘ya Cabo Verde (Yeşil Burun) Adaları‘na kadar eşlik etmiştir. Kral II. Joao’nun yerine geçen I. Manuel’in niçin Dias’ı degil de Vasco da Gama’yı görevlendirdiği bilinmiyor.

Dias 29 Mayıs 1500’de Güney Afrika açıklarında (kendi keşfi olan Ümit Burnu yakınlarında) yakalandığı bir fırtınada bütün mürettabatıyla birlikte ölmüştür.

Durmaksızın Dünya Turu

Her projenin kendine ait sıkıntıları, aşılması gereken  zorlukları vardır. Bir proje hikayeye dönüşmesi  içinse başlangıçtan sona uzanması gerekir. Başarılı  veya başarısız?

Mini 650 teknesi ile, şu an Barcelona World Race?de bulunan IMOCA 60?ların Vendee Globe rotasından ve aynı mantıkla,  yani  hiç durmadan, tek başına 268 günde dünyayı dolaştı. Öyküyü Tolga Ekrem Pamir kaleme aldı.

Fransa?daki yelkencimiz Tolga Ekrem Pamir, Mini Transat?a hazırlandığı 6.50?lik ?Yakamoz?un bir eşi ile tek başına dünya turuna çıkan İtalyan Alessandro Di Benedetto?nun gerçekleştirdiği serüveni Naviga dergisine anlattı.

Solo, hiçbir yardım almadan ve hiçbir limana uğramadan durmaksızın dünya turu? İlk defa bu kadar küçük bir tekne ile…

Bu sitenin kuruluş amacı olan dünya turunun bir benzeri…

Geç de olsa açık deniz yarışçılarını  hayranlık içinde bırakan bir hikayeyi  paylaşmak istiyorum sizlerle. Tek başına,  dışarıdan yardım almadan ve hiçbir  limana uğramadan dünya turu. İlk defa  bu kadar küçük bir tekne ile…

Bu anlayışı Vendee Globe, Around the  World Alone gibi yarışlardan tanıyoruz.  Franko-İtalyan Allessandro Di Benedetto  ise bu kavramı çok farklı bir açıdan  yaşatarak dünya rekorları arasında yer  almayı başardı. ?Açık deniz yarışçılarını  hayranlık içerisinde bıraktı? diyorum,  çünkü bu adam -hepimizin yakından tanıdığı, şu an hazırlıklarını yaptığım ve  tüm açık deniz yarışçılarının üzerinde en  az bir kere yer aldığı- Mini 650 sınıfı 6,5  metrelik yelkenli teknesiyle dünyanın en  zorlu parkurlarından biri olarak anılan,  Vendee Globe yarışının rotasını takip  ederek dünya turunu tamamladı.

Daha önce kimsenin hayal edemediği,  hayal etse bile cesaret gösterip de  girişemediği bu projeyle Alessandro,  hepimize yeni bir ders vermiş oldu.  1971 doğumlu Alessandro,  yelken hayatına 1992 yılında sportif  katamaranlarla başlamış. 1996?da  Guadeloupe adalarında yelken  eğitmenliği brövesini tamamladıktan  sonra sportif katamaranla tecrübelerine devam etmiş. Alessandro?nun 2002  ve 2006 yıllarında 6 metreden küçük  katamaranlarla tek kişilik Atlantik ve  Pasifik okyanusu geçişleri bulunuyor.  Bu iki deneme de başarılı bir şekilde  Dünya Yelken Hız Rekorları/ISAF (World  Sailing Speed Record/ISAF) tarafından  onaylanmış. Basılan dört kitabıyla  seyir tecrübelerini ve anılarını paylaşan  Alessandro, son projesi olan tek başına  dünya turuna 2008 yılında başlamış.

Seyir kadar zorlu hazırlık süreci

Mini 650 tasarımı, konsepti ve  üretim teknolojisiyle bu tip girişimler  için en uygun teknelerden biri  sanırım. Batmazlığı, sürati, tek kişi  tarafından abranabilmesi ve 30 yılı  aşan tecrübesiyle benzer zorlukların  aşıldığı Mini 650, tüm bu özelliklerinin  yanı sıra Alessandro?nun projesi için  başka avantajlara da sahip olacak ki,  tecrübeli denizci seçimini bu tekneden  yana kullanmış. Alessandro?nun Mini?si  de teknem Yakamoz?un mimarı Pierre  Roland tarafından tasarlanmış. 1995?te  üretilen ve Sebastien Josse tarafından  Minitransat yarışında kullanılan tekne,  farklı kaptanların da elinden geçtikten  sonra Alessandro?nun projesinde yerini  almış. Alessandro, 2008 yılında parkurun  uzunluğu ve zorluğunu göz önüne  alarak gerekli donanımların yerleşimi  ve güvenlik düzenlemeleri için şantiye  çalışmalarına başlamış.

Yolculuğun uzunluğu ve Vendee  Globe rotasının keskinliği, altı ila dokuz  ay arasında bir yolculuğu göze almayı  gerektiriyor. Aynı rotada, bir Open 60?ın  şu ana kadar gerçekleştirdiği en iyi  zamanlama yaklaşık üç ay. Üç kat daha büyük olan ve neredeyse iki kattan  fazla ortalama sürate ulaşabilen bu  teknelerle karşılaştırınca, zamanın yanı  sıra meteorolojik koşulları da göz önünde  bulundurmak lazım. Vendee Globe filosu  gibi Alessandro da başlangıç tarihini  ekim ayı olarak kesinleştiriyor. Denizci,  kuzeyli ticaret rüzgârlarıyla Afrika?nın  batısına kadar hızlı bir iniş yapıyor.  Daha sonra doğu alizeleri yakalayarak  Ümit Burnu?na inip, Avustralya ve Yeni  Zelanda?nın güneyine kadar soğuk,  peşinden Horn Burnu?na kadar da  buzullarla dolu büyük ve acımasız  denizlerden geçiyor. Güney Amerika?dan  tırmanırken ise ters akıntıların etkisi ve  orsa seyrin zorluğu nedeniyle, psikolojik  savaş başlıyor. Allessandro?nun nisanmayıs aylarında yaptığı bu çıkış, fırtına  döneminin başına rast geliyor. Yani bu  tırmanışı iyi organize etmek gerekiyor.  Kısaca deli işi diyebiliriz!

İradenin böylesi

Bu parkurda, motoru bile olmayan  bir teknede ihtiyaçları karşılayabilecek  bir ortam sağlayabilmek için ciddi bir  hazırlık süreci geçirmek kaçınılmaz.  Tekne hazırlığının yanı sıra, psikolojik  ve fizyolojik ihtiyaçların öngörüsü de  kolay değil. Alessandro, teknesinin  hacmini büyütmenin bir yolunu bularak  işe başlamış. Bu sınıfta yarışan bizlerin  geleneksel geniş kokpit ve ağırlık  taşımaktan kaçınan yaklaşımımızın  tersine, kapalı alanı genişletmek için  teknenin kıç bölümünü tamamen  değiştirmiş. Böylece yolculuğu süresince  yanında bulundurması gereken toplam  600 kiloluk yiyecek, su arıtma sistemi,  tamirat malzemesi, haberleşme ve  elektronik sisteminin enerji altyapısını  koruyabileceği bir alan elde etmiş.  Böyle zorlu seyirlerde ve denemelerde limandan ayrılmanın işin en kolay yanı olduğu söyleniyor. Hazırlık dönemindeki  stres bitmiş olsa bile, harekete  geçildiğinde gerçek ortamın evdeki  hesapla uyuşmaması kaçınılmaz senaryo. Alessandro yolculuğu sırasında,  uykusuzluk, fiziksel ve psikolojik direncin yanı sıra yalnızlığın ve sürenin getirdiği psikolojik etkiyi iki Fransız üniversitesinden uzmanlarla paylaşarak bazı sorulara yanıt arıyor. Bu gibi zorlu projeleri gerçekleştirenler, kimi zaman rahatsız kişilikler olarak görülse de, çetin geçen bir dokuz ayın sonunda, limanda karşılamaya gelenlere teknesinden gülücükler atan (hatta tıraş olmayı bile  ihmal etmemiş) birini görünce ?Ne irade!? dememek mümkün değil.

268 gün 19 saat 36 dakika 12 saniye.  Rekorun adı…

26 Ekim 2009 tarihinde Les Sables  D?Olonne Limanı?nın önündeki hattı  geçen Alessandro, Kanarya Adaları,  Ümit Burnu, Yeni Zelanda?nın güneyi ve  Horn Burnu?nu aşan rotasının sonunda,  22 Temmuz 2010 günü, 06:02:40??da  tekrar aynı hattı geçerek, bu büyük  hikayeye imzasını attı. Mart ayında  direk kırmış olmasına rağmen, elinde  kalan direk parçası ve boyut olarak biraz  daha küçülen yelken alanıyla parkurunu  tamamlamayı başardı. Les Sables  D?Olonne valisi tarafından vatandaşlık onuruna layık görülen ve Cruising Club of America?dan Rod Stephens Denizcilik  Trofesi şanını alan Alessandro, bu keyifli hikayeyi anlattığı kitabını da tamamladı.

Alessandro Di Benedetto, 4-12 aralık tarihlerinde gerçekleştirilen Paris Boat Show sırasında teknesini sergilerken kitabını da imzaladı. 24 teknik partnerinin yanı sıra, ana sponsoru Findomestica Banca?nın da en az Alessandro kadar tebrik edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Sonucunun başarılı veya başarısız olacağının öngörüsünde dahi bulunamadan bu tip bir projeyi destekleme cesaretini göstermenin, saygıyla karşılanması gereken bir davranış olduğuna inanıyorum.

Alessandro?nun hayranlık verici dünya turunun hazırlık sürecini ve etraflı hikayesini internet sitesinden      (www.alessandrodibenedetto.net) okuyabilirsiniz.

Yelken yapalım, yelkenle büyütelim…

KAYNAK : NAVİGA – ROTA AÇIK DENİZ  Tolga E. Pamir


Kaptan Cook

Büyük Okyanus?ta gerçekleştirdiği keşif gezileri ile tanınan İngiliz kaşif, denizci, haritacı ve asker. HM Bark Endeavour adlı gemisiyle üç büyük Pasifik gezisi düzenlemiş olan Cook, son gezisi sırasında Hawaii?li yerlilerle girdiği bir çatışmada hayatını kaybetmiştir.

Kaptan James Cook, 7 Kasım 1728 yılında İngiltere’de Yorkshire‘de doğdu. 16 yaşında evden ayrılıp bir balıkçı kasabası olan Staithes?e gidip orada çalışmaya başladı. Denize olan tutkusunun, bu sahil kasabasında, çalıştığı marketin penceresinden dışarıdaki manzarayı seyrederken başladığı söylenir. Bir buçuk sene sonra patronu, Cook?un bu işe uygun olmadığını düşünüp onu yakınlardaki bir liman şehri olan Whitby?ye götürür ve Quaker mezhebine bağlı Walker kardeşlerin gemisinde çalışmasını önerir. Cook bu gemide deniz tüccarı olarak çalışmaya başlar ve işini en iyi şekilde yapabilmek için cebir, trigonometri, seyrüsefer teknikleri ve astronomi öğrenmeye başlar; öğrendikleri, bir gün kendi gemisinin kaptanlığını yapmaya başladığında kendisine çok faydalı olacaktır. 1752 yılında deniz kuvvetlerine yazılan Cook, Yedi Yıl Savaşları sırasında orduda görev yapar. Quebec kuşatması sırasında ortaya çıkan kartografi yeteneği, onu orduda kilit noktalara taşır. Newfoundland?ın girintili çıkıntılı kıyılarının haritasını başarıyla çıkaran Cook, bunun gibi pek çok başarısı sayesinde amiralliğe yükselir. James Cook, elde ettiği üstün başarılar, mükemmel denizciliğine, araştırmacı kişiliğine, kartografi alanındaki yeteneğine, tehlikeli bölgeleri araştırmadaki cesaretine ve zor zamanlarda adamlarını kontrol edebilme gücüne borçludur. 17 Şubat 1779?da Hawaï?de gemisinin teknelerinden birinin çalınması sonucu yerlilerle çıkan bir tartışma sırasında öldürüldü. Dünyanın çevresini gemisiyle gezen ilk kâşiftir.

1768 yılı Mayıs ayında Cook , Büyük Okyanus‘u keşfetmekle görevlendirildi. Cook’un yolculuklarının tarihteki önemli etkilerinden biri Avrupa ülkelerinin Büyük Okyanus’ta kurduğu sömürgelere öncülük etmesi oldu.

James Cook, kendisini dünyanın en büyük denizcileri arasına sokacak olan yolculuklarının ilkine, 1968 yılında başladı. Royal Society tarafından Pasifik Okyanusu?nu araştırması ve yeni ticaret yolları bulması için tutulan Cook, 1768 yılında İngiltere?den başladığı yolculuğu sırasında ilk olarak Ümit Burnu?nu geçti ve 13 Nisan 1769 tarihinde Tahiti?ye vardı. Ekim 1769’da Yeni Zelanda’yı ziyaret eden ikinci Avrupalı oldu. Daha önce tek bir ada olduğu düşünülen Yeni Zelenda’nın iki adadan oluştuğunu keşfetti Bütün Yeni Zelanda kıyılarının haritasını çıkartmasının ardından Avustralya?ya geçen denizci, Kuzey ve Güney Yeni Zelanda adaları arasındaki boğazı bulan ilk insan oldu ve burayı Cook Boğazı olarak isimlendirdi. Yolculuğu pek çok açıdan büyük bir başarı sağlasa da, asıl hedefi olan Venüs?ün ve diğer gezegenlerin Güneşe olan uzaklıklarını hesaplama görevinde, hata payının çok yüksek olması nedeniyle başarısız oldu. Gemisi Endeavour ile Avrupa?ya dönmeden önce Avustralya?ya da uğrayan Cook, buradan pek çok bitki ve hayvan örneği toplayarak İngiltere?ye dönüşünde bilimadamlarının hizmetine sundu ve de gezi günlüğünü yayınlayarak büyük bir ün kazandı.

18. yüzyılda Ekvator’un güneyinde keşfedilmemiş topraklar olduğuna inanılıyordu. Cook’un ikinci yolculuğu öncelikle bunu kanıtlamaya yaradı. Bu yolculukta Cook daha önce hiçbir Avrupalı’nın ilerlemediği kadar güneye ilerledi. Antarktika‘nın çevresini dolaştı. Aşırı miktardaki buzullar nedeniyle Antarktika?ya ayak basamasa da, bu kıtanın çevresini dolaşan ilk denizci olma onurunu kazandı Ancak kıtayı çevreleyen buzlar karanın görünmesini engellediğinden Antarktika’nın varlığı 1840’a kadar kanıtlanamadı. 1775’te İngiltere’ye döndüğünde Kraliyet Donanması Cook’a onursal emeklilik hakkı tanısa da bu Cook’u denizlerden uzak tutmadı.

James Cook?un son yolculuğu, 17761779 yılları arasında gerçekleşti. Avrupa ve Asya arasında alternatif bir bağlantı noktası aramak amacıyla çıktığı yolculuğun ilk yılında başarılı olamasa da, 1778 tarihinde Hawaii Adaları?na ulaşarak bu bölgeye varmayı başaran ilk Avrupa?lı denizci oldu. Daha sonra Afrika’nın güney ucunu dolaşarak, Hint Okyanusu‘na yöneldi. Kuzey Amerika‘yı keşfetmek üzere doğuya yöneldiğinde bilmeden Juan de Fuca Boğazı‘nı geçti. Kuzey Buz Denizi‘ne ulaşmayı hedeflediğinde dev buz kitleleri yolunu kesti ve Hawaii’ye geri döndü. Geminin teknelerinden birinin çalınması üzerine yerlilerle çıkan tartışmada Cook öldürüldü (14 Şubat 1779).