Etiket arşivi: Volvo Ocean Race

Salmanın Verimini Belirleyen Bazı Öğeler

İyi tasarlanmış bir salma, teknenin ihtiyaç duyduğu kaldırma kuvvetini en az rüzgaraltına düşme ile üretebilmelidir. Böyle bir salma tasarlarken kaldırma kuvveti oluşumunu teşvik edici etkenleri destekleyip akışkan direnci gibi olumsuz etkenleri kısıtlamamız gerekir. Bunu yapabilmek de salmanın hangi özelliklerinin nasıl bir etkiye sahip olduğunu kavramayı gerektirir. Öğeleri tanıyıp birbirleri arasındaki ilişkileri bilmenin salmanın verimini arttırmadaki önemini kavramak için takip eden bölümlerde birkaçı üzerinde duralım.


Görünüm Oranı ve Etkisi (GO)

Aynı yüzey büyüklüğüne sahip iki salmadan biri dar ve derine doğru uzanırken diğeri teknenin omurga hattı boyunca uzanan kısa bir salma olabilir. Bu iki salmayı birbirinden görünüm oranı sayesinde ayırt edebiliriz. Görünüm oranı teknik anlamda Denklem 2 ile ifade edilir:

Görünüm Oranı = (Salma uzunluğu)2 / Yanal Alan        (Denklem  2)

Bu tanıma göre yüzey alanları eşit iki salma arasından dar ve derin olan salma, geniş ama kısa olan salmadan daha yüksek bir görünüm oranına sahiptir.

Görünüm oranının kaldırma kuvveti ? rüzgaraltına düşme ilişkisi üzerindeki etkisi Şekil 5?de gösterilmiştir. Belli bir kaldırma kuvveti üretimi için görünüm oranı daha yüksek olan salmalar daha az sürüklenerek seyir yapar. Dolayısıyla dar seyirlerde teknenin istenen rotaya yakın gidebilmesi için büyük bir salmadan çok, uzun ve dar bir salmaya ihtiyaç vardır.


Görünüm oranı ile ilgili önemli bir konu tutunma noktası ile ilgilidir. Şekil 5?de eğrilerin yaptığı tepe noktaları tutunma (perdövites) noktası olarak tanımlanır. Belli bir hücum açısından itibaren su akışı artık salma yüzeyini sonuna kadar takip edemez ve yüzeyden kopar. Yüzeye tutunamayan akış yüzünden basınç farkı düşmeye başlar ve kaldırma kuvveti azalır. Yüzeyden kopmanın başlayacağı hücum açısına tutunma açısı denir ve Şekil 5?de görüleceği gibi görünüm oranı yüksek olan salmalarda tutunma açısı gittikçe düşmektedir. Diğer yandan görünüm oranı düşük, örneğin ¨1¨ olan bir salma büyük açılarla sürükleniyor olsa da kaldırma kuvveti üretebilir.

Eliptik Yük Dağılımı

İndüklenmiş direnci azaltmanın en temel yollarından birisi salma üzerinde oluşan yüklerin dağılımını belirlemektir. Yapılan deneyler sonucu yük büyüklükleri salma derinliği boyunca eliptik bir şekilde dağıldığında indüklenmiş direncin en az ölçüde oluştuğu gözlemlenmiştir. Fakat karmaşık akışa maruz kalan 3 boyutlu salma üzerinde eliptik bir yük dağılımı, salmanın her kirişi (tekne gövdesinden salma ucuna inen hayali çizgiler) üzerinde elde edilemez. Bu yüzden önceliğimiz bu yük dağılımını en etkili olacağı bölgelerde elde etmektir. %25 kirişi böyle bir yerdir. Bu hayali çizgi salmanın suya karşı direnç noktasını taşımasından ötürü önem taşır.

Eliptik yük dağılımını incelerken aşina olmamız gereken iki kavram vardır: Ok açısı ve sivrilme oranı. Ok açısı Şekil 6?da gösterilmiştir. Bu açı, salmanın üst ve alt kirişinin salmanın suyu yaran ucundan %25?lik uzaklığında birleşen hayali bir çizginin eğimi olarak tanımlanmıştır.Yük dağılımını belirleyici ikinci öğe olan sivrilme oranı ise Denklem 3 ile gösterilmiştir.

Sivrilme oranı = Alt kiriş / Üst kiriş      ( Denklem 3)


Ok açısını ve sivrilme oranını birbirinden bağımsız bir şekilde tanımlayabilmek mümkündür fakat ancak ikisi arasındaki doğru ilişki sayesinde %25 kirişinde eliptik bir dağılımına yaklaşabiliriz. Bu bağlamda tasarımcının seçeceği her farklı sivrilme oranı için eliptik yük dağılımı sağlayacak ideal bir ok açısı vardır ve tasarımcı bu ideal ilişkiyi koruyabilmek uğruna sivrilme oranını arttırmak istedikçe ok açısı azaltmak zorunda kalacaktır.


İndüklenmiş direnci asgari düzeyde tutacak ideal bir ilişkinin varlığına karşın hangi sivrilme oranının veya ok açısının seçileceği bariz değildir. Tasarımcının yapmış olduğu önceki tercihlere göre bu seçim belirgin hale gelir. Ayrıca sivrilme oranının ve ok açısının tekne üzerinde istenmeyen bir takım etkileri de vardır. Örneğin düşük sivrilme oranları teknenin dengesini kötüleştirir çünkü salmanın ve safranın büyük bir kısmı üst kirişe yani teknenin gövdesine yakın durmaktadır ve dolayısıyla teknenin ağırlık merkezi yüzeye yakın kalır. Yüksek sivrilme oranları da salma ile tekne gövdesinin birleştiği yerde girdap oluşumunu tetikler. Başka bir örnek olarak büyük ok açıları salmada kaldırma kuvveti kaybına yol açar. Küçük ok açıları da özellikle yosunlu sularda seyir yapan teknelerin salmasında yosun birikmesine neden olacaktır. Dolayısıyla tasarımcı ya bu olumsuz etkileri ortadan kaldıracak başka öğeleri kullanacak ya da kısıtlı seçimler yapmaya razı olacaktır.

Salmanın Uç Şekli

?Küçük dokunuş?ların etkisini en iyi gözlemleyebileceğimiz örneklerden biri salmanın uç şeklinin etkisidir. Daha önce salmayı 3 boyutlu olarak incelediğimizde uç bölgesi civarında akışın denetimsizleştiğini görmüştük. Uygun uç şekli bu bölgedeki denetimsiz akışın kaldırma kuvveti üzerindeki etkisini azaltabilir. Buradaki temel amaç salma çıkışında oluşan girdabın olabildiğince uzak ve derinde oluşabilmesini sağlamaktır.

Şekil 7?de iki farklı uç şekli gösterilmiştir. Salmalara yandan baktığımızda basit bir dördül uca sahip salmanın arkasındaki girdabın daha derinde oluştuğunu görmekteyiz. Dördül uç, bu üstünlüğü düz arka çıkışı sayesinde önden gelen akışı arkaya doğru yönlendirerek elde etmektedir. Diğer yandan yuvarlatılmış uç akışı arkaya ama aynı zamanda kısmen yukarı doğru yönlendirmekte ve dolayısıyla girdap merkezini yukarı doğru taşımaktadır. Benzer bir durumla önden baktığımızda da karşılaşırız. Rüzgaraltından rüzgarüstüne doğru ?kısa yolu? kullanmaya çalışan akış dördül uç kullanan salmada yüzeyden erken bir kopuş yaşar. Yuvarlatılmış uç ise keskin bir köşeye sahip olmadığından ?kısa yolu? kullanan akışı engelleyemez. Yüksek basınç bölgesi rüzgaraltından gelen akış düzgün yüzey üzerinde ilerler ve dolayısıyla yüzeyden geç kopar. Bu nedenle girdap merkezinin derinliği azalır. Girdabın yüzeye ve salmaya yakın oluşması salmada üretilen kaldırma kuvvetini azaltacaktır. Bu nedenle ?küçük dokunuşlar? dahil olmak üzere salma şeklinin girdap oluşumunu azaltacak ve derinde tutacak yapıda olması tercih edilir.

SONSÖZ

Yaygın olarak kullanılan yat sınıfı yelkenli teknelerin salmaları ya sabittir ya da sadece kısıtlı hareket imkanına sahiptirler. Dolayısıyla salma, önemine rağmen yelkencinin hayatında yelken kadar ön planda değildir. Buna karşın günümüzde oynar ve yönlendirilebilir salma tasarımları baş döndüren bir hızla gelişiyor. ¨Volvo Ocean Race¨ gibi yarış teknelerine büyük araştırma geliştirme bütçeleri ayrılmasını sağlayan organizasyonlar sayesinde gezi amaçlı teknelerde de bu tür salmaları yakın bir zamanda göreceğiz. Salmasını aşağı/yukarı oynatabildiği gibi omurga hattı, kemere hattı ve dikey eksen etrafında döndürebilen her yelkenci için ?salma trimi? bilmek şart olacaktır.

Kaynak: Boğaziçi Üniversitesi Yelken Takımı

Oytun Babacan

Ağustos 2009

[1] S. Killing and D. Hunter, Yacht Design Explained, W.W. Norton, New York, 1998
[2] C.A. Marchaj, Aero-Hydrodynamics of Sailing, Adlard Coles, London, 1988
[3] L. Larsson and R.E. Eliasson, Principles of Yacht Design, International Marine, Great
Britain, 2000
[4] D. Vacanti, Keel Parameters and Performance, Sail Magazine, Boston, August 1985
[5] B. Gladstone, Performance Racing Trim, North U., Madison CT, 2003
[6] C. Hamlin, Preliminary Design of Boats and Ships, Cornell Maritime Press,
Maryland, 1989
[7] A.J. Alexander, J.L. Grogono and D.J. Nigg, ¨Hydrofoil sailing¨, Juanita Kalerghi,
London, 1972

Volvo Ocean Race

1972?de İngiliz Whitbread firması ve Kraliyet Yelken Kurumu ortaklaşa sponsor olarak dünya çevresini dolaşan bir yelken yarışı düzenlemeye karar verdi. Yarışa Whitbread Round The World Race adı verildi. 8 Eylül 1973?te Portsmouth?tan start alan bu yarışa 17 teknede 167 yelkenci katılıyordu. Yarışın 19. yüzyılda yelkenli kargo gemilerinin kullandığı rotayı takip etmesi planlanmıştı. Katılımcı teknelerde ve ekiplerde herhangi bir ön şart aranmıyordu ve bu yüzden tekne donanımları içinde bir standart yoktu. Kaptanların çoğu açık deniz yelkenciliğinde deneyimli olmasına rağmen teknelerin mürettebatı genelde maceraperest ve yelken açısından deneyimsiz kişilerden oluşuyordu. Uzun ve zorlu etaplar sırasında tekneler birçok zorluk yaşadı ve birkaç yarışmacı denizde kaybolarak hayatını kaybetti. Bütün bu deneyimler ileride düzenlenecek olan diğer yarışlar için dersler çıkarılmasını ve güvenlik ile açık deniz deneyimi konularının daha ciddiye alınmasını sağladı.

Whitbread Ocean Race, 1973?ten itibaren 2005?e dek beri düzenli olarak 4 senede bir yapıldı, 2005 yılından itibaren ise 3 senede bir düzenlenmeye başlandı. Yarıştaki bir başka değişiklik ise sponsor konusunda oldu. Yarışın 2001?den itibaren yeni sponsoru Volvo oldu ve o zamandan beri Volvo Ocean Race olarak anılmaktadır. Ayrıca katılımcı teknelere de standart getirildi. Yarışa son organizasyona kadar sadece özel tasarım Open 60 sınıfı tekneler katılabilmekteydi. En son düzenlenen yarıştan itibaren ise sadece Open 70 sınıfı tekneler katılabilmektedir. En son 2008-2009?da düzenlenen Volvo Ocean Race?i İsveç Ericsson 4 takımı kazandı. Bir sonraki Volvo Ocean Race ise 2011?de yapılacak.

Her yıl merakla beklenen ve yelken dünyasının en önemli etkinliklerinden biri olan Volvo Ocean Race, Ekim 2011 tarihinde dünyanın önde gelen saat üreticisi IWC Schaffhausen sponsorluğunda, İspanya?nın Alicante Limanı?nda başlıyor. Temmuz 2012 tarihinde İrlanda Galway’de sona erecek Volvo Ocean Race heyecanında 39.370 deniz mili yol katedilecek.

9 ay boyunca zorlu mücadelere sahne olacak ve yelken tutkunlarına nefes kesen anlar yaşatacak bu yarışa; Cape Town ( Güney Afrika) , Abu Dhabi (BAE) , Sanya (Çin), Auckland (Yeni Zelanda), İtajai (İtalya), Miami (ABD), Lizbon (Portekiz) ve Lorient (Fransa) limanları ev sahipliği yapacak.

Kaynak:

Can Komar İstanbul, 2009 pdf

http://www.denizhaber.com.tr/deniz-sporlari/34967/volvo-ocean-race-basliyor-ispanya-alicante-limani-irlanda-galway-yaris-yelken-iw.html

Volvo Okyanus Yarışı 2011

Yelkende dünyanın en zorlu mücadelelerinden biri olan Volvo Okyanus Yarışı?nın 2011-12 serisinin açılışı Alicante?de düzenlenen konferansla yapıldı.VOR filosu 29-30 Ekim 2011?de başlayacak toplam 37 bin deniz mili mesafeli yarışta 10 limana uğrayacak.

Hazırlanan Trofe kupası ise Volvo Okyanus Yarışı?nın 37 yıllık tarihini yansıtıyor.

Volvo Okyanus Yarışı (Volvo Ocean Race) konferansı startın verileceği İspanya?nın Alicante kentinde16 Kasım’da yapıldı. Evsahibi 10 ülkenin temsilcileri, yarış ekipleri, yerel otoriteler ve sponsorlar Alicante?deki Yarış Merkezi?nde bir araya geldi.

2011-12 Volvo Okyanus Yarışı, 29-30 Ekim 2011?de Alicante?de koyiçi yarışları ile başlayacak. Toplam 37 bin deniz mili mesafeli büyük yarışın Cape Town hedefli 6 bin 500 deniz millik ilk etabının startı ise 5 Kasım Cumartesi günü verilecek.

BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ VOR?DA

2012 yılı Temmuz ayında İrlanda?nın batısındaki Galway?de sona ermesi planlanan yarışta VORfilosu Cape Town (Güney Afrika), Abu Dhabi (Birleşik Arap Emirlikleri) , Sanya (Çin), Auckland (Yeni Zelanda), İtajai (Brezilya), Miami (ABD), Lizbon (İspanya) ve Lorient (Fransa) limanlarına uğrayacak.

Abu Dhabi, 2011-12 yarışında VOR?a evsahibi olmanın yanı sıra ekibi ile mücadeleye de katılacak.BAE ekibinin skipper?ı Ian Walker olacak.

Şu ana kadar kayıt veren ekipler arasında Groupama (Franck Cammas), Puma (Ken Read), Camper(Chris Nicholson) da bulunuyor. TBC?nin ise iki tekne ile VOR?a katılacağı belirtiliyor.

GÖRKEMLİ KUPA

Bu  arada Volvo Okyanus Yarışı Trofesi için de gözalıcı bir kupa hazırlandı.İspanyol Proximma Comunicaióntarafından tasarlanan Trofe kupası yüksek bir zevkin ve ayrıntıları iyi düşünülmüş bir çalışmanın ürünü olarak dikkat çekiyor.

Alüminyum ve gümüş karışımından oluşan70 santimetre yüksekliğinde ve 9 kg ağırlığında bir “direği” sembolize eden kupanın üzerinde 11 adet dalga şeklinde plaket yer alıyor. VOR’un 37 yıllık efsanevi geçmişini hatırlatan muhteşem kupa adeta okyanusun gizemini taşıyor.

Dünyanın en ekstrem ve zorlu mücadelelerinden biri olan Volvo Okyanus Yarışı?nı kazanmanın ?şanını? yansıtanTrofe Kupası’nın üzerindeki plaketlerde bundan önce yapılan 10 serinin yılları,rotaları, kazanan teknelerin ve skipper?ların isimleri yer alıyor. 11. seriyikazananın künyesi ise bu yarışın sonunda kupaya işlenecek.

?TROFE KUPASI BİR MİRAS?

Volvo Ocean Race CEO?su Knut Frostad, kupayı anlatırken şöyle konuştu:

“Bu diğerlerinden çok farklı bir trofe. Modern hatları yarışın nasıl sürekli ileriye doğru düşündüğünü anlatıyor. Ama aynı zamanda eski başarılara da yer vererek yarışın geçmişine sahip çıkan onunla gurur duyan ve hala bu efsaneyi sürdürmeyi kendisine nasıl miras kabul ettiğinin bir kanıtı oluyor.”

Olimpiyat Oyunları?nda olduğu gibi 37 bin deniz mili mesafeli ve dünyanın çevresinde dolaşan bu  zorlu yarışın sonunda da herhangi bir parasal ödül bulunmuyor. Ekstrem şartlarda gerçekleşen yarışta rekabet edebilmek bile başlı başına bir başarı öyküsü. Hayallerini gerçekleştirmek  yarışanlar için her şeye bedel.

?BU BENİM OLİMPİYAT ALTINIM?

Bunu da en güzel 2005 -06 serisinin galibi ABN AmroOne teknesinin skipper?ı Mike Sanderson?unGothenburg?da finiş hattını geçtikten sonraki yorumu anlatıyor:

?Bu benim Olimpiyat altınım, kişisel Everest Dağı tırmanışım ve de çocukluk hayalim? ?

Trofe kupası, Alicante?deki Volvo Okyanus Yarışı Müzesi tamamlandığında buraya yerleştirilecek. Ancak daha önce, önümüzdeki 6 ay boyunca yarışın uğrayacağı limanlarda sırayla sergilenecek.

Temmuz 2012?de galip takımın ellerinde havaya kaldırılacak bu kupa, bir sonraki yarışın sonunda kazanan takıma verilene kadar onlarda kalacak.*

*Kaynak: turksail.com