Etiket arşivi: yelken donanımı

Üçte Bir Aşırma Serenli Yelkenli Tekneler

Derleme: M. Cem GÜR – Mart 2007

Zamanında korsan lağerleri ve Bisquine?lerde altın çağlarını yaşayan bu yelken donanımı en basit şekli ile alçak gönüllü mizana yelkenli kayıklarda günümüzde en revaçta yelkendir. Bu donanım çok basit, aynı zamanda çarmıh olarak da işlev gören tek mandarlı, genellikle de makara donanımsız ıskotalıdır.

İsmini serenin ucundan itibaren üçte bir mesafede bağlanan mandar noktasından almıştır. Atlantik ve Manş Denizi fakir balıkçıları tarafından kullanılmış sonra da unutulmuştur. Yeniden geleneksel teknelere revaç ile denizcilik yaşamına yeniden girdi. Günümüzde ?diğer yol? diye tanımlanan yelken & kürek tekneleri ile altın çağını yaşıyor.

Üçte Bir Aşırma Serenli Donanım

Tarihi çok eskilere dayanan kare yelkenin altabaşo ön ucunun bordaya bağlanmasından doğan 18. ve 19. yüzyıllarda Manş Denizinde olduğu kadar bütün Atlantik Okyanusu kıyılarında basit balıkçı teknelerinden korsan gemilerine, med cezir bölgesi kabotaj teknelerine kadar her çeşit deniz aracında kullanıldı.

Adını mandarın serene bağlandığı üçte bir oranından alıyor. (Gerçekte bu nokta tekne tipine ve seren eğimine göre değişmektedir) Pek çok kullanım yöntemi vardır. Karula direkten biraz ileride bağlanır. Yelken trimine göre klasik olarak tekne boyu ekseni üzerinde, direğin önünde veya dibinde olabilir. Orsa yakası mandara vurulan bir palanga marifetiyle iyice gerilerek sertleştirilir.

  • İlk örnek picoteux teknelerinde ve Arcachon pinaslarında görülür. Her kontra değişikliği için yelken ve seren mayna edilip karula ile birlikte direğin rüzgâr altına alınır.
  • İkinci örnek Bröton mizanalı kayıklarında görülür. Yelken sadece uzun süre aynı kontrada seyir yapılacaksa mayna edilip rüzgâr altına alınır.
  • Üçüncü örnekte ise seren ve yelken her zaman direğin aynı tarafındadır. Böylece sloop gibi tekne boyuna kesitinde kalır.

Seren eğimi yani serenin direk ile yaptığı açı değişkendir. Zaman içinde ve yöresel olarak farklılık gösterir.

Aynı boyda bir teknede yelken ve direk sayısı değişebilir ve hatta değişik isimlerde alabilir. Atlantik?te küçük boy teknelerde mizanalı bir kayık sadece bir tek yelken kullanır. Oysa Manş kıyılarında aynı büyüklükte bir kayıkta bir direk, bir bocurum ve cıvadra olabilir ve böylece üç yelken kullanabilir.

Üçte bir aşırma serenli donanım en basiti dolayısıyla en ucuzudur. Çamdan kabaca işlenmiş bir direk, bir gargari halkası, çarmıhsız, makarasız bir tek iskota. Tabii bu donanım randa armaya göre çok da seyyaldir. Sabit çarmıh ve bumba yoktur. Teknenin başına çok yakın dikilen direk balıkçılık işleri ve manevralarını engellemez. Yelken, seren ve direk gerektiğinde hep birlikte tekne içine sığabilir veya bordadan taşırılan bir çatal ağaç üzerine yerleştirilerek kürek çekilir veya bordadan balıkçılık yapılabilir. Nihayet donatmak ve donanımı sökmek gayet kolaydır. Sonuç olarak bu donanımı bütün fakir balıkçı köylerinde, servis ve taşıma teknelerinde görürüz. Fransa ve İngiltere?de bütün sahillerde yaygın olarak görürüz.

4 ila 8 metreye kadar olan küçük balıkçı tekneleri genelde tek başına kullanılan veya kısıtlı mürettebatı olan iş tekneleridir. İngilizler özellikle ?dipping lug? (borda değiştirerek) kullanıyorlar. Yelkenli iş teknelerinin kaybolmasından sonra bile nadir de olsa gezi ve eğlence amaçlı teknelerde bu donanım zor da olsa yaşamaya devam etti.

60lı yıllarda kabaca eklenmiş ağır güverteler, aşırı güçlü makineler ve onların 3 devasa kanatlı pervaneleri, bilinçsiz ve bilgisizce yapılmış donanımlarla sadece tek kontrada seyredebilen yelkenler ile bu arma bütün çekiciliğini yitirdi.

80li yıllarda yeniden başlayan geleneksel teknecilik akımı ?buhar gücünü? alt etmeyi başardı. Yayınlar, reklâmlar, etkinlikler sayesinde özelikle Cotentin, Güney Brötanya?da hala kullanılagelen üçte bir aşırma serenli armalar yeniden hayat buldular. ?Misaine? gibi gönüllülük esasına göre çalışan araştırma ve uygulama dernekleri sayesinde tekne sahipleri yelkenlerini klasik üçte bir arma ile değiştirdiler, yeni kullanım teknikleri geliştirdiler.

Yeni tekneler inşa edildi. Bazıları modern polyester teknelerden çok daha verimli ve hızlı olup kullanıcıları hayrete düşürdü. Uzun zaman lanetlenen üçte bir aşırma serenli armalar geleneksel yeniden yapım tekneler üzerinde altın çağlarını yaşıyor.

Paralel olarak yeni bir ?geleneksel tenezzüh? anlayışı gelişti: ?YELKEN&KÜREK? tekneleri. Bunlar basitliği ve yüksek verimi için üçte bir aşırma serenli donanımı tercih ettiler. Günümüzde üçte bir aşırma serenli tekne filoları Fransa ve İngiltere?de yoğun olmak üzere bütün Avrupa?da gururla seyrediyorlar.

Elan 380

Agresiv hatları ve yüksek performanslı bu ?fast-cruiser? tekne, yarışlarda iddialı olmanın yanında,geniş ve kullanışlı kapalı alanları sayesinde, gezi amaçlı seyirlere de son derece uygun bir tekne.


Artıları:

Estetik ve şık

Seyir ve kullanım bölümü ergonomik

Yelken performansı

Eksileri :

Arkaya geçiş zor

Dar ön kabin

Sınırlı standart  malzeme

YELKEN TRİMİNLERİNE HASSAS OLAN ELAN 380, KOLAY VE ZEVKLİ BİR KULLANIM İMKANI SAĞLIYOR.

38 feet tekne,tüm büyük tekne üreticilerince vezgeçilmez bir tekne boyutu.11 mt.lik tekne segmenti, daha büyük ebattaki modern,teknolojik dizaynlı teknelere ulaşmak düşüncesinde olan bir çok armatör için geçiş segmentini temsil etmekte.Bu tip armatörler için teknenin,performansının yanında,daha geniş ve yaşanabilecek iç mekanlara sahip olması tercih nedeni olmakta.Yeni Elan 380?nin projesini  hazırlayan Rob Humpreys,tartışmasız,son derece performanslı ,aynı zamanda rahat ve kullanışlı iç mekanlara sahip bir tekne yaratmayı başarmış.Piyasada rekabetçi  olabilmek için tartışmasız en önemli kıstaslardan biri kaliteli tekne yaratabilmek.Kalite ile birlikte, bir çok armatör,demir atmak ve gezmenin yanında,şamandıralar arasında yarış zevkini de yaşamak istemekteler. Bütün bunlar,Avrupalı tekne üreticilerin rekabetçi olabilmeleri için,modern estetiğe sahip,şık ve kullanıma uygun tekneler üretmek gerçeğini ortaya koyuyor.

Proje

Elan?ın piyasa sürdüğü son modellerinde olduğunu gibi,bu 38 feet modelinde de performans ile yaşam alanı rahat ve geniş bir tekne yaratma felsefesi ön plana çıkarılmış.Rob Humprey?in kaleminden çıkan Elan 380,kullanılan hacimler ile estetiğin son derece uygun oranlanması sayesinde son derece başarılı.Dik bir pruvaya sahip teknede,arka kısmının çok geniş olması,teknenin suyun altında kalan kımının da,son dereceli simetrik ve dengeline olmasına izin vermiş.6.650 Kg.?lık ağırılığı ve 87 m2 yelken alanıyla,Elan 380,sınıfında ağırlık/performans oranı en yüksek olan teknelerden biri.
Pabuç şeklindeki salama,tekne gövdesine dik ve incelerek bağlanmakta.Standart olarak üretilen modellerde salma uzunluğu 2,05 mt,ancak,daha yüksek performans bekleyenler ve özellikle yarışmak isteyenler için 2,35 mt.lik  salma yüksekliği tavsiye edilmekte. Araştırmalar sonunda üretilen dar ve uzun dümen palası,salınımı son derece iyi kontrol edebilmekte.

Gövde

İnfüzyon tekniği ile üretilen Elan 380,iç kısmının da kuşaklarla lamine edilmesi sonucunda,gövdenin yekpare bir yapıya sahip olması sağlanmış.Teknelerin daha dayanaklı bir gövdeye sahip olması için kullanılan  infüzyon tekniğine ilaveten kullanılan bu teknik,gövdenin yapısını daha  da mükemmel hale getirmiş.Güverte ve küpeşte bölümü ise,laminasyon problemleri yaşanmaması için sandwich tekniği ile(ilk kat Pvc,ikinci kat balsa)üretilmiş.En üst kat vinilester kaplanarak,teknenin ozmoza karşı en üst seviyede korunması sağlanmış.Döküm gövdeye sahip salmanın pabuç kısmı kurşundan,dümen palasının mili ise rulmanlı çelik yuvada çalışmakta ve paslanmaz çelikten.

Güverte

Geniş ve basamakların en  aza indirgendiği küpeşte ile geniş ve açık kıç kısma sahip güverte,doğru yerlere yerleştirilen  Harken malzemeler ile donatılmış.Elan 380 serisi,geziye göre iki katı fazla ekibe ihtiyaç duyulan yarış seyirlerinde,kalabalık ekibin seyir halinde daha rahat hareket edebilmelerine ve tramolalarda ,ihtiyaç duyulan kolaylıkları sağlamış durumda.Çift tarafta bulunan vinçler ile kullanılabilen Alman tipi iskota sistemi,küpeştenin altından yönlendirilmiş. Genova arabası kokpitten kullanılabilmekte,mandarların kumandası  ise her iki tarafta bulunan 5?er adetlik piyanolar ile sağlanmakta.Mandarların,ters taraftaki vinç tarafından kullanılabilmesi için, her iki taraftaki piyanoların önünde birer yönlendirici yer almakta. Geniş alana sahip malzeme depolama alanlarının kapakları ,açma-kapatma kolaylığı getirmesinin yanında, özellikle yalpalamanın olduğu durumlarda daha emniyetli kullanımı sağlayan pistonlu sistem ile donatılmış.Zincir yönlendirici,ağırlığı nedeniyle biraz sıkıntı yaratsada,sökülüp-takılma kolaylığına sahip.

  1. Kokpitteki oturaklar 156 cm. uzunlığunda ve altı kişinin rahat oturmasını sağlıyor.
  2. Dümen dolabının sağında yer alan dolap,tüpgaz ve mazot kapağını barındırıyor.
  3. Geniş ve düzenli güverte yarış esansında  manevralarda sorun yaşanamamasını sağlıyor.Yarış dışında ise güneşlenme alanı olarak kullanılabilmekte.
  4. Küpeştenin en geniş yeri 40 cm.,24 cm.ile en dar yer Çarmık ayaklarının olduğu bölüm.
  5. Büyük dümen ve yükseltilmiş ana yelken arabası,teknenin arka tarafına geçişi zorlaştırıyor.

Gizlenmiş kıç istralya sistemi

Modern yelken dizaynlarının kullanıldığı günümüzde,daha performanslı gidebilmek için,ana yelken ci tarafından yapılması gereken kıç istralye kullanımı büyük önem taşımaktadır.Çoğu zaman,geniş kokpit alanlarına sahip teknelerde,manevralar esnasında ana yelkencinin bir çok gerekli ipe ulaşabilmesi kargaşık yapılardan dolayı olanaksızdır.Elan 380?de ise,akılcı bir çözüm ile,kıç istralye iskotası dümen dolabının iki tarafından ve tabanın alt tarafından geçirilmiş,böylelikle dümencinin yalnışılıkla pie basması ve kargaşaya neden olması engellenmiş.Dümencinin otuduğu yerin açısının doğru ayarlanmış olması,sert havalarda yatan teknede dümencinin rahatlıkla rüzgar üstünde dümen tutmasına olanak sağlamış.

?Büyüleyici? zincir yönlendirici

Bütün modern fast-cruiser teknelerde olduğu gibi, Elan 380?nin pruvası da neredeyse suya dik gelmektedir.Bu özellik, teknenin su hattının uzamasına ve daha kritik süratlere ulaşılmasını sağlamaktadır.Bu yapıya sahip teknelerde demir atıldığında,zincirin gövdeye zarar vermemesi için,zincirin yönlendiği parçanın daha uzun ve büyük imal edilmesi zorunluluğu doğmaktadır.Bir çok üretici bu parçanın işlevini yerine getirecek ancak limitlerde büyüklüğe sahip olanlarını üretebilmek için çalışmalar yapmaktadırlar.Yeni 38 feet bu teknede kullanılan hareketli zincir kolu,kolay ve fonsiyonel bir sistem olarak karşımıza çıkmakta.Çalışma sistemi,parçanın pruvadaki kızaklar üzerinde ileriden geriye doğru sürülerek sabitlnmesi esasına dayanmakta.Parçanın büyüklüğü rahatlıkla demirde kalmaya olanak sağlayacak şeklide tasarlanmış.Tek problem,parçanın ağır olması nedeniyle,denizde bu parçayı tek başına sökmek isteyen tarafından denize düşürülme riski olabilir.Bu sorunun yaşanmaması için,bu işlemi yaparken,parçanın bir mandar ile yedeklenmesi tavsiye edilmekte.

İç mekanlar

İki ve üç kabinli olmak üzere iki versiyona sahip Elan 380?de,3 kabin versiyonunda,tuvalet ön kısımda,iki kabin versiyonunda ise tuvalet arka kısımda yer almakta.Geniş ve aydınlık alanlarıyla Elan 380 göz kamaştırmakta.Test sürüşünde kullanılan üç kabin versiyonunda,çantaları koyacağımız alan bulmakta zorlansak da,diğer tüm alanlar çok geniş ve ferah.Tüm yataklar 2,00mt.uzunluğa ve rahatlıkla yatılabilecek genişliğe sahip.Sadece ön kabinde ayakların geldiği bölümde genişlik 60 cm.ye düşmekte.Kabin yükseklikleri  ise en az 190 cm.ye sahip ve bu yükseklik,uzun boyluların bile tüm iç mekanda son derece rahat dolaşabilmelerine olanak sağlıyor.Yemek bölümü ,biri düz diğeri L şeklinde 2 koltuktan oluşmakta.Rahatlıkla 6 kişinin oturarak yemek yiyebileceği  koltukların ortasında,bir tarafı katlanabilir masa yer almakta.Mutfak,basamaklardan inildiğinde iskele tarafında yer almakta ve bir çok eşya ve malzemenin saklanabileceği geniş alanlara sahip.70×50 cm.ebadıyla harita masası,haritalar üzerinde rahat çalışmasına olanak sağlıyor.Test sürüşündeki modelde,ön kabinde bulunan tuvaletin kapısı,kabinde hareket kabiliyetini sınırlıyor.

Bütün ağırlıklar merkezde

Yeni jenerasyon teknelerde,dengeli bir seyir için,bütün ağırlıkların teknenin merkezinde yoğunlaştırılması artık değişmez bir kural.Bazı dizaynırlar,yapılan araştırmalar sonucunda,kullanılabilir alanları,depolama alanları olarak kullanmaktalar.Bunlardan bir tanesi depoları yatak minderlerinin altına yerleştirmek.Elan 380?de ise bundan farklı olarak,depolar koltuk minderlerinin altına,orta yerine ve alçak bir şekilde yerleştirilmiş.Bu şekilde dalgalı havalarda teknenin dalgaya batıp çıkmasının önüne geçilmesinin yanında,teknenin daha düz ve dengeli gitmesi sağlanmakta.Gözardı edilmemesi gereken bir diğer konuda,tüm bu gereçlere kolaylıkla ulaşma imkanı sağlanmış.

Yelken donanımı

Test için kullandığımız tekne,aluminyum Selden marka direk yerine,?Grand Prix Racing?adı altında,bir çok yarış donanımınının yanında , Selden marka karbon direk de bulunan yarış donanım paketi ile donatılmıştı.Her iki direk seçiminde de aynı yelken alanı kullanılmakta ve aluminyum direkli standart versiyonda da kolay kullanım ve yüksek performan özelliklerinden hiçbir şey yitirilmemiş. Uzun direk sayesinde 43 m2?lik ana yelken, 44 m2?lik genova alanına ulaşılmış.Tüm bunlar,süratli bir seyire olanak sağlanması yanında, özellikle hafif havalarda, eksik ya da tecrübesiz ekiplerle de teknenin kullanımını kolaylaştırmaktadır. 104 m2?lik balon da hızlı pupa seyri için öngörülmüş.

Tesisat ve donanımlar

Avrupalı tekne üreticilerinin karakteristik kalite standartlarına uygun olarak,Elan 380 de komple ve kolaylıkla kullanılabilecek tesisatlarla donatılmış.Özellikle belirtilmesi gereken konu,Slovenyalı tekne üreticisi firma,su depoları,mazot deposu gibi tüm ağırlıkları,sintine bölümü ve koltuk altları gibi teknenin merkezi bölümlerinde toplayarak,kalite standartlarını fazlasıyla uyguladığını göstermektedir.Tek olumsuz konu,tuvaletin ön tarafta olan versiyonlarda pis su tankının ön yatak altına konması olarak gösterilebilir.Servis için kullanılan 90 Amper bir akü ile sadece motor için kullanılan 85 Amper?lik iki aküden oluşan sınırlı bir akü parkına sahip.Tekne üretici firma tarafından üretilen dijital  elektrik panosunda su ve yakıt miktarının yanında,akülerin durumlarını da görmek mümkün.

Test sürüşünde yelken seyri

Test yaptığımız günü,rüzgar 18-20 knot arasında esmekte ve deniz kısa aralıklı dalgalı idi. Dikkat ve konsantrasyon gerektiren seyir şartlarında gerçekleştirdiğimiz test sürüşünde Elan 380 gerçekten başarılı bir porje olduğunu kanıtladı.Bütün hava şartlarında son derece kontrollu kullanım sağlayan tekne,sert havalarda da teknenin kontrol orsalamasını engelleyen bir dizayna sahip. Hassas yelken trimlerine son derece hassas,tramolalarda da gerçek rüzgar açısı 80 derece ye geldiğinde tekne bir anda hızlanmakta. Orsa seyrinde ideal hızı yakalamak için,kıç ıstralyeyi max.alaarak,yelkenin üst tarafının kavisini arttırmak gerekli.Ergonomik yerleştirilen donanım ile bu işlemleri yapmak son derece kolay.Tüm bu trimler ve teknenin rijitliği sayesinde,sert hava ve dalgalı denize rağmen, orsa seyrinde kolaylıkla 6,5 knot sürate ulaşabildik. Dümen son derece yumuşak ve her türlü manevraya hemen cevap veriyor. Yelken donanımı, tramolaların kolay ve hiç sürat kaymedilmeden gerçekleşmesini sağlıyor. Teknenin süratlenmesi  ve ideal orsa seyrine oturtulması son derece kolay. Teknenin dalgaların üzerinden geçişinin  yumuşak ve manevrasının kolay oluşu,dalgalı havalarda problemsiz seyir olanağı sağlamakta. Gerçek rüzgar açısı 90 dereceye gelindğinde,Elan 380,hemen 8 knot sürate ulaşmakta,daha da apaza dönerek 120 derece gerçek rüzgar açısına varıldığında teknenin sürati daha da artmakta. Salınımın daha da fazla olduğu seyirlerde istenen rotada kalabilmek son derece kolay.

Motor Seyri

29 beygir Volvo Penta motor ve S-Drive katlanabilir iki kanatlı pervaneye sahip versiyonla yaptığımız test sürüşünde,2300 devirde 7,4 knot,max.seyir devri olan 2850 devirde de 8,4 knot sürata ulaştık.Gerek manevralar, gerekse demir-atma toplama maenvarları,gelişmiş pervaneler sayesinde son derece olumlu.Kabin içindeki motor gürültü seviyesi ise sınırlı.