Etiket arşivi: yelkenli tekne

Yelken.. Yolcu(luk)..

Yelken doğayla mücadele etmek gibi görünse de aslında, insanın kendiyle mücadelesidir. Bir sabır işidir. Sabretmeyi bilmeyen biri yelkenci olamaz. Rüzgâr, akıntı gibi kuvvetler gözle görülmez ancak hissedilir. Bunlara nasıl tepki vereceğinizi bilmek tabi ki tecrübe gerektirir. Denizde zaman geçirmek, onunla başbaşa kalmak gerekir. Yelken göründüğü kadar kolay değildir ancak zor da değildir. “Zor olan yelken yapmamaktır.”

Sürekli hesap yapmanız gerekebilir, sürekli düşünmeniz gerekir. Rüzgârı anlamak, dalgaları anlamak, duymak demektir. Hayat gibidir. Kitaplardan öğrenemezsiniz, orada olmanız gerekir. Hissetmeniz gerekir. Bir kere anladıktan, hissettikten sonra artık bağımlısınızdır. İster kişisel olarak, ister ekip olarak yapın, her türlü sınırlarınızı zorlayacağınız bir spor, bir yaşama biçimi, bir anlayıştır. Yelken bir arayıştır.. Kimine göre bir kaçış..

Şartlar sürekli değişir. Değişen şartlara çok çabuk cevap vermek gerekir. Hızlı düşünmek hızlı hareket etmek gerekir.

Denizcilik yelkenle başlamıştır. Bazıları için hayat da öyle…

Kalbin sessizliği, denizin sesi, rüzgârın, dalgaların sesi.. Hayatın, bir rüyanın, hülyanın, belirsizliğin sesidir. Yolculuktur yelken.. Yolcudur.. Yolcu, yolculuğun gidilecek yerden önemli olduğunu bilir. (Nihavent makamında şarkılar da yok mu yolcu, ya onun sesi…) Bu rüzgârı anlamak, rotaya bakmak sanki elindeymiş gibi yol..

Okyanus bu, damla damla su.. Herşeye açılabilir yelken. Denize, okyanusa, sevgiye, kâbusa, huzura, her ne arıyorsan bu hayatta onun için açarsın yelkenleri. Gitme vakti günün birinde gelir, ancak mesele gitmek değildir. Yolcu, yolculuk bilendir. Gitmek çok basit bir kelimedir. Herşey daha farklı görünür sen gerçekten özgür olduğunda, ama anlamak hayal nicedir.. Kaybolup gitmek, bulup gelmek gibidir. Gelememek gibidir, gözlerin kapalı olsa bile görmek, ama anlatmak hata nicedir. Hanidir gözlerim yolda, hanidir tek seferde yazılır kelimeler.. Yolunu kaybetmiş, sürüklenen bir yelken gibidir insan.. Bulup bulup yitirmek gibidir, çözmek gibi, çözülmek gibidir.. Dertten değil, kederden değil, gerçekten boğulmak gibidir.. Düş gibi, rüya gibi, hayal gibidir, hayat kadar gerçek hayat kadar yalan gibidir.

Rüzgâra bırakırsam kelimeleri ben en sonunda.. Dalgalarla kaybolan bir yelkenlinin ortasında.. Hanidir aklıma mukayet bu fırtına, hanidir..

Yelken Donanımlarına Göre Yatların Sınıflandırılması

Yelkenli tekneler, yelkenlerinin sayısı ve şekli, direklerinin yer ve sayılarına bağlı olarak sınıflandırılırlar, bu kombinasyonlara yelken donanımları veya armalar denir.

1. Una veya Ket (Cat) donanım

Tek yelkenli, en basit arma şeklidir. Orsa yakası teknenin oldukça ön tarafına yerleştirilir. Avantajı basit olmasıdır. Üçgen cat donanımı ve Randa cat donanımı gibi çeşitleri vardır.

2. Slup (Sloop) ve Katır (Cutter) donanım

Bir ana yelken ve bir ön yelkenden, flok (jib) oluşan oldukça etkili bir donanımdır. Verimi ve kolaylığı bakımından küçük ve orta boy tekneler ve açık deniz seyri için oldukça uygundur. Flok direğin tepesinden veya daha aşağıda bir yerden bağlanabilir.
Eğer ön tarafa bir yelken daha eklenirse buna cutter donanım adı verilir. Ana yelken ve flok arasına bir valena yelkeni koymak için direk daha çok mastoriye yakın konulmuştur. Cutter donanımın avantajı, herbir yelkenin göreceli olarak küçük olması
ve dolayısıyla kullanımını rahatlatmasıdır.

3. Keç (Ketch) ve Yol (Yawl) donanım

İki direkli donanımın en yaygın şekli, kıç direğin baş direkten daha kısa olduğu donanımdır. Arkadaki direk mizana direği ve bu direğe çekilen yelken de mizana yelkeni olarak adlandırılır. Eğer mizana direği dümen milinin önüne yerleştirilmiş ise bu donanıma keç (ketch) denir. Eğer direk milin önünde yer alıyorsa donanım yol (yawl) donanımdır.
Eğer tekne arka arkaya yerleştirilmiş iki adet cat yelkenden oluşuyorsa buna da catketch donanım adı verilir. Kıçtaki direğin baştaki ile eşit boyda veya daha uzun olması durumunda yelken donanımı uskuna (schooner) olarak adlandırılır. Bu tip donanım daha çok büyük yatlarda görülür.

http://www.yildiz.edu.tr/~hyilmaz/ygtd/yelken.pdf

Yeni Nesil Deniz Araçları Şubat 2011’de CNR Avrasya Boat Show’da

Her yıl düzenlenen,  deniz severlerin ve medyanın akınına uğrayan, sektör ticaretini yönlendiren Avrasya Boat Show, konsepti ve ürün zenginliği ile gönülleri fethetmeye devam ediyor. Dünyada karada yapılan 2. en büyük tekne ve yat fuarı niteliğindeki dev organizasyon, 11-20 Şubat 2011 tarihleri arasında CNR Expo Fuar Merkezi’nde tutkunlarına 5.kez kaptan selamı vermeye hazırlanıyor.


5.Deniz Araçları, Ekipmanları ve Aksesuarları Fuarı CNR Holding kuruluşu Pozitif Fuarcılık tarafından CNR Expo Fuar Merkezi?nde Deniz Endüstrisini ve Denizciliği Geliştirme Derneği (DENTUR) desteğinde gerçekleştirilecek. Denizcilikle ilgili yapılan düzenlemeler, 2009 krizinin büyük oranda atlatılması gibi unsurlarla birlikte ziyaretçi akını beklenen fuarda sektör rotasını çiziyor.


Türkiye?nin denizcilik alanında hak ettiği yere gelmesine katkıda bulunmayı ve Türk denizciliğinin dünyada söz sahibi haline getirilmesinin amaçlandığı Avrasya Boat Show, 7 salonda 75 bin m² alanda düzenlenecek. Lüks tekneler, yatlar, yelkenliler ve su sporları donanımları gibi denizcilik sektörü ile ilgili tüm ürün gruplarını görmenin mümkün olacağı fuara yerli-yabancı toplam 125 bin ziyaretçi bekleniyor.

5. Deniz Araçları, Ekipmanları ve Aksesuarları Fuarı’na yat, yelkenli, tekne ve denizcilik firmaları, imalatçılar, ithalatçılar, malzeme ve ekipman gibi alanlardan 500 firmanın katılması hedefleniyor.

Fuarın ürün grupları arasında tekne aksesuarları ve tekne yapım malzemeleri, sürat ve gezi tekneleri, motor yat ve güç ekipmanları, motorlu tekne, yelkenli tekne, marinalar ve donanımları, su sporları donanımları, deniz giyim ve aksesuarları, deniz kurtarma ve acil durum malzemeleri yer alıyor.

Avrasya Boat Show’un ziyaretçi gruplarını ise ithalatçılar, ihracatçılar, toptancılar, tekne üreticileri, tasarımcılar, mimarlar, distribütor ve acentalar, yat kaptanları ve sektöre ilgi duyanlar oluşturuyor.

11 Şubat 2011’de VIP açılışının gerçekleştirileceği Avrasya Boat Show, 12-20 Şubat tarihleri arasında 11.00-20.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.

Ayrıntılı bilgi için tıklayın.

Foto Galeri

ETAP Tandem Salma

Tandem Salma, ETAP Yachting tarafından geliştirilen yeni bir salma sistemidir. Optimum bir mesafede iki kısa salmayı peş peşe monte ederek tek bir torpille birleştiren bu tasarım, su çekimini azaltırken performansı artırmayı hedeflemektedir.

Giriş:

Uzun seyirler yapacak bir yelkenli yat için aşağıdaki dört faktör önemlidir:

1. Su çekimi

Su çekiminin düşük olması demek seyir yapılabilecek alanın büyümesi, yelken yapmaktan daha çok keyif almak ve karaya oturma riskinin azalması demektir.

2. Ağırlık merkezi

Ağırlık merkezinin daha aşağıda olması beraberinde yatın stabilitesinin, dolayısıyla güvenlik ve seyir konforunun artmasını getirir.

3. Kaldırma gücü (Salma üzerine etki yapan yanal güç)

Kaldırma gücünün daha fazla olması sürüklenmeyi azaltacak ve daha iyi bir orsa performansı sağlayacaktır.

4. Sürtünme gücü (Salmanın baş tarafına etki yapan güç:

Sürtünmenin daha az olması suya daha az direnç gösterilmesi, yani daha yüksek sürat demektir.

ETAP TANDEM SALMA

Eğer su çekiminde kısıtlama yoksa ve optimal performans arzu ediliyorsa, bu durumda daha çok kaldırma gücü ve daha az sürtünme için mümkün olan en uzun salma tercih edilmelidir. Fakat eğer su çekiminin önemi varsa veya seyir yapılabilecek sahanın olabildiğince büyük olması arzu ediliyorsa, diğer kısa salmalara göre daha avantajlı olan Tandem Salma tercih edilmelidir.

Tandem Salmanın avantajları:

? Sabit bir salma ile mümkün olan en düşük su çekimi.
? Aynı su çekimine sahip geleneksel salmaya göre daha iyi ağırlık merkezi.

Çünkü:

? ağırlık kanatlarda daha az, torpilde daha çoktur
? aynı kanat yüzeyi için ağırlık merkezi daha aşağıdadır
? Aynı su çekimine sahip geleneksel salmaya göre daha iyi kaldırma gücü ve sürtünme karakteristikleri.

Çünkü:

Kaldırma gücü ve sürtünme, salmanın yüzeyiyle (S) orantılıdır. Tandem Salmanın en-boy
oranı (B² / S) nedeniyle kaldırma gücü daha fazla, sürtünme gücü daha azdır.
? Derin salmaya göre hemen hemen aynı stabilite.

Çünkü:

Tandem Salmanın ağırlığı derin fin salmaya göre daha fazladır.

Dünyanın en zorlu yelken yarışlarından olan Vendeé Globe..

Asıl olay güney okyanusudur. Antarktika’ya ne kadar yakın dönerseniz yolunuz o kadar kısalır.


wendee globe @ Yahoo! Video

Ama bu durumda ortam daha karanlıktır ve dalgaların da etkisiyle göz gözü görmez. Şimdiye kadar ölçülmüş en yüksek dalga boyu 40 metredir ve bu güney okyanusunda görülmüştür. Karaya en uzak olduğunuz yer güney okyanusudur. Buraya uçaklar bile geri dönmeyi düşünüyorlarsa gelmezler. Çünkü geri dönüş için yakıtınız yetmez. Vendee Globe dünyanın en zor yelken yarışıdır.

Tek başınıza, hiçbir yardım almadan hiçbir zaman durmayan sürekli 20-30 metre dalgalarla boğuşarak Güney Okyanusunu geçmeniz gerekir. Bu arada kulaklarınızın duyacağı en korkunç sesler Kükreyen Kırkların, Çığlık Atan Ellilerin içinden geçersiniz. Bazı yarışçılar artık sesleri duymamak için kulaklarını tıkarlar. Ancak bu sefer de dalgaların gelişini ve yönünü hesaplayamadıklarından tekrar açmak zorunda kalırlar. İşin en kötü kısmı ise bu yaşadıklarınızın sürekli olmasıdır.

Güney Okyanusu denizlerin Everest’idir ve herhangi bir hatada ölüm kesindir. Beş katlı apartman büyüklüğünde dalgalar arasında buzullara çarpma olasılığınız her zaman vardır ve bu durumda tekneniz kâğıt gibi yırtılır. Ne olduğunu bile anlayamaya vaktiniz kalmaz. Daha kötüsü var mı? Evet!.. Yarış yaklaşık 4-6 ay kadar sürebilir, ölmediğiniz müddetçe durmadan çalışmanız hesap yapmanız gerekir. Bu süre zarfında onar, on beşer dakika aralıklarla uyuyabilirseniz şanslı sayılırsınız. Yani 4-6 ay kadar bir süre 10 – 15 dakika nöbetler halinde uyursunuz. Güney okyanusu hiçbir zaman uyumaz sürekli hareketlidir, hata götürmez ve sizi de uyutmaz.

Dalga hızı 50 deniz mili civarı olabilir. 30 ilâ 70 arasında oynar. Bu yarışa katılacak tekneler son teknolojidir ve her yıl hız ve güvenlik amacıyla geliştirilir. Yarışa katılan yelkenciler ise dünyanın en iyi ve profesyonel yelkencileridir. Yarışa katılabilmek için bu yeterli değildir, belli bir mesafe solo deniz yolculuğu yapmış olmanız ve kendinizi kanıtlamanız gerekir. Wendee Globe 20 bin millik bir rotayı kapsar…

Daha detaylı bilgileri ve yaşanmış olayları yakında başka bir yazıda anlatıcam. Şimdilik hoşçakalın..

Sert Havada Seyir ve Alınması Gereken Önlemler

?En iyi kaptan, teknesini ve ekibini hiçbir tehlikeye sokmayandır.?


Denize çıkılmadan önce yapılması gereken ilk iş havayı kontrol etmektir.
En keyifli ve kolay seyirler 5 ile 12 knot havada yapılan seyirlerdir. 5 knotun altında rüzgar çok hafif olduğundan tekneyi yelkenlerle hareket ettirmek ve ona manevra yaptırmak zor olabilir. 12 knotun üzerinde tekne gereğinden fazla yatabilir. Bunu engellemek için yelken alanı küçültülür veya en azından yelken üzerindeki rüzgar gücü azaltılır. 20 knot havada denize çıkmak dikkat ister. 25 knot ve üzeri havada tecrubesi olmayan yelkencilerin denize çıkması tavsiye edilmez.

Sert havada tekne üzerinde neler yapılması gerektiği konusunda temel bilgi bütün yelkencilerde bulunmalıdır. Denizdeyken bir fırtınaya yakalanmak oldukça büyük bir ihtimaldir. Sert rüzgarla karşılaşıldığında açık denizde kalmak dar bir limana girmeye çalışmaktan daha güvenli olabilir.
Rüzgar hızı 15 knot ve üzerindeyken çoğu yelkenli teknede birinci camadanın vurulması düşünülebilir. Büyük teknelerde 25 knotun üzerinde kullanılmak üzere ikinci bir camadan noktası bulunabilir. Fakat küçük tekneler sert havalarda daha çok zorlanır. Bu durumda, fırtına floğuyla (normal floğun %25?i) seyir yapmak çok daha iyidir. Başlangıç seviyesindeki bir yelkenciye, sert havada tüm yelkenleri indirip, motoru çalıştırması ve acilen kıyıya dönmesi tavsiye edilir.
Bir teknenin sert havada yelken yapabilmesi onun büyüklüğüne ve dizaynına bağlı olduğundan, ne zaman camadan vurulacağı teknenin yatma derecesine ve dümenin kontrolüne bağlıdır.
? Sert havada iskeleyi terk etmeden önce camadan vurup, sonra gerekirse camadanı açmak, açıldıktan sonra camadan vurmaktan her zaman daha kolaydır.
? Sert havada denize çıkarken harness?larınız her zaman üzerinizde olsun.
Rüzgar hızındaki artışı orsada veya dar apazda hissetmek kolaydır. Ancak pupa ve geniş apaz seyirlerde, rüzgar gerçek hızından daha hafifmiş gibi hissedilir ve rüzgar hızı hissedilene kadar ani bir şekilde artabilir.

1. Sert Havada tekne üzerinde alınması gereken önlemler
1.1. Rüzgar > 17 knot
Tüm ekip, seyir pozisyonunu ciddi şekilde alması gerekir.
Tekne yatıyorsa trapez yapılmalı.
Dümenci ve trimcilerin seyir sırasında dikkatleri açık olması gerekir.
Kamara içerisinde boşta duran, sallanan, devrilen eşya kalmamalı ve sabitlenmeli.

1.2. Rüzgar > 25 knot
Tekne fazla yatacağından camadan ve yelken ufaltma işlemleri yapılmalıdır.
Her türlü acil durumda, müdahale etmek çok zor olacağından ekibin dikkatinin iyice açık olması gerekir.
Tüm ekip, can yeleklerini giymelidir.
Teknenin güvertesinde harekette olan elemanlar, özellikle başüstü elemanlar harness kullanarak tekneye sabitlenmelidir.
1.3. Rüzgar > 33 knot
Teknenin seyir sırasında hakimiyeti kaybediliyorsa veya ekip tecrübesiz ise yelkenler indirilmeli ve motorla seyre geçilmelidir.
Korunaklı bir koya doğru yönelmelidir.
2. Camadan Vurmak (Reefing)
Yelken Alanını Küçültmek
Camadan vurma kararı teknenin boyuna ve dengesine bağlıdır. Eğer tekne çok fazla bayılıyorsa, ekip zorlanıyorsa veya sert hava bekleniyorsa camadan vurmak düşünülmelidir. Eğer camadan vurmayı düşünüyorsanız, en iyisi vakit kaybetmeden yapmaktır.
Sert hava koşullarında iskeledeyken camadan vurmak ve gerekdiğinde yelkeni açmak, yüksek rüzgarda camadan vurmaya çalışmaktan her zaman daha kolaydır.
Camadan Vurma prosedürü
? Tekne hafif rüzgara döndürülür ve ana yelkendeki rüzgar yükü boşaltılır.
? Pupa palangası biraz boşlanır. Eğer ana yelken iskotaları omurga hattı hizasında sabitlendiyse iskotalar da laçka edilmelidir.
? Ana yelken mandarı laçka edilerek yelkenin ön yakasındaki camadan matafiyonu bumbaya bağlanacak kadar ana yelken aşağıya indirilmelidir.
? Ön yakadaki camadan matafiyonu sabitlenir.
? Camadan ipinin boşu alınır. Yelkenin arka yakasındaki matafiyon sabitlenir.
? Ana yelken mandarının boşu tekrar alınarak ufalan yelkenin trimi yapılır.
? Pupa palangasının boşu alınır.

Büyük yelkenli teknelerin çoğunda üç tane camadan noktası bulunur. Bu noktalarda, yelkenin ön ve arka yakalarında güçlendirilmiş matafyonlar vardır. Arka yakadaki matafyonun içinden bir ip geçer ve bu ip bumbanın içinden geçerek direk dibine gelir. Ön yakadaki matafyonun içinden de bir ip geçebilir. Böylece yelkene sadece ana yelkeni indirip camadan iplerini doldurarak camadan vurulabilir. Ancak çoğu teknede bir kişinin direk dibine giderek (harness?la tabiki!!) ön yakadaki matafyonu bağlaması gerekir. Matafyon bir iple veya kancadan geçirilerek bağlanabilir.

Ana yelkenin ön ve arka alt yakaları sabitlendikten sonra ortadaki fazla yelken camadan ipleriyle bağlanır. Böylece yelkenin bu kısmının su ve rüzgar tutması engellenir.
Eğer bumba üzerinde bir kanca yoksa, matafyonu bağlamak için bir ip kullanılabilir. Genelde direk üzerinde ipi bağlamak için bir koç boynuzu bulunur. Eğer ipi bağlamak için uygun bir yer yoksa ipi bumbanın kaz boynundaki (bumbayı direğe bağlayan kısım) ön kısmına bağlayarak yelekni aşağı ve öne doğru çekin. Bu ip camadan bağı ile bağlanabilir.

Cenovanın küçültülmesi
Çok sert hava koşullarında ana yelken indirilerek sadece fırtına floğu ile yelken yapmak tercih edilir. Ancak bu karar da teknenin dengesine bağlıdır.
Flok da camadanlanabilir. Bazı teknelerde bulunan ?furling? sistemi sayesinde floğun bir kısmı baş ıstralyaya sarılarak yelken alanı küçültülebilir. Gerekli flok alanı rüzgarın şiddetine ve teknenin dengesine bağlıdır. Flok olmadan sadece ana yelkenle gidilmeye çalışılıyorsa teknenin kontrolü güçleşir ve tekne büyük bir güçle rüzgara girmeye çalışır. Teknenin biraz orsalamak istemesi tercih edilebilir (sağanaklarda teknenin yatışını azaltmak yelkenlerdeki gücü azaltmak için rüzgara giriyorduk), fakat fazlası performansı düşürür.
Floğun furlinge sarılması en kolay geniş apaz ve pupa seyirlerde yapılır çünkü ana yelken bu seyirlerde floğun rüzgarını engeller. Böylece yelkenin gereğinden fazla yapraklaması da engellenir. Zor bir durumda kalındığında, iskotaları boşlayarak flok furlinge sarılabilir, fakat sert havada yelkenin fazla uçuşması yelkene hasar verebilir.

Sert havada furlingi sarmaya yarayan halatı kontrol etmek oldukça zordur. İpi gerdikçe sert bir rüzgar ipin elinizden kaymasına neden olarak istemeden floğun yeniden açılmasına neden olabilir. Sert havada bu işi iki kişi yapmak çok daha iyidir. Bir kişi başa yakın bir yerden furlingin ipini çekerek floğu sararken, diğeri bir vince sardığı ipin boşuna alarak rüzgarlara floğun yeniden açılmasını engeller.
Sert havada furlingden floğu açmak da zor bir durumdur. Önce furlingi 1 ? 2 metre boşlayıp, bu ipi sabitledikten sonra floğun çalışan (rüzgaraltı) iskotasını almak gerekir. Eğer furling ipi ve iskota beraber boşlanırsa ve furling sabitlenmezse, rüzgar furlingin elinizden kaçmasına ve floğun kontrol dışında tamamen açılmasına neden olur.

FURLING İPİNİ ASLA VİNÇ KOLU İLE GERMEYİN!! Eğer ip gereğinden fazla gerilirse baş ıstralyayı yerinden çıkarabilir, arma inebilir ve sert havada direk kırılabilir.
?Fırtına ihbarı olduğunda en iyisi denize çıkmamaktır.?
Denizde sert hava ile karşılaşıldığında en iyisi rüzgarla (önden veya arkadan) 40 derecelik bir açıyla gitmektir (dar veya geniş apaz seyirler). Eğer pupa gitmek tercih edilirse kazara kavança atma tehlikesine karşı ana yelken indirilmeli, sadece fırtına floğu kullanılmalıdır. Seyrin şekli ve yelkenlerin durumu; rüzgarın hızı, ekibin performansı, rüzgarın stabil olup olmamasına gibi birçok parametreye bağlıdır ve yanlış verilen bir karar büyük tehlikeler doğurabilir.
Özetlersek sert havada yelken yapmak için alınması gereken önlemler;

Elan 310

Hız Ve Konfor’un buluştuğu yeni model Elan 310…
Elan 310 Sınıfında üstün hız performansı bulunan ve aynı zamanda bir gezi teknesi rahatlığını sağlayan bir modeldir.Elan’ın 4. cenorasyonu olan 310’un Üretim esası tamamilen kalite üzerine kurulmuş ve bütün yapılan aşamalar uzmanlar tarafından sertifikalandırılmıştır.Tıpkı diğer modellerinde olduğu gibi A tipi okyanus gecebilir sertifikasına sahiptir.

ELAN 310 TEKNİK ÖZELLİKLER
Maksimum boy 9,55 m
Gövde boy 9,25 m
Su hattı boy 8,71 m
Maksimum en 3,22 m
Draft 1,90 m
Yüksüz ağırlık 3300 kg
Tavsiye edilen yük kapasitesi 870 kg
Maksimum deplasman 4200 kg
Balast 1140 kg
Maksimum motor gücü 13,3 kw / 20 hp
Yakıt tankı 45 litre
Su tankı 140 litre
Taşınabilir tank (opsiyonel) 70 litre
Gaz tüpü (propan/bütan) 2 kg
Maksimum ekip 6 kişi
Kamara sayısı 2
Yatak sayısı 4 + 2
Anayelken 30,15 m
Cenova 23,47 m
Asimetrik balon 75,00 m
I 12,25 m
J 3,58 m
P 12,05 m
E 4,13 m
Dizayn ROBERT HUMPHREYS
YACHT DESIGN

Elan?ın deniz araçları üretimi konusundaki deneyimi, 1949 yılına dayanmaktadır. 2. Dünya Savaşı sonrası Mareşal Tito?nun modernizasyon ve kalkınma politikalarının sonucu olarak, çeşitli su geçirmez ve ahşap malzemelerden kano, kayak ve tekne üretimine başlayan Elan, 60?lı yıllardan itibaren, Sosyalist dünyanın Batı?yla rekabet edebildiği nadir ürünler arasında girerek, tüm Avrupa?da kaliteli ve güvenilir bir marka olarak ön plana çıkmıştır.
1962 yılında ilk kez güçlendirilmiş polyesterden tekne üretmeye başlayan Elan, 1972 yılına kadar tüm Avrupa genelinde çok tutulup sevilen Flying Junior, Racing Europe, S-430, S-235 ve S-375 modelleriyle, onedesign (yek-dizayn) tekne üretimde dünyanın önde gelen markaları arasında girmiştir.
1978 yılında Elan 707?nin yelken performansıyla çıtayı daha da yükseklere taşıyan Elan Yachts, ünlü tasarımcı Niels Jeppsen ve Elan dizayn ekibinin ortak çalışması olan ilk Elan 31?i yaratmıştır. Elan 31?in 1983 yılında denize atılmasından 8 ay sonra Half-Tonner Dünya Şampiyonluğunu kazanmasıyla, Elan Yachts?ın yelken performans ve kalite geleneği tescillenmiştir.
O günden bu yana ileri teknolojileri, üretim kalitesiyle birleştiren Elan Yachts, dünyanın en iyi tasarımcılarıyla çalışma prensibini de daima sürdürmüştür. 1990?lı yılların ortasından itibaren ünlü tasarımcı Rob Hampleys?le birlikte çalışmakta olan Elan Yachts, tüm modellerinde vakum infüzyon teknolojisini kullanarak, üstün üretim kalitesini, eşsiz tasarım gücüyle birleştirmeye devam etmektedir.
Elan Yachts?ın 2000?li yıllara damgasını vuran ve dünya çapında sayısız şampiyonluklar kazanan Elan 45, Elan 31 ve Elan 37 modellerinin yanına, 2003 yılında gezi sınıfında kriterleri yüksek olan müşteriler için tasarlanan Impression serisi eklenmiştir. Impression gezi serisi, Elan?ın geleneksel yelken seyir kalitesiyle, gezi sınıfı konforunu bir araya getirmeyi başarmış, ve  Impression 344 modeliyle Avrupa?da Yılın Yatı ödülü dahil birçok prestijli ödülü kazanarak, kalitesini kanıtlamıştır. Impression 514 modelinin de piyasaya sürülmesiyle gezi tipi modellerini dörde çıkartmış olan Elan Yacts, bunun yanında Elan (gezi-yarış) serisinde, 31 feet?den 45 feet?e kadar 5 adet modeliyle, üstün yelken performansını dünya denizlerine taşımaya devam etmektedir.

Çünkü Elan tekneleri, Volvo Ocean Race (IOR Maxi & Withbread 60 & Volvo 70), BT Global Challange fleet teknleri ve Ellen McArtur?un dünya rekoru kırdığı Open 60 Kingfisher de dahil olmak üzere bir çok sıra dışı tekneyi tasarlamış olan dünyaca ünlü dizaynır Rob Humphreys imzasını taşımaktadır.

Çünkü tüm Elanların üretimlerinde kaliteyi ve dayanaklılığı en üst düzeye çıkartan, seyir halinde gövde esneme ve deformasyonunu minimuma indiren vakum infizyon (vacum assisted infision lamination -VAIL) teknolojisi kullanılmıştır.

Çünkü Elanlar, kalite ve güvenlik standartları konusunda dünyanın en saygın denetleme kuruluşlarından olan Germanischer Lloyd?un (Alman Loydu) sertifikasına sahiptirler.(Germanischer Lloyd GL Plus Certification).

Çünkü Elanlar özellikle ülkemizin de kullandığı IRC handikap sistemi göz önünde tutularak tasarlanmışlardır. Bundan dolayı Elanlar, raiting-performans ilişkisi değerlendirildiğinde, IRC yarışmalarında diğer tekneler arasında öne çıkmaktadırlar.

Çünkü Elan?larda Harken ve Selden?in yüksek kaliteli güverte ve arma ekipmanları standart olarak kullanılmaktadır.

Çünkü Elan teknelerinde yüksek yelken performansının yanında, sizin, ailenizin ve dostlarınızın konforunu da ihmal edilmemiştir. Yarışçı karakterli bir güverte ve havuzluktan içeriye indiğinizde ferah ve kullanışlı bir iç dizayn, L mutfak, geniş bir salon, kullanışlı kamaralar ve konforlu, sıcak bir ortam sizi beklemektedir.

http://www.soloelan.com

Birinci Sinif Konforda ve Kalitede Yelkenli ve Motoryatlarin Tek Seçeneği; ETAP

Kendisi için “prestijli performans”, ailesi için “birinci sınıf konfor”, tüm mürettebat için “güvenlik”, yelkenli ve motoryat yatırımında “mantık” arayan tüm denizciler için yegane tercih; ETAP

ETAP neden diğerlerinden farklı?

ETAP yatlarının eşsiz özellikleri sadece batmazlık ile sınırlı değildir.
ETAP’ların iç mekânları dünyaca ünlü İtalyan Stile Bertone tarafından dizayn edilmiştir.
Performans açısından piyasadaki seri üretim teknelerin hemen hemen hepsi ile yarışabilirler.
Kullanılan ahşap, mekanik ve elektronik aksam ve donanımların hepsi birinci sınıftır.
ETAP Yachting AŞ’nin 40 yıllık nev-i şahsına münhasır yenilikçi teknikleri küpeşte raylarından tandem salmaya, dikey yeke dümenden (EVS®) doğal mantar güverte kaplamasına, kayış veya zincir kullanılmayan rod’lu dümen mekanizmasından olağanüstü sağlam gövde-güverte birleştirme
tekniğine, güverte üzerine oturan su geçirmezliği %100 garanti ana yelken direğinden
farş tahtalarına kadar çok sayıda istisnai özellik ETAP ailesinin her ferdinde mevcuttur.

Neredeyse 40 yıldır, ETAP’ın yeni Zelanda’dan Kanada’ya, Çin’den Güney Afrika’ya, ABD’den Karaib adalarına tanıtım ve promosyonu distribütörleri tarafından değil, doğrudan ETAP yat sahipleri tarafından yapılmaktadır.

ETAP neden batmaz?

Çünkü ETAP’a yatırım yaptığınızda “bir” tekneye değil, “iç içe iki tekne”ye yatırım yaparsınız;

“İç içe iki tekne”, nam-ı diğer “çift kabuklu” veya “çift gövdeli” inşaat tekniği gezi sınıfında dünyada sadece ve sadece ETAP tarafından uygulanmaktadır;

ETAP’ın 40 yıl önce başlattığı bu inşaat teknolojisi “rocket science” değildir. Ancak sıradan
bir tekne üretip iki misli kar marjı sağlamak varken, maliyeti daha yüksek bir “batmaz” tekne neden üretilsin ki? Ne de olsa can salı kanunen zorunlu değil mi?


Yelken Performansı

Bir ETAP yelkenli yatı çok rahat ve kaliteli olmakla birlikte bir “gin tonic” marina teknesi değildir. Piyasadaki seri üretim markaların hemen hemen hepsi ile yarışabilir. 21 feet’den 46 feet’e kadar, dünyaca meşhur mimarlarca tasarlanan karinaları, gövde-direk-arma arasındaki üçgensel denge dağılımı, en tanınmış yelkenciler tarafından üretilen tam balenli ana yelken ve çeşitli cenova ve
fok seçenekleri ve rod’lu hassas dümenleri ile hem keyif, hem de gerçek bir yarış teknesidir.

Dünya sularında halinde 7.000’den fazla ETAP

Dünyanın birçok tarafına dağılmış 7000’i aşkın mutlu ETAP tekne sahibi ETAP’ın emniyet,
güvenilirlik ve yüksek kalitesine tanıklık etmektedir.
ETAP, 1970’den bu yana tüm dünyada tartışma götürmeden kabul görmüş bir markadır.
İster yelkene yeni başlayan gençler, ister dünya turuna çıkmayı planlayan deneyimli kurtlar,
tüm denizciler yelkende ETAP başarısına tanıklık etmektedir.

Küresel teknik destek ve servis

ETAP yelkenlileri Avrupa’dan, Asya’ya, Avustralya ve Amerika’ya kadar tüm denizlerde
kullanım için satılmakta ve gerektiğinde en süratli ve profesyonel destek hizmeti
garanti edilmektedir. Yüksek Belçika üretim kalitesi ve el işçiliği ETAP’ın yıllardır
ayrıcalıklı bir marka olarak kabulünü sağlamıştır.

http://www.etapturkiye.com/tr/

bir akşam üstü geldin ve gün batmadan gideceksin..

tutunmaya çalışıyorum..sanki gerçek gibi.

nefes aldığımı hissediyor ve dinliyorum.. kafamın içinde bütün ağırlığın. her düşündüğümde başka birisin. bir akşam üstü geldin, gece gibi gündüz gibi… gün gibisin..

dalgalar vuruyor kalbimin kapılarına.. herşey o kadar gerçek gibi ki, tekne dalgaların içinde kaybolup gidecek sanki.!  – yolcu bugün herşeyi kendisinin yapması gerektiğini düşündü…

aradığım herşey burada diye düşündü. herşey bu uçsuz bucaksız denizde.. gizli değil, bir sır değil var ya da yok değil.. sadece burada. aramak gerekmiyor olsa da (aramakla bulunmaz ama bulanlar arayanlardır) buradayım.. nereye kadar giderim bilmiyorum. duracağımı sanmıyorum. ben bir yolcuyum. her zaman da öyleydim..

tüm varlığımı sarıyor bu soğuk rüzgâr. istediği yere doğru gidiyorum.. beni istediğin yere götür ey rüzgâr; bedenimi, ruhumu, saçlarımı.. Tanrım! yine saçlarımı…  bulanık gözlerimi, bildiklerim – bilmediklerimi, bu kahrolası kuşları, balıkları ve evet bu dilimden bir türlü düşürmediğim şarkıları, ah bu şarkıları.! ışıkları, yıldızları.. tüm ruhuma dol yelkenlere dolduğun gibi..

kanatlarınızdan yakaladım sizi kuşlarikimize de yeter artar bile bu rüzgâr. hiçbir yere yetişmek zorunda değilim. geç kalamam. erken de gidemem. olmam gereken yerdeyim.. içimden mi konuşuyorum.. belki… ama kelimeleri duyuyorum. tek başımayım. okyanusun ortasında tek başımayım.. gece. gece.. herşey durmuş. zaman sanki akmıyor.. tekne hareket ediyor mu? her yer karanlık.. duyuyorum ne söylüyorsan bana, hepsi kulaklarımda daha… deniz, konuşmasını çok iyi biliyor…

buraya kadar getirdim herşeyi.. bu dünyada ne yaptım bilemedim. bir romana mı masala mı ait olduğunu anlayamadığım dakikalar yaşıyorum. çok gerçekçi geliyor hepsi de.. ama yine de inanmıyorum. her adımda biraz daha yaşlanıyorum. mutluluk değil ama, yine de ağlıyorum..

belki şimdi belki asla anlayamayacakları gibi yaşıyorum.. hayat bir şarkı çalıyor.biz oturduğumuz yerden dinliyoruz. belki sadece bir enstruman adı sadece hayat.. söz yok, ama mana var. sadece çalıyor. anlamadan dinliyorsun. uyurken bile duyuyorum.. belki bir gün birlikte uyanırız. yaz gelir belki.. ya da daha iyisi olur.. eylülü görürüz, eylülde ölürüz..

bu konuyu aramızda bir ceset varken konuşalım..

her yanımızı sardı bu rüzgâr. göz kapaklarımın arasında kalan şarkılar kadar.. belki biraz daha az… nazlı bir kır çiçeği gibi.. gözlerin gözlerimde (belki de hayal kuruyorum şimdi) üzgün bulutların gözyaşlaı dökülüyor üstümüze.. biz bu yağmura ezelden alışığız, her gün daha bir aşığız… aç kapıyı bezirgân başı, dışarısı çok soğuk.. yağmurlar yağıyor üzerimize.. biz hep aynı şarkıyı mı duyuyoruz, neyse..

yer su, gök su, hasret su, dert su, ben su.. yağdı saçlarıma genç yaşımda su.. dalgalar, nihayet hepsi, herşey su… şimdi arkadaş oldu bana su.. su gibi geçti günler, zaman…sabah olmadan su… yaşla doldu gözlerim su.. yolcu su.. yol su.. sevinçlerim acılarım da su.. yağmur öncesi su.. yağmur öncesi gibi su.. senin gibi benim gibi Tanrım bu gözler ne.!

karardı gece üstüme.. gündüzlerim gibi isyan. yağdı gece üstüme.. kelime kelime.. toplasan tüm konuştuklarım belki değil bile bir cümle.. yapıştı cümleler böğrüme böğrüme.. nasıl olsa duymuyorsun.  ben aşk’ı selim… yazıyorum yine kelime kelime.. bir haller içindeyim, tarifsiz.. tarif gereksiz.. ama yine de denedim.. söze gerek yok diyor bir yanım.. öbür elimde kalem…

bütün kalemler susmaya meyilli, bugün günlerden pazar.. öykülerimin çarşambası.. göz damlası, biraz kan damlası, arıyorum seni olmadığını bildiğim yerlerde.. buralarda bir yerde mutlak varlığım.. rüyalarım.. her yerde aynı ağlıyorum.. bunlar benim gözyaşlarım.. takip ettim, ağlıyorum..