Etiket arşivi: Zuhal – Osman Atasoylar

Yelken Sınıfları

OPTIMIST:

1947 yılında Clark Mills tarafından dizayn edilen optimist, 8 yaş ve üzeri çocukları deniz ve yelkenle tanıştırmak, onlara denizi sevgisini aşılamak ve yelken sporunu öğrenmelerini sağlamaktır. Optimist sınıf, tüm dünyada rakipsiz şekilde yayılmıştır. Ayrıca ISAF tarafından “16 yaş altı sınıfı” olarak resmen kabul edilmiş tek sınıftır.

2.31 m boyunda,1.13 m eninde ve maksimum 35 kg. ağırlığındaki Optimist sınıfının ilk dünya şampiyonası Danimarka, İngiltere ve İsveç’in katılımı ile 1962 yılında düzenlenmiş ve bu sayı 2000 yılında yapılan Millenium Worlds’de 58 ülkeye çıkmıştır. Bu katılım bütün yarış sınıfları içinde bu güne dek ulaşılan en yüksek ülke katılım rakamıdır.

1965 yılında Uluslararası Sınıf Birliği (IODA) kurulmuş ve 1973 yılında 20 ülke daha optimist sınıfını kabul etmiştir. Türkiye’nin de 1970’li yılların başında kabul ettiğini düşünürsek, bu hızlı gelişmenin ilk üyelerinden olduğumuzu söyleyebiliriz.

İlk Avrupa Şampiyonası 1983 yılında düzenlenmiş ve aynı yıl Dünya Şampiyonaları’nda takım yarışı uygulamaları başlamıştır. Günümüz kayıtlarında 110 ülkede 150.000 den fazla sporcunun kullandığı bu sınıfı kullanmaktadır.

2004 Atina Olimpiyatları’nda yelken dalında madalya alan sporcuların % 70’i bu spora optimist ile başlamışlardır. Günümüzde yelken sporunun en önemli isimlerinden olan sayısız pek çok kez dünya şampiyonu iki kez de Olimpiyat şampiyonu olan Robert Scheidt, 1986 yılında Dünya Şampiyonası’nda 42. Ben Ainslie ise 1992 yılında yine Dünya Şampiyonası’nda 20. olan eski optimistlerdir.Ülkemizde optimist sınıf en güçlü ve kalabalık sınıfımızı oluşturmaktadır. 2005 yılı rank yarışları sonrasında 270 sporcunun rank listesine girmeyi başardığını ve bu sayının büyük bir yüzdesinin 1993 ve altı doğumlu sporcular olduğundan yola çıkarsak, yakın gelecekte bu sayının katlanarak büyüyeceğini ve üst sınıflara güçlü bir kaynak oluşturacağını öngörebiliriz.

LASER:

Tek kişilik, hızlı ve yüksek performanslı bir sınıftır. Hafif bir salmaya sahiptir ve dengeleyici özelliği olmadığı için dengeyi kurma tekneyi kullanana kalmıştır. Bu durum durgun havalarda çok zor olmasa da sert havalarda, özellikle de rüzgâra karşı tırmanılan seyirlerde tekne her yelkenli gibi rüzgâr altına doğru bayılır. Bu bayılmayı hafif salma karşılayamadığı için kullanan kişinin vücudunu teknenin dışına atarak dengeyi bu şekilde sağlaması gerekir. Denge sağlanamadığı zaman devrilen ve düzeltilmesi gereken bir sınıf olma özelliği taşır. 85’ten fazla ülkede ve 160.000’den fazla sporcu tarafından yapılmaktadır. Laser borduna 3 farklı tipte yelken takılabildiği için çok yaygın olarak kullanılır. Sporcular kilolarına göre 4.7,5.76 ve 7.06 metrekarelik yelken kullanabilirler. Laser+5.7 metrekarelik yelkenli lasere Laser Radial ve Laser+7 metrekarelik yelkenli lasere Laser Standart denir. Laser’ın en büyük özelliği tek tip olmasıdır. İlk tasarlandığından bugüne tasarımında donanım geliştirmeleri haricinde fazlaca bir değişiklik olmamıştır. Fiberglas malzemeden yapılan laser; hafif olması, kolay taşınabilmesi ve yelken yarışları için uygun olması nedeniyle çok popüler bir yelkendir.

Laser 4,7:
Yelken alanı en ufak kategoridir, daha ziyade çok gençler ve yeni başlayanlar için kullanılır.
Laser Radial:
Yelken alanı biraz daha büyüktür, bayanlar ve vücut yapısı çok iri olmayanlarca kullanılır.
Laser Standart :
Yelken alanı en fazla olan kategoridir. Bu kategorinin Olimpiyatlarda yarışları yapılmaktadır.

470:

iki kişilik bir mürettebat için tasarlanan, kontra omurga ve Bermuda donanımına sahip olan ve tek gövdeli bir kayık/bottur.

İsmini botun santimetre olarak uzunluğundan alan 470, (bot tam olarak 4.7 metre uzunluğundadır), 1976 Olimpiyatlarından beri olimpik sınıftadır. Söz konusu sınıf başlangıçta açık bir sınıf olarak kabul edilmiştir, ancak 1988 Olimpiyatlarından beri erkekler ve kadınlar için ayrı etkinlikler düzenlenmektedir. 470, dâhili sephiye depolarıyla birlikte camla güçlendirilmiş plastikten meydana gelmiştir. Ön güverte oldukça hafif şekilde inşa edilmiştir ve üzerinde durmakta olan kişinin ağırlığını destekleyecek şekilde tasarlanmamıştır.

Gemicilik okulları arasında oldukça popüler olan bir sınıf olan 470, aşırı bir kontrol zorluğu olmadan yüksek performanslı botlar arasında güzel bir başlangıç teşkil etmektedir. Yeni başlayanlar için uygun bir bot değildir, çoğu 470 kullanıcısı daha stabil ve daha kolay bir botta deneyim kazandıktan sonra 470’e geçmektedir. 470’in kullanımı zorluklar içerebilmekte ve çoğu zaman büyük yelken alanı ve trapeze bağlı olabilmektedir.

420 de, 470 için gençleri yetiştirmek , onları yelkenciliğe hazırlamak amacıyla tasarlanan daha küçük bir bot sınıfıdır.

DRAGON:

Yaklaşık 2 ton ağırlığında, 3 kişilik,  yıllarca olimpik kalmış bir sınıftır.

RADYO/KONTROL:

Tekneyi içinde bulunmadan, dümencinin uzaktan kullandığı, fakat yelken yarış kurallarının harfiyen geçerli olduğu, radyo kontrollü tekneler, çeşitli boy ve sınıflardadırlar. En yaygını, Dünya ve Avrupa Şampiyonaları yapılan, uluslararası 1 metre sınıfıdır.

Bazı tekne ve sahipleri , yarışmak yerine uzun veya kısa geziler yapmayı tercih ederler. En uzun gezi ise dünya turudur . Bu turu, ilk yapan Türk denizcisi, Kısmet isimli yatıyla Sadun BORO’dur. Daha sonra Zuhal – Osman Atasoylar, Uzaklar isimli tekneleri ile dünya turunu tamamladılar.

EUROPE:

Optimist dönemini bitiren gençleri daha üst sınıflara hazırlayan ve teknik bilgilerini pekiştiren bir sınıftır. Ayrıca, bayanlar kategorisinde Olimpiyatlarda yarışları yapılan bir sınıftır. Tek kişi tarafından kullanılır.

FINN:

1952 den bu yana Olimpik olan, tek kişilik,  çok teknik ve güçlü bir fizik isteyen bir sınıftır. Sürekli olarak geliştirilmektedir.

PİRAT:

Almanlar tarafından yapılmış, iki kişilik ve çok denizci bir teknedir.Yelkene gönül vermiş ve dengeli bir tekne arayanların tercih ettiği, iki kişilik bir yelken sınıfıdır. 1938’de Alman Carl Martens tarafından  tasarlanmış ve sonrasında geliştirilmiştir. Diğer sınıflardaki benzer özellikleri (balon, donanım, makara sistemi vb) taşıyan Pirat’ın, Türkiye’de teknenin kalıbının da alınmasıyla birlikte son zamanlarda üretimi arttı ve pirat sınıfına ait yelken malzemelerinin de bulunması oldukça kolaylaştı. Olimpik bir sınıf olmamasına rağmen gerçekten yelkeni seven kişiler tarafından tercih edildiği için oldukça fazla organizasyona sahne olan sınıfların başında geliyor.

HANDİKAP SINIFLARI:

Handikap sınıfı tekneler, içinde genellikle kamara, mutfak, tuvalet gibi yaşam ortamları bulunan, çok kişiyle kullanılan, daha büyük ve ağır yelken tekneleridir. Birbirlerinden farklı olan özellikleri, handikap denilen ve ölçüye dayanan hesap sistemleri sonucu eşit hale getirilir ve farklı farklı tekneler, birbirleriyle yarışabilirler