Ferdinand Magellan

Dünyanın çevresini dolaşan ilk insan kimdir? Bu sorunun cevabını çoğu kimse Magellan diye verir ama aslında bu tam olarak doğru değildir. Ferdinand Magellan 1511-1521 yıllarında dünyanın çevresini keşif yolculuğuna ilk çıkan insandır. Ancak Filipinler’de yerliler tarafından öldürülen Magellan maalesef bu yolculuğu tamamlayamamıştır. Onun yerine yolculuk, yardımcısı Juan Sebastian Elcano kumandanlığında tamamlanmıştır. Bu yüzden Elcano dünyayı dolaşan ilk “kaptan”dır. Burada özellikle kaptan kelimesi kullanıldı çünkü 1522’de Victoria gemisi ile yolculuğu sağ olarak tamamlayabilen 18 kişi içinde daha önce Uzak Doğu’da doğmuş ya da orada bulunmuş kişiler vardı ve bunlardan birisi ilk kez dünya turunu tamamlama unvanına sahip olacaktı. Bu kişilerden Heinrich ya da Enrique de Malaca olarak adlandırılan Magellan’ın özel uşağı (kölesi) ve tercümanı bu unvana sahiptir. Ancak tabii ki matematiksel tanımlamaların getirdiği bu tür birincilikler, bu yolculuğun fikir babası ve planlayıcısı Magellan’ın önemini azaltmıyor. Bu nedenle dünyayı dolaşan ilk insan kimdir denilince teknik tanımlamalar açısından doğru olmasa da Magellan cevabı verilmesi çok da yanlış sayılmaz. Magellan’ın bir ilk olan  dünya turunu ve bunun arkasında yatan olayları anlamak için hayatını, o dönemin şartlarını ve genel siyasi olaylarını incelemek yararlı olacaktır.

Magellan 1480 yılında Portekiz’de dünyaya geldi. Geçmişi hakkında çok az bilgi vardır, 10 yaşında anne babasının ölümünden sonra ailesinden gelen asalet mirası sayesinde Portekiz kraliyet divanına yetiştirilmek üzere alındığı biliniyor. İlk keşif gezisini 25 yaşındayken Hindistan’a yaptı. Burada yerel krallardan birisiyle girilen çatışmada ilk savaş deneyimini yaşadı. 1514 yılından sonra ise disiplinsiz davranışları ve yerli halkla yaptığı yasadışı ticaretten dolayı kraliyet hizmetinde görev alamadı.

1492’de Christopher Colombus Hindistan’a varmak için Batı’ya olan meşhur yolculuğunu yapmıştı. Sonunda Amerika’ya varmıştı ancak burasının Hindistan değil yeni bir kıta olduğu o anda fark edilmemişti. İspanyollar bir süre sonra bu gerçeğin farkına vardılar. Vasco de Gama ile Portekizlilerin 1498’de Hindistan’a vararak Afrika’nın güneyinden Ümit burnundan geçen yeni bir ticaret rotası keşfetmesi ve daha sonra yapılan Tordeillas Antlaşması ile Afrika’nın etrafından geçen rotalar üzerinde hak elde etmesiyle artık İspanyolların Asya’ya yeni bir ticaret rotası bulmaları kaçınılmaz hale gelmişti. Çeşitli İspanyol denizciler Pasifik Okyanusu’na açılıp Güney Amerika’yı geçmelerini sağlayacak bir geçit aradılar. Bu arada Magellan İspanyol kralı V. Charles’a Baharat Adaları’na varmasını sağlayacak bir plan sundu. 1519’da emrine verilen 5 gemi ile Atlantik’e açıldı. Yolculuğu süresince, onu takip etmek isteyen Portekiz donanmasından ve Portekiz kumandası altındaki topraklardan kaçtı, ayrıca kendisine isyan eden bazı kaptanlarla mücadele etti, ancak tayfanın çoğunun kendisine sadık kalması sayesinde bu isyanları kolayca bastırdı.

Yolculuğu sırasında bugün Magellan Boğazı olarak adlandırılan geçidi keşfetti. Bu sırada gemilerden biri fırtınada battı, bir diğeri ise filoyu terk ederek İspanya’ya geri döndü. Magellan geri kalan 3 gemi ile boğazı geçti ve girdiği sulara sakinliğinden dolayı Pasifik adını verdi. Boğazı geçtikten sonra kuzeye, ekvatora doğru yönelen Magellan ve filosu Marianas ve Guam’a daha sonra da Filipinler’deki Homonhon adasına ulaştı. Böylece Filipinler’e ulaşan ilk Avrupalılar oldular. Yanında bulunan Malay tercümanı sayesinde yerlilerle iletişim kurabilen Magellan buradaki yerel krallarla iyi ilişkiler kurdu. Dini inançları kuvvetli olan Magellan burada bazı yerlileri vaftiz ederek Hristiyan yaptı. Vaftiz ettiği ve dost olduğu bazı Raja’lar ile müttefiklik kurdu ve vaftiz olmayı reddeden bir başka Raja olan Lapu-Lapu’ya saldırmaya karar verdi. 27 Nisan 1521’de Magellan ve adamları Mactan’a yelken açtılar. Burada Lapu-Lapu liderliğindeki 1500 kişilik yerli kuvvete karşı Magellan yaklaşık 50 adamdan oluşan kuvvetle karaya çıktı. Gemilerin topçu desteğine güvenen Magellan, kıyıdaki kayalıklar yüzünden gemiler menzil dışında kalınca bundan yararlanamadı ancak yine de manevi inancı sarsılmayan Magellan saldırı emri verdi. Çatışma sırasında lider olduğu anlaşılınca yerliler özellikle Magellan’a yoğun olarak saldırdılar. Adamlarının geri çekilmesi için zaman kazanmaya çalışırken Magellan saldırıları savuşturmaya ve karşılık vermeye çalıştı ancak kısa sürede aldığı yaralar sonrası yere yıkıldı ve yerliler tarafından öldürüldü. İspanyollar daha sonra cesedini alabilmek için yerlilere çeşitli mallar teklif ettiler fakat reddedildiler ve Magellan’ın cesedi geri alınamadı. Kral Lapu-Lapu ise İspanyol kolonileşmesine direnen ilk kişi olarak bugün ulusal bir kahraman konumundadır. Kralı olduğu Mactan adasında ve Filipinlerin başkenti Manila’da onun şerefine heykeli dikilmiştir. Ayrıca, Filipin Ulusal Polis Gücü ambleminde ve 1967-74 arasında kullanılan Filipin parasında resmi bulunmaktadır.

Savaştan sonra geride kalanların sayısı 3 gemiyi yönetmek için az olduğundan bir gemiyi yaktılar ve 2 gemiyle batıya doğru yollarına devam ettiler. Ancak bu gemilerden Trinidad, yolda ciddi şekilde su almaya başladı. Filodaki diğer gemi olan Victoria tüm tayfayı alacak kadar büyük olmadığı için, Trinidad geri dönerek Pasifik rotası üzerinden İspanya’ya ulaşmak için yola çıktı fakat yolda Portekizliler tarafından ele geçirildi. Batıya doğru Juan Sebastian Elcano komutasında yoluna devam eden Victoria ise yola çıkışlarından neredeyse tam 3 yıl sonra, 6 Eylül 1522’de İspanya’ya vardı ve böylece ilk dünya turu tamamlanmış oldu.

Bir Cevap Yazın