Yelken.. Yolcu(luk)..

Yelken doğayla mücadele etmek gibi görünse de aslında, insanın kendiyle mücadelesidir. Bir sabır işidir. Sabretmeyi bilmeyen biri yelkenci olamaz. Rüzgâr, akıntı gibi kuvvetler gözle görülmez ancak hissedilir. Bunlara nasıl tepki vereceğinizi bilmek tabi ki tecrübe gerektirir. Denizde zaman geçirmek, onunla başbaşa kalmak gerekir. Yelken göründüğü kadar kolay değildir ancak zor da değildir. “Zor olan yelken yapmamaktır.”

Sürekli hesap yapmanız gerekebilir, sürekli düşünmeniz gerekir. Rüzgârı anlamak, dalgaları anlamak, duymak demektir. Hayat gibidir. Kitaplardan öğrenemezsiniz, orada olmanız gerekir. Hissetmeniz gerekir. Bir kere anladıktan, hissettikten sonra artık bağımlısınızdır. İster kişisel olarak, ister ekip olarak yapın, her türlü sınırlarınızı zorlayacağınız bir spor, bir yaşama biçimi, bir anlayıştır. Yelken bir arayıştır.. Kimine göre bir kaçış..

Şartlar sürekli değişir. Değişen şartlara çok çabuk cevap vermek gerekir. Hızlı düşünmek hızlı hareket etmek gerekir.

Denizcilik yelkenle başlamıştır. Bazıları için hayat da öyle…

Kalbin sessizliği, denizin sesi, rüzgârın, dalgaların sesi.. Hayatın, bir rüyanın, hülyanın, belirsizliğin sesidir. Yolculuktur yelken.. Yolcudur.. Yolcu, yolculuğun gidilecek yerden önemli olduğunu bilir. (Nihavent makamında şarkılar da yok mu yolcu, ya onun sesi…) Bu rüzgârı anlamak, rotaya bakmak sanki elindeymiş gibi yol..

Okyanus bu, damla damla su.. Herşeye açılabilir yelken. Denize, okyanusa, sevgiye, kâbusa, huzura, her ne arıyorsan bu hayatta onun için açarsın yelkenleri. Gitme vakti günün birinde gelir, ancak mesele gitmek değildir. Yolcu, yolculuk bilendir. Gitmek çok basit bir kelimedir. Herşey daha farklı görünür sen gerçekten özgür olduğunda, ama anlamak hayal nicedir.. Kaybolup gitmek, bulup gelmek gibidir. Gelememek gibidir, gözlerin kapalı olsa bile görmek, ama anlatmak hata nicedir. Hanidir gözlerim yolda, hanidir tek seferde yazılır kelimeler.. Yolunu kaybetmiş, sürüklenen bir yelken gibidir insan.. Bulup bulup yitirmek gibidir, çözmek gibi, çözülmek gibidir.. Dertten değil, kederden değil, gerçekten boğulmak gibidir.. Düş gibi, rüya gibi, hayal gibidir, hayat kadar gerçek hayat kadar yalan gibidir.

Rüzgâra bırakırsam kelimeleri ben en sonunda.. Dalgalarla kaybolan bir yelkenlinin ortasında.. Hanidir aklıma mukayet bu fırtına, hanidir..

Bir cevap yazın