Piri Reis Haritası’nın Esrarı

1929’da Topkapı Sarayı’nda, rastlantı sonucu ünlü denizci Piri Reis‘in dünya haritasının bir parçası bulunur. Daha sonra bu harita üzerinde uzaylılardan, cinlere uzanan sayısız spekülasyon üretilir.

Milli Müzeler Genel Müdürü Halil Ethem Eldem, 9 Kasım 1929’da Topkapı Sarayı’nda rastlantı sonucu bir harita bulur. Bu, ünlü Osmanlı denizcisi Piri Reis’in 1513’te yapıp 1517’de Mısır’da padişah Yavuz Sultan Selim’e sundugu dünya haritasının bir parçasıdır. Bu parçada, Atlantik Okyanusu, Avrupa ile Afrika‘nın batı kıyıları ve Amerika’nın dogu kıyıları yer almaktadır. Harita üzerinde birçok not bulunmaktadır. Bu notlar Hasan Fehmi Bey tarafından Latin harflerine aktarılmış, 1937’de Türk Tarih Kurumu Başkanı Yusuf Akçura’nın “Piri Reis Haritası” adlı kitabında yayınlanmıştır. Ancak bilim çevrelerinden önce “Sırlar Dünyası” meraklıları ve tüccarları el atmışlardır konuya. Amerikalı Charles Hapgood, Kayıp Mu kıtası konusundaki iddialarıyla öne çıkmaya çalışırken, 1966’da “Eski Deniz Krallarının Haritaları: Buz Çagında İleri Bir Uygarlıgın Varlıgının Aşikârlıgı” adlı kitabında, haritada, çizildigi tarihlerde bilinmeyen Antarktika kıyılarının çok dogru bir şekilde çizildigini ileri sürmüştür. İsviçreli “uzaylıların izleri” uzmanı Erich von Daniken de 1968 tarihli “Tanrıların Arabaları” kitabında, haritanın uzaylılarca çizildigini iddia etmiştir! Daha sonra bu harita üzerinde çokça spekülasyon icat edilmiştir.

Peygamber Çizdi İddiası

Aralık başında Yeni Şafak gazetesinde Ayşe Olgun imzalı ve “Piri Reis’in Haritası Hz. Süleyman’ın Mirası” başlıklı bir yazı çıktı. Yazıda şunlar söyleniyor: “Rus ve İngiliz bilimadamları, Türk denizcilik tarihinin önemli isimlerinden Piri Reis‘in çizdigi haritada yer alan Antarktika kıtasında milattan önce yaşamış bir uygarlığın izlerini yaptıkları araştırmalar neticesinde doğrularken, akıllarına takılan soru bu bilgilere Piri Reis’in 500 yıl önce nasıl ulaştığı yönünde. Arastırmacılar çok eski uygarlıklara ait haritaların Piri Reis’in eline geçtigini ve bu haritalardan yola çıkarak kendi haritasını çizdigini ileri sürerken, ünlü denizci kaleme aldığı Bahriye Kitabı‘nda bu kadar ayrıntılı haritayı Süleyman Peygamber’in çizdigini ve ondan kendine intikal ettiğini söylüyor. Harita üzerinde yaptığı çalışmalarını “Piri Reis Haritası’nın Şifresi” adlı kitapta toplayan Metin Soylu ise, Bahriye kitabındaki bu bilgiden yola çıkarak, Hazreti Süleyman’ın haritayı kuşlara ve cinlere çizdirdigini söylüyor. Soylu, haritanın bundan 500 yıl önce gökyüzünden kuşbakışı olarak çizilmiş olmasını da delil olarak ortaya koyuyor“. Piri Reis haritasının “esrar” avcısı sözümona bilim değil de, gerçek bilim dünyasında nasıl karşılandığına gelmeden önce Metin Soylu’nun iddialarını ele almak gerekiyor. Bir kere Antarktika buzdan bir kıta, buz kalınlığı çoğu yerde 4.500 metreyi geçiyor. Bu buz kitlesinde ancak meteorolojik ve sismik araştırmalar yapılabiliyor, öyle geçmiş uygarlıkların izlerini arayan filan yok. Zaten kışın -70, yazın da -35 derece civarında olan ortalama ısılar böyle araştırmalara da olanak bırakmıyor. Öte yandan Piri Reis “Amerika Haritası” nı nasıl çizdigini haritanın üzerine yazdığı notlardan birinde anlatmaktadır. Süleyman Peygamber’den ise “Kitabı Bahriye“de söz etmektedir: “Harita ve pusulayı doğru bil. Süleyman peygamberdir ona delil. Çünkü ona inler, cinler, hayvanlar ve kuşlar, hepsi ama hepsi baş eğerdi hem karıncalar. Sen de inan çünkü Kuran’da hak buyurmuştu, denizler ilmi de hep verilmişti ona… Malûm oldu deniz ona mil be mil”. Piri Reis, burada genel olarak haritaların pirinin Süleyman Peygamber olduğunu söylüyor.

Notlar Gerçeği Anlatıyor

Amerika haritası üzerinde, VI numaralı notta (toplam 24 not vardır) aynen şöyle yazar: “Böylesine bir harita dünyada kimsede yoktur. Özellikle yirmi kadar harita ve dünya haritasından yani Büyük İskender zamanında derlenmiş haritadır ki, insanların yaşadığı alanın dörtte biri onun içinde bilinmektedir- Araplar o haritaya Caferiye derler. Onun gibi sekiz Caferiye ve bir Arap Hint haritasından ve dört Portekizli’nin şimdi yapılmış haritalarından ve bir de Colomb’un Batı tarafında yaptığı haritadan karşılaştırma yoluyla elde edilip bu harita meydana geldi“. Yani Piri Reis “Amerika haritası” nı 20 kadar haritadan derlediğini söylemektedir. Haritanın nasıl “kuşbakışı” olduğunun cevabını da vermektedir: “geometri yoluyla“. Haritanın Hz. Süleyman zamanında kuşlara ve cinlere çizdirilmesi, sonra Piri Reis’in eline geçmiş olması iddiası tutarsızdır. Süleyman peygamber olarak bilinen Salomon, Davut’un oğlu ve İsrail kralıdır. Yaklaşık MÖ 972- 932 tarihlerinde yaşamıştır. İslami gelenek onu cinlerin ve hayvanların efendisi saymaktadır. Bu durumda Hz. Süleyman eğer bir harita yaptırdıysa, bu ancak dünyanın bundan yaklaşık 3 bin yıl önceki halini resmedebilir. Oysa Antarktika‘nın buzla kaplanması bundan 6 bin yıl öncesine tarihlenmektedir. O halde Hz. Süleyman’ın harita çizmek için havalanan cinleri ve kuşları ancak buzlar altında bir Antarktika görebilirlerdi. Aynı şekilde Piri Reis haritasında Antarktika ile Güney Amerika birbirine bir kıstakla bağlı olarak gözükmektedir. Oysa bu kıstak yok olalı 10 bin yıl oldu. Demek ki Hz. Süleyman’ın haritacı cin ve kuşları kalem kâgıt elde havalandıklarında, Ankarktika 7 bin yıldır tek başına bir ada halindeydi. Demek ki Piri Reis haritası Süleyman’ın cin ve kuşlarının işi değil. Acaba 10 bin yıl önce yaşamış eski bir uygarlığın işi mi, dünya dışından gelenler mi yaptı, yoksa bilimsel bir açıklaması mı var?

Piri Reis Haritası’nın Esrarı Yok

Piri Reis haritası yatırılınca Antartika ülkesi sanılan yerin Ateş ülkesi olduğu görülüyor. Güney Amerika haritası yatırıldığında ise Piri Reis haritasında Antartika denilen yerin Ateş ülkesi olduğu sonucu çıkıyor.

Antik dönemde harita yapılmış olmasına rağmen, ölçeklere ve dogal özelliklere sadakatleri açısından ilk gerçek haritalar 13. yüzyıldan itibaren Avrupa’da görülmeye başlamıştır. Bunların denizle ilgili olanlarına İtalyanca portulano adı verilir. Portulanonun atası Adamus Biemensis tarafından 1076’da çizilmiştir, ama ilk gerçek portulano “Piza portulanosu” adını taşımaktadır. İtalyancanın porto=liman kelimesinden gelen bu sözcük, deniz kıyılarını gösteren haritaları işaret etmektedir. Buradan yola çıkan haritacılık 14.-16. yüzyıllar arasında epeyi gelişme göstermiştir. Birçok harita, daha Colomb‘un Amerika’yı bulmasından önce bu kıtaya ilişkin bilgi ve çizimler içermiştir. Örnegin bir 14. yüzyıl portulanosunda “Brazil” adası yer almaktadır. 1414 tarihli bir haritada Cipangu (Japonya) ve Antilia (Antiller) gösterilmektedir. Toscanelli’nin 1474-1482 arasında Colomb’a gönderdigi bir portulanoda da Amerika kıtasına ait bir çok çizimin yer aldıgı bilinmektedir. Colomb da Amerika’ya yaptıgı dört sefer esnasında çeşitli haritalar çizmiştir. Piri Reis‘in amcası Kemal Reis, bir çarpışmada Colomb’un ilk üç Amerikan seferine katılmış bir İspanyol’u esir alır. Bu denizci, Colomb’un Amerika’ya körlemesine gitmediğini, elinde çok sayıda harita olduğunu ve bunların şimdi kendinde olduğunu söyler ve bunları Piri Reis’e gösterir. Piri Reis ayrıca St. Brandon, Nicola Giuvan, Cenevizli Anton tarafından yapılmış haritaları da kullanmıştır. 1500’de Brezilya’yı keşfeden Cabral seferinden de ona haritalar gelmiştir. Böylece Piri Reis’in 1513 tarihli haritası bir derleme olarak ortaya çıkmaktadır. Nitekim, haritanın bir kesiminde terimler İtalyanca’yken başka bir kesiminde Portekizce olmaktadır. Bu da birçok köken harita oldugunu göstermektedir. Piri Reis haritası bilim çevrelerince incelenmeye başladıktan sonra birçok yanlış bulunmuştur. Örnegin William Miller, haritanın ızgaralarının yanlış olduğunu, oysa daha eski haritalardaki ızgaraların doğru olduklarını ortaya koymuştur. Bunun nedeni, Piri Reis’in çok sayıda haritayı çakıştırırken ızgaraları kaydırmasıdır. Aynı şekilde, Amerika kıtasının Karayipler bölgesi Piri Reis haritasında Colomb’unkinin aynıdır. Ama Colomb’un haritası tamamen yanlıştır ve Martin Behaim‘in 1492 tarihli yerküresinde yer alan Cipangu (Japonya), Colomb’un Hindistan’a gittigini sanmasından ötürü Karayiplere konulmuş, Piri Reis de bunu aynen kopya etmiştir.

İki Amiralin Öyküsü

Gregory Mc Intosh, “İki Amiralin Öyküsü” adlı kitabında, Virgin adalarının Piri Reis haritasında ikişer kere yer aldıklarını göstermiştir. Bunun nedeni, Piri Reis’in kullandığı haritalarda bu adaların farklı yerlerde gösterilmeleridir. Ayrıca Güney Amerika, Piri Reis’in haritasını yaptığı 1513’ten önce kaşiflerce dolaşılıp kıyıları belirlenmiştir. Önce Amerigo Vespucci, arkasından Binot Paumier de Gonneville yolu açmışlar, 1499-1502 arasında kıtanın en güney ucuna varılmıştır. Juan de la Cosa‘nın 1500, Cantino‘nun 1502 tarihli erken haritaları bile Piri Reis’inkinden daha doğrudur. Bunlar Küba, Jamaika ve Puerto Rico’yu doğru yerlerinde, ada olarak göstermekte, Piri Reis gibi Japonya’yı Amerika’da sanmamaktadır. Bu da Piri Reis’in Amerika’nın bulunmasından önceki eski haritaları ve Colomb’un haritalarını kullandığının kanıtıdır. Piri Reis’in doğru bir kaynaktan kopyaladığı yegane kesim Brezilya kıyılarıdır.

Ve “Piri Reis haritasının esrarı” iste bu noktadan itibaren ortaya çıkmaktadır. Piri Reis haritasında Brezilya kıyıları en uçta doğuya doğru kırılarak Antarktika‘yı resmetmektedir. Antartika, buzlar olmadan gösterilmiştir. 6 bin yıldan beri buzlarla kaplı olan, ancak 1818’de keşfedilen ve buz altının haritası ancak çok gelişkin teknolojilerle daha yeni çıkartılabilen bu kıta, bundan 500 yıl önce bir haritada nasıl gösterilebilmiştir? Bu haritayı ya uzaylılar ya da cinler çizdi. Ama ciddi bir sorun vardı. Piri Reis neden Brezilya’dan Ateş Ülkesi’ne 1200 millik Arjantin kıyılarını göstermemişti ve neden Brezilya’nın 2500 mil güneyindeki Antartika ona bitişikti? Bunun cevabını bilim adamları hemen buldular, yani Yeni Şafak’ta atılan manşette olduğu gibi “Bilim dünyası şaşkın” değil. Arjantin kıyıları aslında çizilmişti, ama doğru enlem ve boylamında değil, yatırılarak çizilmisti. Yani “esrar avcıları” tarafından 10 bin yıl önce yok olan kıstak diye ilan edilen kara parçası Arjantin kıyılarından başka bir şey değildi. Ve Antarktika’nın Kraliçe Maud Toprağı kıyıları olarak ilan edilen bölge de Arjantin’in en güney ucu olan Ateş Ülkesi’nden başkası değildi.

Eksen Kayması Var

Pekala haritanın güneyi neden sağa (doğuya) kaydırılmıştı? Çünkü Steven Dutch‘ın kanıtladığı üzere, Piri Reis haritaları birleştirirken Brezilya’nın Curtiba bölgesi noktasında bir distorsiyon (eksen kayması) yapmış ve bunu fark etmemiştir. Böylece Antartika ve onu kıtaya baglayan kıstak sanılan kesim, Brezilya’nın güney, Uruguay ve Arjantin kıyılarıdır. Ama Piri Reis‘in elindeki bazı haritalarda bu distorsiyon bilinçli bir şekilde yapılmıştır, çünkü papa II. Alexandrus, 1494’te imzalanan Tordesillas Antlasması‘yla, La Raya adı verilen bir hat çizmiş ve bunun doğusunu İspanya’ya, batısını Portekiz’e bırakmıştır. Eger haritanın güneyi La Raya’nın doğusunda gösterilirse, burası İspanya’nın olacaktır, nitekim öyle olmuştur. Çagdaş bilim Piri Reis haritasının esrarını çözmüştür. Haritada Antartika yoktur, burası Ateş ülkesidir ve eğer bu haritayı Hz. Süleyman’ın cinleri yaptıysa, neden bu kadar çok yanlış vardır? Cumhuriyet tarihinde bilimin bu kadar tü kaka olduğu başka bir dönem yaşandı mı, ben bilmiyorum.

Kaynak: Mehmet Ali KILIÇBAY

Piri Reis Haritası’nın Esrarı” hakkında 5 yorum

  1. Sercan Leylek

    ?Piri Reis Haritası?nın Şifresi? adlı kitapta toplayan Metin Soylu ise, Bahriye kitabındaki bu bilgiden yola çıkarak, Hazreti Süleyman?ın haritayı kuşlara ve cinlere çizdirdigini söylüyor. Soylu, haritanın bundan 500 yıl önce gökyüzünden kuşbakışı olarak çizilmiş olmasını da delil olarak ortaya koyuyor?

    Metin Soylu’nun boyle sacma bir ifadede bulunmasi oldukca komik. Kitabini (daha dogrusu kitapcigini) da alip okudum. Tam bir rezalet. Kitabin yarisi kendisine ait komik resimlerle dolu. Adam gazetelere cikan resimlerini bile koymus kitabina. Gozluklu sirin geldi aklima 🙂

  2. M. EMMİOĞLU

    piri reis kitabı bahriyesinde bu haritayı bir insanın çizmesinin mümkün olmadığını bunun ancak kendisine ermiş evliyaullahın himmetleriyle süleyman a.s. ın direk olarak ayrıntılarıyla verildiği anlatılıyor. piri reis in yazmış olduğu KİTABI BAHRİYESİNİ OKUMADANDA PİRİ REİS HAKKINDA YORUM YAPIP KURU SIKI ATMIYALIM.ALLAH a iman etmeyen görgözlere sağırlara gel ermiş evliyayı anlatta anlasın düşünce hayatımızda dünya tarihinin beynindeki urdur bu mesele MUTLAKHAKKİKATİ ANLAMAK VE DE ANLATMAK.

    1. Cem Özdemir Yazar

      eğer bu konuda bilgi sahibiyseniz bizi de aydınlatırsanız çok ama çok memnun oluruz lütfen aydınlatın bizi, engin bilgilerinizden mahrum kalmasın kimse.

      Cahil olan ben ve dünyayı bilimsel bilgilerinizle dize getirin lütfen, sabırla beklemekteyim..

Bir cevap yazın