Hakan Öge – Sophie Hunter

Hakan Öge’nin dünya turu için bir peri masalı benzetmesi yapsak herhalde çok da abartmış olmayız. Aynı zamanda fotoğrafçı olarak çalıştığı Atlas dergisinin desteğinde dünya turunu tek başına tamamlayan ilk Türk olma unvanı için Mardek adlı teknesiyle 2004 yılında uzun ve zorlu bir yola çıktı. Bundan sonrasını ise onun ağzından dinleyelim.

“Deniz erkek işi. Denizlerde sadece erkekler var. Bu yüzden denizde karşıma yalnız bir kadın çıkabileceğini asla tahmin etmezdim. Sen git okyanusun ortasında, denize çıkmış çok ender kızlardan birisiyle karşılaş, bir de aranızda garip bir elektrik doğsun. Acayip bir şeydi. Tek başına dünya turunu tamamlayan tek Türk olacaktım. Alnımın akıyla da başardım. O unvanı alamadım belki ama hayatımın kadınını buldum. Tek başıma yapmış olsaydım, kendimi bu kadar huzurlu ve doygun hissetmezdim.”

Yalnız çıktığı dünya turundan okyanusun ortasında bulduğu hayatının kadını ile dönen Hakan Öge, 1964 yılında Ordu’da doğdu. Gerisini ise özgeçmişinden takip edelim. İlköğrenimini Ordu’da tamamladı ve ardından İstanbul’da Saint Joseph Fransız Erkek Lisesinde okudu. Daha sonra İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesini bitirerek 1988 yılında Diş Hekimi unvanıyla mezun oldu. Hakan Öge’nin küçüklüğünden beri aktif bir spor yaşantısı oldu. Ordu’da 15 yaşında başlayan bisiklet macerasında milli takıma kadar yükseldi. Üniversite yıllarında ise rüzgar sörfüne ve ardından dağcılığa başladı. Bu sporlarla uğraşırken gittiği ve gördüğü yeni yerleri kalıcı hale getirmek tutkusu fotoğrafçılığa başlamasına neden oldu. Bir süre sonra bütün bunlara yamaç paraşütçülüğünü de ekledi. Aktif spor yaşantısı ve fotoğrafçılık tutkusu sayesinde Atlas dergisinde profesyonel fotoğrafçı olarak çalışmaya başladı. Atlas dergisi için paramotor (motorlu yamaç paraşütü) kullanarak hava fotoğrafları çekimi yaptı. Bu işi sırasında 1999 yılında paramotorla en uzun mesafe rekorunu, Türkiye’yi kuzeyden güneye, Sinop – Mersin hattı boyunca 910 km’lik hat boyunca kat ederek kırdı.

Deniz kenarında büyüyen ve denizle iç içe geçen bir çocukluk onda deniz tutkusunu oluşturdu. Ortaokuldayken okuduğu Sadun Boro’nun “Pupa Yelken” kitabı ise her Türk denizci gibi onun da hayatında önemli bir yere sahip. Yelken ve dünya turu fikri aklından hiç çıkmadı ve sonunda 1999 yılında imkânlarını zorlayarak bir tekne sahibi oldu. Tekne daha inşa aşamasındayken dünya turu yapmaya karar vermişti ancak bu işin onun deyimiyle bir heyecan, bir meydan okuma taşıması gerekiyordu. Bu yüzden bu yolculuğu tek başına yapmaya karar verdi. Sonunda bu tutkusunu gerçekleştirmek için mesleğini bırakarak Mayıs 2004’te Mardek adlı teknesiyle Kalamış Marina’dan yola çıktı. Ancak kader onun planlarını gerçekleştirmesine izin vermeyecekti. Yolculuğa başladıktan 7 ay sonra karşısına çıkan “denizkızı” Sophie yalnızlığına son verdi. Sophie ile birlikte olmanın verdiği cesaretle rotasını Horn Burnuna yöneltti. Tehlikelerle dolu bu bölgeyi sorunsuz geçtikten sonra dünya turunu Temmuz 2007’de yola çıktığı Kalamış Marina’ya dönerek tamamladı. Dönüşte seyahat anılarını eşi Sophie Hunter ile içinde seyahat boyunca çektikleri fotoğrafların bulunduğu “Duygularla Akmak” adlı bir kitapta topladı.

Hakan Öge – Sophie Hunter” üzerine 2 düşünce

  1. erguvan

    Gerçekten çok hoş bir hikaye, hayatın nerede neyi karşımıza çıkaracağı hiç bilinmiyor, adam ruh ikizini okyanus ortasında bulmuş…

    Yanıtla
  2. filika

    Güzel bi hikaye Hakan Öge’nin Sophie Hunter’la tanışma hikayesi ilginçmiş, yazıyı okuyanlar bu hikayenin dışında Hakan Öge nin motorlu yamaç paraşütüyle sinop-mersin hattında kırdığı rekora dikkat ettiniz mi? gerçekten büyük başarı, 910 km yi yamaç paraşütüyle aşmış.

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>